“ Yeni Malatya spor’u bu hale düşürenlerden hesap sorulsun “SPOR“ Yeni Malatya spor’u bu hale düşürenlerden hesap sorulsun “ÖRNEK REKLAM · 970×90
BIST14.501
DOLAR48,08
EURO56,09
ALTIN7.165
BITCOIN3.784.650
30° MALATYA
reklam
K
Konuk Yazar
16 Aralık 2015 · 557 okunma

BU NASIL ÖFKE?

 

 

Dur durak bilmiyorsun, hayvanlıktan bile çıktın ey insan, neyin kinidir yüreğini böyle saran, gözünü kör eden, inandıklarına ters düşüren, ne uğruna savaş verdiğini bile unutturan neyin kinidir bu?

Bu nasıl öfke, sınırı yok..

Kim öğretti sana başkalarından farklı ve üstün olduğun yalanını?

Hangi anne bu kadar vicdansız olabilir?

Kim öğretti, insanlığı böyle aşağıya çekmeyi?

Kime hizmet ediyorsun, şeytan bile gözyaşlarına boğulmuşken acımasızlığın karşısında?Ne tür bir canavara dönüştün ey insan?Doğaya karşısın, güzele, kardeşliğe, birlikte yaşama,barışa karşısın, kime değilsin peki?Sakin Allah deme, o bile utanırken senden, adını dilinde kirletme sakın.

Bu nasıl öfke, sınırı yok...

Kaç kez ölür insan? Kaç güvercin vurunca rahatlarsın? Çok mu seviyorsun tek kurşunla namertçe ensesinden vurmayı kuşları? Peki, nasıl temizleyeceksin yüreğini?

Hangi su yıkayabilir ellerindeki, gözlerindeki çirkefliği?

Bu nasıl öfke, sınırı yok..

Masum çocukları katlettin, günahsız insanları..Doğruyu açığa çıkaranları hapislere attın,üstelik alenen,bunu ona ödetirim diyerek, sen kadar canavarlaştırdın koyunlarını ve bugün artık, Kürt ölünce leş, Ermeni ölünce köpek, Alevi ölünce dönek,diyen ve hatta beşyüz yıllık minarenin ayaklarını kurşunlayacak kadar embesilleşen bir toplum var..Ya sen kimsin?

Hangi pür milletten bahsediyorsun Mezapotamya’nın göbeğinde?

Ya da ne fark eder milletin, insan olamadıktan sonra?

Hangi yüzle bakacaksın komşunun gözlerine?

Çok mu mutlu ediyor seni, kardeşin kardeşe kırdırılması?

Bu nasıl öfke, sınırı yok...

İnsanların özgürlüğüne hükmediyorsun, sokağa çıkma yasakları koyuyor, çocukları açlıkla başbaşa bırakıyorsun, yetmiyor vuruyorsun, bir halktan nedensiz intikam alıyorsun, aslında ne düşünüyorum biliyor musun?

Korkuyorsun..Kendisine zarar verileceğini anlayan hayvanların,yine kendilerini korumak için saldırmaları misali,saldırıyor,delice korkuyorsun..

İnan nefret ettiğim için değil bu acımasız tavır, hastasın sen, ruhunun tedavisi olmayan bir hastalığı var, egon sınırsız, öfken yüzünü öyle çirkinleştirmiş ki gözlerin kan dolu, bakamıyorum sana, sesin, kulak parçalayan çığlıklar gibi,her halin cehennem ateşi,zarar veriyorsun..Korkuyorsun...

Yapayalnız kaldın, daha da kalacaksın, kendi gölgenden bile korkuyorsun artık...

Kulağında, hapislerde çürüttüğün tüm değerli insanların, düşünen adamların sesleri çınlıyor, psikopatlaştın, saldırganlaştın, korkuyorsun başına geleceklerden, yargılanacaksın,hesap soracaklar,asılacaksın belki...Korkuyorsun ölümden..

Aynalar bakmak istemiyor yüzüne, dokunduğun her şey kirleniyor.

-Sen hiç bir dine, hiç bir dile, hiç bir millete sığmayan sen, kendine nerde yer bulacaksın?

diye soruyor bir çift barış güvercini,Hırant ve Tahir,ensende..

Ilk kez bir sey sevdim sen de, öfke değil bu korkuyorsun sen ve sevdim korkunu, .ama yine de neye dönüştün böyle?

Gel ey insan, yüreğimizdeki sevgi dolu çocuk kahkahalar atıyor, gözlerinin o muhteşem ışıltısı ve her şeye rağmen ille de barış diye haykırışı belki iyeleştirir seni de...

İrma Artan (Ermeni Kadın Yazar)

BU NASIL ÖFKE?

 

Dur durak bilmiyorsun, hayvanlıktan bile çıktın ey insan, neyin kinidir yüreğini böyle saran, gözünü kör eden, inandıklarına ters düşüren, ne uğruna savaş verdiğini bile unutturan neyin kinidir bu?

Bu nasıl öfke, sınırı yok..

Kim öğretti sana başkalarından farklı ve üstün olduğun yalanını?

Hangi anne bu kadar vicdansız olabilir?

Kim öğretti, insanlığı böyle aşağıya çekmeyi?

Kime hizmet ediyorsun, şeytan bile gözyaşlarına boğulmuşken acımasızlığın karşısında?Ne tür bir canavara dönüştün ey insan?Doğaya karşısın, güzele, kardeşliğe, birlikte yaşama,barışa karşısın, kime değilsin peki?Sakin Allah deme, o bile utanırken senden, adını dilinde kirletme sakın.

Bu nasıl öfke, sınırı yok...

Kaç kez ölür insan? Kaç güvercin vurunca rahatlarsın? Çok mu seviyorsun tek kurşunla namertçe ensesinden vurmayı kuşları? Peki, nasıl temizleyeceksin yüreğini?

Hangi su yıkayabilir ellerindeki, gözlerindeki çirkefliği?

Bu nasıl öfke, sınırı yok..

Masum çocukları katlettin, günahsız insanları..Doğruyu açığa çıkaranları hapislere attın,üstelik alenen,bunu ona ödetirim diyerek, sen kadar canavarlaştırdın koyunlarını ve bugün artık, Kürt ölünce leş, Ermeni ölünce köpek, Alevi ölünce dönek,diyen ve hatta beşyüz yıllık minarenin ayaklarını kurşunlayacak kadar embesilleşen bir toplum var..Ya sen kimsin?

Hangi pür milletten bahsediyorsun Mezapotamya’nın göbeğinde?

Ya da ne fark eder milletin, insan olamadıktan sonra?

Hangi yüzle bakacaksın komşunun gözlerine?

Çok mu mutlu ediyor seni, kardeşin kardeşe kırdırılması?

Bu nasıl öfke, sınırı yok...

İnsanların özgürlüğüne hükmediyorsun, sokağa çıkma yasakları koyuyor, çocukları açlıkla başbaşa bırakıyorsun, yetmiyor vuruyorsun, bir halktan nedensiz intikam alıyorsun, aslında ne düşünüyorum biliyor musun?

Korkuyorsun..Kendisine zarar verileceğini anlayan hayvanların,yine kendilerini korumak için saldırmaları misali,saldırıyor,delice korkuyorsun..

İnan nefret ettiğim için değil bu acımasız tavır, hastasın sen, ruhunun tedavisi olmayan bir hastalığı var, egon sınırsız, öfken yüzünü öyle çirkinleştirmiş ki gözlerin kan dolu, bakamıyorum sana, sesin, kulak parçalayan çığlıklar gibi,her halin cehennem ateşi,zarar veriyorsun..Korkuyorsun...

Yapayalnız kaldın, daha da kalacaksın, kendi gölgenden bile korkuyorsun artık...

Kulağında, hapislerde çürüttüğün tüm değerli insanların, düşünen adamların sesleri çınlıyor, psikopatlaştın, saldırganlaştın, korkuyorsun başına geleceklerden, yargılanacaksın,hesap soracaklar,asılacaksın belki...Korkuyorsun ölümden..

Aynalar bakmak istemiyor yüzüne, dokunduğun her şey kirleniyor.

-Sen hiç bir dine, hiç bir dile, hiç bir millete sığmayan sen, kendine nerde yer bulacaksın?

diye soruyor bir çift barış güvercini,Hırant ve Tahir,ensende..

Ilk kez bir sey sevdim sen de, öfke değil bu korkuyorsun sen ve sevdim korkunu, .ama yine de neye dönüştün böyle?

Gel ey insan, yüreğimizdeki sevgi dolu çocuk kahkahalar atıyor, gözlerinin o muhteşem ışıltısı ve her şeye rağmen ille de barış diye haykırışı belki iyeleştirir seni de...

İrma Artan (Ermeni Kadın Yazar)

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.
BAŞKAN GEÇİT GELECEĞİN BİLİM ADAMLARI İLE BULUŞTUGÜNDEMBAŞKAN GEÇİT GELECEĞİN BİLİM ADAMLARI İLE BULUŞTUÖRNEK REKLAM · 970×90

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.