BENDEN UZAKLAŞAN ŞEHİR...
Ben hala o uzak şehirde
O iki yakası bir araya gelmeyen
Her rengin olduğu ama bir çok çiçeğin solduğu
Kaç medeniyetin izlerinin silindiği
o taşra dokunuşları ile
bugüne çirkinleştirilen doğduğum şehirdeyim.
Ben hala sana uzak bir yerde
o çocukluğumla,
Kederle bakan bakışlarımla
Ve ben hala oradayım
Sana uzak şehirde.
O çocuk halimle
papatyadan nasıl bir bir o yaprakları
kopardığımı hatırlıyorum
Ve her papatya gördüğümde
Bu şehir gibi,
bir yakasında dağ
bir ovası yanından bir nehir akıp gidiyor...
Ben hala sana uzak bu iflah olmaz şehirde
Sende bıraktığım çocukluğumla oynuyorum
Dökülen saç,
Ağarmış sakallarıma bakmadan
Aynayla yüzleşmeden...
Ben hala gecesi ve gündüzü belli olmayan
o uzak şehirde
Vitrinlerde donuk ve anlamsız bakan manken yüzlerinde
senin masumiyetini arıyorum
Ben hala şuh çığlıkların atılmadığı
sinsi pis oyunların gerdeğe girdiği
ve sapık supuk çocuklara
kurulu oyun tezgahlarındayım.
Sana uzak bu şehirde
O taşra dokunuşlarını hissediyorum bedenimde
Ve senden artakalan parçamı da terk ediyorum.
Ben bu iki yakası bir araya gelmeyen,
gelmeyecek olan
sana uzak bu şehirde
Sana rağmen
o ilk devrimci sözcüklerimi özlüyorum
Ne ben büyüyebildim
Nede düşlerimde ki o ülke özgürleşti
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

