“ Yeni Malatya spor’u bu hale düşürenlerden hesap sorulsun “SPOR“ Yeni Malatya spor’u bu hale düşürenlerden hesap sorulsun “ÖRNEK REKLAM · 970×90
BIST14.501
DOLAR48,08
EURO56,09
ALTIN7.165
BITCOIN3.784.650
30° MALATYA
reklam
K
Konuk Yazar
09 Şubat 2018 · 2,6B okunma

ELEŞTİREL VE ANALİTİK DÜŞÜNME

 

 

    Yazının başlığına bakarak şunu söyleyebilirsiniz. Maalesef toplumun genel çoğunluğunun değil eleştirel-analitik düşünmesi normal düşünme, sorgulama cesareti, alışkanlığı bile yok. Çoğu insan kendisine iletilen bilgileri doğruluk-yanlışlık açısından denetlemeden, sorgulamadan, Araştırmadan alıyor ve tarafgirlik içinde kendi düşüncesine-fikrine uygunsa kabul, uygun değilse reddediyor.

Toplumsal hatta bireysel bir sorunu; siyasal bir olayı... Kavrayamamanın, buna bağlı olarak ta çözüm oluşturamamanın temelinde analitik düşünememek vardır.

   Bireyin özgürce düşünebilmesi,kişi,nesne ve olaylar hakkında sağlıklı bilgilere ulaşabilmesinin ön koşuludur.Bilgisel birikim hatta deneyim/tecrübe kazanmanın da tutarlı bilgilere ulaşmanın da belirleyicisi özgür düşünmedir...Çünkü,özgür düşünen birey araştırır,sorgular ve akıl-mantık çerçevesinde bir yaklaşım göstererek dogmatik düşünüşe panzehir oluşturur!!! Şablonik kuralları, temelsiz bilgi ve düşünceleri/fikirleri yıkar!

   Özellikle ırkçı-etnisiteci ideolojilerin, dinsel dogmaların, hurafe/batıl inançların ve tabuların yıkılmasında özgür düşünceli bireyler, birer özne rolünü üstlenir...

    Özgür düşünceyi besleyen ana kaynak ve alanlar ise, bilim, felsefe, sanattır... Bu alanlarda bolca okumalar yapmak, özgür düşünce katsayısını artırır ve bireyin iç yolculuğuna bağlı olarak da olgun bir kişilik ve sağlam ahlaki yapı/karakter kazanmasını olanaklı kılar! Tabi ki, istisnai durumlar da genel kaideyi bozmaz!

   İnsanların büyük çoğunluğu olayların sonuçları üzerine odaklanarak düşünüyor(!) Elbette ki "sonuç" da önemlidir ve üzerinde düşünülmesi gerekir ama olayları yalnızca "sonuç" kısmı ile değerlendirerek, sonucu oluşturan etkenleri, nedenleri göz ardı etmek, olayı bütünlüğü içinde kavrayamamak olur ki, bu da çözümü zorlaştırdığı gibi, olumsuz olayların sürekli tekrarlamasına yol açabilir.

    Olayların neden-sonuç ilişkisine yönelik bir örnek ile mantık çözümlemesi yapmak açısından bir örnek vermek gerekirse,15 Temmuz 2016'da meydana gelen FETÖCÜ ler in darbe girişimi(!) bir sonuçtur. Elbette ki bu sonuç çok ayrıntılı bir şekilde ele alınarak değerlendirilmelidir ama bunun oluşum nedenleri üzerinde yoğunlaşmak gerekir ki, darbe girişimi bütün yönleriyle bilinsin, buna neden olan siyasiler, bürokratlar ortaya çıkarılarak sorumlular hakkında soruşturma açılarak olay aydınlatılsın ki, bir daha tekrarlamasına yol verilmesin. Şimdi sormak istiyorum. Siyasi iktidar tarafından FETÖCÜ ler devletin bütün kurumlarına ve özellikle emniyete, mit'e, orduya, yargıya, bürokrasiye yerleştirilmemiş olsaydı, kendi deyimleriyle onlarla aynı menzile beraber yol yürünmeseydi bu sonuç ortaya çıkar mıydı?!

Bir olay ancak "sonuç"u oluşturan "nedenler" bilinirse aydınlanır ve sorumlular hakkında soruşturma açılarak hak ettikleri ceza verilirse toplum vicdanı rahatlar.

   Ülke yönetiminde söz, karar ve uygulama yetkisinde, sorumluluk makamında bulunan siyasilerin, bürokratların neden olabileceği olumsuz olayların bazen telafisi dahi mümkün olmayarak, ülkenin bugününü, geleceğini, kuşakları etkileyecek sonuçlar doğurabilir. İşte bu açıdan Devlet ve toplum yönetiminde sorumluluk üstlenecek kişilerin bilgi birikimli, alanında deneyimli, öngörüsü yüksek, basiretli, analitik düşünme yeteneği olan sağlam kişilikli, ahlâkî ve vicdani olarak erdemli insanlar olması gerekir ama nerdeeee.

   Bir muktedir düşünün ki, önüne gelen herkes kendisini aldatmış(!)büyük hatalar yapmış, her konuda yanılmış... Şu anda yaptıklarının da büyük bir hata olmadığını, yanılmayacağını kim söyleyebilir. Bu insana hâlâ inanmak ve güvenmek, inanan ve güvenenler açısından bir bilinç hatta ahlâkî sorun değil de nedir?

Analitik düşünmenin ne kadar önemli olduğu burada ortaya çıkıyor.

Bilgide tek başına yeterli değildir! Bilginin içselleştirilmesi, bilinç ile etkinleştirilmesi gerekir ki, analitik düşünme oluşsun.

   O halde analitik düşünmeyi kısaca ifade edelim. "Analitik düşünme, bir problemi çözmek için bilgileri ayrıştırarak ve sorunu oluşturan unsurları göz önüne alarak sonuca varmak için yürütülen sistematik düşünme tarzıdır".

   Analitik düşünen insan sorgular, araştırır, sorunun nedenlerini, oluşturduğu sonuçları, sorunun çözümüne yönelik önerileri, çözüm yöntemleri/yolları oluşturur. Analitik düşünme, aklın doğru ve amaca yönelik kullanılması ile sorunları kavrama, sorunları çözme olanağı sağlar.

Demokratik, laik, bilimsel, akılcı, anadilde eğitim sistemi ve demokratik toplumsal kültür ve geleneği olmayan bir toplumda, eleştirel ve analitik düşünme mümkün olmadığı gibi, ezberci, şablonik düşünme ortaya çıkar.

   Din eksenli, Türk-İslam odaklı eğitim sisteminde ırkçı, mezhepçi, gerici, hurafeci, ezberci, şablon ik tarzda düşünen insanlar ve dolayısıyla toplum oluşur ki, maalesef oluştu bile. İnsanların, toplumların onurlu ve insanca yaşam inşa edebilmeleri açısından sorgulayıcı, eleştirel, analitik düşünmesi elzemdir. Yapılan bir haksızlığa karşı çıkmak, yanlış bir uygulamaya itiraz etmek hem aydınlık bir bilinç hem de ahlâkî bir duruş gerektirir. Sorgulayan, eleştiren insan körü körüne ne bir insana ne de bir çevreye itaat etmez, biat kar ve kul-köle olmaz. Onurlu bir davranışın ve yaşamın ön koşulunda belirleyici olan eleştirel, analitik düşünme, sorgulama, itiraz etme eylemidir. Bu nitelikler bireyin kişilik yapısını ve ahlâkî davranışlarını güçlü kılar. Kişisel çıkarları için kimseye "ağam paşam sensin" diyerek yalakalık yapmaz, boyun eğmez.

   İletilen bir bilginin gerçeğe uygun olup olmadığını belirlemek için doğruluk ve yanlışlık açısından denetlemek, sorgulamak, araştırmak, bu süreç sonrası kabul veya reddetmek gerekir!

 Bir konu ya da bir olay üzerinde araştırma yapmadan, alınan bilgilerle tatmin olmayarak derinleşmeden, neden, niçin, nasıl üzerine kafa yormadan, oluşan olayın neden-sonuç ilişkisini kurmadan sadece kabullerle, önyargılarla, duygusal saplantılar ile hareket ederek, "bu işi bizi yönetenler ve uzmanlar bilir, onların her dediği de doğrudur" yaklaşımı ile sağlıklı bir düşünce ve kanaat oluşturmak mümkün değildir.

Hele hele algı yönetiminin, manipülasyonun temel yöntem olarak kullanıldığı bugünkü toplumsal ve siyasi koşullarda hiç mümkün değildir.

   Toplumun genel çoğunluğu, bırakalım eleştirel ve analitik düşünmeyi, toplumsal, siyasal olaylar karşısında büyük bir duyarsızlık sergileyerek; basit tarzda düşünme, araştırma, sorgulama, itiraz etme eylemi göster(e)me diği gibi, düşünen ve bilinçli olan(!)kimileri kişisel çıkarları, kimileri de bedel ödemeyi göze alamadıkları, korktukları için susuyorlar.

      Düşünme, sorgulama yeteneği olmayan ya da çok kısıtlı olanlar için Noam Chomsky der ki : "Toplumun genelinin neler döndüğünden haberi yoktur hatta haberi olmadığından dahi habersizdir".

     Bireyler yalnız toplumsal ve siyasal olaylar için değil,dinsel bilgiler de dahil olmak üzere yaşamın her alanında eleştirel, analitik düşünme ile hareket etmelidir ki, sağlıklı, güvenilir bilgilere ulaşsın, bir düşünce oluştursun.Örneğin, eleştirel,analitik düşünme ile kendi dinini sorgulamayan insanlar, her türlü hurafeyi, bidatı, yozlaşmış gelenekleri din yerine koyacak ve dini öyle algılayacaktır. Dinci şarlatanların müşterisi olarak hem maddi hem de manevi anlamda sömürülecektir.

Oysa bilinçli ve eleştirel, analitik düşünen dindar bir insan hem dinin hurafelerini, bidat olan şeyleri hatta din simsarlarını, dinci şarlatanları sorgulamak suretiyle dini öz anlamında yaşar, ibadetlerini de inancına uygun tarzda yapar. Lâik ve seküler dünya görüşü, yaşam tarzı oluşturabilir çünkü aklın özgürleşmesi ile lâiklik içselleştirilir. Hiçbir dinci şarlatan, bu insana cennetten arsa ya da "yanmayan kefen" gibi şeyler satamaz, akla ziyan sözlerle dinsel duygularını sömürerek paraya tahvil edemez.

Bu tespit ve değerlendirmeye bağlı olarak yazımı, Cemil Meriç'in sözü ile noktalıyorum.

 

"Aydınların aydınlatamadığı halkı, soytarılar aldatır".

 

Umutta kalın, dirençli olun

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.
BAŞKAN GEÇİT GELECEĞİN BİLİM ADAMLARI İLE BULUŞTUGÜNDEMBAŞKAN GEÇİT GELECEĞİN BİLİM ADAMLARI İLE BULUŞTUÖRNEK REKLAM · 970×90

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.