reklam
ALTIN
 6.427,68
DOLAR
 46,1274
STERLİN
61,7428
EURO
 53,2914
reklam

"RABİA" DENİLEN, DÖRT PARMAK İŞARETİNİ İLK KULLANAN KİMDİR?

Rabi işaretinin ne olduğunu, nerelerde, niçin ve kimler tarafından kullanıldığını, çoğu kişiler tarafından tam olarak bilinmeyebilir. Rabia, Arapçada dördüncü anlamını taşıyan bir kelimedir. Rabia; 751- 800 yılları arasından yaşamış Yahudi kökenli ve musevi bir kadındır. Dört parmak işareti (Rabia işareti) demek; Yahudilerin ve Musevilerin bir sembolüdür.  Adı olmayan kız,"Ailemin dördüncü çocuğu olduğumu biliyorum" demesi üzerine, yani o ailenin dördüncü kızı olduğunda, Rabia (Arapçada dördüncü) dediler. Küçük yaşta, anne ve babasını kaybetmişti. Yani yoksul ve sonradan  kimsesiz kalan bir ailenin saf ve temiz kızıydı. Anne ve babası öldükten sonra, kızlar köle pazarlarında cariye olarak satılırdı. Yaşlı bir adam, kendisine hizmet etmek amacıyla köle pazarından datın alır. Çok iyi huylu, saf ve dürüst olduğunda, kölelikten azad edilir. Asıl adı; Rabia-tül Adeviyye'dir. Müslüman Kardeşler, Kahire'de onun adını taşıyan meydana gösteriler yaparak, dört parmak işaretiyle Rabia'yı sloganların simgesi olarak işaret ediyorlardı. Rabia'nın bir elinden ateş meşalesi ve bir elinden de su kovası ile Basra sokaklarından gezinirken, deli diye tanılırdı ve fikirlerinden dolayı da sayılıp sevilerek tanınmıştı. İnsan olmanın sebebi, cennet için verilen sözler ve kötüklerden korunmak için, cehennemin korkusuna uymayanlara karşı der ki, "Cennet'in rüşvetinden veya Cehennem'in korkusundan değil, iyiliğin güzelliğinden dostu olmakla insan olacağız. Bir bulursam, elimdeki bu meşalenin ateşiyle Cenneti yakıp yok edeceğim ve bu su ile de Cehannem'in ateşini söndüreceğim" diyordu. Şimdiki Müslümanların yaptığı gibi, Cennete gitmek için söz verenlerin Cehennem yolundan ayrılmadıklarını ve Cehennem korkusuyla Cennete girmek istemediklerinin çelişkilerini anlatıyordu. Yani, ne oldukları gibi görünüyorlar, ne de göründükleri gibi oluyorlar. Mesela; "Müslümanlık, hak, adalet ve huzur dinidir diyorlar, ama tüm haksızlıklar, adaletsizlikler ve huzursuzluklar da İslam dininin temel unsurları haline getirmişler. Rabia demek;  "Tek vatan, tek bayrak, tek millet, tek devlet"değil, benzetmedir. O halde, tek Atatürk, tek Cumhuriyet, tek Demokrasi ve tek Laiklik dersek olmuyor mu? Herkesin kendisine göre ayrı bir Rabia'sı mı var?  Peki, bu işareti İslam tarihinde ilk ve kim nereden yapmış konusuna gelelim.
Emevi hanedanının kurucusu Muaviye 657 deki Sıffın savaşında Hz. Ali'yi yenememiş, ancak hakemleri kandırmakla, alavere dalavere oyunlarıyla kendini Halife ilan etmişti. Bu dönemde Müslümanlar, Muaviye taraftarları  *(Sünni), Ali taraftarları (Şii) ve tarafsızlar (Harici) olarak bölünmüşlerdi. (G.Evren-alıntı)*. Hz. Ali'nin öldürülmesinden sonra, Halifeliğini sağlama alan Muaviye, her fırsatta Ali'nin taraftarları olan Şiileri yok saymak, dışlamak için, taraflarına dördüncü Halifenin kendisi olduğunu DÖRT PARMAK işaretini yaparak ilan etmiler ve taraftarlarına da aynı işareti kullanmıştır. Bundan sonra gidilen savaşlarda da Muaviye'nin ordusundaki askerler bu işareti hep yapar olmuştur.
Muaviye  Bin Ebu Süfyan'nın dedesinin adı da Rabia'dır. Yani bu isim soyundan varmış. Kureyş Aşiretinin liderlerinden olan Rabia torununa, adıma uygun davran ve unutma tavsiyesinde bulunmuştur. Sünni kesimin (Muaviye taraftarları) temsilcisi olduğu iddia edilen, ama ilgisi olmayan Muaviye'nin  "DÖRT PARMAK" işareti, bugün Mısır'da Sünni İslam'ın yılmaz savunucuları olarak gösterilen, ama ilgisi olmayan Musri yandaşlarının, Müslüman Kardeşler Örgütünün işaretine dönüştürüldü. Bazı futbolcular, sanatçılar, şarkıcılar ve devlet adamları gibileri, bu işareti sık sık yaparlarsa, bir yerlerde bilgileri var ki yapıyorlar. HD.

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.