"NEDEN MODERN OLAMIYORLAR ?"
Günümüz İslam dünyasına baktığımızda refah ve eğitim seviyesi düşük, demokrasi geleneği zayıf, diktatör yal eğilimlerin yüksek olduğu, sürekli iç çatışmaların yaşandığı, barış ve huzurun bir türlü gelmediği, yok ve yoksullukla boğuşan, kendine yeni modern bir hayat tarzı sunamayan, modern hayatın hiç bir unsurunu yaşam şartları içinde barındırmayan, her özgürlük hareketini ve her yeni gelişmeyi günah perdesiyle örten, orta çağdan kalma, çağ dışı, mürteci, yobaz bir İslam medeniyeti ile karşı karşıyız.
İslam dini medeniyeti olarak, gelen en son din olarak en medeni ve uygar din olması gerekirdi.
Bugün Hz peygamberin uyguladığı din bu din mi?
Günümüz İslam dünyasına baktığımızda kendine İslam görüntüsü veren bazı harici, selefi, cihatçı dini akımların, aslında İslam karşıtı, dini bozan, yozlaştıran gerici akımlar olduğunu görmekteyiz.
İslam dini insan haklarına saygılı, adil, eşitlikten yana bir hukuk sistemi iken, bugünkü Suudi ilkel
Din anlayışı, orta çağdan kalma, çağ dışı, insanı baskılayan, köleleştiren zorba, dayatmacı hukuk dışı adet ve törelerle toplumu yönetmek isteyen totaliter gerici Suudi din anlayışıdır.
Suud yanlısı guruplar İslam dininin geliş neden ve amacını anlamaktan uzak, bilime ve yeniliğe
İnanmayan, uygarlık düşmanı gerici guruplardır.
(Köle ve cariyelere özgürlüklerini verin) ayeti İslam dininin geliş nedenini özetleyen bir ayettir.
İslamın dininin özgürlükten, adalet ve eşitlikten yana bir din olduğunun apaçık göstergesidir.
İslam dini çağdaş ve özgürlükten yana bir dindir.
Suudi, cihatçı, selefi dinci gurupların amaçları ise demokratik, özgür, adil bir toplum yerine, otoriter baskıcı, hukuksuz, çağ dışı bir iktidar hedefidir.
Suudi yanlısı çağ dışı gerici akımlar dini bilimsel, değişken bir kurum olarak değil, statik, değişmez, tartışılması imkânsız kurallar olarak görürler.
Bu algı yanlış bir algı, bizatihi dinin kendisine aykırıdır. Aslında korktukları şey dini kurallarının
Değişmesi değil, kendi çağ dışı düşünce sisteminin yıkılmasından korkup her demokratik değişimi din karşıtı gösterip egemenliklerini sürdürme çabasıdır.
İslam dini kendini 23 yıl içerisinde zamanın şart ve ihtiyaçlarına göre kurallarını oluşturmuş bir dindir.
İslam dininin evrensel oluşu, dinin kendini zamanın şart ve ihtiyaçlarına göre yenileye bilir olmasıdır.
Dinimiz statik ve değişmez kurallardan oluşsaydı evrensel bir din olmaz, totaliter, putlaşmış bir din olarak yerel Arap kavimlere ait kabile dini olurdu.
GERÇEK İSLAM DİNİNİ GÖRMEK İSTİYORSANIZ.
İslam dininin özelliklerini en iyi bilen ve uygulayan Alevi İslam din uygulamasına bir bakmanız yeterlidir.
İslam dininin amacı ve özelliği adil, eşitlikçi, insan haklarına saygılı, kişi hak ve özgürlüklerine önem
Veren, sermayenin tekelleşmesine karşı çıkan, refahı paylaştıran, güçlünün, güçsüzü sömürüp ezmesine fırsat vermeyen, kadın haklarını savunan, cinsiyet ayrımı yapmayan, miras ve şahitlik hakkı gibi medeni haklar getiren, evliliklerde rızalığı temel alan, zorbalığa pirim vermeyen bütün bu kural ve kaideleri İslam (alevi) hukuk sistemi içerisinde barındıran, yasal teminat altına alan, bunun gibi çağdaş değerleri içinde barındıran evrensel bir hukuk sistemidir.
Kendine İslam süsü veren sözde İslami cemaatler İslam dininden, onun hukuk ve adalet ilkesinden uzaktan yakından hiç bir ilgi ve alakaları olmayan çağ dışı, gerici guruplar olarak İslam dinini değil
İslam ismini kullanıp sömürüyorlar Aşkı-Niyazımla.
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

