Öyle ise sorumlu kim?
Sokakta kavga!
Evde kavga!
İş yerinde kavga!
Trafikte kavga!
Her yerde hoşgörüsüzlük!
Bunları grup toplantısında MHP lideri Bahçeli söyledi.
Bunu hangi sakilerle söyledi bilemiyorum.
Toplumsal yaşamın temeli nasıl dinamitlendiğini söylüyor ise onun yanıtını da vermek zorunda! Adama sormazlar mı? İyi de bunun sorumlusu kim diye?
15 Temmuz darbe girişimini “Allah’ın lütfü” olarak gören AKP iktidarı, kendi karşı darbesini HDP ve dostlarına karşı gerçekleştirmiştir. FETO o güne kadar hem ideolojik hem stratejik hem de can ciğer ortakları olmasının yanı sıra birde “kumpas” yapma ortaklarıydılar. Bir ordu komutanını “terörist” diye nasıl içeri tıktıklarını herkes biliyor.
Ne Hikmet ise AKP yöneticilerinde, milletvekillerinde hiç FETOCU ya rastlanamadı. FETOYU bahane ederek tüm demokratik değerlere, kurumlara, legal demokratik siyaset alanında muhalif gördüğü HDP yi ve HDP ile bir şekilde işbirliği, güç birliği, dayanışma içinde olanları hedef tahtasına oturtmak.
Her gün tutuklama, gece baskını ile kurumsal hale gelen AKP uygulamalarına bakmak ve nasıl bir toplum inşa edilmek istendiğini es geçerek Bahçeliyi bile “rahatsız ”eden toplumsal cinnet halinin geldiği boyutu bir muhalefet lideri söylese, dünyanın en fazla yalan üreten çamurlaşmış medyası şimdi ne iftiralar atıyordu, tahmin etmek zor değil.
Toplumsal “bozulma” nın nedeni bizzat Bahçeli’nin koltuk değnekliği yaptığı AKP tek adam sistemi ile en küçük muhalefeti baskı ve sindirme politikası olduğunu bilmiyor ise bu söylem samimi değildir. Eğer biliyor ise bildiği halde “lades” yapıyor ve durum daha vahimdir. Hepiniz ordaydınız! Derler.
Bir ülkede;
Yurttaş açlık ile terbiye edilmeye çalışılıyor ise!
Her an her türlü uyduruk suçlama ile yüz yüze gelip, kapısı bir gece yarısı balyozlar ile kırılabiliyor ise!
Binlerce Akademisyen hapislere atılıp, işinde aşında akademik kariyerinde mahrum bırakılıp, “dışarıda” olanlar hiç bir yerde çalıştırılmıyor ise!
Sayısını kimsenin doğru olarak bilemediği yine on binlerce üniversite öğrencisi içerde ise!
Tek muhalefet yapan partinin eş başkanları, milletvekilleri, seçilmiş belediye başkanları içerde ise!
Muhalif gazete, muhalif TV kanalı bırakılmayıp, susturulur ise!
Üreten değil, tüketen, rantçı bir ekonomik anlayış ile topluma “avantacılık” aşılanır ise!
Eğitim sistemi “Dindar ve kindar nesiller yetiştireceğiz” diye yazboz tahtasına çevrilip, üniversitelerin içi boşaltılıp, dünya sıralamasına giremeyen bir “eğitim” sistemi inşa edilmiş ise!
İktidar yandaşı Prof. Kılıklı insanların TV ekranlarına çıkıp,” ne kötülük geliyor ise okumuşlardan geliyor” “Cahil halkın feraseti olmazsa bu ülke çoktan yıkılır” diyor ise!
İktidarın eli ayağı yargı sistemi içerisine dalıp, “bağımsız ve tarafsız yargı” yok ediliyor ise!
Devletin kolluk gücü iktidarın emrine amade edilmiş ve “aranızda birini seçin tutuklayacağız” deyip o seçilen kurban sorgusuz sualsiz yıllarca hapis yatabiliyor ise!
Hırsızın değil, yakalayanın suçlu muamelesi gördüğü ve örgütlü cehaletin ve kötülüğün temsilcilerinin sokakta, iş yerinde toplumun “saygın” kişileri haline geliyor ise!
Haklının değil, güçlünün hukuku işliyor ise!
Bahçeli’nin “rahatsız” olduğu toplumsal manzaranın sorumlusunu açıklasa da öğrensek!
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

