FATMA REŞ ve EGEMENİN YALAN TARİHİ
Ulusların tarihi hep erkekler tarafında yazılmıştır. Dolayısı ile erkek egemen bakış açısının “Kahramanlık” larının figüranları da hep erkektir.
Kadın tarihçi pek azdır, elbette egemen anlayış kendi bakış açısı ile tarihi yazmış, ona göre de mesajlar vermiştir. Ayrıca bu anlayış devletlerin de resmi tarihi olmuştur. İlkyazının bulunduğu Sümerlerden günümüze bu kural değişmemiştir.
Türk tarihinde kadın kahraman yok gibidir. Bir kara Fatma hikâyesi vardır, o hikâye önceleri Fatma Reş (Kara Fatma) olan sonraları ise Türk tarihçileri tarafında “Kara Fatma” ya çevrilen yine bir Kürt kadını hikâyesidir.
Hikâye kısaca şöyledir: Sinem illi Kürt aşiret reisi vefat eder, oğlu olmayan aşiret reisinin yerine kızı Fatma Reş aşiret reisi seçilir. Ruslar ile savaşa giren Osmanlı Kürt aşiretlerinde yardım ister. Bu isteğe olumlu yanıt veren Sine milli aşireti, Fatma Reş öncülüğünde Osmanlıya atlı birlik yollar, komutan Fatma Reştir.
Fatma Reş öncülüğünde atlı süvari birliği, İstanbula saraya gelir. Dönemin Osmanlı padişahı birliği kabul eder. Herkes şaşkınlıkla birliğe bir kadının komuta ettiğini görerek, padişah Türkçe bilmeyen Fatma Reş i huzuruna çağırır, Padişah Fatma Reşe bazı sorular sorar ancak, Fatma Reş Türkçe bilmemektedir, tercüman çağırılır, neden Türkçe bilmediği sorulur, Fatma Reş; Sizde benim yaşadığım yerde yaşasaydınız, Türkçe ye ihtiyaç duymazdınız diye yanıt verir.
Savaş alanına süvari birliği ile giden Fatma Reş, yaman bir savaşçıdır. Birliğinin en önünde Ruslara kök söktürür. Ünü uluslar arası boyut kazanır. Amerika, İngiltere, Fransa, Almanya, İsviçre medyası başta olmak üzere Fatma Reş ten, “Kürt prensesi”,”Kürdistanlı kara Fatma”,”Kürt amazonu İstanbul da” flaş başlıkları altında Kürt kadının sembolü olarak vermişlerdir. Osmanlı-Kırım savaşına katılan Fatma reş,bu savaşa katılan tek kadın komutan olarak en önde savaşması,diğer birliklere de moral kaynağı olur ve tüm gözlerin kendisinin üstünde çevrilmesine de neden olur.
Hal böyle iken, Fatma reş’in Sinem illi Kürt aşireti kızı olmasına rağmen, tarihi yazan hem erkek egemen anlayış hem de egemen Türk anlayış tarafından, bir anda “Kara Fatma” oluverir. Kara Fatma ile ilgili birçok uydurulmuş hikâye okursunuz. Hatta öyle hikâyeler var ki, akla ziyan cinsinde! Kara Fatma nın Atatürk ile görüşüp, savaşa katılmasında tutun, sırf Kürt olduğu açığa çıkmasın diye, Akdeniz bölgesinde yaşadığında tutun, ceza evinde olan eşini kurtarmak için padişaha gittiğinde tutun, binbir türlü hikâye okursunuz. Ancak şu nettir: Fatma Reş bir kürt aşireti reisidir. Uluslar arası medya tarafından manşetlerde haber yapılmıştır. Aşireti bellidir, kimin kızı, nerde geldiği bellidir.
Uluslar arası medya ya konu olmuş,hatta süvari birliği ile aynı medya tarafından fotoğraflanmış bir net olayda bile,egemenlikçi anlayış,olayı çarpıtmış,gelecek kuşaklara yalan pompalamıştır.
Deyim yerinde ise Türkiye toplumu “dün” ü böyle biliyor. Tabii ki herkes değil, merak edip okuyanlar veya öğretilenler böyledir. Daha binlerce tarihsel olgular ve tarihi olaylar, erkek egemenlikçi bakış açısı ile olaylar nasıl bilinmek isteniyor ise öyle yazılmıştır. Her tarihi olayı yazanların hedefi geleceği şekillendirmektir. Elbette bu yalnızca Türk tarihçilerine has bir şey de değildir.
Tarihi her kim yazıyor ise, ait olduğu sınıfın bakış açısı ile yazılmış, binlerce tarihi olaylar mevcuttur. Dikkat edilirse, bu tarihi yazanlar nedenlerle ilgilenmezler. İlgilendikleri şey, genellikle kahramanlık destanları, fetihler, işgaller, ya da ne kadar haklı oldukları, nasıl bir “vatan” savunması yaptıkları, bazen de ne kadar mağdur oldukları veya yok olmak üzere iken nasıl yedi düvele karşı dövüştüklerini ve şöyle yok ettik, böyle kahramanca dövüştük gibi şeylerle doludur.
Türkiye de bugün yaşanan yozluk, çürüme, ortaçağcı anlayış, biat kültürü, muktedire boyun eğme anlayışının temelinde, sahte çarpıtılmış ve toplumu ta başında beri tekleştirmek için uydurulmuş yalana dayalı çarpıtılmış tarih yatıyor. Osmanlı yüz yıllarca matbaayı bile engelleyip, halkın bilinçlenmesini önlemesine rağmen, kitaplar öyle söylemez.
Ne söyler; Osmanlı kadar adaletli, Osmanlı kadar çağı yakalayan ve nerede ise dört kıtaya hükmederken o kıtalara medeniyeti ve adaleti götüren başka bir medeniyet yoktur. Varsa yoksa Osmanlı! Koca Osmanlı toprağında bu kadar medeniyet varsa bir tane kâşif çıkmış mı? Yok. Yok çünkü bilim yok, bilime inanma yok, bilimsel eğitim hiç yok. Halkın % 90 okuma yazma bilmiyor. Okuma yazma bilenler veya eğitim alanlar ise medreseler de bir avuç saray çevresidir. Bu oran Anadolu içlerine gelindikçe daha düşüktür veya hiç yoktur.
Cumhuriyet tarihi de yine yalan ve çarpıtmalar ile doludur. Kürt tekleştirme uğruna kart-kurt olmuş.
Hatta dağda yaşayan Türk olmuş.,Özellikle 1924 sonrası yürürlüğe konulan Faşist anayasa ile soykırıma ve sürgüne yollanmış,Şark ıslahat planları devreye konularak,tüm yerleşim yerlerinin adı değiştirilmiş,sayısı belirsiz Kürt yerinde yurdunda edilip,başka bölgelere yollanmış,tabir yerinde ise ortak vatanda kürde ait ne varsa yok edilmiş,ama tarihe bakarsanız,bunların tümüne bir “kılıf” uydurulduğunu da görürsünüz.
Ya İngiliz ajanı olmuş, ya “şeriat devleti kurmak istediler denmiş, her şekilde yapılan zulüm, soykırım ve sürgün, yine bu muameleye tabi olanlara da, Hele sor bir yaptık ama niye yaptık! Der gibi yapılanlar kendilerine karşı değil de uzayda gelenlere karşı yapıldı gibi algı yönetmeyi de ihmal etmediler.
Tarihi de asimilasyon ve sürgüne tabi tutulanların aslında ne kadar bunları hak ettiğini yazarlar. Bunları okuyanlar ise “aslında iyice kökünü kurutsalardı” dedirtirler.
Yine alevi inancı yasaklanmış. Diyanet kurulmuş, Alevilik bir inanç olarak bile görülmemiş ki, bugün de bu böyledir. Hatta aleviler de Koçgiri de, Dersimde büyük katliamlara uğramış, ama M. Kemal alevi dostudur. Bu olaylar olunca 1921 Koçgiri alevi isyanı olarak bilinen ve isyanı sonucu 300 köyde yaşayan 30 bin kişinin büyük çoğunluğu katledilmiştir.
Tarihe bakarsanız, Koçgiri isyanını “Ermeniler” çıkarmıştı. Dersimde ise M. Kemalin haberi yoktu veya hasta idi. Alın size tarih!
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

