“ Yeni Malatya spor’u bu hale düşürenlerden hesap sorulsun “SPOR“ Yeni Malatya spor’u bu hale düşürenlerden hesap sorulsun “ÖRNEK REKLAM · 970×90
BIST14.501
DOLAR48,08
EURO56,09
ALTIN7.165
BITCOIN3.784.650
30° MALATYA
reklam
K
Konuk Yazar
29 Aralık 2017 · 1,8B okunma

FETO BAHANE, KHK ŞAHANE!

 

 

     Bilindiği üzere TBMM bütçe görüşmelerini tamamlar, tamamlamaz tatil edildi. Hemen ardında 696 sayılı bir “Kanun Hükmünde Kararname ”yayınlanarak toplumsal bir arada yaşamı direkt olarak tehlikeye sokacak bir keyfiyet toluma dayatıldı.

      Bu kararname neleri içeriyor öncelikle ona bakalım: Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın 15.7.2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır." Burada gizlenen şey şudur: Bir bu tür hükümet yanlısı eylemlere katılanlar ceza almayacak. İki bu eylemlerin devamı niteliği(!) kelimesinin altına gizlenmiş niyettir. Bu kelimeyi her tarafa çekebilirsiniz. Örneğin Gezi türü eylemler olduğunda “Bu hükümete karşı girişilmiş bir darbe” denince söz konusu paramiliter güçlerin harekete geçirilmesi maddesi olarak anlayabilirsiniz. Veya geçtiğimiz 16 Nisan halk oylamasında, iktidara karşı oluşmuş olan HAYIR cephesinin “Terörist” cephe olduğunu, hayır oyu kullananların teröre destek verenler olduğu kampanyanın ilk günlerinde AKP yetkilileri çokça dillendirdiler. Bir adım daha ileri giderek bu ülkede AKP/ MHP yi destelemeyen herkesin aslında teröre destek verenler olduğu söylemlerinin yabancısı değiliz. Bu durumda iktidarın kullandığı ayrıştırıcı dil sonucu eline silah alıp, muhalif kesime saldırı olur ise saldırganın “Ben teröre karşı mücadele ettim” derse bu yasaya göre bu paralı militaristi yargılayacak bir mahkeme bulunacak mı? İşte can alıcı konu budur.Ayrıca sadece emir ile Boğaz köprüsüne sürülmüş emir kulu erlerin vahşi ışıd mantıklı yaratıklar tarafında nasıl boğazlarının kesildiğini,kimisinin köprüden aşağı denize atıldığını,kimisinin vahşice linç edilerek öldürülme görüntüleri hala hafızalardadır.İşte cezasızlık bunlara geliyor ve içinde de bu tür eylemlerin devamında….diye kurnazca bir kelime oyunu ekleniyor.Burada şunu da söylemek mümkündür: Bu iktidar ne polise ne de askere güvenmiyor ki böyle bir yasaya ihtiyaç duyuyor.Böyle bir yasa ülkede yaşam hakkına saldırıdır.

      Tarihi incelediğinizde yalnızca Faşist Hitler buna benzer bir yasayı çıkarmış ve bu yasadan sonra kendisine bağlı paramiliter silahlı sivilleri muhalifleri tavsiye etmede kullanmıştır. Hitler Faşizminin daha sonra dünyanın başına nasıl bir bela açtığını ve sonunun ne olduğunu da tüm dünya bilmektedir. Musolini nin “Kara gömlekliler ”ve Hitlerin “Kahverengi gömleklileri ne bu faşist diktatörleri kurtaramadığı gibi dünyanın lanetini almadan da kurtulamamışlardır. Ayrıca gerek Hitler, gerekse Musolini bu “gömlekliler” takımını özel eğitimden geçirmiş, seçkin saldırganlardan oluşturmuştur.

     Burjuvazi için bile tüm evrensel demokrasinin vazgeçilmez kuralı olarak görülen, Yasama, Yürütme ve Yargı dengesi KHK ile yok edilmektedir. Yasama görevini yerine getiren TBMM tamamen devre dışı bırakılmakta, bunun yerine KHK ile yasama görevi yürütülmektedir. Aynı zamanda 696 sayılı KHK nin 121.maddesi bir AF kapsamıdır. Yani normalde TBMM de 3/5 çoğunluk aranarak çıkması gerek bir yasa KHK ile çıkarılamaz. Yazılı Anayasa ya da aykırı olan bu düzenleme suçu teşvik ve Anayasa yı ihlal etmek değil ise nedir?

      Yürütme görevi ise bu eylemlerin devamı niteliği taşıyan…(!) kelimesi ile devletin kolluk gücü devre dışı bırakılarak, İç savaş unsurları devreye sokulmaktadır. Hiç bir normal ülkede böyle bir şeye rastlanamaz veya sesiz kalınamaz! Bu madde direkt olarak yaşam hakkını ilgilendiren, hayati önemde bir maddedir. Öyle Feto bilmem ne gerekçesi ile dayatılacak bir madde değildir. Niyet ne olursa olsun,” Biz aslında şöyle söyledik, bunu demek istedik” gibi gaz almaya yönelik açıklamalar samimi değildir. Toplumsal boğazlaşmaların önünü açacak son derece tehlikeli ve tehlikeli olduğu kadar da Faşist bir maddedir.

    Yargı ise bambaşka bir kuşatma altındadır. KHK ile yargı dizayn edilmeye çalışılıyor. Bir zamanlar Feto ile birlikte yargıda yaptıkları operasyon, At ölüp ortaklık bitince tersine döndü. KHK ile yargıtaya ,danıştaya yüzlerce üye ataması yapılıyor. Yargının siyasallaşması sağlanıyor.

      Demokratik teamüllerde işlemesi gereken hiçbir kurum ve kural işletilmeyerek padişahlık sistemi kuruluyor. İlk ilanında halka karlı değil, devlete karşı ilan ettiklerini söyledikleri OHAL ve KHK yönetimi olağan hale gelmiş, muhalefete yönelik bir sindirme ve yok etme rejimine dönüşmüştür.

     İkinci olarak GUANTENAMO uygulaması olarak bilinen Amerika nın El Kaide tutuklularına uyguladığı tek tip elbise uygulamasının yine aynı KHK ya konularak dayatılmasıdır.Bu tamamen devrimci tutsaklara yönelik bir uygulamadır.Çünkü Feto dedikleri tutuklular,biat kültürlerinin gereği olarak hiçbir itirazda bulunmayarak,kendilerine ne söylenir ise harfiyen yapan unsurlardır.Onun için Fetonun da onu savunanın da canı cehenneme!.Kimisi daha doğrusu hemen hemen tümü para,servet ve kariyer için eteklerine yapıştıkları Fettullah denen ilk okulu bile bitirememiş bir meczupun mensupları ile DEVRİMCİ leri birbirine karıştırıyorlar.Bu tutukluların hiç biri ben Fetocuyum! Dediğini duyan var mı? Ama devrimci bir kişi ben devrimciyim dediğini ve kendi düşünceleri doğrultusunda siyasi savunma yaptıklarının binlerce örneği ile doludur.

   Kamuoyunda daha önce de 12 Eylül faşizmi tarafında giydirilmek istenen TEK TİP elbiseye karşı tutsakların canlarını ortaya koyarak direndikleri de herkesin malumudur. Denenmişi denemekten ve bir çok ailenin ocağını söndürme girişiminde başka hiçbir sonucu olmaz.

    OHAL ve KHK rejiminin en önemli yanı ise ülkeyi yöneten zihniyetin bu yetkileri sonuna kadar yani hedefe ulaşıncaya kadar kullanacak olması eğilimidir. Hedef 2019 yılı seçimlerine kadar ülkeyi bu şekilde yönetecekleri kesin gibidir. Çünkü ilk ilan ettiklerinde OHAL kısa süre sonra sona erecektir, dedikleri herkesin malumudur. Uyduruk Feto senaryoları ile bu rejimi kalıcı hale getirmiştir.

   Durum bu iken, erken veya zamanında yapılacak olan bir seçimin bu koşularda hiçbir meşruiyeti olamaz. Olsa olsa AKP nin tek adam sistemini tahkim olur. Parti ayrımı yapmadan bunun böyle olacağını görmeyen ya kör yada AKP tek adam rejimine destek vermiş olur.

     Yapılması gereken açıktır: Bütün muhalif kesim OHAL ve KHK yönetiminin meşru olmadığını,bu yönetim anlayışına son verilmeden girecekleri seçimi şimdiden kaybetmiş olacaklarını bilmeleri gerekir.Tüm muhalefet MHP hariç herkes son KHK dan rahatsız. O halde yaratılmış fiili duruma karşı birlikte mücadele etmekte şart olmuştur. OHAL kalkmadan seçim kabul edilemez. Eğer böyle bir hata yapılır ise sadece bir KHK ya bakar. Seçimleri muhalefet kazansa bile yok saydım! Buradan buyurun!

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.
BAŞKAN GEÇİT GELECEĞİN BİLİM ADAMLARI İLE BULUŞTUGÜNDEMBAŞKAN GEÇİT GELECEĞİN BİLİM ADAMLARI İLE BULUŞTUÖRNEK REKLAM · 970×90

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.