“ Yeni Malatya spor’u bu hale düşürenlerden hesap sorulsun “SPOR“ Yeni Malatya spor’u bu hale düşürenlerden hesap sorulsun “ÖRNEK REKLAM · 970×90
BIST14.501
DOLAR48,08
EURO56,09
ALTIN7.165
BITCOIN3.784.650
30° MALATYA
reklam
K
Konuk Yazar
21 Temmuz 2017 · 1,2B okunma

BÖLÜNEN, AYRIŞTIRILAN VE KUTUPLAŞTIRILAN TOPLUM!

 

  Siyaseti, devleti ve toplumu yönetme etkinliğini olarak değil de, kişisel çıkar ve siyasi İkbal sağlama aracı olarak algılayan siyasetçiler, daha çokta iktidar gücünü kullananlar, kitlelerini konsolide etmek ve oy kaygısı gibi nedenlerle, toplumun hassasiyetlerini bile hiç çekinmeden kullanmak suretiyle etnisite, milliyet, mezhep, yaşam tarzı üzerinden toplumu bölüyor, ayrıştırıyorlar. Bu açıdan toplumdaki bölünme ve ayrışmanın ve bunun sonucu olarak ta kutuplaşmanın en büyük müsebbibi siyasetçiler ve özellikle iktidar partisi yetkilileridir.

 

Toplumdaki bölünme, ayrışma ve kutuplaşmayı her ne kadar siyasetçiler kabul etmese de, toplumun kılcal damarlarına kadar nüfuz eden bölünme ve ayrışma gerçekliği ortadan kalkmış olmuyor. Toplumdaki bölünme ve ayrışmanın doğal sonucu olarak ta, halkın "toplumsal değerler" etrafında birleşme motivasyonu zayıflıyor ve zamanla da ortadan kalkabiliyor. Bölünmüş ve ayrışmış toplum kesimleri, ortak bir tarihi olay üzerinde bile uzlaşamadığı gibi, her kesim, kendince kabul ettiği tarihi bir olaya önem affederek varoluş koşullarını o olaya bağlıyor.

 İktidar partisi ve çevresi, monarşik-teokratik Osmanlı'ya, neo-Osmanlıcılık politikalarıyla büyük bir özlem içinde ve hayal ile "Yeni Türkiye" dedikleri yeni rejimi inşaa etmek isterken; muhalif olanların büyük çoğunluğu ise, kendi söylemlerine göre varoluşsal koşullarını belirleyen Atatürk ve Cumhuriyet değerlerini yaşatarak, Cumhuriyetin, demokrasi ile taçlanması yolunda bir gelecek tasarlıyorlar(!)

Bir yanda ise, ezilen halkların özgürleşmesini, emeğin kurtuluşunu önceleyen, ulusal ve sınıfsal karakterli yapılar, partiler, örgütler, kitleler, yurtseverler, devrimciler, sosyalistler, komünistler var...

 

Halkın aydınlık geleceğini temsil eden ve geleceğin özgür, demokratik, laik, eşitlikçi toplum düzenini kuracak olan dinamikler...Halkın büyük çoğunluğunun, gelecekte birlikte yaşama düşüncesi ortadan kalktığı ki, geçmişte de olduğu söylenemez... Bunun doğal sonucu olarak ta, belli toplumsal kesimlerin, geleceğe yönelik idealleri birbiriyle örtüşmüyor... Bütün toplum kesimlerinin ortak paydada birleşmesini sağlayacak olan demokratik ve müreffeh bir ülke inşa edil(e)mediği için, her geçen gün, toplumda bölünme, ayrışma ve kutuplaşma artan ivmede devam ediyor!

Toplum o kadar bölündü ve ayrıştı ki, bırakın toplumun kederde ve sevinçte ortak duyguları hmesini, artık, bir kesimin üzüntüsü, diğer kesimlerin sevincine; sevinci ise, diğer kesimlerin üzüntüsüne dönüşür hale geldi.Var olan dini ve ulusal bayramların kutlanmasında bile ortak bir coşku, birlik, beraberlik ortadan kalktığı gibi, bayramlara atfedilen önem ve derecesi, bölünmüş, ayrışmış kesimler tarafından farklı anlamlar taşır hale geldi.İktidar mensuplarının, sözleriyle, eylemleriyle toplumun bölünmesine ve ayrıştırılmasına yüzlerce örnek vermek mümkündür ama isterseniz, birkaç örnek ile ifade edelim.

 

3.köprüye "Yavuz Sultan Selim" ismini koymak, Alevilerin hassasiyetlerini gözetmemek, mezhepsel açıdan halkı bölüp, ayrıştırmak değil de nedir? Yavuz Sultan Selim'i sizler atanız kabul edebilirsiniz ama Aleviler açısından, Yavuz Sultan Selim bir katildir. Çünkü daha fazla olduğu kesin ama Osmanlı resmi kayıtlarına göre kırk bin Alevi'nin başını kestiği belirtiliyor.Marifet, halk arasında ayrışma noktası bulmak değil, tam tersine birleşme noktaları bulmaktır. 3.köprüye "Yunus Emre" ismini koymuş olsaydınız, buna hangi Sünni, hangi Alevi yurttaş itiraz ederdi?

Başkanlık sistemine, daha doğrusu tek adam rejimine geçişi öngören 16 nisan referandum öncesinde, devletin bütün kaynaklarını, olanaklarını kullanarak, baskı-zulüm uygulayarak bir propaganda dönemi yaşandığı yetmemiş olacak ki,  halkı adeta bir karpuz gibi, tam ortadan ikiye böldükleri bir gerçektir. İktidar mensupları ve yandaşları,"HAYIR" diyecek olanlara birçok ithamda bulundular hatta hakaret ettiler. Vatan haini, terörist dediler. YSK’nın kendi yasalarına bile aykırı olan mühürsüz zarfların, mühürsüz pusulaların geçerli kabul edilmesi ile "HAYIR" cephesinde yer alan yurttaşların iradesini çalmak suretiyle var olan gerginlik, bölünme, ayrışma ve kutuplaşma daha da arttı.

Fetönün darbe girişimi(!)üzerine Cumhurbaşkanı:"Bu bize Allah'ın bir lütfüdür" demek suretiyle, OHAL ilân ederek, ülkeyi KHK'lerle yönetmeye başladılar.

 

Bütün hak ve özgürlükler kısıtlandı, demokrasinin kırıntısı bile kalmamışken, binlerce insan haklarında adli ve idari soruşturma dahi açılmadan kamudan ihraç edilmişken, sadece muhalif kimliklerine dayanarak binlerce insan tutuklanmışken, darbe girişiminin(!)birinci yıl dönümünde, "15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü" ilân ettiniz ve bir bayram havası içinde kutlama yaptınız. Bir kısım fanatik AKP kitlesi dışında bu ülkede demokrasinin, milli birliğin olduğuna kim inanır; kim inandı? Bütün halkın bu günü coşku ile kutladığını söylemek abesle iştigaldir.

Bu, halkın bölündüğünün ve ayrıştırıldığının bir kanıtı değil de nedir?

 

Erdoğan,15 Temmuzun yıl dönümünde, Köprüde kutlama mesajında "Biz,15 Temmuz gecesi 250 kahramanı toprağa verdik, karşılığında 50 milyon Türkiye istikbalini kurtardık" dedi. Bu bir dil sürçmesi olup olmadığı belli değil ama sonradan bir düzeltme yapılmadığına göre, bu söz toplumu bölmek ve ayrıştırmak değil de nedir? Ayrıca, %50 40 milyona tekabül ederken, çünkü ülkemizin nüfusu 80 milyon. Peki,50 milyon nereden çıktı,10 milyon nerede kaldı?

Bir toplum dinsel, ulusal veya bir grup, bir örgüt ise, ideolojik olarak belli düşünceler ve argümanlarla bir amaç, bir ideal, bir toplumsal adanmışlık ile yaşamını yitirenlere "şehit" yaralanmış olanlara da "gazi" payesi verir. Bu kavramların doğruluk ya da yanlışlığını tartışacak değiliz!

15 Temmuz şehitleri ki, bazıları buna "kurban"da diyebiliyor! ve gazileri için, şehit ailelerine ve gazilere bağlanan maaş ile diğer şehit ailelerine ve gazilere bağlanan maaşlar arasında,15 temmuzun şehit ve gazileri lehine olmak üzere büyük bir fark var. Siyasi iktidar mensuplarının ve yandaşlarının demedikleri ki, yakında onu da derlerse sakın şaşırmayın, "Bizim şehitlerimiz ve gazilerimiz, onların şehitleri ve gazileri..."Yani, insanın aklına dahi gelmesi çok zor olan bir tarzda bölme ve ayrıştırma yaşanıyor.

 

Düşünebiliyor musunuz, "Bizden olanlar, bizden olmayanlar" anlayışı ile şehitler ve gaziler ayrıştırılıyor. Bundan ötesi başka ne olabilir ki! CHP'nin öncülüğünde, Ankara’dan, İstanbul'a "Adalet Yürüyüşü"nün devam ettiği günlerde bir Bakan:"Biz, yolları teröristler yürüsün diye yapmadık" deme cüretini ve hadsizliğini göstermiştir. Bu sözler, hak, hukuk, adalet arayan milyonlarca yurttaşa bir hakaret ve toplumu bölme, ayrıştırma değil de nedir?

Siyasi iktidar mensupları ve yandaşları, bırakın siyasi aktörleri, muhalif seçmen kitlelerine bile "terörist; vatan haini..."demeleri, halkı kin ve nefret ile bölmek, ayrıştırmak değil midir?

Peki, halkı etnisiteye, milliyete, mezhebe, yaşam tarzına bağlı olarak bölüp, ayrıştırmak, sonrada milli birlik ve beraberlikten bahsetmek kelimenin en hafifiyle absürd bir durum ve tutarsızlık değil de nedir?

Her gün ama her gün, bir vesile ile konuşmak, zehir zemberek bir dil ile kendilerinden olmayan herkese, her kesime hakaretler etmek, birtakım asılsız ithamlarda bulunmak, toplumu germekten, bölmekten, ayrıştırmaktan ve kutuplaştırmaktan başka bir amaca hizmet etmeyeceği gibi, bu durum sürekli bir kaos halinin devamını sağlar.

Toplum kaybeder, ülke kaybeder, insanlık kaybeder.

Hele hele, toplumun birlik ve beraberliğini sağlamakla görevli bir makamda bulunan insanın bunu yapması daha da düşündürücü...

 

Umutta kalın, dirençli olun. 

 

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.
BAŞKAN GEÇİT GELECEĞİN BİLİM ADAMLARI İLE BULUŞTUGÜNDEMBAŞKAN GEÇİT GELECEĞİN BİLİM ADAMLARI İLE BULUŞTUÖRNEK REKLAM · 970×90

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.