BURJUVAZİNİN SINIF ÇIKARLARINI ÖNCELEYEN/KORUYAN DÜZEN PARTİLERİ!
Burjuva düzen partileri ile şunu vurguluyoruz. Neoliberal politikaları savunan ya da uygulayan, kapitalist ekonomik sistemi önceleyen, emperyalist devletlerin ve uluslararası sermayenin, onun işbirlikçisi yerli sermayenin reçetelerini kabul eden ya da uygulayan, faşist baskıları örgütleyen ya da destek olan siyasi partiler. Renkleri, Programları nüans olarak farklı olsa da aynı amaca hizmet eden partiler.
Mecliste, grubu bulunan ya da% 10 gibi absürd baraj sistemine bağlı olarak meclis dışında kalan siyasi partilerin hangilerinin, burjuva düzen partileri olduğunu da sizler biliyorsunuz. Bu açıdan hepsini tek tek saymanın gereği yoktur düşüncesindeyim!
Burjuva düzen partileri, sermaye ile bütünleştiğinden âdete şirketleşmişlerdir ve bir şirketin işleyiş tarzı vardır. Lider (!) Yani patronun, partililerle ağa-maraba ilişkisi vardır. Bu partilerde, çoğulculuk anlayışı ve katılımcı bir demokratik mekanizma yoktur! Bu açıdan, üst organlarca alınan ve bağlayıcı olan kararlar, hiyerarşik ilişki bağlamında en alt birimlere kadar dikte ettirilir!!!
Aslında, ister liberal, milliyetçi, muhafazakâr sağ partiler olsun, isterse sosyal demokrat görünümlü partiler olsun, öz itibariyle burjuva sınıfına ve kapitalist-emperyalist sisteme hizmet etmektedirler! Ama burjuva sınıfının çıkarlarını açıktan savunmayıp (!) Ezilen ve sömürülen halk kitlelerinin taleplerini de yer yer dile getirerek, algı yönetimi ile kendilerinin egemen sınıf burjuvazinin hizmetçisi olduklarını gizlemektedirler (!)
Düzen partileri, hem siyasi hem de mali açıdan özerkliği bulunmayan, sermaye sınıfının ve çıkar çevrelerinin etki ve müdahalesine, yönlendirmesine açıktır!!!
Bu partilerin lider (!) Ve yönetici kadrolarının büyük çoğunluğu servet ve mülk sahibi olduğundan, sınıfsal konum açısından burjuvadır!
Düzen partileri arasındaki proğram ve söylemlerdeki nüans farklılıkları yanıltıcıdır. Aslında hepsi burjuva düzene eklemlenmiş, kapitalist devleti kutsayan, düzenin ve vahşi kapitalist sistemin yürütücüsü, koruyucusu açısından gönüllü unsurlarıdır! Onlar için baş çelişki hiçbir zaman emek-sermaye çelişkisi değil, toplumsal kesimleri temsil (!) noktasında, vaatlerle oyalayarak, uyutarak, sisteme-düzene bağlamak, burjuva sınıfının çıkarlarını öncelemektir...
Sosyolojik ve siyasi olarak partiler, ideolojik partiler, kitle partileri olarak ikiye ayrılır. İdeolojik partilerde, savundukları ideoloji-fikir sistemine bağlı olarak ayrışmaktadır.
Gerçek sol partiler emperyalist politikalara, kapitalist sisteme karşı olup programlarının merkezin de" sömürülen sınıflar ve ezilen halklar" vardır. Sosyalizme ulaşmak hedeftir. Türkiye de parlementerist sistem içinde sosyalist bir yönetim ve buna bağlı bir sistem kurmak şu anki verili siyasi-sosyolojik koşullar açısından pek olanaklı gözükmüyor çünkü sosyalist olduğu iddiasında bulunan partilerin oy oranları yüzdeler ile değil, bindeler ile ifadesi mümkün oluyor!!!
Sağ partiler ise neoliberal politikalarla kapitalist sistemi savunur ve burjuvazinin sınıf çıkarlarını gözetir.
Ülkemizde özellikle sol tandanslı partilerin bir kısmı evrensel sol değerlerden kopuk, neoliberal politikaları önceleyen, adı sol olsa da, gerçek anlamda burjuva düzen partileridir!!! Emperyalist ağa-babalardan ve kapitalist patronlardan icazetlidir!
Kitle partileri, her toplumsal kesime hitap eden, konjoktürel koşullara bağlı olarak politikalar belirleyen partilerdir. Kitle partileri içinde ideolojik kadro ve tabanda bulunabilir (!) Klik, kitle partilerinin önlenemez bir oluşumudur. Klikler, lider sultasının olmadığı (!) Göreceli demokratik yapıda olan partilerde daha gözle görülebilir bir realiteye dönüşmektedir! Klikler, lidere karşı parti içi mücadele veren, ortak görüş ve anlayışta olan gayri resmi oluşumlardır!
Ülkemizde, bireylerin özellikle burjuva düzen partileri içinde yer alması, parti içinde belirli aşamalara ulaşıp görevler üstlenmesi, milletvekili ya da bakan, başbakan olması bilgisel birikim-tecrübe, liyakat gibi niteliklerinden değil de, maddi güçlerinden, sınıfsal konumlarından, çevre ilişkilerinden ve parti liderine biat eden, zayıf ve zavallı kişiliğinden kaynaklanmaktadır!
Siyaset, devleti ve toplumu yönetme etkinliği iken, birileri siyaseti adeta bir meslek olarak algılamakta, bireysel-ailesel çıkarını gerçekleştirmenin aracına dönüştürmektedir! Bazı omurgasız/ilkesiz siyasetçilerde çıkarına bağlı olarak bir fırıldak misali dönerek parti değiştirmektedir!
Çoğu burjuva siyasetçisi kendi partisinin program ve politikalarını dahi içselleştiremeden, biçimsel olarak partili edasıyla davranmaktadır. Seçmenlerin siyasi bilinci ise zaten yerlerdedir. Partilerin seçim bildirgelerini/beyannamelerini burjuva ideolog (!) Ve kalemşorları yazmaktadır ki, yoksul emekçi halk kitlelerinin, ezilen halkların oyunu/reyini nasıl alırız hinoğlu hinliği belirleyici olmaktadır. Verilen seçim vaatleri genellikle pratikte yaşama aktarılmaz, kâğıt üzerinde ve tutulmayan sözlerde kalır.
İktidara gelen partilerin ilk açıklamaları,"enkaz devraldık" olur! Yani vaat ettik ama, koşullar bu vaatleri gerçekleştirmeye uygun değil deyip yan çizerler ve yalancı-ikiyüzlü, halktan kopuk ve kapitalist ağa-babalarına hizmet politikalarına devam ederler.
Kapitalist sistem içinde yani burjuvazinin egemen olduğu düzende seçim, "halkı oyalama ve uyutma taktiğinden başka bir şey değildir! "
Seçim, demokrasinin (!) Biçimsel yanıdır, içeriği ise halk değil, burjuvalar, bürokratlar ve emperyalist devletler, tekelci sermaye belirler çünkü oyun kurucu rolünde onlardır. Halk ise maalesef figüran rolünü dahi kapamayıp, piyon olmaktan kurtulamaz.
Devletin bütün kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri (!) Ve medya, sistem ve düzeni temsil eden sermaye tarafından dizayn ediliyor.
Bu düzen partileri, burjuvazinin çıkarlarının bekçiliğini yaptığı gibi aynı zamanda siyasi iktidar ve İkbal sahibi olabilmek açısından bir kısmı dini, bir kısmı etnisiteyi,bir kısmı da milliyeti yada hepsini beraber kullanarak seçimlerde oy devşirmekteler!!!
Ülkemizde, özellikle din, siyasetin, ticaretin ve her türlü sömürünün, çıkar sağlamanın bir aracına dönüşmüş bulunmaktadır! Birileri için din, büyük bir kazanç (!) Kapısıdır...
Toplumun, siyasi bilinç ve örgütlülüğü geri olduğundan, sömürülen sınıfların kurtuluşu ve ezilen halkların özgürlüğünü savunan Marksist partiler de (! ) seçimlerde ancak, yüzde değil, binde oranlarda oy alıyorlar!
Burjuva düzen partileri arasında bir danışıklı dövüş var. Emperyalist güçlerden icazet bağlamında isimleri ve amblemleri farklı olsa da aynı amaca yani burjuvazinin sınıf çıkarlarına hizmet etmektedirler. Amaç, burjuva egemen-faşist sistemi korumak, devletin olanaklarından faydalanıp bireysel-ailesel kalkınmak, İsviçre bankalarındaki hesaplarının sıfırlarını çoğaltmaktır...
Şu anda mecliste grubu bulunan siyasi partilerin çoğu işçi sınıfına, yoksul emekçi kitlelerine ve Kürt özgürlük hareketine ne kadar uzak, ne kadar düşman olduklarını, onların hak taleplerine kulaklarını ve yüreklerini (!) Kapattıklarını bilmekteyiz. Onlar için önemli olan burjuvazinin sınıf çıkarları ve devletin kutsallığı (!)
Ezilen halkların ve sömürülen sınıfların talepleri ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi değil!
Oysa bu partiler sözünü ettiğimiz kesimlerden boş ve yalan vaatlerle oy devşiriyorlar. İşte, burjuva siyaseti böylesine kaypak ve ikiyüzlü!
Burjuva düzen partileri, bireysel ve toplumsal düzeydeki ahlaki yozlaşmanın, çürümenin ve kokuşmuşluğun merkezleri olup, halk kitlelerini uyutmanın politikalarını üretip, işsizlik, açlık, sefalet, baskı-zulüm, katliamlar içerisinde halkın canı çıksın diyerekten halkı zapturap altına almanın ve devleti kutsamanın işlevselliğini sağlayan ayarı düşük partilerdir!!!
Çözüm, siyasi bilinçle örgütlenmek, proleter sınıfın ve ezilen halkların dostu olan gerçek sol, Marksist parti ve yapıları, oluşumları sağlamak, adil, özgürlükçü, eşitlikçi teori ve pratiği temsil eden Sosyalizmi bu topraklarda kurmaktır!
Çözüm devrimde, kurtuluş Sosyalizmde!
Bu bir Ütopya değil çünkü ülkemizin objektif koşulları gerçekten devrim ve Sosyalizme gebedir! Yeter ki, subjektif koşulları yani bilinç ve örgütlenmeyi yaratalım.
Yazımı, enternasyonalist devrimci Ernesto Che Guevara nın sözüyle noktalıyorum :
GERÇEKÇİ OL, İMKANSIZI ISTE!
Umut ta kalın, dirençli olun.
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

