AÇILIN GENEL SEÇİM GELİYOR
Özelikle AKP iktidarı döneminde lügatimize giren “açılım” kelimesi her seçim öncesi dönemlerin en popüler kelimesi olmayı başarıyor.
AKP’yi tebrik etmek gerekir ki, sorunlar yumağına dönen ülkenin sorunlarını tespit etmekte ve bu sorunların çözümünü bir daha bir daha oya dönüştürmekte çok ustaca davrandı. Bundan dolayıdır ki üç dönemdir tek başına iktidar olmayı başarmıştır.
Şunu da kabul etmek gerekir ki, AKP iktidarı dönemine kadar ötelenmiş, gündeme alınmamış ve neşter vurmaktan hep korkulmuş olan sorunlar bu dönemde gündeme alınarak çözüm yolları aranmaya başlanmıştır. Mesela Kürt sorununun çözümü, Alevilerin sorunlarının çözümü, Romanların sorunlarının çözümü, ermeni kiliselerinin restorasyonu ve buna benzer birçok çözüm bekleyen önemli sorunların gündeme alınması bu dönemde olmuştur. Olmuştur olmasına da, bu sorunların çözümü AKP için sorunların çözümünden çok her seçim döneminde ortaya atılarak oy devşirmeye yönelik bir can simidi haline gelmiştir ve AKP’de bunu ustaca manevralarla hep lehine çevirmeyi başarmıştır.
Ülkenin en önemli sorunu olan Kürt sorununun çözümünde 21 Mart 2013 tarihinde Diyarbakır Newroz kutlamaları sırasında okunan tarihi Abdullah Öcalan mektubu ile başlayan çözüm süreci, o günden bu yana ( istisnai olayları saymazsak ) her iki taraftan da ölümlerin durmuş olmasından öte çok ta bir yol kat etmemiş, kaplumbağa hızıyla ilerlemeye çalışılmaktadır. Burada Kürt tarafı müzakere gereği üzerine düşeni yapmıştır ama devletin temsilcisi AKP iktidarı hep ipe un sererek süreci zaman zaman çıkmaza sürükleyen, seçim dönemlerinde alevlenen bir hale sokmuştur. 30 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra hükümet kanadının kendini beğenmiş, üstten ve sorumsuzca açıklamaları yüzünden yine çıkmaza girmiş, ama 2015 genel seçimleri yaklaşırken yine görüşmeler ve deyimler değişmeye başlamış sürecin hızlanacağı ön görülmektedir. HDP heyeti AKP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile görüştü, görüşme sonrasında barışı özleyenler açısında önemli gelişmelerin olacağı yönünde açıklamalar yapıldı.
Ben AKP’nin bundan önceki Kürt sorununun çözümü konusunda olduğu gibi samimiyetsiz, sorumsuz ve oy devşirmeye yönelik tutumundan uzak kalarak bu sorunun yine bir oy avcılığına kurban gitmemesini temenni ediyorum ve diliyorum.
Yine Türkiye’nin en önemli sorunu olan Alevilerin eşit yurttaşlık talepleri, Cem evlerinin yasal ibadethane statüsüne kavuşturulması, zorunlu din derslerinin kaldırılması gibi taleplerinin yine bir seçim malzemesi yapılmadan samimiyetle ele alınarak bir an önce çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
Hatırlayacaksınız, daha önceki her genel seçim, yerel seçim ve referandumlarda Alevilerin sorunlarının çözümü ve taleplerinin değerlendirileceği konusunda birçok meşhur açılımlar yapılmış, çalıştaylar düzenlenmiş, “bizim Alevi yurttaşlarımız, bizim Alevi kardeşlerimiz” diye başlayan süslü laflar edilmiş seçimler bitmiş herkes kendi yoluna, söylemler yerinde kalmış, Aleviler aynı sorunlarla ve aynı taleplerle kala kalmışlardır.
Yine bir genel seçim yaklaşıyor ve yine bu günlerde “bizim Alevi kardeşlerimiz” diye başlayan süslü cümleler havalarda uçuşuyor. Ben iddia ediyorum bu söylemler yine söylendiği ile kalacak, Alevilerin talepleri konusunda somut tek bir adım atılmamış olacak. Benimki belki de karamsar bir iddia ama görünen köy kılavuz istemez. Çünkü Aleviler taleplerinin verilmesini hep birilerinde, iktidarlarda bekleyip durdular. O taleplerinin kendilerinin hakları olduğunun farkına vararak onları elde etmek için hiçbir adım atmadılar, kendi birlikteliklerini oluşturamadılar, taleplerini ve mücadelelerini birleştiremediler. Yüzlerce Alevi örgütü, Her kafadan başka bir ses, her ağızdan başka bir talep. Talepleri ve mücadeleyi birleştirmeyi başarmış ve hep beraber bir yumruk olarak sokağa çıkmayı, taleplerini hep bir ağızdan haykırmayı başarmış bir Alevi topluluğunun elde edemeyeceği hiçbir talebinin olabileceğini sanmıyorum. Eğer bu örgütlülük sağlanamazsa, yine her seçim öncesinde olduğu gibi her Alevi derneğine, Vâkıfına, Dedesine başka başka yalanlar, başka başka vaatler verilecek, seçimde ne kadar oya dönüştürülebildiğinin hesapları yapılacak ve çözüm bir başka bahara pardon bir başka seçim dönemine kalmış olacak.
Yine her seçim dönemlerinde Roman vatandaşlar için açılımlar yapılıyor, yerleşim yerlerinden tutun da birçok sorunlarının çözümü noktasında vaatler verilir, seçim sonrasında sözler unutulur, Roman vatandaşlar da kendi dillerince aldatılmışlığa sövüp sayarlar.
Kısaca AKP, kangren haline gelmiş ve bekleyen çözüm bekleyen sorunları iyi tespit ederek bunu her seçim döneminde yaptığı sorunların çözümüne yönelik yalan, yanlış aldatmaya yönelik oy avcılığı yaptığı ve hakkını teslim etmek gerekirse başarılıda olduğu bu tür açılımları hep yaptı yapmaya da devam edeceğe benziyor.
Her seçim öncesinde açtı, seçimlerde sonra kapattı. Sorunlar daha da büyüyerek ve içerisinde çıkılmaz hal alarak bir sonraki seçim dönemini beklemeye bırakıldı.
Aç-kapa, aç-kapa bir zamanların ünlü televizyon reklamında olduğu gibi Artema’ya döndü memleket.
Eğer sorunlarına çözüm bekleyen toplumlar ve kesimler, beklemekle yetinir ve kendileri çözüm noktasında bir güç olamazlarsa, her seçim döneminde bazı uyanıklar bunu oy avcılığı çerçevesinin dışına çıkmayacak şekilde kullanır ve sorunlarda çözüm beklemeye devam eder.
Önümüzde 2015 Milletvekilliği seçimleri var. Açılımlar başladı.
Bu açılımlara kanmadan, bir beklentiye girmeden, her toplum kendi haklarını ve taleplerini alabilmek için bir an evvel harekete geçerek kendi örgütlü yapılarını oluşturmalı, kendi taleplerini söke söke elde etmelidirler.
Unutulmamalıdır ki “HAK VERİLMEZ ALINIR”…
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

