“ Yeni Malatya spor’u bu hale düşürenlerden hesap sorulsun “SPOR“ Yeni Malatya spor’u bu hale düşürenlerden hesap sorulsun “ÖRNEK REKLAM · 970×90
BIST14.501
DOLAR48,08
EURO56,09
ALTIN7.165
BITCOIN3.784.650
30° MALATYA
reklam
K
Konuk Yazar
12 Mart 2018 · 1,2B okunma

Güce Tapınma

 

 

    Güce tapınma, demokrasinin sağlıklı yürümesinin önündeki engellerden birisidir. Güce tapma insanın psikolojisi ile ilgili bir olgudur.

    Seçimle de gelseler, zorbalıkla da iktidarı sahiplenmiş olsalar, bir defa gücü eline geçirenleri yerlerinden etmek kolay olmuyor. Bunun nedeni güç sahiplerinin koltuğa yapışma isteklerinin yanında, yönetilenlerin güç sahiplerine karşı besledikleri “güce tapma” psikolojisidir.

     Güç sahiplerine karşı duyulan “saygı” bir şekilde bilinçaltına yerleşmiş durumdadır. Bundan dolayı özellikle eğitimsiz kişiler güç sahiplerinin “kötü yönetici” olabileceklerine zor ikna olurlar.

    İkinci Dünya Savaşı’nda Alman komuta kademesi Hitler’in Fransa’yı işgal planına önce karşı çıkar, çünkü plan askerlik sanatına aykırı görülür. Ama direnme güçleri olmadığından planı uygulamak zorunda kalırlar. Planın çok başarılı olması sonucu komuta kademesi Hitler’e psikolojik olarak yenik düşer.

     Böylece, Hitler’e karşı duydukları “hayranlığın”, tapma boyutuna gelmesinden dolayı Rusya seferinde gördükleri öldürücü yanlışları dile getirmeye cesaret edemezler.

Bir nevi “yerine geçme” sendromu olan güce tapma olgusunun kaynağı, kişilerin sahip olmayacaklarını düşündükleri veya edinemeyecekleri özellikleri, daha fazla istemeleri dürtüsüdür.

    Güç sahibi olamadıkları için toplumda itibarsız olan bu kişiler, çevresinde sözü dinlenir olmanın yolu olarak kendilerini, güç sahipleri ile özdeştirler, bir nevi “vekil olarak” güç kullanmakla kendilerini tatmin etme yoluna giderler.

     Tuttuğu takım veya parti lideri, onun için çevresine karşı güç gösterisi ve üstünlük sağlama aracıdır. Bu yüzden o lidere veya futbol takımına yapılan ithamları kendisine yapılmış kabul eder ve haklı-haksız olduğunu düşünmeden bilinçaltında “doğal” savunma mekanizmalarını çalıştırır. Onun partisinin lideri her zaman haklıdır, onun tuttuğu takım aleyhine düdük çalan hakem her zaman yanlış karar vermiştir.

      İktidar sahipleri vatandaşlarının bu “özelliğinden” her zaman faydalandılar ve günümüzde de faydalanmaktadırlar. İşin en üzücü yanı, bu tür politik hileli yönlendirmelerin (manipülasyonun), demokrasi geleneği ve kültür yaşamı ileri düzeyde olan ve yurttaşları en bilinçli kabul edilen toplumlarda dahi kullanılmakta olmasıdır.

     İç politikada sıkışan hükümetler yapay olarak dış politika sorunlarını kaşıyarak, yeni sanal düşman yaratarak seçmenleri etkilemede başarılı olabilmektedir.

     Sürtüştüğümüz komşu devletlerin liderine söven politikacılarımızla övünürüz, çünkü o bizim yerimize söver, hislerimize tercüman olur. Ancak bizim içimizdeki o sövme dürtüsünün, aynı politikacıların tahriklerinden kaynaklandığının farkında olmayız.

     Vatandaşın söyleyemediklerini dile getiren, içinden açığa vuramadıklarını uygulamaya koyan politikacılar yeğlenir. Oylar onlara verilir. Aşırı ve fanatik politikalarının sonucu ortaya çıkan felaketlerin sorumlusu adımız“halk” olsa da aslında biz oluruz, oluruz ama aptallığımızın cezasını bizden çok toplum topyekûn olarak çeker. 

     NOT: Bu yazıdan, sadece ülkeyi elinde tutan (AKP gibi) bir iktidar anlaşılmamalıdır. Bir partiyi elinde tutan ve hukuku uygulamayan (Malatya CHP’de olduğu gibi) parti içi iktidar da anlaşılmalıdır.                                                                                 Dr. Ahmet Küçükşahin

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.
BAŞKAN GEÇİT GELECEĞİN BİLİM ADAMLARI İLE BULUŞTUGÜNDEMBAŞKAN GEÇİT GELECEĞİN BİLİM ADAMLARI İLE BULUŞTUÖRNEK REKLAM · 970×90

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.