“ Yeni Malatya spor’u bu hale düşürenlerden hesap sorulsun “SPOR“ Yeni Malatya spor’u bu hale düşürenlerden hesap sorulsun “ÖRNEK REKLAM · 970×90
BIST14.501
DOLAR48,08
EURO56,09
ALTIN7.165
BITCOIN3.784.650
30° MALATYA
reklam
K
Konuk Yazar
06 Ekim 2017 · 2,5B okunma

ALEVİLİĞİN BİLİNMEYEN TARİHİ

 

 

  Bir önceki yazımda Aleviliğin nasıl çarpıtıldığını, Arap İslam ın içine sokulmaya çalışıldığını, yazdım. Bu yazı ile ilgili birkaç alevi esnafı hariç, yani bu işte ekmek yiyenler hariç olumlu tepkiler aldığımı söyleyebilirim. Şunu da söyleyebilirim ki bu konuların nasıl tabu haline getirildiği, bir uydurmanın Aleviliği nasıl derinde etkileyip, asimile ettiği gerçeğini de vurgulamam gerekir. İşte bu asimilasyon ve yozlaştırma sonucu. Hiç bir İslami kuralı yerine getirmeyen Alevilerin ’Gerçek İslam biziz’,Arap Ali ve 12 imamlar ile ne tarihi nede kan akrabalık bağı olmayan Alevilerin,’Ehlibeyt soyu biziz’ yalanına nasıl inandırıldıklarını da görmüş oluyoruz. Alevilerin büyük ölçüde asimile edildiği, çoğu alevi canların da Ali ve! 2 imamlar hakkında bildiği tek şeyin kendilerine anlatılan olduğu, fetişleştirilen Kerbala ile Alevilik tarihinin başladığına inanması kadar da acı bir şey yoktur.

Türkiye siyasetçilerinin,sistem partilerinin Türkiye’nin %99 u Müslüman dır,söylemi de aleviler üzerindeki asimilasyon politikalarının net bir şekilde devam ettiğinin veya edeceğinin somut kanıtıdır.Kürtleri asimile edemeyen sistem,Alevileri ne yazık ki büyük oranda asimile etmiştir.

Ali ile Aleviliğin ilişkisi;

 Türkçe dil kuralına göre, Ali yi seven, ali yolunda giden anlamında bir kelime türetmeniz için, Alici, Alili olması gerekir. Alevi kelimesinden bu anlam çıkmaz. i eki Türkçede sonuna konulan kelimeye aidiyet kazandırır. Hayvan, hayvani, insan insani, tarih, tarihi gibi.

Alevi sözcüğü ALEV kelimesinin sonuna i eklendiğinde, aleve ait, alevden gelen. Işıktan gelen anlamında bir kelime ortaya çıkar. Ancak aleviler 16.yüz yıla kadar IŞIK insanları, IŞIKLAR, ışık taifesi olarak bilinir ve kendilerini böyle tariflerken, hedef haline gelmeleri ve çeşitli katliamlara maruz kalmaları sonucu Ali kelimesini de çağrıştıran Alevi kelimesi ardına gizlenme gereği duymuşlardır. Aleviler gerek Osmanlılar, gerek Katolik kiliselerin saldırılarına maruz kalmış özellikle Osmanlının bilinenin aksine,1 milyona yakın alevi yi katletmiş olması Alevileri böyle bir tahkiye yapmaya zorlamıştır.

Alev, ışık kelimelerinin alevi inancındaki yeri;

  Alevi inanışında var oluşun kaynağı ışık ve enerjidir. Var oluş güneşten yansıyan enerjini vücut bulması ile ortaya çıkmıştır. Alevilik yeryüzünde ki yaradılışın esasının ışık vasıtası ile olduğunu kabul eden bir inanıştır. Işık vasıtadır. Alevilik ışığı yaradan gibi değil, yaradanın görünen yüzü olduğuna inanır ve öyle kabul eder.

  M.Ö 2000 yıllarında Anadolu ve Mezopotamya da yaşayan LUVİ ler, Hitiler, çok önemli bir uygarlık oldukları ve bu uygarlığın, Evrenin, yeryüzünün, insanlığın var oluşuna ilişkin çok önemli bilgilere sahip oldukları yeni yeni anlaşılmaya başlanmıştır. Luvi sözcüğü Hitit dilinde IŞIK insanı demektir. Zaten günümüzde de ‘LU’ sözcüğü kökü ışık anlamında kullanılmaktadır. İngilizcede light, Almanca da Licht, Latincede lüx gibi. Alev sözcüğü de ışığın kaynağındaki yansımaya verilen isimdir.

  Anadolu’da sadece Luviler değil,Likya lılar da var.Likya IŞIK ğlkesi demektir.Aleviler,Safavi,Osmanlı savaşına kadar kendilerini IŞIK taifesi olarak adlandırırlar..Bu savaşlarda büyük katliamlara uğrayan ve IŞIK taifesi katli vaciptir fetvalarına maruz kalan aleviler,mecburen isim değiştirip,kendilerini gizleme yoluna gitmişlerdir.Bir kelimenin arkasına saklanan aleviler,özlerinde,inançlarında bir şey değiştirmediler ve katliamlarda kurtulup varlıkların bir müddet daha sürdürmenin yollarını aradılar.

   İşte ALEVİ kelimesine de ilk olarak 16.yüzyılın çeyreğinde rastlanır. Osmanlı arşivlerinde de alevi fermanları için ışık taifesi kelimesi kullanılır. Bir de SIRAÇ ismini kullananlar vardır. Bu kelime de Arapça da IŞIK anlamına gelir. Katliam da kurtulmak için kendilerini sıraçlar olarak nitelemişlerdir.  

   Sıraçlar bugün en büyük alevi topluluğunda bir tanesidir. Alevi sözcüğünün, ali sözcüğüne ses benzerliği dışında bir ilişkisi yoktur. Bunu da aleviler kendilerini korumak için kullanmışlardır. Kerbela olayı mağdur olmuş alevi toplumuna karşı çok iyi bir şekilde kullanılmış ve kurgulanmıştır. alevilerin hep mağdurun yanında olma anlayışını Kerbala olayını efsaneleştirip alevi asimilasyonu aracı haline getirilmiştir. Ancak Ali Alevilik için çok önemli bir rütieldir,o ali bize dayatılan ali değildir.Genç abdalın bir dörtlüğünde hangi aliyi kastettiğini birlikte görelim:

  Yoğ iken yerle gökler ezelden

  Kudret kandilinde pünhan Alidir.

  Kün deyince bezm-i eletsen evvel

 Âlemi var eden Sultan Âlidir

Bu dörtlükte Halife Ali çıkarılabilir mi? Elbette hayır. İşte alevinin ali si bu alidir. Halife âlinin dünyayı kuramayacağına göre âli başka bir âli den bahsedildiği son derece açık ve nettir.

İlk cem nerde görüldü?

Sümerler insanlık tarihinde ilk yazıyı bulan ve kullanan medeniyettir.

İlk yazılı tabletler de Sümerlere aittir.5.500 yıl önce yazılmış bir Sümer tabletinde, herhangi bir alevi köyünde yapılan cem törenini aynınsa rastlanmıştır.

Elbette Alevilik Sümerlerde öncede vardı ancak ilk yazılı tarih Sümerler olduğu için net olarak alevi cemi figürleri içeren tabletler vardır.Yalnızca Sümerler dahi olsa alevlik ile İslam’ın hiçbir şekilde örtüşmediğine bu örnek bile yeter ve artar bile.Devran den bir dörtlük ile bu konuyu pekiştirelim.

Sorma ne hacet bizlere sofu

Ta evvel künyeden ismimiz vardır

 Dünya kurulmadan yüz bin yıl evvel

Şu yeşil kandilde cismimiz vardır

Alevilerin yazılı kaynaklarını yok eden, yakan vahşi anlayışın karşısına alevi Ozanlarımız dikilmiş ve Aleviliği yaşatmışlardır. Eğer bugün Alevilik yaşıyor ise bir tek bu Ozanlara borçluyuz.

EN EL HAK İ ( Alevilikte Tanrı anlayışı)

 Bu ifade Hallacı Mansur tarafında ifade edilen ve kendisinin canına mal olan bir Alevi inanışıdır.Ben Allah ım demektir.Bunun açılımı da yaratılmış her şeyin,yaratanın bir parçası olduğunu,bu parçaların bir araya gelmesi ile yaratanın ortaya çıktığının ifadesidir.Aynı tanrıya inanılmaz,alevi nin tanrısı farklıdır.Alevilik tüm semavi dinlerde ayrıdır.Çünkü yaratılmışın dışında bir yaratanın varlığına inanmazlar.Aleviler,cennete de cehenneme de inanmazlar.Tüm semavi dinlerde cennete veya cennete gitmeye inanılır ama Alevilerde böyle bir şey yoktur.Devrin Daim olması ilkesine inanırlar.Nurdan geldiklerini ve devriye çemberi tamamlandıktan sonra aynı nura geri döneceklerine inanırlar.Sözü edilen çember,Ateş,Torak,su ve havadır.Nur ise bu dört kuvvetin kontrolündedir.

  Nur bu dört kuvvetin kontrolünde önce cansız nesneye,sonra nebata,sonra hayvana,sonra insana ardından olgun insana yani insan-ı kamile erişir.Sadece insan-ı kamil oluncaya kadar dünyaya geliş gidiş vardır.İnsan ölmez HAKKA YÜRÜ r.Tekar söylemek gerekirse cehennem de cennet te alevi inancında yoktur.Bu gerçeklik çıplaklığı ile ortada durur iken,Aleviliği islamın dar kalıbı içine çekmeye çalışıp,aynı tanrıya inanmayan Aleviyi, islamın yaygınlaşması ve şeriat için tüm ümürlerini veren Ali ye indirgemek büyük bir yalanda başka bir şey değildir.Bu yalanı alevi asimilasyonu için bilinçli olarak kullanan ve namalananlar bir gün alevi toplumu içine çıkacak yüzleri dahi olmayacak.

     Dört kapı, Kırk makam;

Alevilikte alevi doğulmaz,Alevi olunur.yani Alevi anne ve babadan doğma çocuk Alevi sayılamz.Diğersemavi dinlerde bu yoktur.Alevi olabilmek için belli olgunluğa eriştikten sonra,bir rehber eşliğinde ve bir müsaip edinerek yola girip yemin etmesinin ardında ancak alevi olunabilinir.Yola giren isnada yola girdikten sonra hemen Aleviliğin sırrına eremez.Alevi sırrı dört kapı ardında gizlidir.Girilen ilk kapıda on basamak vardır,bu basamaklaıın sonunda diğer kapı açılır o kapıda da on basamak vardır.Bu kapı ve basamakların tümü yani kırkıncı basamağın sonunda Alevi sırrı insana verilir.Erkana girmemiş,ikrar vermemiş bir insan alevi olarak kabul edilmez.Köyden şehre göç eden alevi toplumundaki insanlar alevi sırrının ilk basamağında olan insanlardı,süreç içerisinde sınırlı bilgiye sahip olan bu insanlar kendi çocuklarına da Aleviliği öğretemediler ve azımsanmayacak bir çoğunlukta alevi çocukları ya sunileştiler yada TV lerde yaşadığı çevrede etkilenip,biz de islamız demeye başladılar.Köylerde yaşatılan alevi yol arkanı 1960 lardan sonra dağılmıştır.Bugün alevi erkanı kaybolmuştur,aleviler gerçek Alevilik bilgisinde yoksundurlar.

   Aleviliğin yol erkanı içinde 4 kapı vardır.Şeriat kapısı (Adalet),Tarikat kapısı,Marifet kapısı,ve Hakikat kapısıdır.Bu kapıdaki insanlara,Marifet ehli,Şeriat ehli,hakikat ehli,ve Tarikat ehli denilir.yani her ehil kendi dalında uzmandır da diyebiliriz.

   Sonuç olarak; Aleviliği tanımadan onun hakkında bilgi edinmeden,sokaktaki bir insana ,Kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz gibi bir soruya verecekleri yanıt,yanıltıcıdır çünkü Aleviliği okumamış,öğrenmemiş ve bilmiyordur.Yanıt bellidir,Müslümanım ….ama ALEVİYİM…bu doğru değildir.Bu konun bugün önemi nedir diye sorarsanız,bence çok önemlidir.Alevilik yok ediliyor bu yok ediliş yalnızca Devlet eli ile olmuyor aynı zamanda alevi inancı üzerine ticaret yapan,menfaat sağlayan bu işin BARON luğunu yapan şahsiyetler ve kurumların alevi inancına verdikleri zararlar sınırsızdır.

   Artık Alevilerin tahkiye yapmadan,kendileri gibi olmalarının zamanı gelmiş,ve bu toplum içindeki Alevi simsarlarının da ipliğinin Pazar çıkarılması zamanıdır.Asimilasyona,yozlaştırmaya HAYIR.

**************

Uyanmanız için ne olması lazım?

 

Bu ülkede kendileri ile birlikte bizi de ateşe atan iki topluluk var: Aleviler ve Kürtler!

1- AKP ye oy veren Kürtler. Acaba konunun PKK, HDP v.s olmadığını anlamışlar mıdır? Kürde Mars'ta bile olsa, müdahale edecek bir zihniyete oy verdikleri için, taptıkları Allah huzurunda kendi kavmine ihanet ettiklerini keklik gibi kendi soylarını tuzağa düşürdüklerinin hesabını nasıl verecekler?

2- Aleviler; Ya Alevilik gerçekten büyük bir asimilasyona uğradı (Bence öyle) özünde koparıldı, islamın içine çekildiği için, kendini asimile eden, hatta katleden veya katledilmesine göz yuman, inancını yasaklayan, mallarına el koyan, kurduğu diyanette kendisini adam yerine bile koymayıp, yok sayan, çakma laiklik ile dini devlete Sünniliği öğretmesi için teslim eden CHP ye neden oy verir?

Sistemin bu iki partisi kendi bekaları söz konusu olunca nasıl yan yana geldiklerini de görüyoruz

 

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.
BAŞKAN GEÇİT GELECEĞİN BİLİM ADAMLARI İLE BULUŞTUGÜNDEMBAŞKAN GEÇİT GELECEĞİN BİLİM ADAMLARI İLE BULUŞTUÖRNEK REKLAM · 970×90

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.