DEVRİM İÇİN YOLA REVAN OLANLAR YOLDAŞTIR!
Hakan Yeşilyurt'un "Yitip Giden" adlı şarkısında geçen bir dörtlük:
'Yoldaş senin bir gülüşün
Bir dostunun yarasını
Saramıyorsa artık
Sen artık kendin değilsin..."
Evet..Yoldaş olan aynı zamanda dosttur hatta dostluk bireysel yaşamlar,bireysel düşünceler üzerine;yoldaşlık,toplumsal yaşamı değiştirip dönüştürecek fikirler, ideolojiler,amaçlar,idealler üzerine inşaa edilir. Dost, dostun yarasını sarandır...
Yoldaşlık, dostluğu içeren ve dostluğu da aşan hem beyin hem de yürek beraberliği, birlikteliği, ortaklaştığıdır ortaklaşabildiğidir.
Nazım Hikmet'in dediği gibi,
"Yoldaş demek …..Mükemmel bir kafa, mükemmel bir yürek..."
Yola çıkan, hedefini, bunu siyasete uyarlarsak strateji ve taktiği bilmek, hedefe ulaşmak için siyasi fikir yani ideolojik donanıma sahip olmak, cesaret ile yürümek gerekir ki,yola ehil olsun, yola yakışsın, yolda iz bıraksın, yolda çığır açsın, yola çıkacak olanları yani yola revan olacakları yüreklendirsin, yolun erbabı olarak,yolda yürüyenlere de örnek olsun.
Yoldaş kavramı, "yola birlikte gidenlerin birine göre öteki, her biri, yol arkadaşı, arkadaş, dost..."
"Ortak görüşü benimseyenlerden her biri..." anlamındadır.
Bireysel amaçları için yola çıkanlar, birbirleriyle ortak bir amacı, ortak bir fikri ve ideali olmayanların tek bir ortak özellikleri vardır, yolcu olmak. Bu açıdan aynı yoldan bireysel amaçları için yol alanların birbirlerine karşı konumları ve her biri "Yolcu" dur.
Yoldaş kavramı hem ülkemizde hem de dünyada, sömürülen sınıfların ve ezilen halkların mücadelesinde birlikte hareket eden solcu, devrimci, sosyalist, komünist insanların birbirlerine bir hitap tarzına dönüşerek devrimci bir anlam, içerik/öz kazanmıştır. Sosyalist, komünist ideolojinin oluşumunu sağlayan, bu ideolojileri tarihi süreç içinde bazı ülkelerde yaşam pratiğine aktaran önderlerin, kadroların içindeki devrimcilerin birbirlerine "Yoldaş" diye hitap ettiklerini de bilmekteyiz.
"Yoldaş, militan devrimciler arasındaki hitap'ın adıdır. Elbette ki, ortak bir fikri ve ideali paylaşan sempatizan düzeyinde olan insanlar da birbirlerine "Yoldaş" diyebilir ve bunda bir beis görmüyoruz. SOL, çok geniş bir yelpazede siyasi fikirleri barındırıyor.
Bu açıdan her SOLCU' nun ideolojisi, ideali birbiriyle örtüşmediği için, birbirlerine "Yoldaş" diye hitap etmelerinin kavramsal dayanağı olsa bile, ideolojik dayanağı yoktur! SOL ama hangi SOL? liberal sol mu,? ulusalcı sol mu?, demokratik sol mu?, sosyal demokrat sol mu?, Marksist-Leninist sol mu?..
Bir liberal solcu(!)ile Marksist - Leninist(ML) solcunun ortak amaç ve ideal birliği, ideolojik örtüşmesi olabilir mi? Elbette ki hayır... Eeee, o halde bunların birbirine "Yoldaş" demesi ne kadar samimi olabilir. Sınıf uzlaşmazlığı ve devrimci iktidar perspektifi olmayan hiçbir yapının sol olma olanağı yoktur!
Gidilen yoldur, yoldaşlığı belirleyen.
12 Eylül 1980 öncesi Türkiye sosyalist hareketinin bir kısmının gazete, dergi isimlerinin 'Yol" "Yolu" ile bittiğini de hatırlatmış olalım. Ayrıca, bu gazete ve dergilerin bir kısmının adı "Halkın..." ile başladığı için, devrimci çevrelerde espri olarak "Halkın Sülalesi" olarak da ifade edilirdi.
Günümüzde maalesef birçok kavramın anlam ve içeriği, özü boşaltıldığı gibi, "Yoldaş" kavramı da payına düşeni fazlasıyla alarak bir ağız alışkanlığı söyleme, biçimsel bir hitap tarzına dönüştü.
Oy sa, yoldaşlığın bir hukuku, ahlâkî değerler sistemi vardır! Yoldaşlık, bir davaya bağlılığın, bir hedefe ulaşmanın, bir ideali gerçekleştirmenin, beraber yola çıktığı insanlar ile "birimiz hepimiz; hepimiz birimiz" şiarı ile dayanışmanın, kendini davası ve arkadaşları için feda etmenin, adanmışlığın adıdır.
Yoldaş, öylesine söylenen bir kavram olmayıp, onun gereklerine bağlı olarak ağır görev ve sorumlulukları vardır. Yoldaşlık, aynı örgütsel yapı içinde, aynı amaca yönelik mücadele veren ideolojik donanıma sahip, kendi kişisel çıkarlarını, kariyerini değil, halkın, proletaryanın çıkarlarını önceleyen, yüksek bir dayanışma, paylaşma niteliği taşıyan insanların hak ettiği soylu bir konumdur.
Mahir Çayan ve dokuz yoldaşının yani "on"ların Kızıldere' de hiç tereddüt etmeden ölümü kucaklayarak ölümsüzleşmelerinin nedeni, Deniz Gezmiş ve yoldaşlarının idam cezasını engellemekti. İşte bu açıdan Kızıldere, yoldaşlık ve kendini davaya, yoldaşlarına adamışlığın adıdır...
İbrahim Kaypakkaya'nın Diyarbakır zindanında işkence ile katledilmesinin en büyük nedeni yoldaşlarını ele vermemesiydi ki, onun için İbrahim Kaypakkaya yoldaşları "Ser verip de sır vermeyen komünist önder" derler. Devrimci, sosyalist mücadele tarihine baktığımızda yoldaşlığın, yoldaşları için kendini feda etmenin sayısız örnekleri vardır!
Bir kere bile siyasi, ideolojik tartışmada bulunarak ortak ideoloji, strateji açısından hemfikir olup-olmadığını öğrenmemiş, fikir teatisinde bulunmamış, aynı ideal uğruna teorik ve pratik mücadelede birbirlerini test etmemiş insanların birbirlerine "Yoldaş" demesi;
Toy bir gencin kendine bağlamak, cinsel yönden faydalanmak için güya sevgilisine, gerçekte ise cinsellik yaşamak istediği kişiye sürekli "aşkım" demesi kadar boş ve anlamsızdır. Gereği yerine getirilmeyen, yürekten söylenmeyen her kavramın boş ve anlamsız olduğu gibi...
İnsanlar, kendi iradi seçimleri dışında birileri ile kan bağı ile akraba olabilirler; insanlar, sosyal, ekonomik, eğitim, kültürel, sanatsal, sportif alanlardaki etkinlikleri ile birileriyle arkadaş ve arkadaşlığın derinleşmesiyle dost da olabilirler. Bunlar, toplumsal yaşamın sonucu oluşan rastlantılardır, bazıları da bir zorunluluk hatta dayatmadır. Oy sa, "Yoldaşlık" mücadele süreci içinde bilinçli bir seçim olup, ortak fikir ve idealleri çerçevesinde irade ile oluşan, emek ürünü olan bir statü, onurlu bir konumdur.
Yoldaşlık, ideolojik donanıma sahip, inançlı ve kararlı gerçek anlamda devrimci olan insanlar arasında oluşur. Devrimciliği içselleştir(e)me miş, yaşam tarzına dönüştür(e)me miş insanların yoldaşlığı değil, olsa olsa arkadaşlığı olur.
Yoldaşlık, devrimci değerlere, devrimci ideallere bağlılığı, onun gereklerine uygun davranışları, eylemleri ve çıkılan sarp ve engebeli olan kızıl yolda bedel ödemeyi göze almayı gerektirir.
Yoldaş, yoldaşlarının yola-davaya ihanetinin dışındaki koşullardan, kişilik zaaflarından oluşan yenilgiler, gerilemeler gibi olumsuzluklar karşısında yoldaşlarını suçlamadan, eleştirmeden, kendi payına düşen olumsuzluğu samimice, dürüstçe ortaya koyarak özeleştiri yaparak, dersler çıkararak, sorunları çözme noktasında çözüm önerileri getirebilen, yola daha kararlı ve inançlı olarak yoldaşlarıyla beraber yürümekte tereddüt etmeyendir.
Yoldaşlık, bir yoldaşın ömrünün devrime yetmeyeceğini, devrimi görmeyeceğini bilse, hse bile umut var olarak devrimci idealler uğruna son nefesine kadar mücadeleden kopmamayı gerektiren devrimci bir payedir.
Yoldaşlık, devrimciliği biçimsel olarak sözde değil, teorik-pratik mücadele ile özde yaşamanın, devrimci insanlar arasındaki devrimci dayanışmanın ilişkilerde somutlanan tezahürüdür!
Yoldaşlık, gelişmiş, olgunlaşmış özgür kişiliklerin devrimci idealler çerçevesinde ortaklaşan mücadelelerinin ürünüdür.
Bu açıdan yoldaşlığın temelinde büyük bir emek ve zaman sürecini kapsayan teorik ve pratik mücadeleler vardır! Bir örgütsel yapıda, bir meydanda miting alanında, bir fabrikada grevde, bir boykotta okulda, bir köylü direnişinde, bir barikat başında... Yoldaş olanların birlikte ortak eylemi olduğu gibi, aynı zamanda her eylem alanı yoldaşlar arasında bir test, bir deneme, ölçme ve aralarındaki bağları güçlendirme, güven duygusunu geliştirme olanağı, fırsatı sunar.
Çünkü yoldaşlık pratik eylemler içinde pekişir, gelişir.
Yoldaşlık, devrimci bir dayanışma, birlikte hareket etme, idealde ortaklaşma olup, güvenilir, samimi, tutarlı, söylediğini yapan, sözünün arkasında duran, devrimci ideolojiyi - programı kararlılıkla pratiğe aktaran militan kişilerin nitelikleriyle sağlıklı yürür; yapıcı eleştiri, özeleştiri mekanizması ile gelişir.
Yoldaşlar, kendi aralarındaki ilişkide, gelecek toplumun yaşam biçimi olan "komün al yaşam"ı yani Şeyh Bedrettin'in söylemiyle "Yârin yanağından gayri..."her şeyde ortaklığı, ortak yaşamı pratikte uygulayan dayanışmacı, özverili insanlardır.
Devrim için yola revan olanlar yoldaştır! Devrim için yola revan olanlara, devrim ve sosyalizm kavgasında mücadele verenlere, bu yolda düşerek ölümsüzleşenlere... Aşk olsun..
Umutta kalın, dirençli olun.
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

