FERYAT !!!
İnsanlık tükendi, vicdanlar öldü
Adalet, merhamet bilinmez oldu
Yürekler dağlandı, ciğerler yandı
Ananın gözyaşı silinmez oldu...
Tekçilik devletin dini imanı
Katiller saraydan verir fermanı
Eline yüzüne bulaşan kanı
Zemzemle yıkasan arınmaz oldu
Bizi tanımayan inkarcı diller
Kimisi madrabaz, kimi sefiller
Barbarlar, caniler, zalim katiller
Bunlarda ar namus barınmaz oldu
Yaşam kara giydi yasa büründü
“Bedene ip takıp” yerde süründü
Acının, kederin dibi göründü
Umut meydanlarda salınmaz oldu
Kentlerde korkunun, kinin sisi var
Yürekte acının pası, isi var
Havada yalnızca ölüm sesi var
Sevginin şarkısı çalınmaz oldu
Devletin erkânı tümden eyyamcı
İnsanlar gerçeği bilmez yabancı
Acılar yürekte dinmeyen sancı
Derince uykuya dalınmaz oldu
Yaşadık kederi, tükettik gamı
Çekilmez eyledik bütün yaşamı
Canın merhabası, dostun selamı
“Bir yabancı” diye alınmaz oldu
Zalimler mazluma kuşkuyla bakar
Kimi iftiracı, kimi kulp takar
Kiminin amacı sadece çıkar
İnsandan insana gelinmez oldu
İstesek çözümü, çare bizlerde
Umudun ışığı yoktur gözlerde
Kederin sindiği solgun yüzlerde
Bir tebessüm dahi görünmez oldu
Gözyaşı sel olmuş, tene karışır
Sorumlular yalan için yarışır
Ölüm makinesi kanla çalışır
Sokakta, caddede yürünmez oldu
Ormanı yaktılar, ağaç kurudu
Tohum çatlamıyor, toprak çürüdü
Doğayı ölümün sisi bürüdü
Yılan bile yerde sürünmez oldu
Biryanım Süryani, biri Ermeni
Kızılbaşım diye yaktılar beni
Zulme isyan edip “Kürdüm” diyeni
Kendi vatanında barınmaz oldu
Bize kader mi ki hep acı çekmek?!...
Gizliden gizliye gözyaşı dökmek
Yokluk sofrasında bir kuru ekmek
Ortadan ikiye dilinmez oldu
Kimsenin devlete yoktur inancı
Hırsızlar kol gezer, hepsi talancı
"Devlet adamları" toptan yalancı
İnsanlık ümitvar olunmaz oldu
Çocuklar, kadınlar dağda aç kaldı
Ne çare bulundu, ne ilaç kaldı
Seccade kirlendi, paslı Haç kaldı
Müminler mabede dolunmaz oldu
Bu ne caniliktir? Bu ne katliam?
Yaşamda sevgi yok, külliyatı gam
Düşünce körelmiş, duygular hüzzam!...
Hakikatte karar kılınmaz oldu
Ey ezilen yoksul, mazlum insanlık
Sana yapılanı düşün bir anlık
Gözleri kör eden vahşi karanlık
Kökünden çekilip yolunmaz oldu
Fırtına kopuyor, köpürdü umman
Nereye sığınsak, yıkıldı liman?
Umudun gemisi battığı zaman
Gitmeli, burada kalınmaz oldu
Irmaklar kirlendi, derya bulandı
Yaşamın boynuna kement dolandı
Sevgi rüya mıydı? Aşk mı yalandı?
Cananın yüzüne gülünmez oldu
BÜLBÜLİ ŞEYDA’yım dalsam uykuya
Bedenimi atın bir derin suya
Dayanılmaz olan gerçek de bu ya
Kurtulayım desen, ölünmez oldu…
Kemal Bülbül (19 Ekim 2011/ Ankara)
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

