Kurban Olduğum
Kurban Bayramı haftası içerisine girdik. Ekonomik durumu, hali vakti yerinde olanlar kurbanlıklarını almaya başladı. Bayram sabahı kurbanlar kesilecek, ihtiyaç sahiplerine! dağıtılacak,
dualar edilecek, küsler barışacak, büyüklerden helallik alınacak, çocuklara harçlık ve şeker verilerek sevindirilecek, mezarlıklar ziyaret edilip ahrete göç
edenler bir kere daha yad edilecek, kısaca bayram edilecek Öbayram. Bayramınız şimdiden mübarek ola. Adı üstünde kurban bayramı ve bu bayramda kurbanlar kesilecek,
kurban keserek sevap işlenecek. Ama öyle kurbanın ucuzuna kaçarak az sevapla yetinmeye çalışmayın. Konya
müftüsü fetva verdi ya, keseceğiniz kurban ne kadar pahalı olursa o kadar fazla sevaba girmiş olursunuz diye, yani ne
kadar para o kadar sevap. Maazallah kurbanın ucuzuyla günü kurtarayım derken bir de günaha girmek var işin ucunda.
Kardeşim ülkede herkesin hali vakti yerinde hamdolsun, kaç kişi var ki pahalı kurban alamayacak, gözünüzü seveyim
işin hilesine kaçarak ucuz kurban almaya kalkarak ülkeyi günaha sokmayın Allah aşkına.
Zaten Ekim ayının dördü kurban bayramı, beşi ise hayvan haklarını koruma günü.
Boş verin hayvan haklarını da elinizden geldiğince ve enpahalısından, en sevaplısından kurbanlarınızı kesmenize
bakın. Bayram bu başka bir şeye benzemez ki. Bayramlarda eğlenilir, gülüp oynanır.
Bizim ülkemizde de hamdolsun her şey güllük gülistanlık, dert yok kasavet yok, açlık yok, yoksulluk yok, işsizlik yok, iş
kazalarında ölüm yok, ataması yapılmadığı için intihar eden öğretmenlerimiz yok, Kayısısı yandığı için çocuğunu okula gönderemeyen çiftçi yok, aldığı maaşla ay sonunu getiremeyen
emeklilerimiz yok, iktidarı eleştiriyor diye, ya da yandaşlığı, yalakalığı kabul etmediği için işinden atılan cezaevine
atılan gazetecilerimiz yok, doğayı koruyorlar diye polis kurşunları ile gaz fişekleri ile ölen Ethemlerimiz, Ali İsmaillerimiz,
Berkinlerimiz yok, eli kanlı IŞİD terör örgütünün elinde canını kurtarmak için Urfa’nın Suruç ilçesine kaçanlara yardım
etmek isteyen duyarlı vatandaşlarımıza gaz fişekleriyle, tazyikli sularla ve kurşun atarak müdahale eden güvenlik güçlerimiz
yok, “çocukların öldürüldüğü bir ülkede hiç kimse masum değildir” diyerek Berkin Elvan’ın, Uğur Kaymaz’ın,
Ceylen’ın ve diğerlerinin öldürülmesinden hiç suçu olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanımız yok. Böylesine insanın ruhuna huzur ve güven veren ülkemizde Öhiç kimsenin ucuz kurban kesmeye kalkarak bu memleketi günaha sokmaya hakkı olamaz.
Evet dostlar böylesine iki yüzlü, böylesine riyakar yöneticilerin bir araya geldiği bir ülkede, yoksulların, iş güvencesinden
ve iş güvenliğinden yoksun çalışmak zorunda bırakılan işçilerin, tarlasında bahçesinde kaldırdığı ürününü beş paraya
satmak durumunda bırakılan üreticilerin, ay sonunu getiremeyen
emeklilerin, ezilen Kürt halkının, yok sayılan Alevilerin, azınlıkların bu ülkede bayram yapmaya hiç mi hakları yoktur.
Var hakları, olacak, esas bayramı günü geldiğinde ezilen ve mücadele eden halklar yapacak.
Ezilen, yok sayılan, ötekileştirilen halklar mücadelelerini birleştirdiklerinde işte o zaman bayramın büyüğü kutlanacak. Mutlaka mücadele eden halklar kazanacak ve kurbanın büyüğünü
onlar kesecek. Çünkü beklenen o bayram günlerini görebilmek için çok büyük bedeller ödendi, hem de öyle en pahalısından değil, en
ucuzundan, olmayacak yerden olmayacak biçimde. İşte ezilen halkların beklediği o bayram günlerine az kaldı.
Yılgınlığa gerek yok. Göreceğiz o günleri. Üzme kendini ve mücadeleye devam et, yârim yoldaşım,
mücadelesinin önünde saygıyla eğilip KURBAN OLDUĞUM…
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

