İSTİKRARSIZLIĞIN KAYNAĞI DEMOKRASİ SORUNU

Gündem, 20 Aralık 2016 10:35

İSTİKRARSIZLIĞIN KAYNAĞI DEMOKRASİ SORUNU

 

     

Hukukçu Dr. Mustafa Bayram Mısır, istikrarsızlığın sebebinin parlamenter sistem değil demokrasi sorunu olduğunu vurguladı.

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Hukukçu Dr. Mustafa Bayram Mısır, Türkiye’de istikrarsızlığın kaynağının parlamenter sistem değil, demokrasi sorunu olduğunu vurguladı. AKP ve MHP’nin hazırladığı Anayasa değişikliği teklifinin Meclisi bir “Atanmışlar Meclisi” haline getireceği uyarısı yapan Mısır, teklifte denge ve fren mekanizması olarak sunulan uygulamaların Meclisin Başkana değil, Başkanın Meclise fren yapmasına dönük olduğuna dikkat çekti. HDP’li tutuklu vekillere değinen Mısır, “Referandumun başkanlık sisteminin bu güçlü itirazcılarının yokluğunda yapılmasının tasarlandığını görmemezlik edemeyiz” diye konuştu.

Dr. Mustafa Bayram Mısır, AKP ve MHP’nin ortaklaşa hazırladığı Anayasa değişikliği teklifi ve teklifte öngörülen “Cumhurbaşkanlığı sistemi” ile ilgili sorularımızı yanıtladı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bizzat Başbakan imzası ile sunulan teklifte Cumhurbaşkanlığı sistemi diye bir sistem öngörülüyor. Bu sistemin başkanlık siteminden farkı var mı?

Önerilen sistem, bizzat gerekçesindeki ifadeyle ‘yasamanın ve yürütmenin ayrı ayrı ve doğrudan millet tarafından seçildiği bir sistem’ olduğuna göre, başkanlık sistemine öykünüldüğü açık. Daha somut şekilde, ‘Bu, ABD örneğindeki gibi bir başkanlık sistemi midir?’ derseniz, ‘Evet, bu orijinaline benzeyen, sert güçler ayrılığına dayanan ve bunun gereksindiği fren ve denge mekanizmalarını içeren demokratik bir başkanlık sistemi teklifidir’ denilmez. Önerilen sistem, bir tür başkanlık sistemi ama mevcut ABD sisteminden epeyce farklı.

Eğrisi ve doğrusu ile Türkiye’nin bir demokrasi tarihi var. Teklifin değişiklik gerekçesini okuduğumuzda, bu demokrasi tarihinin ve yarattığı geleneklerin değil, mevcut Anayasayı ihlal eden şimdiki fiili durumun hukukileştirilme çabasının öne çıktığını görüyoruz. Gerekçede bir de istikrar vurgusu yapılıyor. Türkiye’de, istikrar bakımından da mesele hükümet sistemi değil, demokrasi. Türkiye demokrasisinin üç temel sorunu var, temel hak ve özgürlükler, laiklik ve ulusal sorun. Yönetimsel istikrarsızlıktan söz edemeyeceğimize göre, işte yüzde 50’ye yakın oy alan bir parti hükümetleri oluşturuyor.

‘İSTİKRARSIZLIĞIN KAYNAĞI PARLAMENTER SİSTEM DEĞİL’

Türkiye’de partilerin yüzde 20 bandında oy aldıkları zaman bile hükümetler kurulmuştur. Demek ki sorun hükümet kurulamaması hükümet sistemi ile ilgili değil; sorun, demokratik sorunların çözülmemesinden doğan siyasal istikrarsızlık. İnsanlık suçları karşısında dahi ortak tepki veremeyecek kadar bölünmüş bir ülkede istikrarsızlığın kaynağını parlamenter sistem olarak gösterebilirsiniz ama buna en azından bilim insanlarının itibar etmesi mümkün değil. Bugün Türkiye’deki istikrarsızlık, hükümet sistemi ile ilgili olmayan siyasi istikrarsızlıktır ve Türkiye’nin temel demokrasi sorunları çözülmedikçe de aşılması zordur. Bu sorunlar çözülmeden, işletilmeye çalışılacak yeni bir hükümet sisteminin adı ‘Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ olduğunda da, süre gidecek siyasi istikrarsızlığın siyasal düzeni demokrasi doğrultusunda değil otoriterleşme doğrultusunda güdülmeyeceğini öngörebiliriz. 

‘LATİN AMERİKA’DA KİŞİ DİKTATÖRLÜKLERİNE DÖNÜŞTÜ’

Anayasal güçlerin (yasama, yürütme ve yargı) tek kişi elinde toplandığı eleştirileri yapılıyor. Sizce doğru mu, neden böyle eleştiriler var?

Bu eleştiriler hiç haksız değil. Bu eleştirileri anlayabilmek için, teklifin, dünyada demokratik niteliği genel kabul gören ABD başkanlık sisteminden farklılıklarına, hem ilkesel, başka deyişle, teklifin/sistemin mantığı bakımından, hem de kurumsal, başka deyişle, anayasal organların birbirleriyle ilişkileri bakımından bakmak gerekir. ABD siyasal dizgesi, güçlü bir federalizm geleneği içinde işleyen bir sistem. Siyasi partiler disiplinli değil ve buna ek olarak da sistem içinde, onun demokratik karakterinin güvencesi gizli bir “federatif erk” var. Bu federatif erk olmaksızın Amerikan demokrasisinin sırrını çözemezsiniz. O bakımdan tekil bir örnek ABD. Başka örneği yok.

AKP ile MHP teklifi, bu tekil örneğin tam tersine, tümüyle iktidarın merkezileşmesi mantığına dayanıyor. Hatta teklifin ilkesi budur. Denilebilir ki teklifle birlikte, AKP ve MHP’nin üniter devletten en son anlaşılması gereken şeyi, anayasal güçlerin birleşmesi ve merkezileşmesini anladıkları açıkça görülmüş oldu. Bu mantığa dayanan Latin Amerika’daki başkanlık sistemleri genellikle kişi diktatörlüklerine dönüşüyor, ABD ile aynı demokratik performansı göstermiyor. Böyle olunca, tek kişi yönetimine yol açabileceğine dair şahsen de paylaştığım endişeleri yersiz diye nitelendirmek zordur.

‘ATANMIŞLAR MECLİSİ OLUR’

Cumhurbaşkanının partisiyle bağı devam edecek. Bunun sakıncaları nelerdir?

Türkiye’de katı, liderlerin etkin ve neredeyse tek belirleyici olduğu bir siyasi parti rejimi var. Teklifte bu siyasi parti rejimi değişmeksizin, Meclis seçimleri ile Cumhurbaşkanı seçimlerinin birlikte yapılması öngörülüyor. Bu Meclis, büyük olasılıkla seçilecek Cumhurbaşkanının hakim olduğu partiden bir çoğunluğa dayanacağına göre; bu Meclisin lider bağımlı katı siyasi partiler rejimi yüzünden Cumhurbaşkanı ile aynı güce sahip seçilmiş bir Meclis olamayacağı ortada. Atanmışlar meclisi olacağını şimdiden söyleyebiliriz. Böylece, yasama yürütmenin vesayeti altında olacaktır ki, bu da başkanlık siyasal dizgesinin demokratik olarak işleyebilmesini sağlayan sert güçler ayrılığı ilkesine aykırıdır.

‘FREN BAŞKAN’A DEĞİL, MECLİSE’

Söz konusu teklifte fren-denge mekanizması var mı?

ABD’deki sert güçler ayrılığı sistemi, bir dizi fren ve denge mekanizmasına dayanır. Sistemin işlemesi için kuvvetler arasında işbirliğini zorlayan da budur. Başkan Kongreyi feshedemez, başkan kanun öneremez. Bu teklifte ise, seçimleri yenileme yetkisi var, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi adı altında kanun yapıyor. Meclisin aynı konuda kanun düzenlemesi halinde Cumhurbaşkanı kararnamesinin değil de kanunların uygulanacak olması bir güvencedir. Bunu kabul etmekle birlikte, Meclisin ve Cumhurbaşkanının seçimleri yenileme yetkisinin karşılıklı olmasını fren diye öne sürenlerin bu frenin nasıl işleyeceğini açıklayamayacaklarını düşünüyorum. Bu sadece Meclise karşı işleyebilir, Başkana karşı işlemez. Bu haliyle teklifteki karşılıklı seçimleri yenileme yetkisi, denge unsuru da olamaz.

Ayrıca bu sonucu açıkça gösteren bir düzenleme de mevcut. Önerilen 116.maddenin ilgili 3.paragrafında “Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir” düzenlemesi yer alıyor. İyi niyetle bu düzenlemenin “kişiye özel” olmadığını varsaysak bile, ki iki dönem sınırı getiren teklif sahiplerinin bunu kişiye özel bir güvence gibi gördüklerini varsaymak önünde hiçbir rasyonel engel yok, yine de biz öyle varsaymazsak bile, bu düzenleme, karşılıklı seçimleri yenileme yetkisinin Meclis aleyhine çalışacağının somut ve açık bir göstergesidir.

‘TEK SONUCU GÜÇLERİN BİRLİĞİ OLUR’

Bunun dışında, ABD’de Kongre’nin impeachment yetkisi var, “Başkan, Başkan Yardımcısı ve Birleşik Devletlerin bütün sivil Yetkilileri”ni yargılayıp, suçlu bulunduğu takdirde görevden alıyor. Bu teklifte ise, Meclis soruşturması kaldırılıyor. Yasama denetimi oldukça etkisizleştiriliyor. Gerekçeden okuyoruz ki, iki gücü halk seçtiğine göre, yürütmenin yasama tarafından denetimi kısıtlanmış, halk denetimi, başka deyişle bir sonraki seçim denetim mekanizması sayılmıştır.

ABD’de Kongrenin önemli kamu görevlilerinin atanmasında onay yetkisi var, bu “büyükelçileri, diğer diplomatik kişi ve konsolosları, Yüksek Mahkeme yargıçları ile bu Anayasanın öngörmediği ve yasalarla kurulacak Birleşik Devletleri makamları için bütün görevlileri” kapsar. Mevcut teklifte, bu yetkilerin Cumhurbaşkanına bırakıldığını, Meclisin yargı bürokrasisi seçiminde kısmen etkin olduğunu görüyoruz. Bu, diğer hükümlerle birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’deki disiplinli siyasi parti rejimi ve Cumhurbaşkanı’nın aynı zamanda parti başkanı da olacağı düşünüldüğünde, doğrudan, yargının Başkan vesayeti altına alınması anlamına geliyor. Anayasa Mahkemesi de buna dahil… Teklifin bu haliyle, mevcut siyasal partiler rejimi ile birlikte ele alındığında olası tek sonucu, güçlerin birliğidir.

‘MECLİSİN GÜÇLÜ OLMASI GEREKİR’

Cumhurbaşkanına OHAL ilan etme, kamu tüzel kişiliği kurma ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarma yanında yönetmelik çıkarma yetkisi de veriliyor. Siz bu yetkileri nasıl değerlendiriyorsunuz? Bunu denetleyebilecek bir sistem var mı?

Mevcut haliyle de yürütmenin, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’nun OHAL ilan etme yetkisi zaten vardı. Şu anda da bu yetkiye dayanılarak ilan edilen OHAL yönetimi sürüyor. Teklifte sıkıyönetim kaldırılıyor ve olağanüstü hal rejimi teke indiriliyor. Keza yürütmenin kendi alanında düzenleyici işlem yapması da tabiidir. Burada düzenlemeye ilişkin sorun, bu yetkilerde değil, bunun kullanımını denetleyecek olan Meclisin açıkladığım nedenlerle Başkanla

aynı güce sahip seçilmiş bir denge unsuru olarak oluşamayacak olmasında.

Bunun için Meclisin güçlü olması gerek, örneğin, mevcut teklifte ısrar edilecek ise, karşılıklı seçimleri yenileme yetkisinin kaldırılması, seçim süresinin 4 yıla indirilmesi, iki dönem şartı muhafaza edilirken Cumhurbaşkanının seçildikten sonra partisi ile ilişiğinin kesilmesi, yedek milletvekilliği sisteminin kaldırılması ve Meclisin ilk seçimde iki bölüme ayrılarak, ikişer yılda bir, 600 sayısı muhafaza edilecek ise 300’er milletvekilinin seçilmesi, büyükelçilerin, diğer diplomatik kişi ve konsolosların, Yüksek Mahkeme yargıçları ile bu Anayasanın öngörmediği ve yasalarla kurulacak Türkiye Cumhuriyeti makamları için bütün görevlilerin atanmasında Meclise onay yetkisi verilmesi, HSYK oluşumunda Meclis ve Başkan yanında ve ağırlıkla yargıç ve savcılara söz ve yönetim hakkı tanınması gerekir. Ancak bu şekilde güçlendirilmiş bir Meclisin ve güçlendirilmiş HSYK’nın varlığı koşuluyla, denge mekanizması olarak Meclisin ve denetim merci olarak yargının varlığından söz edilebilir. O da, lider egemenliğine dayalı katı siyasi partiler rejiminin demokratik bir seçim sistemi ile aşılması koşulu ile…

‘EN GÜÇLÜ İTİRAZCILAR TUTUKLU’

AKP ve MHP’nin uzlaşarak Meclise sunduğu sistem değişikliğini öngören Anayasa taslağında halk açısından bir uzlaşma sağlandığını düşünüyor musunuz?

Mevcut teklif, Anayasa yapıcı bir kurucu meclis tarafından hazırlanmadığı gibi sadece iki partinin, AKP ve MHP’nin mutabakatına dayanmaktadır. Bu teklifin hazırlanmasında CHP ve HDP yer almamış, Mecliste temsil edilmeyen yurttaşların görüşü de sorulmamıştır. Teklif, hazırlanma sürecinde tartışmaya açılmamış, başta anayasal organlar olmak üzere demokratik kitle örgütlerinin görüşlerine başvurulmamıştır. OHAL koşullarında geçen hazırlık süreci böyle. Kanunlaşma ve referandum sürecinin farklı olacağına dair bir işaret de yok. Üstelik, başkanlık sistemine en sert itirazı dile getirmiş ve bu itirazla birlikte 7 Haziran 2015 seçimlerinde yüzde 13 oy almış olan, şu anda da parlamentoda üçüncü büyük parti konumunda bulunan partinin eş genel başkanlarının tutuklu olduğunu, referandumun başkanlık sisteminin bu güçlü itirazcılarının yokluğunda yapılmasının tasarlandığını görmemezlik edemeyiz. Milletvekillerinin tutuklu yargılanmasına engel oluşturan AYM kararı ortada dururken başkanlık sistemine karşı çıktıkları bilinen milletvekilleri hakkında tutuklama kararları verilmesi ve ardı ardına tutuklamaların devam etmesi de, başkanlık sistemine karşı çıkacak herkesin tepesinde ‘Demoklesin kılıcı’ gibi duruyor. Bu nedenle, OHAL koşullarında ‘anayasa gündemi’ esastan, tümüyle reddedilmelidir.

MHP’Yİ OLUMSUZ ETKİLER

AKP ve MHP, bu uzlaşılarına dayanarak ne tür bir seçim sistemi getirebilir? Bu seçim sistemi ile muhalif partiler oluşacak Mecliste temsil edilebilirler mi?

Şimdiden öngörmek zor. Başkanlık siyasal dizgesi kabul edilir ise, seçim barajının tümüyle kaldırılması yönünde bir beklenti, asgari demokratik beklentidir. Seçim barajının da muhafaza edildiği durumda, hele de teklif mevcut şekliyle kabul edilirse, karşı karşıya kalınan siyasal dizgeye hâlâ demokratik demek zordur. Seçim barajı kaldırılsa bile, başkanlık siyasal dizgesinde iki partili bir siyasal sistemin hakim hale geldiğini, seçmenlerin bu yönde davrandığını görüyoruz. Hangi tür seçim sisteminde anlaşırlarsa anlaşsınlar siyasal sistem iki ya da en fazla iki buçuk partili olmaya doğru zorlanacaktır. Bunun MHP’yi de olumsuz yönde etkileyeceğini öngörmek için kamu hukukçusu olmaya gerek yok.

Kaynak; Evrensel gazetesi

Gündem, 20 Aralık 2016 10:35

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
YILDIZ" BU KARAR TÜRKİYE DEMOKRASİSİNE YAPILMIŞ BİR DAR EDİR "

YILDIZ" BU KARAR TÜRKİYE DEMOKRASİSİNE YAPILMIŞ BİR DAR EDİR "

MALATYA MUTFAĞI DÜNYA SAHNESİNDE

MALATYA MUTFAĞI DÜNYA SAHNESİNDE

BİZ BU YOLA ÇIKARKEN " İŞİMİZ AKÇADAĞ SEVDAMIZ AKÇADAĞ "

BİZ BU YOLA ÇIKARKEN " İŞİMİZ AKÇADAĞ SEVDAMIZ AKÇADAĞ "

TSO dan MSOB'a ziyaret  BİRLİKTE HAREKET EDECEĞİZ

TSO dan MSOB'a ziyaret BİRLİKTE HAREKET EDECEĞİZ

EREN'DEN YILDIZ'A  GÖREV TESLIMİ

EREN'DEN YILDIZ'A GÖREV TESLIMİ

VALİLIĞİN EMEKTARI EMEKLİ OLDU

VALİLIĞİN EMEKTARI EMEKLİ OLDU

AĞBABA " HİÇ BİR ZORLUK 19 MAYIS ÖNCESINDEN DAHA BUYÜK DEĞILDİR. BU ÜLKENİN EVLATLARININ UMUTSUZ OLMAYA HAKKI YOK "

AĞBABA " HİÇ BİR ZORLUK 19 MAYIS ÖNCESINDEN DAHA BUYÜK DEĞILDİR. BU ÜLKENİN EVLATLARININ UMUTSUZ OLMAYA HAKKI YOK "

Ağbaba’dan Tbmm’de Sert Ekonomi Eleştirisi: “Millet Aç, Kiracılar Perişan”

Ağbaba’dan Tbmm’de Sert Ekonomi Eleştirisi: “Millet Aç, Kiracılar Perişan”

CHP İl başkanları ortak açiklama: " HALKIN DEDİĞİ OLACAK TÜRKİYE KAZANACAK "

CHP İl başkanları ortak açiklama: " HALKIN DEDİĞİ OLACAK TÜRKİYE KAZANACAK "

DEMOKRASİYE HUKUKA VE HALKIN İRADESINE SAHİP ÇIKMAK İÇİN BURDAYIZ "  VELİ AĞBABAYA ÇAMUR BULASMAZ "

DEMOKRASİYE HUKUKA VE HALKIN İRADESINE SAHİP ÇIKMAK İÇİN BURDAYIZ " VELİ AĞBABAYA ÇAMUR BULASMAZ "

BAŞKAN GEÇİT " VERDİĞİMIZ SÖZLERI BİR BİR YERİNE GETİROYORUZ "

BAŞKAN GEÇİT " VERDİĞİMIZ SÖZLERI BİR BİR YERİNE GETİROYORUZ "

MHP İL BAŞKANI GÖKHAN GÖK'TEN HEKİMHAN VE KULUNCAK ILÇELERİNE ZİYARET

MHP İL BAŞKANI GÖKHAN GÖK'TEN HEKİMHAN VE KULUNCAK ILÇELERİNE ZİYARET

BAŞKAN TAŞKIN TAŞTEPE REZERV ALANINDA İNCELEMELER DE BULUNDU

BAŞKAN TAŞKIN TAŞTEPE REZERV ALANINDA İNCELEMELER DE BULUNDU

MALATYA VEKİLLERİNİN PERFORMANS KARNESİ

MALATYA VEKİLLERİNİN PERFORMANS KARNESİ

MALATYA'NIN TANINMIŞ İŞ İNSANI İBRAHİM GÜNGÖR VEFAT ETTİ

MALATYA'NIN TANINMIŞ İŞ İNSANI İBRAHİM GÜNGÖR VEFAT ETTİ

MALATYA ORMAN İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜNDEN DOĞAYA NEFES OLACAK ÇALIŞMA

MALATYA ORMAN İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜNDEN DOĞAYA NEFES OLACAK ÇALIŞMA

MALATYA DA ADELET İÇİN GAZİANTEP YOLCULUGU TARİH OLUYOR

MALATYA DA ADELET İÇİN GAZİANTEP YOLCULUGU TARİH OLUYOR

ARGUVAN'DA 23 NİSAN COŞKUSU ATMALILAR DERNEĞINDEN ÖĞRENCİLERE ANLAMLI DESTEK

ARGUVAN'DA 23 NİSAN COŞKUSU ATMALILAR DERNEĞINDEN ÖĞRENCİLERE ANLAMLI DESTEK

CHP 23 NİSANDA ATATÜRK ANITINA ÇELENK SUNDU

CHP 23 NİSANDA ATATÜRK ANITINA ÇELENK SUNDU

MHP MALATYA İL BASKANI GÖKHAN GÖK " ÇOCUKLARIMIZ YARINLARIMIZIN AYDINLIK YÜZÜDÜR "

MHP MALATYA İL BASKANI GÖKHAN GÖK " ÇOCUKLARIMIZ YARINLARIMIZIN AYDINLIK YÜZÜDÜR "

KESKİNDEN 23 NİSAN MESAJI " ÇOCUKLARI ZEHİRLİYORLAR "

KESKİNDEN 23 NİSAN MESAJI " ÇOCUKLARI ZEHİRLİYORLAR "

AĞBABA MALATYANIN KURULUŞ YILDÖNÜMÜNÜ KUTLADI

AĞBABA MALATYANIN KURULUŞ YILDÖNÜMÜNÜ KUTLADI

BALYAN KÖYLÜLERİ  SESİNİ  YÜKSELTTİ

BALYAN KÖYLÜLERİ SESİNİ YÜKSELTTİ

HAMİT FENDOĞLUNU ANMA

HAMİT FENDOĞLUNU ANMA

KESKİN  " EĞİTİMDE SON VERİLMELI "

KESKİN " EĞİTİMDE SON VERİLMELI "

MALATYA KATLİAMI "17 NİSAN 20 NİSAN 1978 "

MALATYA KATLİAMI "17 NİSAN 20 NİSAN 1978 "

CHP İL BAŞKANI BARIŞ YILDIZ'DAN TÜRK POLİS TEŞKİLATININ 181. KURULUS YIL DÖNEMÜ MESAJI

CHP İL BAŞKANI BARIŞ YILDIZ'DAN TÜRK POLİS TEŞKİLATININ 181. KURULUS YIL DÖNEMÜ MESAJI

MALATYA İHRACATINDA ALARM : YÜZDE 22 LİK SERT DÜŞÜS

MALATYA İHRACATINDA ALARM : YÜZDE 22 LİK SERT DÜŞÜS

BAŞKAN TAŞKIN ESNAF ODSLARI İLE BULUŞTU " ÇARŞI KISA SÜREDE HAYAT BULACAK "

BAŞKAN TAŞKIN ESNAF ODSLARI İLE BULUŞTU " ÇARŞI KISA SÜREDE HAYAT BULACAK "

MAGİNDER MALATYANIN GELECEĞİNI ŞEKİLLEDİRECEK ADIMLARI ATIYOR

MAGİNDER MALATYANIN GELECEĞİNI ŞEKİLLEDİRECEK ADIMLARI ATIYOR

BAŞKAN YILDIRIM " HEKİMHAN ÇOK GÜZEL OLACAK "

BAŞKAN YILDIRIM " HEKİMHAN ÇOK GÜZEL OLACAK "

4×4 LÜK ŞEHİR OLABILDIKMI

4×4 LÜK ŞEHİR OLABILDIKMI

ERSOY EREN İKİ YILLIK ÇALIŞMALARINI ANLATTI..

ERSOY EREN İKİ YILLIK ÇALIŞMALARINI ANLATTI..

AYDIN " KADINLAR SİYASETİN ÖZNESİDİR  "

AYDIN " KADINLAR SİYASETİN ÖZNESİDİR "

CHP Lİ AYAZ : İKTİDAR MALATYA'NIN STRATEJİK NOKTASINDAN VURDU

CHP Lİ AYAZ : İKTİDAR MALATYA'NIN STRATEJİK NOKTASINDAN VURDU

BATTAL GAZİDE TARİHİ VE KÜLTÜREL MİRAS ÇALIŞTAYI YAPILDI

BATTAL GAZİDE TARİHİ VE KÜLTÜREL MİRAS ÇALIŞTAYI YAPILDI

BAŞKAN TAŞKIN ESNAF ODALARI İLE BİR ARAYA GELDİ

BAŞKAN TAŞKIN ESNAF ODALARI İLE BİR ARAYA GELDİ

BİZİM MÜCADELEMİZ KAVGA DEĞİL YAŞAM MÜCADELESİDİR..

BİZİM MÜCADELEMİZ KAVGA DEĞİL YAŞAM MÜCADELESİDİR..

MALATYA 2030 ORTAK AKIL ÇALIŞTAYI BAŞLADI

MALATYA 2030 ORTAK AKIL ÇALIŞTAYI BAŞLADI