Kayyum darbedir, direnmek meşrudur!""Soruyoruz""Kurallara uymak""Birlikte kazandık birlikte savunmalıyız
Kayyım darbesine direnmek kadar meşru bir hak yoktur. Çünkü yapılan müdahale bir darbedir. Bunu kimse normalmiş gibi gösteremez.
Çünkü iktidarın kendisi normal değil.
Orta yerde duran kayyum yolsuzlukları, kayyumda alınan rüşvetler, AKP belediyelerinde yapılan yolsuzluklar, hayali faturalar, milyonlarca TL lik “ağırlama” faturaları ( Malatya belediyesinde 4 yılda 11 milyon TL “yemek” faturası)
Sayıştay denetiminde muaf AKP belediyeleri ve gırtlağına kadar borca batırılmış belediyeler ve kamu kaynaklarını aile dost akrabalara peşkeş çeken AKP li belediyeler hesap vermeden, orada dururlarken kayyumu kime (Van, Diyarbakır, Mardin) hangi hak ve hukukla atıyorsunuz?
Kayyım gerekçelerinde yalan söylemekten başka hiç bir geçerli, halkı ikna edici delil sunamıyorlar, yalan ve iftiraya devam ediyorlar.
Hukuki bir karar diyorlar ortada hukuk yok!
Belediye kaynaklarını başka yerlere aktarıyorlar diyorlar, ortada buna ilişkin bir tane delil yok. Aksine kayyım yönettiği belediyeleri kelimenin tam anlamı ile babasının çiftçiliği haline çevirmiş, halkın parasını “hediye” olarak dağıttığının belgesi daha yeni.
Bu kadar gayri meşru işler sorgulanmaz iken HDP belediyelerine “çökmek” meşru da değil, hukukide değildir.
Kayyumlar def olana kadar direnişin sürmesi meşrudur, aksine buna ses çıkarmayanlar tarih önünde sorumludurlar.
*****************
Soruyoruz???
Kayyumlarda “hediye” aldınız mı? Almadınız mı?
Sayın Ahmet Türk açık bir şekilde belgeleri ile dile getirdi. Ortada kuyumcu faturası var.578 bin TL ( şimdilik) rakam var.
Kuyumcunun adresi ortada, alan ortada. Her şey ortada.
Mardin’de yaşanan bu “hediye” olayı tüm çıplaklığı ile orta yerden duruyor. 100 $ üstü hediyeyi yasaklayan devlet büyüklerine alınmış bu “hediyeler”
Ayrıca HDP sözcüsü de belgeleri kameralar karşısında gösterdi.
İşte bütün sorun o görüntüyü alan kameralarda kaç tanesi korkudan bunu gösterebildi?
Belediyeler kaynaklarını dağa aktarıyor deyip, halka yalanı belge olmadan yutturuyorlar. Ortada tapu gibi net bir şekilde rüşvetin belgesi dolaşırken ses yok!
Yalaka ve alçak basına da soruyoruz alın size kamu kaynaklarının talan edilip, soyulmasının belgesi!
Bunun yerine HDP li birine 1 TL lik bir “hediye” gitseydi yırtım, yırtım yırtınırlardı.( ayrıca hiç bir Hdp li öyle bir şey kabul etmez)
Toplum o kadar çok kanıksamış ki, konuşulmuyor bile.
KURALLARA UYMAK
Garip bir toplumuz; kuralların aynı zamanda ahlakın da en güçlü normları olduğunu düşünmek bile istemiyoruz.
Bilakis kurallara uymayı sıradanlık, çiğnemeyi ise ayrıcalık gibi algılıyoruz.
Bu her yerde böyle...
Örneğin; uçağın kemer ikaz ışıkları henüz yandığı halde şakır şakır çözülen kemer seslerini duyarsınız. Uçak henüz durmadığı halde başkasını ite kalka telaşla ön kapıya yığılanları görürsünüz...
İnsanlarımız, kuralın medeniyet olduğunu, düzen olduğunu, takva olduğunu bir türlü kavrayamıyor.
Yasak meyveden yediği için cennetten kovulan biz Adem’in çocukları şunu bilmeliyiz: yasak çiğneyenler cennette duramaz, bulundukları mekanı cennet yapamaz ve asla cennete giremezler.
Cennet, Dingo’nun ahırı değil, medeni insanların mekanıdır..!
*******************
Birlikte kazandık, birlikte savunmalıyız!
AKP/ MHP saray iktidarı, toplumsal gerilimde besleniyor. Hep gerginlik olsun istiyor, öyle istediği için üç HDP belediyesini gasp etti, kayyum denen OHAL dönemi keşfettiği uygulamayı devreye koydu.
Yapılan suçlamalar tamamen, uydurma; uydurma olduğu kadar da saçma ve niyet okuma.
Bu işe karar verenler büyük bir yalanla yapılan uygulamanın “hukuki” olduğunu söylüyorlar. Utanmadan, sıkılmadan!
Hukuki ise sormazlar mı insana nerede mahkeme kararı? Nerede “suç” işlediklerine dair belgeleriniz?
Ama kayyumların yediği 1 ton 600 kilo kaymaklı kadayıfın faturasını paylaştılar!
Yine kayyumun makam odasının yanına dünyanın en lüks hamamını yaptırdığının görüntüleri medyada!
Sözün kısası şudur:
İstanbul’un intikamı alınmaktadır. Verilecek tepkiye göre hedeflerinde İstanbul sonrada Ankara vardır.
Sayın İmamoğlu dün net bir tavır sergiledi, “saçma sapan suçlamayla, üç belediye başkanın görevde alınmasını kınıyorum “ dedi.
Ayrıca “ ucu açık bir suçlama ile herkesi bir şekilde suçlar, görevden alırsınız. Herkes, haddini bilecek” diye sert bir meydan okuma da yaptı.
Ülkeyi babalarının çiftliği sananlar İmamoğlu’nun “hadlerini bilecekler” restleşmesine ne yanıt verecekler veya şimdilik, bir kenara not edip, sinsi sinsi gün mü sayacaklar göreceğiz.
CHP yönetimi değil ama tabanda kayyum atamalarına karşı önemli bir tepki var.
Demokrasi yeniden kazanılacak ise bunun lamı cimi yok, 23 Haziran’ı kazananların sahaya inmesi gerekir.
Bu gün kürde yapılan hiç kuşkunuz olmasın ki, yarın İstanbul ve Ankara’ya yapılacaktır.
Halkın yüksek oyları ile seçilen belediye başkanları görevine iade edilene kadar bu mücadele kesintisiz sürmelidir.
Sarı öküzü vermeyeceğiz!
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

