“ Yeni Malatya spor’u bu hale düşürenlerden hesap sorulsun “SPOR“ Yeni Malatya spor’u bu hale düşürenlerden hesap sorulsun “ÖRNEK REKLAM · 970×90
BIST14.501
DOLAR48,08
EURO56,09
ALTIN7.165
BITCOIN3.784.650
30° MALATYA
reklam
K
Konuk Yazar
12 Temmuz 2014 · 221 okunma

Kırmızı Fularlı Kız, haklı olarak…

Bundan üç binyıl önce Kürtlere Med, ülkelerine ise Medya deniliyordu, Bugün Kürt ve Kürdistan denildiği gibi…

Medya,  Fırat ile Dicle nehirleri arasında zengin topraklara sahip bir ülkeydi.

Halkı tarım ve hayvancılıkla geçinirdi.

Kimseye muhtaç değillerdi.

Huzur ve refah içerisinde yaşıyorlardı.

Ta ki, komşuları Asurî’lerin saldırısına uğrayıp da ülkeleri Medya’nın işgal edilmesine kadar…

Asurî işgali ile birlikte Medya’nın üzerine karabulutlar indi. Güneş doğmaz, yağmur yağmaz, ekin bitmez, çiçek açmaz, börtü, böcek, hayvanlar üremez oldu. Kıtlık, açlık, her türlü hastalık, uğursuzluk, melanet, kudümsüzlük egemen oldu, Medya’ya.

Asurîlerin başında zalim bir kral vardı. Adı da Dehak’tı.

Dehak’ın her iki omzunda kol gibi çıkan iki yılan vardı.

Bu yılanların davranışları bir gün değişmeye başlar. Ve her geçen gün yılanlar daha da saldırganlaşırlar.

Dehak bu durumdan endişelenir. Korkar. Ve Hekimbaşından buna bir çare bulmasını ister.

Hekimbaşı yılanları inceler, düşünür, taşınır ve kararını verir: “yılanlara her gün insan beyni yedirilmesi ve bu beyinlerin mutlaka genç olması gerekir ki yılanlar Krala saldırmasın” der.

Hekimbaşının bu kararı üzerine Dehak hemen bir ferman çıkarır: “ Her gün iki Kürt genci getirilecek. Huzuruma çıkartılacak. Gençlerin başı vurulacak. Beyinleri çıkarılacak ve yılanlara yedirilecek” der.

Dehak’ın bu fermanı üzerine de, her gün iki Kürt genci alınır. Kralın huzuruna çıkarılır. Başları vurulur. Beyinleri çıkarılır ve yılanlara yedirilir.

Bu, bir yıl böyle devam eder.

Ve, Medya’nın gençleri çok azalır.

Bunun üzerine Dehak’ın vezirleri, “genç kalmayınca ne yapacağız?” diye düşünmeye ve çare aramaya başlarlar.

Ninova’da bir Med (Kürt) demirci yaşamaktadır. Adı da Kawa’dır; Kawayê Hesinkar. Bilge bir insandır.

Dehak’ın vezirleri bir gün kalkar Kawayê Hesinkar’a giderler ve, “ Genç kalmayınca ne yapacağız?” diye Kawa’ya sorarlar.

Kawa da onlara; “ her gün iki genci kralın huzuruna çıkarın. Kral gençleri görsün. Gördükten sonra gençlerden birini bırakın kaçsın. Daha sonra bir koç kesin. Gencin ve koçun beyinlerini birbirine karıştırın ve yılanlara verin. Eğer anlamazlarsa her gün böyle yapın” der.

Kawa’nın bu önerisi vezirlerin aklına yatar. Ve her gün; iki genç alınır. Kralın huzuruna çıkarılır. Kral gençleri gördükten sonra gençlerden birinin başı vurulur, diğeri ise serbest bırakılır.

Serbest bırakılan gençleri Kawa örgütler,  eğitir ve onlara der ki; “ Köyde, şehirde durmayacaksınız, dağa gideceksiniz”

Gençler de Kawa’ya sorarlar; “ Bizler ne zamana kadar dağda kalacağız?”

Kawa da onlara ; “ Ne zaman ki Dehak’ın kalesinde bir alev görürseniz o zaman bilin ki Kral ölmüştür. İşte o zaman evinize gelebilirsiniz” der

Gün gelir, tarih, milattan önce 612 yılının 21 Mart gününü gösterdiğinde, Kralın adamları Kawa’ya gelirler ve Kawa’ya, “Çocuğunu hazırla, başını vurmaya götüreceğiz” derler.

Kawa’da onlara; “ Tamam. Siz gidin. Bu benim son çocuğum. 17 çocuğumu Krala kurban verdim. İstiyorum ki bu son çocuğumu kendi ellerimle Krala sunayım” der.

Kralın adamları gittikten sonra Kawa, çocuğunun elini tutar, çekicini de yanına alır ve Dehak’ın kalesinin yolunu tutar. Kralın huzuruna çıkar. Bir şey söyleyecekmiş gibi krala yaklaşır ve bir çekiç hamlesiyle Kral’ın kafasını ezer.

Zalim, kan emici Dehak, kendi kanı içinde debelenerek son nefesini verir.

Dehak’ın ölmesi ile Medya’yanın üzerine çökmüş olan karabulutlar çekilir. Güneş tekrardan çıkar. Yağmur yağmaya başlar. Ekinler yeşerir. Ağaçlar tomurcuklanır. Çiçekler açar. Börtü, böcek, hayvanlar ortaya çıkar. Medya yeniden renklerine bürünür. Hayat yeniden başlar. Ve o gün yeni gün olur; Newroz olur.

Dehak’ın öldüğünden emin olan Kawa, hemen kalenin burcuna çıkar. Büyükçe bir ateş yakar. Sarı, yeşil ve kırmızılı önlüğünü çıkarıp sallar.

Bunu gören gençler Dehak’ın öldüğünü anlarlar ve evlerine dönerler.

Ancak, Kürdistan dağları, Dehak’lardan kaçanlar için bir sığınak ve barınak olmaya hep devam eder.

Bugün, Kırmızı Fularlı Kız’ın yaşamak için Kürdistan dağlarına sığındığı gibi…

Kırmızı Fularlı Kız (Ayşe Deniz Karacagil), Antalya’da katıldığı Gezi Parkı Eylemlerinden dolayı; ‘kamu malına zarar vermek’, ‘kamu görevlisine karşı direnmek’, ‘toplantı, gösteri ve yürüyüş kanununa muhalefet’ ve ‘terör örgütü üyeliği’ ile suçlanmaktadır. Ve, 103 yıla kadar hapis cezası istemi ile de yargılanmaktadır.

Buna karşın, çaldığı paraları ayakkabı kutularında sakladığı suçüstü tespit edilenler. Deniz Feneri ile insanların dini duygularını sömürerek hırsızlık yapanlar. İhaleye fesat karıştıranlar. 700 bin liralık saati rüşvet olarak kabul edenler. Zorla köy boşaltanlar. Göçe zorlayanlar. Köy yakanlar. Köy bombalayanlar. Sistemli tecavüzcüler. İşkenceciler. İnsan yakanlar. Çocukların üzerine bomba atarak paramparça edenler. Yüzlerce madenciyi diri diri toprağa gömenler. Pozantı Cezaevinde çocuklara tecavüz edenler. Darbe yapanlar. Darbe girişiminde bulunanlar. Paralel-derin devlet oluşturanlar. Allah ile aldatanlar. Çalışanların emeklerini sömürenler. Ve tüm bu suçlara göz yumanlar, yardımcı olanlar, emir verenler, yasa çıkaranlar ve uygulayanlar bu ülkede bırakın yargılanmayı, korunmaktadırlar. Mevki ve makamla terfi ettirilmektedirler. Dahası kahraman olarak baş tacı edilmektedirler. Kırmızı Fularlı Kız gibi meşru, demokratik hakkını kullanarak bu zorbaları, hırsızları, tecavüzcüleri, işkencecileri, katilleri deşifre etmeye çalışanlar ise 103 yıl ceza istemi ile yargılanmaktadırlar.

Ki, bu açıkça yaşam hakkının gasp edilmesidir. Sonlandırılmasıdır.

Böyle olduğu içindir ki; gençler de yaşamak için dağa çıkmaya devam etmektedirler.

Haklı olarak…

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.
BAŞKAN GEÇİT GELECEĞİN BİLİM ADAMLARI İLE BULUŞTUGÜNDEMBAŞKAN GEÇİT GELECEĞİN BİLİM ADAMLARI İLE BULUŞTUÖRNEK REKLAM · 970×90

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.