MARKSİST FELSEFE VE DİYALEKTİK
Marks, bilimsel sosyalizmin kurucusu ve proletaryanın büyük öğretmenidir.
Marks, "somut koşulların somut tahlili" ilkesinden hareket etmek suretiyle bir felsefi - siyasi fikir sistemi/ideoloji kurmuş ve bu ideoloji işçi sınıfının/proletaryanın silahına dönüşmüştür!!!
Bu silahla donanan proletaryanın komünist partisi kapitalist sistemi ve burjuvaziyi alaşağı ederek kendi sınıf diktatör yasını kurarak, eşitlikçi sınıfsız toplum olan Sosyalizme ve onun üst aşaması olan komünist topluma evirilecek, daha sonra da devlet sönümlenecektir...
Proletarya diktatörlüğü, özel mülkiyet ve üretim araçlarını toplumsallaştırma, karşı devrimci güçleri ezme bağlamında olup, geniş yoksul - emekçi halk için değil, eski düzenin, üretim ilişkilerinin ve sömürünün devamında çıkarı olan büyük toprak sahipleri, fabrika sahipleri olanlar, toprak ağaları ve burjuvalar, onların yandaşları, beslemeleri, önceden halka zulüm etmiş olan kişiler, kesimler içindir.
Marksizm'de, diktatörlük kavramı, siyasal bir yönetim şekli değil, sınıf egemenliğini ifade eder. Bir yerde sınıf egemenliği varsa, orada bir sınıfın diktatörlüğü vardır. Proletaryanın diktatörlüğü, toplumun çoğunluğunu oluşturan işçiler ve emekçilerin bizzat kendilerinin sömürücü azınlığa karşı uyguladıkları diktatörlüktür. Nasılki, sözde burjuva demokrasisi bir avuç azınlık için bir demokrasi, toplumun ezici çoğunluğu için diktatörlük olduğu gibi.
Proletarya diktatörlüğü, kapitalizmle, komünizm arasındaki geçiş döneminin siyasal niteliğidir.
Marks'a göre tarih, sınıf savaşımları tarihidir...
Bu savaşta proletarya, burjuva sınıfını alt ederek, kapitalist sistemi yıkarak, sınıfsız toplum olan Sosyalizmi kuracaktır!
Marks'ın bu tespit ve öngörüsü, reel sosyalist pratiklerde gerçekleşmiştir!!!
Marksist felsefenin temeli, Diyalektik Materyalizm ve Tarihsel Materyalizme dayanmaktadır.
Marks, toplumların diyalektik gelişimine bağlı olarak toplum sınıflaması yapmıştır. Gerçekleşmiş ya da gerçekleşecek olan bu toplumlar sırasına göre şunlardır:
1-İlkel komünal toplum
2-Köleci toplum
3-Feodal toplum
4 - kapitalist toplum
5 - Sosyalist toplum
6-Komünist toplum
Bu toplumları tek tek açıklamayalım ama burada özellikle komün al kavramına değinelim. KOMÜNAL: Eşitlikçi, dayanışmacı; ortak yaşam kültürüne/pratiğine dayanan kavram olup, KOMÜNİST kavramı, komünalden gelmektedir!
DİYALEKTİK
Felsefe tarihinde Diyalektik kavramı daha çok dört filozofta geçer. Bunlar: Herakleitos, Sokrates, Hegel ve Marks'tır. Ilk olarak bu kavramı Herakleitos kullanmıştır. Sokrates de Diyalektik, ironi ve maiotik aşamaları olarak"diyalog"anlamında kullanılır.Bir tür tartışma yöntemidir.Diyalektik, Hegel'de İdealizme Marks'ta ise Materyalizme dayanır. Hatta Marks der ki :" Ben, Hegel'de baş aşağı duran diyalektiği, ayakları üzerine diktim."
Diyalektik, doğadaki ve toplumdaki değişme süreci ile ilgili bir yasa ve yöntemdir.
TEZ-ANTİTEZ=SENTEZ
Formülü ile ifade edilebilir!
Diyalektiğin 3 büyük yasası, maddi doğadan, tarihsel toplumlardan ve bilinçsel düşünceden gözlemlenerek saptanmış olup bu yasalar:
1-Karşıtların birliği ve savaşı yasası
2-Nicelikten, niteliğe geçiş yasası
3-Olumsuzlanmanın, olumsuzlanması yasası (Yadsımanın yadsınması/inkârın inkârı yasası)
İsterseniz, bu yasaları özet olarak ve bir kaç örnekle açıklayalım:
1)Karşıtların birliği ve savaşı yasası:
Bu yasa, her olay ve olgunun çatışma ve gelişmelerden doğan kendiliğinden bir devinimle gerçekleştiğini ifade eder.
Doğada, toplumda ve bilinçte tüm nesneler, olaylar ve süreçler, içlerinde bir karşıtlık/tezatlık yani" diyalektiksel bir çelişki" barındırır. Bu karşıtlık/tezatlık bütün değişme ve gelişmenin kaynağını oluşturur.
Bu karşıtlık hem birlik (biri olmadan, diğeri olamaz) hem de bir savaşım halindedir! Birbirlerini alt etme, birbirlerinin yerine geçme eğilimindedirler!!!
Örneğin, yumurta, civciv olur...
Feodalizmden kapitalizme geçilir.
Burjuvazi-proletarya karşıtlık ve savaşımı yla kapitalizmden Sosyalizme geçilir!
Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.
2)Nicelikten niteliğe geçiş yasası:
Her olay ve olgudaki gelişmenin, sayıca çoğalmaların (nicel/miktar) birdenbire nitelik değiştirmesini ifade eden yasadır.
Bu yasa, EVRİM ve DEVRİM kavramlarıyla da adlandırılır. Evrim ve Devrim, gelişmenin birbirlerine sıkıca bağımlı iki yanıdır. Gelişmenin gerçekleşmesi için bir yandan niceliksel birikmeler (evrim) diğer yandan da niteliksel (devrim) gereklidir!
Diyalektik gelişme zorunlu/kaçınılmaz olarak devrimsel gelişmeyi doğurur!
Nicelikten, niteliğe geçiş ani olarak sıçramayla gerçekleşir!!
Örneğin, 99 dereceye kadar niteliğini koruyan su, 1 derece daha ısınmakla birden 100 dereceye kadar çıkarak, buhar olarak nitelik değiştirir.
Bir Sosyoloji öğrencisi, son sınıfın, son gününe kadar öğrenci niteliğindedir ama birden Sosyolog unvanı alarak, nitelik değiştirir.
100 oy alması gereken bir dernek başkan adayı, 99 oya kadar aday niteliğindedir. Ne zaman ki 1 oy daha alırsa başkan niteliği kazanmış olur.
Örnekleri, çoğaltmak mümkündür.
3)Olumsuzlanmanın, olumsuzlanması yasası ( Yadsımanın yadsınması yasası )
Her olay ve olgudaki gelişmenin, eskinin olumlu yanlarını özümseyen bir yenileşmeyle gerçekleştiğini açıklayan yasa.
Her yeni eskir ve yerini daha yeniye bırakır. Eskinin yerini yeniye bırakması, olumsuzlanmanın, olumsuzlanmasıdır. Çünkü eski, bir zamanlar yeniydi ve kendiliğinden eski olanı olumsuzlayarak var olmuş ve yeni olarak kendini ortaya koymuştur! Şimdi ise olumsuzlayan yeni, kendisinden daha yeni olan tarafından olumsuzlanmaktadır. Olumsuzlanmanın, olumsuzlanması yasası aynı zamanda" nicelikten niteliğe geçiş" yasası ile organik bir bağımlılık içinde bulunmaktadır. Çünkü olumsuzlama, eski bir nicelikten yeni bir niteliğe geçiştir.
Örneğin, zararlı bir böceği/haşereyi öldürmek mekanik bir olumsuzlamaktır. Oysa böceğin yaşamını tamamlayıp ölmesi ise diyalektik olumsuzlamadır.
Ya da, işçi sınıfı için, ne olursa olsun, kapitalist - burjuva düzeni yıkıp, Sosyalist düzeni kurmak, olumsuzlanmanın, olumsuzlanmasıdır!
Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.
Diyalektik gelişme, gelişim sürecinde zaman zaman eskiye dönüşlerin olabileceği ni kabul eder ama son çözümlemede gelişme daima basitten karmaşığa; aşağıdan yukarıya ve daha az gelişmişten, daha çok gelişmeye doğru ilerler!!!
"Dünya tarihini düz ve geriye dönüşsüz büyük sıçramalarla hep ileriye doğru giden bir devinim yada süreç olarak görmek ve algılamak diyalektiğe ve bilime aykırı, yanlış bir görüş ve değerlendirmedir".
Geriye dönüşler her zaman olabilir ancak son çözümlemede ise sürekli bir ilerleyiş içindedir...
Bilimsel Sosyalizm ve bilimsel dünya görüşü, iki büyük öğretiden meydana gelmiştir: Tarihsel Materyalizm ve Diyalektik Materyalizm. Her iki öğreti de Diyalektik bir bağımlılık içindedir ve birbirini bütünler.
DİYALEKTİK YÖNTEM (METOD)
Diyalektik (Eytişimsel) yöntem, doğa ve son çözümlemede doğanın ürünü olan toplum ve insan bilinci olay ve olgularını 7 yöntem ile ele alır. Bunlar:
1-Bütünsellikleri
2-Çok yanlılıkları (çok boyutluluk)
3-Bağımlılıkları
4-Devinimsellikleri
5-Çelişmeleri/çelişki
6 - değişkenlikleri
7-Gelişkinlikleri içinde inceler...
Diyalektik yöntemle inceleme, önce bu olgu ve olayları tanıyıp bilmeyi (Bilim) sonra onlar üstünde doğru düşünmeyi (kuram/teori) daha sonra da, bu doğru düşünmenin sonucu olarak, doğru uygulamayı gerçekleştirir.
Bilimsel veriler göstermiştir ki, doğa/tabiat, toplum ve bilinç/düşünce diyalektik olarak işlemektedir.
Her devrimcinin, sosyalistin ve komünist in diyalektik Materyalizm ve Tarihsel Materyalizmi bilgisel ve buna bağlı olarak ta eylemsel yönden kuşanmalıdır.
Çünkü Marksist olmak bunu gerektirir.
Özgürlüğün, eşitliğin gerçekleşeceği sınıfsız toplum yani SOSYALİZM ideali ve umuduyla!
Umut ta kalın, dirençli olun.
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

