“ Yeni Malatya spor’u bu hale düşürenlerden hesap sorulsun “SPOR“ Yeni Malatya spor’u bu hale düşürenlerden hesap sorulsun “ÖRNEK REKLAM · 970×90
BIST14.501
DOLAR48,08
EURO56,09
ALTIN7.165
BITCOIN3.784.650
30° MALATYA
reklam
K
Konuk Yazar
19 Ocak 2018 · 1,0B okunma

HEP GERİLECEK MİYİZ?

 

 

     Bugünlerde savaşla yatıp, savaşla kalkıyoruz. Bir gece ansızın girebilir izden, Bir gece ansızın vurabiliriz ile gerildikçe geriliyoruz. Gerilmemizin nedeni ise bir gece ansızın vurulmak istenenlerin ülkemiz toprakları içinde yaşayan Kürt halkının akrabası yani amcası, dayısı, yeğeni, teyzesi olmasıdır, yüreklerinin yarısıdır.

   Önce Suriye’nin nasıl bu hale geldiğine bir göz atalım:

2010 yılında “ılımlı İslam”ı iktidara getirmek için başlamış olan ABD projesi “Arap baharı” birçok ülkede başarı kazandıktan sonra sıra Suriye ye gelmişti.

2011 yılında Suriye de Arap baharı iç savaşa dönüştü.

    7 yılı aşkın bir süredir süren savaş, Suriye de tam bir yıkıma neden olmuş, milyonlarca insan kendi yurtlarında göç etmek zorunda kalmış, bir milyona yakın insan da hayatını kaybetmiştir. Kaddafiyi, Hüsnü Mübareği deviren ve daha birçok Arap ülkesinde hızlı sonuç alan Arap baharı Suriye de ABD ye rağmen duvara toslamıştır.

    Bu toslama ile birlikte İslam’ın ılımlısı diye yola çıkılan Suriye de vahşi, çağ dışı görünümlü uzun saçlı, uzun sakallı siyah giysili, gözünü kırpmadan kafa kesen, kestiği kafa ile top oynayan, gayri Müslim olarak gördüğü topluluklara acımasızca saldırıp, katledenler.

 Orta çağ benzeri köle kadın pazarları kuran, kadınlara tecavüz eden bir yamyam sürüsü ortaya çıktı.

Bu tecavüz ve katliam ordusu, o kadar etkin hale geldi ki Irak ve Suriye yi de içine kapsayacak Irak Şam İslam devleti (IŞID) kurdu. Suriye ve Irak ın önemli bir toprak alanında etkin oldu, Musul dâhil birçok Irak şehrini, Suriye de ise nerde ise Şama kadar dayandı. Savaşın başlamasında hemen sonra ortaya çıkan IŞID (bizimkiler bazen DAİŞ, bazen DEAŞ diyor. Bu isimler de IŞID ın Arapçasıdır.) kendine benzemeyen veya kendisine “Biat” etmeyen diğer İslami tandanslı esasında kendilerinde çok ta farklı olmayan ör: El kaide, Ahraru Şam, El Nusra dâhil herkese saldırarak, kendisini tek hâkim ilan etti.

    5 Ekim 2015 tarihinde IŞID kobani ye saldırarak, Kürtlerle tarihi savaşı başlatmış oldu. Bu savaşı başlatmak ile de kendi sonunu da hazırlamış oldu, çünkü IŞID Kürtler karşısında yenilmiş, yok olmuştur.

     Tümü yok olmuş mudur? Yok, olmayanlar nerelerdedir? Bu sorunun cevabı net değildir,net değildir çünkü kimi ÖSO ya katılmış,kimi nereden geldilerse yine geldikleri yere kaçmıştır,eskisine göre çok daha küçük bir grubun İdlip te barındığı,bir bölümünün Libya gibi ülkelere gittikleri basında söylenenler arasındadır.

   Bu süreçte Türkiye nin tutumu özetlemek gerekir ise; Suriye de iç savaşın çıkmasında taraf oldu. Kardeşim Esat,katil Esed oldu.Savaşın bir tarafı,körükleyeni ve destekçisi oldu.Emevi camiinde namaz kılacağız diyerek,Suriye rejimine Rusya nın net bir şekilde sahip çıkacağına ve askeri olarak ta arka çıkacağını hesaba katamadı. IŞID ın Kobani saldırısı sırasında “Kobani düştü, düşecek” diyerek Kürtleri de karşısına aldı.

   IŞID ın Kobaniye saldırısı sonrası Suriye de dengeler de değişmeye başladı. Kobanide IŞID ı püskürten Kürtler, bölgede denge kurucuları tarafında dikkate alınmaya başlandı.

    Bir tarafta Rusya, bir tarafta ABD kürt güçleri ile iş birliği yapmaya başladı. ABD tamamen Kürtleri kendisine müteffik seçti. Kürtler de yumurtaları bir sepete doldurmadı. Bir bölgede ABD bir bölgede Rusya ile hareket etti. İşte o bölgelerden biri de Afrin bölgesidir.

Afrin de ABD değil Rusların askeri gücü var. Son günlerde Afrine girdik, gireceğiz konusu da ABD ile değil Rusya ile görüşülüyor. Kürtleri ABD uşağı olarak gören anlayışlar da yanılmış oldu. Çünkü bir bölgede ABD ile ilişki içinde olan Kürtler, diğer bir bölgede Afrin de Rusya ile işbirliği içinde oldukları ortaya çıkmış oldu.

    Bütün bunlar orta yerde durur iken, Türkiye ise Kürtlerle ortaklık yerine savaşı tercih ediyor. Denize düşen Kürtlerin yılana sarılmasını barış ve kardeşlik eli uzatıp önleyeceğine nerde ise her gün “vurduk, vuracağız, geldik, geleceğiz gibi hiç te sonu hayırlı olmayacak bir maceraya sürükleniyor.

    Söylenen şudur: Ülkemiz için PYD; YPG gibi oluşumlar, terör unsurudur. Dolayısı ile topraklarımıza yönelik tehdit oluşturmaktadırlar onları yok edeceğiz! Hatta bu operasyon Kürtlere yönelik değil diyorlar, hemen ardında bölgeyi temizledikten sonra “gerçek sahipleri” ne teslim edeceğiz diyorlar. Gerçek sahip söylemi ile de Kürtlere savaş açmıyoruz sözü boşa çıkmış oluyor. Bu arada Salih Müslim ile savaşın başladığı ilk aylarda defalarca Ankara ya davet edilerek görüşülmüştü. Esad rejimine karşı savaşması için ikna edilmeye çalışıldığı da yine o günlerde basına yansıyanlar arasındadır. Aynı Salih Müslim bu gün terörist olarak anılıyor.

   Suriye savaşında ne kadar acı ve dramatik bir tablo orta yerde durur iken, hatta ABD ve Rusya nın Suriye savaşı bitmiştir, demiş olmasına rağmen ülkemiz kaynaklarının savaşa harcanması ve gencecik insanlarımızın hayatına mal olacak olmasını tercih etmek neden?

   İdlip te Suriye rejimi ve Rusya nın cihatist ve ÖSO güçlerine karşı hızla ilerleme sağladığı şu günlerde Türkiye yi yöneten AKP iktidarının MHP çizgisine gelerek savaş dili kullanıyor olmasının vebali ağırdır. Bu vebal maalesef ki tüm halkı etkileyecek ve fatura halka kesilecektir.

   Gerilim politikası izleyen AKP iktidarı, toplumsal hoş görüyü gün geçtikçe yaralamakta ve olmadık işlerle karşılaşmaktayız. Gerilimi politika seçenler, bir gün gerilen ipin kopmasını da hesaba katmak zorundalar. Bu ip kopunca da ülkeye en büyük kötülük yapılmış olur.

    Türkiye Suriye Kürtlerine barış ve kardeşlik eli uzatsa idi durum böyle olur muydu? Elbette ki olmazdı ve Türkiye enerjisini buralarda tüketme ve kaynaklarını da savaşa değil barışa, eğitime, sağlığa ve gelir dağılımındaki adaletsizliği düzeltmeye, kalkınmaya, ayırabilirdi. Kürde savaş açmanın kimseye faydası olmaz. Bin yıldır aynı topraklarda yaşamış insanlarımızı bir de barış yolunu deneyerek çözüm bulunamaz mı? Bulunur tabii ki, yeter ki böyle bir niyet olsun.

    Ha savaş mı Rusya izin vermedikçe imkânsız.

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.
BAŞKAN GEÇİT GELECEĞİN BİLİM ADAMLARI İLE BULUŞTUGÜNDEMBAŞKAN GEÇİT GELECEĞİN BİLİM ADAMLARI İLE BULUŞTUÖRNEK REKLAM · 970×90

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.