FARKLI BAK, FARKLI GÖR...
İnsan bazen etrafına farklı bir gözle bakmalı.
sadece bakmamalı, görmeli de…
Günlük yaşamda gözden kaçırdığımız o kadar çok ayrıntı var ki...
Sürekli mutsuz olduğumuzu düşünerek kendimize acımak yerine,
bizi mutlu edecek küçük şeyleri yakalamalıyız...
Etrafımıza pozitif enerji yayacak, pozitif enerji olacağız.
Bütünü oluşturan ayrıntılardır…
Ancak, çoğu zaman hayattaki ayrıntıları kaçırıyor
ve kendi mutsuzluğumuzun mimarı oluyoruz.
Yaşamın koşturmacası ve olumsuzlukları içerisinde küçük şeylerden tat almayı göz ardı
ediyoruz.
Sevdiğimiz şeylerden vazgeçiyor,
sevdiğimiz insanları ihmal ediyor, hatta çoğu zaman
sevdiğimizi görmüyoruz bile...
Bir an durup etrafımıza bakmalı içimizdeki çocuğu özgür bırakmalıyız...
Küçük şeylerin önemini göz ardı etmemeliyiz.
Bu nedenle;
insan biraz çocuk olmalı.
bir balon gördüğünde; “onu istiyorum” diye tutturup ağlayan çocuk gibi...
Uyandığında yatağının baş ucunda: “ uyandırmaya kıyamadım”
yazan bir gül ile bir not bulabilen kaç kişi varız!?...
Heyecan duymalı insan, yeni günün getirdiği ışıklar için.
İnsan sinirlenmeli, kavga etmeli; inandığı değerler için.
İnsan arada aşık olmalı, sonunda acı olduğunu bilerek…
İnsan bezen de sarhoş olmalı, bir türkü tutturup sokakları arşınlamalı
Efkar basmalı ..
Ara ara kocaman olmalı, dünyalar kadar, herkesi kucaklamalı.
İnsan bazen de aptal olmalı, inanmak istediği şeylere inanmalı.
İnsan gerçek olmalı, rüya görmek için.
İnsan zamanı gelince gitmeyi de bilmeli...
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

