KANA BULANDIK...!!!
11 Mayıs 2013 REYHANLI: ..........52 Ölü - 146 Yaralı....!!!
5 Haziran 2015 DİYARBAKIR: ......5 Ölü 400 Yaralı........!!!
20 Temmuz 2015 SURUÇ: ...........34 Ölü 100 Yaralı......!!!
10 Ekim 2015 ANKARA/Gar: ........109 Ölü 500 Yaralı....!!!
12 Ocak 2016 SULTANAHMET: ...12 Ölü 13 Yaralı........!!!
17 Şubat 2016 ANKARA: ..............29 Ölü 61 Yaralı........!!!
13 Mart 2016 ANKARA: ................37 Ölü 75 Yaralı........!!!
VARTO: ...................???
CİZRE: .....................???
SUR: ........................???
NUSAYBİN: ..............???
ŞIRNAK: ...................???
ASKER: ....................???
POLİS: .....................???
TRAFİK KATLİAMI:...???
KADIN KATLİAMI: ....???
MÜLTECİLER: ..........???
Taciz ve Tecavüzler...???!!!
FERYAT...!!!
İnsanlık tükendi, vicdanlar öldü
Adalet, merhamet bilinmez oldu
Yürekler dağlandı, ciğerler yandı
Ananın gözyaşı silinmez oldu...
Kızıl göle döndü dökülen kanlar
İnsan olan ancak acıyı anlar
Sokaklar, caddeler, kanlı meydanlar
Zemzemle yıkasan arınmaz oldu
Yaşam katledildi, umut vuruldu
Katliam hesabı kimden soruldu?!
Ruhsal çöküntü var, toplum yoruldu
Yüreklerde sevgi barınmaz oldu
Hakikati demez inkarcı diller
Kimisi madrabaz, kimi sefiller
Barbarlar, caniler, zalim katiller
Bunlarda ar namus barınmaz oldu
Yaşam kara giydi yasa büründü
“Bedene ip takıp” yerde süründü
Acının, kederin dibi göründü
Umut meydanlarda salınmaz oldu
Kentlerde korkunun, kinin sisi var
Yürekte acının pası, isi var
Havada yalnızca ölüm sesi var
Sevginin şarkısı çalınmaz oldu
Devletin erkânı tümden eyyamcı
İnsanlar gerçeği bilmez yabancı
Acılar yürekte dinmeyen sancı
Derince uykuya dalınmaz oldu
Yaşadık kederi, tükettik gamı
Çekilmez eyledik bütün yaşamı
Canın merhabası, dostun selamı
“Bir yabancı” diye alınmaz oldu
Zalimler mazluma kuşkuyla bakar
Kimi iftiracı, kimi kulp takar
Kiminin amacı sadece çıkar
İnsandan insana gelinmez oldu
İstesek çözümü, çare bizlerde
Umudun ışığı yoktur gözlerde
Kederin sindiği solgun yüzlerde
Bir tebessüm dahi görünmez oldu
Gözyaşı sel olmuş, tene karışır
Sorumlular yalan için yarışır
Ölüm makinesi kanla çalışır
Sokakta, caddede yürünmez oldu
Ormanı yaktılar, ağaç kurudu
Tohum çatlamıyor, toprak çürüdü
Doğayı ölümün sisi bürüdü
Yılan bile yerde sürünmez oldu
Bize kader mi ki hep acı çekmek?!...
Gizliden gizliye gözyaşı dökmek
Yokluk sofrasında bir kuru ekmek
Ortadan ikiye dilinmez oldu
Kimsenin devlete yoktur inancı
Hırsızlar kol gezer, hepsi talancı
"Devlet adamları" toptan yalancı
İnsanlık ümitvar olunmaz oldu
Çocuklar, kadınlar dağda aç kaldı
Ne çare bulundu, ne ilaç kaldı
Seccade kirlendi, paslı Haç kaldı
Müminler mabede dolunmaz oldu
Bu ne caniliktir? Bu ne katliam?
Yaşamda sevgi yok, külliyatı gam
Düşünce körelmiş, duygular hüzzam!...
Hakikatte karar kılınmaz oldu
Ey ezilen yoksul, mazlum insanlık
Sana yapılanı düşün bir anlık
Gözleri kör eden vahşi karanlık
Kökünden çekilip yolunmaz oldu
Fırtına kopuyor, köpürdü umman
Nereye sığınsak, yıkıldı liman?
Umudun gemisi battığı zaman
Gitmeli, burada kalınmaz oldu
Irmaklar kirlendi, derya bulandı
Yaşamın boynuna kement dolandı
Sevgi rüya mıydı? Aşk mı yalandı?
Cananın yüzüne gülünmez oldu
BÜLBÜLİ ŞEYDA’yım dalsam uykuya
Bedenimi atın bir derin suya
Dayanılmaz olan gerçek de bu ya
Kurtulayım desen, ölünmez oldu…
Kemal Bülbül (19 Ekim 2011/ Ankara
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

