"21. YÜZYILDA ORTAÇAĞ HUKUKU"
İslam dini geliş itibariyle en son din olarak 23 yılda tekâmül etmiş ve çağın
İhtiyaçlarına göre kendini düzenlemiş
Yenilikçi ve özgürlükçü bir inançtır.
İslam dini kişi hak ve özgürlüklerini teminat altına alan, ırk ve cins ayrımı
yapmayan,kadın ve kölelerin haklarını
teminat altına alan yenilikçi bir dindir.
İslam dininin bu özelliklerine baktığımızda
İslam topluluklarında İslam dinine uygun yaşayan, ilerici topluluklar olarak görürüz.
Ama kazın ayağı hiç de öyle değil, din tek başına insanları evrimleştirip dönüştüremiyor.
Afganistan’da özürlü hasta bir bayan kuranı yaktığı için linç edilerek vahşice öldürülüyor.
Kadını linç edenler onun bir insan olduğunu
ve onun özürlü ve hasta olduğunu unutarak onun bedeni üzerinde vahşice tepiniyorlar.
Bu cezalandırmadan büyük bir zevk duyuyorlar.
Bence asıl hasta olan, sakat olan özürlü kadın değil şiddetten büyük bir zevk alan sadist ruhlu
Hastalıklı, gerici mürteci beyinlerdir.
Bir kişiyi cezalandırırken onun ruh sağlığı göz önünde tutularak suç işleme ehliyeti varsa
Bağımsız yargı onu yargılar ve cezasını verir.
Kadının hasta ve özürlü olması göz önünde
tutulmadan ve adil bir yargılama yapılmadan
cezalandırma hastalığı dini sakatlamakta ve tartışılır hale getirmektedir.
Bu cezalandırma şekli Avrupa ortaçağ dönemini
hatırlatmakta, ortaçağda kiliseler din adına
insanları uyduruk suçlarla suçlar engizisiyon
mahkemelerinde yargılayarak cezalandırır idi.
Orada en azından uyduruk mahkemeler olsa dahi
insanlara savunma hakkı verirlerdi. Burada o bile
yoktur.
Yargılamadan anında suçla ve linç et.
Bütün bu değerler gösteriyor ki İslami topluluklar
21 asırda bugün bile ortaçağın gerisindeler.
İnsan hakları ve özgür düşünce gibi yeni değerler bu coğrafyayı hiç etkilememiş Aşkı-Niyazımla.
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

