“ Yeni Malatya spor’u bu hale düşürenlerden hesap sorulsun “SPOR“ Yeni Malatya spor’u bu hale düşürenlerden hesap sorulsun “ÖRNEK REKLAM · 970×90
BIST14.501
DOLAR48,08
EURO56,09
ALTIN7.165
BITCOIN3.784.650
30° MALATYA
reklam
K
Konuk Yazar
17 Haziran 2016 · 1,8B okunma

KADINLAR "PEMBE VAGON " A DEĞİL; YOBAZLAR "YEŞİL VAGON " A BİNSİN!

                     

14 yıldır iktidarda olan AKP hükümeti döneminde, kadınlara yönelik şiddet, taciz, tecavüz ve katliamlarda korkunç derecede bir artış meydana geldi! Bu artış, katlanarak devam ediyor. Bunun en büyük nedeni AKP zihniyetin kadınlara yönelik dinsel odaklı bakışı, kadın kimliğini yok sayan anlayışı, ataerkil/ feodal/erkek egemen kültürünü tahkim edişi ve kısacası uyguladıkları politikalardır. 
Kadını sadece çocuk doğuran bir canlı olarak görmeleridir. Kadını, evin temizlikçisi ve aşçısı, erkeğinin/kocasının hizmetçisi, çocukların ise bakıcısı olarak algılamalarıdır!!! Hatta bu zihniyet açısından kadının konumu, cinsel obje olmaktan başka bir şey değildir! İşte bu zihniyet, kadını toplumsal yaşamdan dışlamanın/atmanın, eve kapatmanın ve kadın kimliğini yok saymanın bir somut göstergesidir! 
AKP nin en üst düzey yetkililerinden, en alt birimdeki kişilerine kadar, kadınlara yönelik sarf ettikleri aşağılayıcı, rencide edici, cinsiyetçi, ayrımcı olumsuz söylemleri, sözleri, açıklamaları saymakla bitmez. Tarih, bunları kayıt altına almıştır. "İnsan unutur, arşiv unutmaz".
Kısacası, AKP lilerin,her konuda olduğu gibi, kadınlar konusunda da sicili bozuktur! 
Şimdi gelelim esas konuya. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı AKP li Melih Gökçek, twitter hesabı üzerinden bir anket yapmış:"Kadınlar için metro da "pembe vagon" olsun mu? Olmasın mı? "diye
Gerçi, takipçileri bu ankete pek ilgi göstermemişĺer! 
Aslında Gökçek, kafasındaki bu projeyle doğrudan doğruya haremlik-selamlık uygulamasına zemin hazırlıyor ve nabız yokluyor! 
Peki, Gökçek, Ankara da çocuklara ve kadınlara yönelik cinsel istismar, cinsel taciz konusunda önleyici bir çalışma; bir duyarlılık göstermiş midir? 
Kadınlara " pembe vagon" projesi ile, bu anlayış ve zihniyet ile bütün erkekleri potansiyel olarak tacizci olarak algılamış olmuyor mu? 
Bu yobazlar cinsiyet eşitliğine inanmadıkları gibi, şiddetle karşı çıkarlar. Peki, nedir cinsiyet eşitliği? 
Kadın ve erkeklerin bütün kamusal ve özel yaşam alanlarına eşit düzeyde katılımı, bu alanlarda eşit düzeyde görünür olmalarıdır. Her iki cins hak, özgürlük ve sorumluluk açısından, insan olarak eşittir. İşte bu, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlar. Bu durum ise zaten, insan olmanın ve insan haklarının gereğidir!!!
Türkiye nin öncelikle çözülmesi gereken iç ve dış sorunları devasa boyuta ulaşmışken, Ankara, yaşanmaz bir kent haline dönüşmüşken; "pembe vagon" gibi absürd bir konuyu kamuoyu gündemine taşımak, halkı yapay/suni gündemlerle oyalayıp, gerçek gündemden uzaklaştırmak ve kendi yobaz kitlesi önünde figüran rolü oynamaktan başka bir şey değildir. Bunun başka izah tarzı yoktur! 
Pembe vagon konusunu daha iyi açıklayabilmek açısından iki kavrama değinmek zorundayız. Dindar ve dinci kavramları. Bu iki kavram birbirinden çok farklı!!!
Dindar insan, inancına bağlı olarak yaşayan, dini, Tanrı ile kendisi arasında bir manevi ilişki olarak gören ve buna uygun davranan, dini doğallığında, samimi duygularla, öz olarak yaşayan insandır ve saygı duyarız. 
Dinci insan ise yobazdır. Dini, inanç boyutundan çok, biçimsel/şeklen yaşar (!)Kendi dinini, inancını (!) Çevreye dayatır hatta daha da ileri giderek Tanrı adına insanları yargılar! Anlayış, hoşgörü, empati bu tiplerden çok uzak olup, bağnazlık, saldırganlık, kimliklerinin belirleyici unsurlarıdır. Bu tipler, aydınlığın, çağdaşlığın, yaşamdaki bütün güzelliklerin kadim düşmanlarıdır! 
Dln, bunlar için bir sömürü ve ticaret konusudur. Bunların içlerinde yoksul hemen hemen yoktur. Çünkü çoğu büyük din taciridir! Bu yobazların hem dünyada hem de ülkemizde geçmişlerinde ve bugünlerinde vahşet vardır. Katliam vardır, insanları diri diri yakmak, boğazlamak vardır! 
Melih Gökçek in zihniyetine bağlı olarak, onun düşüncesini ve niyetini anlamak çok kolay düşüncesindeyim! 
Ona göre, aydın, laik/seküler dünya görüşüne ve yaşam tarzına sahip olan, özgürlüğü yaşamının merkezine koyan ve buna bağlı olarak ta özgürce giyinen ve onun tabiriyle" açık-saçık "giyinen kadınlar, erkekleri tahrik ediyor (!)
Yoksa, Melih Gökçek in, kadınları düşünmek, onları metro da erkeklerden gelecek olan sarkıntılık, taclz gibi durumlar karşısında kadınları korumak düşüncesi ile böyle bir proje üretmesi inandırıcı olamaz. Çünkü, yobaz zihniyetliler aynı zamanda kadın düşmanıdır!!!
Kendilerini korumaktan aciz insanlar kadınları koruyacakmış (!)Kaldı ki kendisinin onlarca koruması var, ayrıca kadınlar birileri tarafından korunacak olan zavallı insanlar değiller. Bir kadın nasıl ki, nerde nasıl giyineceğini, davranacağını bildiği gibi kendisine yönelecek olan sarkıntılık ve tacizi de önlemesini bilir. Zaten çoğu sapık erkek de (!) korkaktır. 
Esas amaç ise, yukarıda belirtmiş olduğumuz gibi, kadınları toplumdan izole etmek, toplumsal yaşamın her alanında dışlamak ve kadın kimliğini yok saymaktır. 
Hatırlarsanız, aynı zihniyet mensupları Sivas ta da"pembe taksi"yi denemişlerdi ama fiyasko ile sonuçlandı! 
Hani derler ya:"demokrasilerde çare tükenmez”di ye...
O zaman benim naçizane olarak Melih Gökçek e"pembe vagon"ile ilgili olarak bir önerim var yani proje sunuyorum! 
En iyisi mi siz gelin, bu" pembe vagon "düşüncesinden vazgeçin! Bence, siz, size benzeyen dinci-yobaz erkekler için" yeşil vagon "uygulamasına geçin! 
Böylece, hem özgürce giyinen kadınlar, dinci-yobaz erkeklerin kendilerine kinle, nefretle ve kendilerince aşağılayıcı pis bakışlarından kurtulmuş olurlar hem de dinci-yobaz erkekler (!) böylece tahrik olmaktan kurtulmuş olurlar! 
Hatta, yobaz ve çağdışı erkekler için metro, onların deyimiyle" gavur icadı" olduğundan, metroya da binmesinler! 
Ve mümkünse, deve sırtında şehir içi ulaşımı sağlasınlar...
Nasıl bir proje önerisi ama!!!
Büyük usta/şair Nazım Hikmet, bir şiirinde der ya : " kadınlar... Ve soframızdaki yeri, öküzümüzden sonra gelen... Kadınlar"
Nazım usta, tamda, dinci-yobaz zihniyetin, kadına verdiği konumu belirtmiş!
Tutmaz be hey ahmak, tutmaz! Bu dinci-yobaz zihniyetin üretmiş(!) olduğu karanlık ve çağdışı projeler bu ülkede tutmaz. Çünkü bu ülkede, çağdaş değerleri, insan onuruna yakışır yaşam idealini ve aydınlık yarınları savunan milyonlarca yürek var. 
Eeeee, daha ne olsun! 
Hacı Bektaşi Veli, günümüzden yaklaşık 800 yıl önce, bu dinci-yobaz takımına karşı ne kadar güzel ve anlamlı bir argüman ileri sürmüş ve böylece alevi inancı mensubu insanların olduğu kadar; Sünni inancına sahip aydın, çağdaş insanların da bakışını ortaya koymuştur!
İşte budur çağdaşlığın, kadın-erkek eşitliğinin ve erdemli insan olmanın ifadesi! 

Erkek dişi sorulmaz muhabbetin dilinde
Hakk ın yarattığı her şey yerli yerinde
Bizim nazarımızda, kadın erkek farkı yok
Noksanlık da, eksiklik de senin görüşlerinde

Umut ta kalın, dirençli olun. 

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.
BAŞKAN GEÇİT GELECEĞİN BİLİM ADAMLARI İLE BULUŞTUGÜNDEMBAŞKAN GEÇİT GELECEĞİN BİLİM ADAMLARI İLE BULUŞTUÖRNEK REKLAM · 970×90

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.