KURAN OKUMANIN ANAHTARI
Gazetemiz yazarlarından Sami Varol yeni bir yazı dizisi yazmaktadır. Bu yazı dizisi her hafta devam niteliğinde olacaktır. SONNOKTA
Kura’nı okumanın ve anlaşılmasına yardımcı olacağı kanaatinde bulunmam nedeniyle her surenin öz anlamlarını yazmaya çalışacağım. İnşallah…
Geçen sayılardan devam….
KEHF SÛRESİ :
Sure “mağara” anlamına gelen Kehf adını,13-20.ayetlerde anlatılan Ashab-ı Kehf kıssasından alır.
Surenin ana konusu,Allah-insan arasındaki ilişkinin çift kutuplu tabiatıdır.Bir yandan yaratan-yaratılan arasındaki mahiyet farkına vurgu yapılırken,öte yandan insanın Rabbine olan var oluşsal ihtiyacı dile getirilir.Bu nedenle sure,varlığın zirvesi olan Allah’ın mutlaklığıyla söze başlar,peygamberlerin zirvesi Hz.Muhammed’in beşeri tabiatıyla son bulur.
İçerdiği kıssa ve mesellerle,Kur’an’daki sureler içerisinde sembolik dili ve simgesel anlatımıyla dikkat çeker.Surede Kehf kısası:Zengin-yoksul meselesi,
Ashab-ı Kehf kıssası,varoluşun iki kutbu olan hayat ve ölümün mahiyetine dikkat ceker.”Bozulmuş bir toplum içinde direnerek mi yaşamalı,yoksa toplu terkmi etmli?” sorusuna cevap teşkil eder.Zımnen der ki:İmanı yaşayacak bir mağaralık yeriniz varsakorkmayın.Zenğin-yoksul meseli,varsıllığın ve yoksulluğun mahiyetine dikkat çeker. Adem- iblis kıssası,iyinin ve kötünün mahiyeti sorununu ele alır.Sembolik dilin zirvesi olan Musa-Salih Kul meseli,niçelik ve niteliğin, zahir ve batının,bilgi ve hikmetin(Bkz.82.ayet) mahiyetini ele alır.Zülkarneynmeseli,maddi iktidar-manevi bilgelik bağının ve yerellik-evrensellik denğesinin değerini işler.
Kıssa ve meselleriyle bu surenin hedefi,varlığın çift kutuplu tabiatına ve zıtların içtimasına dikkat çekmektedir.Bu yolla insanda eşyanın çift boyutluluğunu göz ardı etmeyen dengeli bir tasavvur inşa etmeyi amaçlar.
Bütün bunların da ötesinde sürenin makro hedefi şu hakikati öğrenmektir:İnsanın hayatı,bilgisi ve iktidarı geçici, sınırlı ve görecedir.Allah’ın hayatı,bilgisi ve iktidarı kalıcı,sınırsız ve mutlaktır.O halde insana düşen şudur: “Artık kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa,işte o Allah’ı razı eden ameller işlesin ve Rabbine kulluk ederken hiç kimseyi O’na ortak koşmasın!”
MERYEM SÛRESİ :
Sure Hz Meryem’den ve oğlu İsa’yı dünyaya getirmesinden ayrıntılı olarak söz ettiği için bu adı almıştır.
Sure, Hz .Yahya ile babası Zekeriya, Hz. İsa ile annesi Meryem ve Hz. İbrahim’in hayat hikayeleri:
etrafında gelişen bir takım olayları ele alır. Bu yolla ilk muhatabı olan mü’minler teselli eder. Kendiside imanı uğruna zorlu bir göç yaşamış olan Hz .İbrahim’den, nüzu sürecinde ilk defa bu surede söz edilir.Asıl amaç, Hz. Peygamber’in şahsiyetini inşadır.
Surede Allah, hep rahman sıfatıyla anılır . İyileri tanrılaştırmak, hem iyilere hem iyiliğe ihanettir.Şu ayet bu ihanetin perdesini sıyırır: “Bu(gibiler), Allah tan başkalarını kendilerine statü ve nüfuz sağlamak için ilahlaştırırlar” Surenin sonlarında, ebedi sevginin ebedi olanın bahşettiği sevgi olduğunu söyleyen bir ayet yer alır.
TÂHÂ SÛRESİ :
Sure adını birinci ayetinde alır.”Ey insan!”
Konusu,idbar ve ikbal zamanlarıyla Hz musa ve İsrail oğullarının serüvenidir.Maksadı tarihte yaşanmış örnekler üzerinden ilk muhataplarına ders vermektir.Hz musanın risaletle görevlendirilmesi,o ana kadar Allah’ın lutfuna mazhar olması,kucağında yetiştirildiği mısır sarayına en sonunda peygamber olarak gönderilmesi ve firavunu davet etmesi ayrıntılı olarak anlatılır.Surede “inkarda direnme” şeklinde özetliyebileceğimiz firavun ve kavminin tavrıyla, “imandan sonra sapma” şeklinde özetliyeceğimiz İsrail oğullarının Yahudileşme süreci birlikte ele alınmıştır.
Müteakip ayetler, bu iki boyutlu anlatımın amacına uygun olarak hem ilk muatabı olan müşriklere, hemde müiminlere hitap eder. Müşriklere “firavunlaşmayın” müminlere” yahudileşmeyin” uyarısında bulunur.
Sure, yaratılış amacına uygun bir hayatı inşa etmekle görevlendirilen insana,vahyin “ilahi bir inşa projesi” olduğunu hatırlatır.Bunun içinde, birbirinin mukabili olan zikir ve nisyan kavramlarını sık kullanır.
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

