'Yeni anayasa' tartışmaları: Bugün birleşmezsek yarın geç olacak
Gündem, 10 Şubat 2021 04:48
"Öğrenciye, işçiye, memura, köylüye, gence, küçük esnafa saldıran anlayışa, yani tek merkezden gelen saldırılara karşı birleşmek elzem hale gelmiştir. Bugün birleşmezsek yarın çok geç olacak."
Ülkeyi 19 yıldır tek başına yöneten AKP-Erdoğan iktidarı, Meclise getirdiği yasa tasarılarının büyük bölümünü itiraz tanımadan yasalaştırdı. Bu yasaların tamamı işçi ve emekçilere, demokrasi isteyen halk kesimlerine karşı yasalardır. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi adı altında inşa edilen tek adam tek parti yönetimi şimdi de reformlardan bahsediyor, yeni anayasa tartışmasını öne sürüyor.
Peki, AKP ve Erdoğan yönetimi reform, yeni anayasa derken neyi kastediyor? Bunu anlamak için son bir aydaki gelişmelere bakalım: Uygulanmayan AYM ve AHİM kararları, Boğaziçi Üniversitesine kayyum rektör atanması, patronlara sınırsızca işten çıkarma yetkisi veren ve işçileri kara listeye aldıran Kod-29 uygulaması... Yanı sıra metal, maden, gıda ve birçok iş kolunda sendikal hakları için direnen işçiler karşısında devletin kayıtsızlığı ve zor kullanması...
Dahası var; kadınlar, öğrenci, işçi ve köylüler, kamu emekçileri; hak ararken yaşanan gözaltı ve tutuklamalar, son dönemde yaygınlaşan ev hapisleri. Bu baskı ve şiddet ikliminde reform ve yeni anayasanın demokratik ve halkçı olması beklenebilir mi? Kaldı ki AKP ve MHP’den ayrılan siyasetçiler de bu şiddet dalgasından kısmen payını alıyor.
Açlık sınırının altında yaşamak zorunda kalan milyonlar, “Açım evime ekmek götüremiyorum” diyen yoksulların tepesine fırlatılan ‘keyif’ çayları; en altta yaşamak zorunda kalan, hiçbir güvencesi olmayan milyonlarca mültecinin kayıt dışı sömürü çarklarında ezilmesi.
Ve salgını yönetemeyen, daha doğrusu sermaye lehine yöneten; halktan gerçekleri kaçıran, aşı sürecini yılan hikâyesine çeviren bir iktidar. İşte budur gerçek Türkiye tablosu.
REFORM DEDİKLERİ SERMAYE İÇİN
Bütün bunlar yaşanırken “reform” ve “yeni anayasa” aldatmacası mı? Yemezler! Zira bütün bunlar yani hukuk, kanun, yasa, anayasa ne varsa kendine göre düzenlemenin adımları.
Yani tek adam tek parti iktidarının tahkimi.
Açık ki iktidar, uluslararası ve yerli sermayenin işçileri daha fazla sömürebileceği, sendikasız, sigortasız, iş güvencesiz, kölece çalıştırabileceği sınırsız alanlar açmanın derdinde. Bunun adı da “reform” oluyor.
Geçmişte grevleri nasıl yasadığını, OHAL’i işçi aleyhine nasıl ilan ettiğini ayan beyan söyleyen bir iktidar, işçiler ve emekçiler için daha iyi koşullarda ve insanca çalışacakları bir çalışma düzeni kurmaz, kuramaz! Onların reform dedikleri; inşaat tekelleri başta olmak üzere yandaş sermayeye ve tekellere daha fazla kaynak aktarmaktan, vergi ve borçlarını affetmekten, sendikalaşmayı bastırmaktan, hak arayan emekçilere zor kullanmaktan ibarettir. Bu reformlara işçi ve emekçilerin karnı toktur!
Peki, ya yeni anayasa nereden çıktı?
Birçok alanda sıkışmış iktidar, kendi kitlesini yeniden konsolide etmenin çabasında. Diğer yandan AB-ABD ile yeni bir süreç ve pazarlık gündemde. Yoksa dertleri işçi ve emekçiler değil.
Elbette işçi ve emekçiler, ezilen halklar, yoksullar, bu ülkenin gerçek değerlerini yaratanlar, 12 Eylül askeri cuntasından kalma bir anayasanın tümden değişmesini ister. Ona bağlı ne kadar kurum, kuruluş yasa kanun varsa hepsi çöpe atılmalı. Ancak halka işsizlik, yoksulluk, baskı, antidemokratik yasaları reva gören bir iktidar bunu yapamaz.
Mevcut Anayasa’yı bile kendi çıkarlarına göre yorumlayıp ihlal edebilen, özel siparişle mahkemelerden karar çıkartan bir iktidar, demokratik ve özgürlükçü bir anayasayı savunamaz, savunmaz. Olsa olsa daha baskıcı, daha otoriter ve tek adamcılığı pekiştirecek, faşist gerici bir sistemi daha fazla kurumsallaştıracak bir anayasa yapmak ister. İstenen de budur zaten.
SENDİKALAR NASIL BİR ARAYA GELİR?
Türkiye’nin demokrasi güçlerinin, ezilen halkların, işçi ve emekçilerin böyle bir anayasaya ihtiyacı yoktur. Tek adam tek parti iktidarının, faşist inşanın önündeki tüm engelleri kaldıracak, kimseye hesap vermeyecekleri bir anayasa özlemi içinde olduğu açıktır.
Peki, bütün bu tablo karşısında “2023’ü bekleyin, aman provokasyona gelmeyin” diyen, Boğaziçi öğrencilerinin uğramış olduğu saldırı karşısında ailelere “sağduyu” çağrısı yapan, “Nasıl olsa gidiciler ”le oyalanan bir burjuva muhalefet bu saldırı dalgasını önleyebilir mi? Tabii ki hayır. İşçi sınıfı ve ezilen halkların birlikte ve örgütlü bir mücadelesi olmadan saldırılar önlenemeyeceği gibi, ülkede yaşayan halkların, işçi ve emekçilerin mücadelesi olmadan da ne gerçek bir anayasa ne de tam demokratik bir ülke yaratılabilir.
Günlerdir Boğaziçi Üniversitesi, akademisyenleri ve öğrencileriyle direniyor. “Bulu istifa” diye haykırıyorlar. Demokratik, bilimsel ve özerk üniversite taleplerini ısrarla sürdürüyorlar. Fabrikaların önünde, grevler direnişler sürüyor.
Sendikal hak ve özgürlükleri için direnen yüzlerce işçi var. Bu mücadele ve talepler aynı zamanda demokratik Türkiye talebidir. Boğaziçi’de mücadele eden akademisyenler, öğrenciler ile fabrikaların önünde direnen işçiler dayanışmayı nasıl güçlü kılabilir? Birlikte mücadele nasıl mümkün olabilir?
Farklı konfederasyonlardan “İşçiden, emekçiden, ezilen halklardan, demokratik, bilimsel ve özerk üniversiteden yanayım” diyen sendika başkanları ve yöneticileri olarak nasıl bir araya gelebiliriz? Sendikal mücadelenin sadece toplu iş sözleşmesi ya da kongre olmadığını hepimiz biliyoruz.
Öğrenciye, işçiye, memura, köylüye, kadına, erkeğe, gence, küçük esnafa saldıran anlayışa, yani tek merkezden gelen saldırılara karşı birleşmek elzem hale gelmiştir. Bunun için somut adım atmak gerekiyor.
Bugün adım atmaz, birleşmezsek yarın geç olacaktır. Bir araya gelmediğimizde ve ortak bir mücadele örgütlemediğimizde sürecin faturası, işçilere, emekçilere, halka, öğrencilere, akademiye ve Türkiye’ye daha ağır olacaktır.
Gündem, 10 Şubat 2021 04:48
Yorumlar (0)
ARGUVAN BELEDİYE BAŞKANI VE MECLİS ÜYELERI CHP DE İSTIFA EDİP YENİ PARTİYE GEÇTİLER
FILAŞ FLAŞ FLAS BAKIRCILAR CARŞISINA TUVALET YAPMAYI UNUTMUŞLAR!!!
MALATYA DA AÇ KALMAMAK İÇİN 38 BİN TL YE İHTIYAÇ VAR
MALATYA CHP DE TOPLU İSTİFA VE YENİ PARTİYE KATILMA SÜRECİ BAŞLADI
Malarya 2036 vizyonu -1" MALATYANIN GELECEĞİ NEDEN SAVUNMA SANAYİSİNDA OLMASIN "
AGBABA YENİ PARTI GURUP YÖNETİMINDE " YENİ PARTİ İCIN BİR NEFER GİBİ ÇALIŞMAYA HAZIRIZ "
264 ESKİ MİLLETVEKİLİ CHP DE İSTİFA EDEREK YENİ PARTİYE DESTEK VERECEKLERİNİ AÇIKLADILAR
MALATYALI KAYISI ÜRETİCILERİNE KRİTIK UYARI! ÜRÜNUNÜZÜ SATMAYIN
AĞBABA " 24 TEMMUZDA KUTLANACAK BİR BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİL, MÜCADELE EDİLECEK BİRKARANLIK VAR "
AĞBABA " SOSYAL KONUT DEDİLER DAR GELİRLIYE 4 MİLYON BORÇ ÇIKARDILAR "
ÇGD " SANSÜRE KARŞI MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEGIZ "
GELECEĞİN BİLİM İNSANLARI YEŞILYURT BİLİM MERKEZİNDE YETİŞİYOR
YENİ PARTİ NİN PARTİ MECLİSİNDE MALATYALI DÖRT İSİM YER ALDI
AĞBABA " YENİ BİRUMUT AÇILIYOR "
ÖZGÜR ÖZEL " YENİ PARTİ " Yİ KURDU
ÖZGÜR ÖZEL CHP DE İSTİFA ETTİ
ÇGD " SANSURÜ REDEDİYOR, MÜCADELEYİ SÜRDÜRÜYORUZ "
SERDAR YILDIZ " ATATÜRKE YÖNELİK ÇİRKİN SALDIRIYI ŞİDDETLE KINIYORUZ "
AĞBABA " KAYISIDA FİATLAR DAHA SEZON BAŞLAMADAN ÇÖKTÜ. TMO DERHAL ALIM YAPMALI "
ALİ ASLAN " ATANMIŞLARLA DEĞİL SEÇILMİSLERLE YÜRÜYECEĞİM "
MALATYANIN ALTIN MEYVESİ DÜNYAYA AÇILIYOR
MALATYA CHP DE İSTİFALAR BAŞLADI
ARGUVAN CHP; DEMOKRASİDEN YANA TAVRINI BELIRLEDİ
BASRİ ORHAN " ESNAF AYAKTA KALIRSA MALATYA AYAKTA KALIR "
CHP'NE KONGRELERLE GELDİLER KONGRESİZ GİDİYORLAR!!!
BAKAN YUMAKLI'DAN MALATYA'YA MÜJDE ÜSTÜNE MÜJDE
BATTALGAZİ BELEDİYE SPORDA YENİ DÖNEM BAŞLADI
MALATYA ÇAMLICA KOLEJ̌İ 6 TÜRKİYE BİRİNCİSİ ÇIKARDI
YEŞİLYURT BELEDİYESINDE ULAŞIMA TARİHİ DOKUNUŞ
SADIKOĞLU " YENİ ÇARŞIDAKİ ESNAFIN RUHSAT SORUNU ÇÖZÜLMELİ "
ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANI HÜSEYİN GÜNER HAVAALANINA İNER İNMEZ GÖZ ALTINA ALINDI
KESKİNDEN BAKAN IŞIKHANA TALEP DOSYASI:
AYDIN " HALA BİR TEBLİGAT ALMADIM "
MALATYA TSO DA ABD PAZARINDA Kİ FIRSATLAR DEĞERLENDİRİLDİ
CHP DE "18 MİLYON TL BORÇ " TARTISMASI
AĞBABA" 27 İL VAR MALATYA YİNE YOK
MALATYA'DA HASTANESİ OLMAYAN TEK İLÇE ARGUVAN
GÖREVDE ALINAN CHP YESİLYURT İLCE BAŞKANI HAKKI AYAZ " CEZALANDIRILAN BİZ DEĞİL ÖRGÜT İRADESİDIR "
MALATYA DA ESNAFIN DİKKATİNE.! TAHLİYE VE KİRA UYARISI
