HA SURİYELİ MÜLTECİLER HA ÖTEKILEŞTIRILENLER!
Hani bir söz var bilirsiniz! Bülbülü altın kafese koymuşlar, bülbül "ah vatan" demiş. Değil insanlar, hayvanlar bile kendi doğasından koparıldığında, alıştığı yaşam alanı değiştiğinde, hep eski yerini arar. İnsanlar ise doğup-büyüdüğü topraklardan, toplumsal yaşam kültüründen koparıldığında, kendi kültüründen çok farklı bir topluma/ülkeye gittiğinde, tabiri caizse" sudan çıkmış balığa döner!" Bu durum ise sosyoloji biliminin kavramları olan kültür şoku ve akabinde yaşanacak olan kültür çatışması ile açıklanabilir. İşte, ülkemizdeki Suriyeli mülteciler şu anda tam da bunu yaşıyor!!!
Bu saptamadan sonra gelelim esas konuya.
Emperyalist - kapitalist devletler, Ortadoğu da ki hegemonyalarını tahkim etmek, geniş bir sömürge alanı oluşturmak için bölgeyi dizayn etmek, özellikle petrol madenini emperyalist çok uluslu şirketlere peşkeş çekmek, Ortadoğu ülkelerini ekonomik, askeri ve siyasi açıdan tam denetim altına alıp kendine kukla diktatoryal rejimler kurmak, bunun sonucu olarak da Ortadoğu halklarını baskı-zulüm ve sömürü altında tutmak ve gerektiği zaman yapay sınırlar oluşturarak sömüreceği/besleneceği devletçikler oluşturmak amacıyla kendilerinin destek ve himayesinde taşeron terör örgütleri aracılığıyla Suriye de iç savaş başlattılar.
15 Mart 2011 tarihinde Suriye de iç savaş ve çalışmalar başladı. Milyonlarca Suriyeli can güvenliği açısından özellikle Türkiye, Ürdün, Lübnan, Irak... Gibi komşu ülkelere sığındı.
Sonradan, sığınmacıların büyük çoğunluğu mülteci olarak kabul edildi.
Peki, mülteci ve sığınmacı nedir?
Birleşmiş Milletler in (BM) mülteci tanımı şudur : " ırkı, dini, milliyeti, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulüm göreceği konusunda haklı bir korku taşıyan ve bu yüzden ülkelerinden ayrılan ve bu korkusu nedeniyle geri dönmeyen veya dönmek istemeyen kişi"
Sığınmacı ise, yukarıda nedenlerden dolayı ülkesini terk eden ve henüz sığınma talebi, kaçtığı ülkenin yöneticileri tarafından "soruşturma" aşamasında olan kişidir.
Ülkemizde yaklaşık 3 milyona yakın Suriyeli mülteci bulunmakta olup, bunların bir kısmı kamplarda ve büyük kısmı ise başta büyük kentler olmak üzere çok sayıda kente yayılmış olarak barınmakta, yaşamaktadırlar (!) Ülkemizdeki Suriyeliler daha çok alt gelir grubunda olup, yoksul ve aynı zamanda eğitim düzeyi düşük insanlardır. Zaten zengin Suriyeliler in büyük kısmı avrupa ülkelerine gittiler!
Ülkemizdeki Suriyeliler in başta dil, kültürel uyum ve barınmak-beslenmek gibi ciddi sorunları var. Hatta şu anda büyük kentlerdeki dilencilerin çoğunluğu Suriyeliler den oluşmaktadır.
Suriyeliler arasında Işid vb. gibi terör örgütlerinin elemanları da bulunmaktadır! Bu ise zaten güvenlik sorunu olan ülkemizi terör ve katliamlar ülkesine dönüştürmektedir! Bu ise siyasi hükümetin yanlış ve işbirlikçi dış politikalarının eseridir.
AKP hükümeti Suriyelilere sınır kapılarını açıp, kamplar kurarak, barınma-beslenme ihtiyaçlarını karşıladığında (!)bugüne kadar toplam 10 milyarı aşan bir harcamadan söz etmişlerdir. Suriyelilerin barınma-beslenme harcamalarının karşılanması açısından AKP hükümeti, Avrupa devletleri ile para üzerinden pazarlıklar yaparak hem ülkenin hem de Suriyelilerin onurunu incitmiş hatta kırmışlardır!!!
Son günlerde saray ve siyasi hükümet yetkilileri (!) tarafından, Suriyeli mültecilerin bir kısmının vatandaşlığa alınacağı söylemleri telaffuz edilir oldu. Nabız yokluyorlar olsa gerek! Hatta referandum dan bahsediliyor. Vatandaşlık sorunu, temel insan hakkı olmadığı için, referandum yapılmasında bir sorun yoktur! Sadece temel insan hakları konusunda referandum yapılamaz!
Hatta Toki nin Suriyeli mültecilere ev yapacağı konuşuluyor.
Saray ve AKP hükümeti, Suriyeli mültecileri kendi siyasi çıkar ve ikballeri açısından kullanabilmek için bin bir oyun ve yöntem arayışına girmiş oldukları görülüyor.
Şu bir gerçek ki, işsizliğin, yoksulluğun, açlığın, sefaletin kol gezdiği ülkemizde; kendi yurttaşlarına insanca yaşam olanağını/koşullarını sağlayamayan devlet ve siyasi iktidar, sanki çok zengin bir devletmiş gibi Suriyeli mültecilere çeşitli ve bol vaatlerde bulunarak, oyalama taktiği izliyor!
Bunun karşısında ise, ırkçı, milliyetçi, şovenist olanlar, eğitim düzeyi düşük, aynı zamanda vicdani kanaatleri gelişmemiş olan insanlar ve kesimler özellikle sosyal medya üzerinden Suriyelilere karşı bir linç kampanyası başlatmış bulunmaktalar.
Oysaki Suriyeliler ülkemize iç savaş nedeniyle geldi. İç savaşın müsebbibi de Suriyeli mülteciler değil, Emperyalist - kapitalist sistemin ağa-babalarıdır!
Suriyeli sığınmacı ve mülteciler can güvenliklerini sağlamak açısından yerinden-yurdundan olup, binlercesi kaçak yollarla Avrupa ülkelerine gitmek isterken denizlerde boğulup, ülkemizde ise itilip-kakılarak her açıdan perişan oldular!
İşin ilginç olan yanı ise bazı kişiler ve kitleler AKP karşıtlığı üzerinden mülteci düşmanlığını körüklüyor! Akıl-vicdan sahibi AKP muhalifi bir kişi mültecileri hedef almaz, almaması gerekir. Bu olsa olsa hedef ıskalama olur.
Suriyeli mültecilere ırkçı, milliyetçi, şovenist, aşağılık faşist yaklaşım içinde tavır alanların, Suriyelileri ülkemizde neden istemediklerinin bazı gerekçelerine bakar mısınız!
Bunlar savaştan kaçarak, vatanlarını sattı! Söylemi gerçekle çok da uyuşmuyor çünkü ülkemizdeki Suriyelilerin yaklaşık üçte ikisi çocuktur.
Suriyeliler, düşük bir ücretle çalıştıkları için hem kendi insanlarımız iş bulamıyor, işsizlik gittikçe artıyor hem de ücretler düşüyor!
Peki, bunun esas sorumlusu kim?
Gözünü kâr hırsı bürümüş, emek hırsızı, emek sömürücüsü işveren ve vahşi kapitalist sistemin yürütücüsü siyasi hükümet, devlet mi? Yoksa çalışmak zorunda olan Suriyeliler mi?
Peki, bu gerekçeleri ileri sürenler bugüne kadar işsizlik, açlık ve sefalet üreten patron-ağa düzenini sorguladılar mı?
Güya, Suriyeliler ülkemize geldikten sonra ev kiraları yükselmiş. Peki, bunda Suriyeliler mi, yoksa fırsatçı, vicdansız ev sahipleri ve konut üreterek kiracılık sorunu nu çözememiş olan devlet yada siyasi hükümet mi suçlu?
Toki, Suriyelilere ev yapacakmış! Buna karşı çıkanlar, bir göz damı dahi olmayanlar, kiracılar,insanca yaşamanın koşullarından biri olan barınma/konut sorununun çözümü için hangi duyarlılık ve buna bağlı olaraktan bir eylem yaptı?
İşin gerçeği şu ki, bu ülkede yalnızca Suriyeliler mülteci değil!
Hatta şunu söyleyebiliriz ki, Suriyeli mültecilerin durumu, göreceli de olsa, bir açıdan ötekileştirilenlerden iyi (!) Çünkü Akp hükümeti siyasi çıkarı ve ikballeri açısından göstermelikte olsa mültecilerin yanında (!) Oysaki, ötekileştirdiklerinin zaten karşısında!
Bütün dışlananlar, horlananlar, ötekileştirilenler, hakları gasp edilmiş olanlar, işsizler,parasızlar, yoksullar, emekçiler, emekliler, Kürtler, Aleviler, ateistler, kadınlar, farklı cinsel tercihleri olanlar, vicdanlılar, erdemli olanlar, aydınlar, solcular, sosyalistler, komünistler adı konulmamış bir mülteci yaşam sürüyor
"Vatanımız dünya, dinimiz insanlık" şiarından hareketle, vahşi kapitalist ve saldırgan emperyalist sistemin yıkılmasıyla, ezilen halkların ve sömürülen sınıfların düzeninin kurulmasıyla ancak dünyada insani değerler yaşayabilir insanlar mutlu olur.
Savaşlar son bulur ve sığınmacı - mülteci sorunu da ortadan kalkar.
Umut ta kalın, dirençli olun.
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

