KÜRT FEDERASYONUNUN REFERANDUMU KİME !? ...
Türkiye'nin güney sınırı dışında bir devletin var olma gerçeği...
Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi; "Türkiye’nin çabaları referandumu erteletmeye yetmedi. Hatta sesimiz çok çıkmasına rağmen sonuç alamayınca karizmayı biraz çizdirdik" ifadelerini kullandı da; "elinizde kalan hangi karizmadan bahsediyorsun be yumuşak kılıklı iktidar borucuğu diyesin aklını efendisine bozmuş yalaka kalemşor ve insan taslağına!.....
Gerçi nereye dönsen yüzüne hem tükürülecek hem işe…..ek o kadar bu tip gazeteci ve yorumcu geçinen kiralık ve karanlık yüzlü satılık var ki ya da yok mu!?
Elbette ki; "Ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı" devrimci, demokrat, yurtsever, yani sol platformun her versiyonunda bu ilke ulusların temel ve vazgeçilemez bir hakkı olarak ana maddedir. Devrimci olan bilir.
Gelelim Kuzey Irak da; uzun yıllardır uğraşı verirken, zaman zaman inişli çıkışlı, hatta ulusal savaşımında zikzaklar çizen Molla Mustafa Barzani oğlu Mesut Barzani bu yeni daha önceden beri var olan ve Türk siyasasındaki milliyetçilerinin ağzında değiştirilmiş adıyla "Irak Bölgesel Kürt Yönetimi". Uluslararası tanınma ve tescil istiyor.
Tabii bu arada Amerikan jandarması İsrail'in ve hatta Bölgenin güçlü ülkesi İran'ın, Arapların, Rusya'nın bu oluşumdan nasıl bir pay kapma yarışları da ayrı siyasi rol model bakış açıları üzerine politika yapan yapana..
Sırayla Irak' da bir iç karışıklık, bölgesel savaş ve giderek zaten orta doğunun kader çizgilerini okuyan BOP projesi ile parça bölük bir orta doğuyu daha da parçalamak için genel bir savaşa gider diyen diyene...
Türkiye'nin yani bizim liderimiz BOP da "Eş başkan" rolüne soyunduğunu açıkça ilan etmedi mi? Daha ne!?
Daha bizim mal TV yorumcuları ve mal siyasilerimiz niye bu ulus kendi ülkesinde kendi geleceklerini şekillendirmek için referandumla sorarak uluslararası platformda tanınmak isteyen devlet oluşumunun * peşmerge ” denilen askeri üniformalı ordusu var,
* bayrağı var,
* merkez bankası ve dolayısıyla parası var,
* meclisi var,
*Başbakanı; Neçirvan,
* aynı aşiretten Mesut Barzani Devlet Başkanı var..
Karşı çıkanlar, Kerkük'e 82, Musul'a 83 plaka kodu verebilecek ve Hitler’i anımsatan "5000 ülkücü hazır bekliyor" safsatası ile işgal, iç karışıklık ve iç savaş ile dizayn etmeye çalışan sivri kafatasçı faşistlerin ülke yönetiminde adeta söz sahibi olmaları kimlerin talimatı ile bir araya getirilmiştir kim bilir?
Şimdiye kadar bir olumsuzluk görmeden ve hatta ticaretin çok çok içinde iken niye itiraz etmediniz ki...?
Bir ülke kendini dünya kamuoyuna resmen tanıtmak ve kayıtlara geçen bir devlet olarak "uluslararası tescil" onları referanduma çağırması kime, niçin, neden ve kadar dokunuyor ki!?
Eee... Peki iç siyasette övünüyor ama yaptığınız bazı şeyleri de gizliyorsunuz.
Utanmanıza gerek yok ki..
Bir dizi göstermelik düzenlemeler de yaptığınızı bari inkâr etmeyin de Dünya kamuoyu sizi alkışlasın.
....
"Vana bizde"!...
"Çingene’nin merdi, övünürken hırsızlığını söyler" derler ya...
Vana bizde derken,
Barzani'nin petrolünü Türkiye üzerinden satmasına aracı oldunuz, kirasını aldınız.. Demek değil mi?
Sen vanayı kapatırsan İsrail bir petrol hattı döşer vana takar, kazanç sağlar....
Sen de eldeki bulgurdan olursuuuuun....
"Barzani bizim sayemizde petrolü sattı, itin bitini biz kanlandırdık" demek neyi anlatır!?
Kime ne soruyorum ki?!
Beş yıl önce Süleymaniye, Dohuk ve Erbil'de milyonlarca dolarlık inşaat işleri alan ve Barzani'nin bağımsızlık referandumu ile ilgili olarak, "herkesin devlet kurma hakkı var" diyebilen ve Barzani'nin iş ortağı olan İlnur Çevik'i kendisine danışman yapanın burnunun hali nice olur?! Kılavuzu karga olanın...
Siz ne derseniz deyin; bu milletin kendi geleceğiyle ilgili bu referandumu yaparak çoğunlukla kabul de edildi..
Bırakın ve de tanıyın.
Tüm Dünya kabul edecek...
Sonunda siz de "eh kabul edelim bari" diyecek, sindirecek, sindirteceksin ya....
Bu iş Kıbrıs talan, yerleştirme ve asimile edeyim derken oradaki "kurtardığımız!" dediğiniz yerleşik halkın da sizden nefret kusmasına benzemez!..
Orada bir devlet var oldu ise; özgür yaşamak ve halkını yaşatmak istiyorsa önce saygı duy.
E elinde ekonomik kaynağı var, sende olmayan petrol... Üretiyor.
Sen hiçbir şey üretemiyorsun.
Üstüne üstlük tüm üretim merkezlerini kapatmışsın.
Bir toplu iğne dahi üretemeyen bir bir sanayin var!
Dış Ülkelerle sürekli didişme, kullandığınız geçersiz oylar ile yönetimi değiştirerek hakim olmanızı haksız bulan onlarca ülke yönetimince, dışlanma, siyasi ambargo ile adeta hiç tanınmama konumdasın.
Açık kapın kalmadı..
Örnek işte alışveriş... Petrol, su, inşaat yapım ve ürünleri alışverişi yap.. Orayı yeniden inşa et. Kazan.
İnsan kazan içi içe yaşadığın insanları tanı.
Komşu bir devlet ile ne tür ilişkiler geliştirilir, neler alınır ve satılır da ekonomi yaratılarak her iki yanın refahı sağlanır onu konuşsanıza ağalar beyler......
Burada da "Atı alan Üsküdar’ı çoktaaaan geçmiştir" haaa.!..
....
Şimdi de Büyükşehir Belediye Başkanlarını onları seçen kendi halkından, gizlediğin nedenlerle istifaya zorlayarak koyun yerine koyduğun halka bir yaramışlık, bir siyasi fantezi daha yaratıyorsun da...
Sizlerin ne tür entrika ve siyasi ayak oyunlarıyla nasıl seçildiğinizi dahi bilemeyen halka bari
Ne tür refah ve gelişmişlik için nerede satıp kapattıklarınızın yarısı kadar olsa bile kurduğunuz fabrikalar?
Tarım ürünü üretildiğini, üretileni nasıl değerlendirdiğin yapısal oluşumu,
Dışa satım!?
Hani eğitim sistemi?
Hani alçağı dahi olmayan Yüksek Yargı?
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

