BİR ZAMANLAR BİR AKP VARDI !...
Geçtiğimiz hafta Başbakan ilimize geldi.
Yeni Türkiye’nin, yeni Başbakanını, yeni Büyükşehir olan Malatya’mızda ağırladık.
Çiçeği burnunda Başbakan ilimize teşrif ediyor ya, beklide Davutoğlu ilk defa ilimize geliyor ya bundan olacak ki karşılamamızda düşman çatlatır cinstendi.
Daha önceleri AKP Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan ilimize her geldiğinde yalnızca Belediye Başkanlığı ve AKP il Başkanlığı karşılamayı organize ederdi. Böyle olunca da masraflar iki merkezden yapılmış olurdu. Şimdi Büyükşehir olduk ya artık bu tür karşılamalarda merkez ilçeler, Battalgazi ve Yeşilyurt Belediyeleri de kendilerine görevden pay çıkarmış olacaklar ki bu karşılama tam bir ben de buradayım yarışına dönüştü. Büyükşehir Belediye Başkanlığı bir koldan, AKP il Başkanlığı bir koldan, Battalgazi Belediye Başkanlığı bir koldan ve Yeşilyurt Belediye Başkanlığı bir diğer koldan hiçbir masraftan kaçınmadan bulabildikleri her alanda reklam yaparak kendilerini Başbakana gösterebilme yarışına girdiler.
Bu yarış öyle bir hal aldı ki, koca Malatya’da ne kadar basın yayın organı varsa, ne kadar billboard varsa, ne kadar raket, ne kadar üst geçit, ne kadar görülebilir alanda yüksek bina varsa hiç biri atlanmadan belediye başkanlarının ya da AKP il Başkanının afişleri ile donatıldı. Hatta birçok üst geçitte iki Başkanın bez afişlerini görmek mümkündü. Her afişte de Başbakanın aynı kalıptan çıkma fotoğrafı.
Bir ülkenin koskoca Başbakanı bir ile geliyor ve o ilin Büyükşehir ve Merkez ilçe belediyeleri de Başbakanın mensubu olduğu partinin başkanları, saygın bir karşılama yapmak en doğal hakları. Fazla abartmadan usulünce bir karşılama organizesine kimsenin diyeceği bir şey olamaz. Makul sınırlar içerisinde bir karşılamaya diyecek bir şey yok. Ama bir taraftan koltuğumuzda ki Suriye’de, Irak’ta eli kanlı IŞİD teröristlerinin katliamında kaçarak ülkemize sığınan on binlerce insan aç susuz bir şekilde yaşama tutunmaya çalışırken, bir taraftan Rojava’da, Kobane’de Kürt halkı var olma savaşı verirken, kendi ülkende milyonlarca insan açlıkla talim edilirken ve ülkenin sorunları listelere sığmaz haldeyken bu şatafatlı karşılama töreni niye, bu masraftan sınır tanımayan fütursuzca şımarıklık nedendir.
Hem bu şımarıkça savurganlığın hesabını göğsünüzü gererek halka verebilir misiniz ?
Kimin parası ile yapıyorsunuz bu savurganlığı.
Hanginiz cebinizden kaç lira harcadınız ?
Bu kul hakkıdır beyler, bu haramdır. Hani siz kul hakkında ve haramdan çok korkuyordunuz, bu yaptığınızın insanlık litaratöründe, islamiyette karşılığı var mıdır, varsa bunu açıklayabilir misiniz.
Eğer bunun hesabını veremiyorsanız, unutmayın bir gün bu halk bunun hesabını sizlerden mutlaka sorar ve burnunuzdan fitil fitil getirir. Tarih bunun örnekleri ile doludur.
Hem yaptınız da ne oldu ha.
Dört koldan kolları sıvadınız dünyalarca para harcayarak Başbakana kendinizi gösterdiniz. Başbakan da hem toyluğundan hem de esas başkanınızın emirleri doğrultusunda geldi, garibim olaylardan bihaber önüne koyduğunuz meşhur 44 projenizin bilmem kaçıncı defa tekrardan açılışını yaptırdınız. Peki o kadar masraf, o kadar şatafata değdi mi? Kaç kişi toplayabildiniz alana, hem neden doldurmakla övündüğünüz belediyenin yanında değil de hastanenin yanındaki bahçede ağırladınız Başbakanınızı.
Siz de haklısınız ve bu işleri bilenlersiniz.
O alanı dolduramayacağınızdan korktunuz ve yanılmadınız değil mi?
Evet beyler, korkunun ecele hiç faydası yok.
Tayyip Erdoğan’ın rüzgârı dinmeye başlamıştır artık.
Alan daraltmayla başlar, gittikçe salon toplantılarına dönüşür ve bir gün biter.
Zaten ideolojisi olmayan ve lider partisi konumunda olan bütün partileri bekleyen akıbet budur.
Bakın Anavatan Partisi’nin artık bu ülkede tabelası bile kalmadı.
Seksenli yıllarda hanginizin aklına geliyordu Turgut Özal’ın ANAP’ının bir gün tarih olacağı ha, kaçınız ihtimal verebiliyordunuz.
Bak artık ne ANAP’ın adı var ne de Özal’ın.
Halktan kopuk, baskıcı, özgürlükleri kısıtlayıcı, halkları arasında fark yaratan, ötekileştirici, yok sayan, savurgan ve şımarık tavırlarınız devam ettiği sürece fazla değil çok yakın bir tarihte bu halk şunları konuşacaktır.
Bir zamanlar bir AKP vardı …
Artık bir tabelası bile yok…
Hey gidi günler hey….
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

