12 Eylül Devam ediyor!
12 Eylül faşist darbesini 7 yoldaşımla gözaltında karşıladık. İşkenceciler adeta bayram ediyordu. “ Hadi şimdide direnin” diyorlar ve isterlerse bizi infaz edeceklerini söylüyorlardı.
O güne kadar gözaltı süresi 7 gün ilken yoldaşlarımla birlikte 45 gün işkenceli sorgularda kaldık ve işkencenin uygulanan bütün yöntemlerini üzerimizde denemiş oldular. Sonuç olarak tutuklanıp, Elazığ askeri cezaevine yollandık.
Cezaevine yollanırken de, Elazığ’da bulunulan 1800 evler denen meşhur işkence merkezine götürüldük, bir gün orada işkencede sorumlu bir psikopat başçavuşun biz yürüyemeyecek durumda iken kaba dayağına maruz kaldık Diğer gün bizi cezaevine götürdüler.
Bizi önce adam öldürme suçlarında tutuklanmış katil faşistlerin içine koydular. Ne olduğunu anlayamadan sabah “içtima” ve askeri eğitim için bahçeye götürdüler. Askerlere “komutanım” denecekti. Sağa dön, sola dön! Yat! Sürün! Faşistlerin tümü istisnasız bu eğitimi yapıyorlardı. Biz toplam 7 kişiyiz ve bir kaç gün sonra, 5-6 kişi daha geldi. Kendi aramızda konuşup, eğitim yapmayacağımızı asker olmadığımızı, politik tutsak olduğumuzu, devrimci olduğumuzu hiç bir şekilde eğitim yapmayacağımızı ayrıca askere de komutanım demeyeceğimizi, sayım sırasında “dikkat” çekmeyeceğimizi söyleyip, direnişe geçtik.
Sanırım faşist tutukluları teslim ettikleri askerler, faşistleri sevmeyen askerler arasında seçilmişti ve bizim taleplerimiz kabul edildi. Bir daha ne içtima, nede eğitime çıktık. Hatta, faşistlerin içine attıkları köylülerimizi bizim kaldığımız koğuşa almıştık.
Buradaki “misafirliğimiz” uzun sürmedi. Bizi küçük yeni açtıkları bir yere götürdüler. Burası bir binanın altı idi. Hiç bir şekilde güneşi görmedik. Burda da misafirliğimiz kısa sürdü ve soluğu büyük cezaevinde aldık.
İşte bu büyük zindan, hem teslimiyetin hem ihanetin, hem de direnişin merkezi olan 2 Nolu askeri ceza eviydi. Faşist cunta devrimcileri her anlamda diz çöktürüp, nedamet getirmelerini istiyordu. Bütün kadrosu, davranışı, tutumu bunun içindi. Eğitim, askeri nizam ve dini eğitim yapmak istiyordu. Bizde yapmıyorduk, saldırı artınca bedenlerimizi açlığa yatırıyorduk, böyle olunca o dönem cuntacılar korkuyordu ve bize saldırmıyorlardı ancak açlık grevini kırmak için her yolu deniyorlardı. Birde Hasan Mutlu canın “yine de şahlanıyor aman” diye başlayan ve gün boyu son ses dinlettikleri o iğrenç ses!
Esas konuya gelirsek;
O dönem Türkeş; “Biz içerdeyiz ama fikrimiz iktidarda” diyecekti. Gerçekten de Cuntacılar bize ideolojik olarak “Türklük ve İslam” olmamızı dayatıyordu.
Cuntacılar bize dini eğitim vermekte ısrar ediyorlardı. Hatta şimdi hatırlamadığım büyük konferans salonuna beş yüz veya biner kişilik tutuklu grubuna din ayetin en ağzı laf yapanını getirip konferans verdirmişlerdi. Adam bizimkilerin “materyalist” sorularında neye uğradığını bilemeden, bir defasında “ bunlarda adam olmaz” deyip, salonu terk etmişti.
Faşist cunta, Amerika nın o günkü “Türk- İslam” sentezini uyguluyordu. Devrimcilerin “ dinsiz” oldukları için sisteme karşı çıktıklarını düşünüyorlardı. ABD nin “komünizm tehlikesine karşı yeşil kuşak” stratejisini üzerimizde uygulayıcısı idi. Ekonomik olarak ta, henüz neo liberal vahşi kapitalist ekonomik sistemin tam olarak işlerlik kazanmadığı ülkede, yağma ve talan ekonomisini hayata geçirmekti bütün amaçları. Ve Türkiye’yi “Komonost” tehlikeye karşı, emir aldıkları babaları ile birlikte solu ezmekti bütün amaçları.
İllegal yollarla içeri soktuğunuz korsan radyomuzda, Sosyalist devletler cuntaya karşı nasıl bir tutum alıyorlar diye, bizim de ideolojik olarak yegane sosyalist ülke olarak gördüğümüz “Tiran Radyosunu” kaçak dinliyorduk, birde ne duyalım bizim hoca, Türkiye ile ilişkileri geliştirmekten bahşediyordu!
Şimdi olayları bütünleştirdiğimizde 12 Eylül amacına ulaştı diye düşünüyorum.
12 Eylül faşizmi neyi murat ettiyse, fazlası ile var şimdi. Haksızlık yapmamak içim, şimdi gözaltında o günkü gibi işkence yok, ama cezaevleri işkence merkezlerine dönüştürülmüş.
Birde o günden farklı olarak, memleketin her tarafı cezaevi ile doldu. Hatta bu cezaevlerini yaparlarken de ahaliye “size yatırım yaptık diye alkışlatıyorlar”
Faşizmi mutlaka yeneceğiz!
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

