“ Yeni Malatya spor’u bu hale düşürenlerden hesap sorulsun “SPOR“ Yeni Malatya spor’u bu hale düşürenlerden hesap sorulsun “ÖRNEK REKLAM · 970×90
BIST14.501
DOLAR48,08
EURO56,09
ALTIN7.165
BITCOIN3.784.650
30° MALATYA
reklam
K
Konuk Yazar
30 Mart 2018 · 800 okunma

REKTÖR, SARIK İSTİYOR; MÜDÜR DE TÜRBAN DAĞITIYOR

 

 

      "Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ağırakça’nın yayın yönetmenliğini yaptığı Şamil İslam Ansiklopedisi’nde skandal açıklamalar yer aldı.

      Ansiklopedide, Müslümanlığı bırakıp başka bir dine geçen anlamındaki “mürted” kelimesi “Kâfirlerin uydukları İslâm dışı ideolojilerin doğru olduğuna inanmak; anıt, mezar ve ölülere tapınmak; Yahudilik, Hıristiyanlık, Komünizm, Kapitalizm, Demokrasi, Sosyal Demokrasi vb. şirk düzenlerini doğrulamak” olarak açıklandı.

Maddede, “Müslüman olduktan sonra, bu şekilde düşünmeye başlayan kimse irtidat etmiştir. Mürteddin cezası, eğer tövbe etmezse öldürülmektir” denildi.

Yine aynı Rektör sosyal medya hesabından anket yaparak, kendi görüşünü ise şöyle açıkladı:

    "Rektör ve akademisyenler için kep değil, sarık daha uygundur, Sayın Rektör arkadaşlarıma arz ederim" demişti.

     Şırnak Silopi Milli Eğitim Müdürü Bülent Dayanan, Şehit Binbaşı Ercüment Türkmen İmam Hatip Ortaokulu'na giderek kız öğrencilerine türban dağıttı. (Basından)

   Önce şunu belirtelim ki, bu iki olay Anayasasında "lâiklik" yazan bir ülkede meydana geldiği gibi, bu olaylar artık münferit olmaktan çıkarak sürekli tekrar etmekte ve laiklik karşıtı davranış sergileyenler hakkında da hiçbir soruşturma açılmamaktadır. Bundan cesaret alanlar lâiklik karşıtı düşünce, fikir ve davranışlarını sistematik hale dönüştürerek, teokratik devlet amaç ve idealini ortaya koymaktan çekinmemekteler.

    Bir Rektör elbette ki belli konular üzerinde görüş ve düşüncelerini, toplumsal bir sorunun çözümü için çözüm önerilerini özgürce açıklamalıdır. Bunda bir beis yoktur. Rektör dediğin daha çokta bilimsel, özgür, özerk bir akademik eğitim için ne yapılması gerektiği konusunda siyasi iktidara öneriler, projeler sunmalıdır ama nerdeeee.

     Bu rektör bırakalım bilimsel eğitim adına öneriler, projeler sunmayı,eğitimin  bilimsel değil, dinsel nitelikli olmasını;üniversite yerinede medrese istiyor. İleri sürdüğü düşünceleri  ise, fikir ve düşünce özgürlüğü bağlamında ele almak mümkün değil, çünkü zehir zemberek düşünceleri hem kin ve nefret suçu oluşturuyor hem de şiddet içeriyor...

   Rektör'ün amacı ve zihniyeti çok belli olduğu için burada nokta koyuyor ve türban dağıtan müdür üzerinden türban ve lâiklik konusuna değinmek istiyorum.

   Gelelim,okulda kız öğrencilere türban dağıtan İlçe Milli Eğitim Müdürü'ne.Bu nasıl bir kafa yapısı ve zihniyettir ki türban dağıtıyor?!Hem de anayasasında "lâiklik" yazan bir ülkede! Anayasasında "lâiklik" yazdığına göre "lâik eğitim" olan, olması gereken bir ülkede, bir inancın(!)ve yaşam tarzının sembolü haline dönüşmüş olan türban dağıtıyor.

      Bu davranış lâiklik açısından suçtur ve müdür hakkında hem idari hem de adli soruşturma açılarak Cumhuriyet Savcıları harekete geçmelidir. Şimdi diyeceksiniz ki, siz bu ülkede yaşamıyor musunuz? Bu sorunuzda haklısınız.

     Biz normalinde olması gerekeni belirtiyoruz. Aslında herkeste biliyor ki artık "lâiklik" anayasada yazılı bir kavram olmanın dışında bir anlam ve içeriği kalmadı. Ne siyasi yönetimde ne hukukta ne eğitimde...

        Laikliğin esemesi okunmuyor. Gerçekten lâiklik olmuş olsaydı, bir müdürün okulda türban dağıtması mümkün olmadığı gibi, böyle bir şeye yeltenmeyi dahi düşünemez, böyle bir şey yapmış olsa anında açığa alınır ve hakkında soruşturma açılırdı. Tabiki bütün bunları türban dağıtan müdür de biliyor. Yoksa görevi, yetkisi olmadığı halde türban dağıtmak haddine mi düşmüş.

   Şayet, müdür görevini bilmiyorsa(!) ve sanki Türkiye'de lâiklik varmış kabul ederek ayrıntıya girmeden hatırlatmış olalım.

        Müdür bey, siz sorumluluk alanınız olan ilçe okullarında lâik müfredatın(!) uygulanıp-uygulanmadığını okulların fiziki kapasite ve yapısının, dersliklerin yeterli olup-olmadığını; öğretmenlerin sosyal, ekonomik ve bölge özgülünden kaynaklı sorunlarının ne olduğunu, performanslarını, öğrencilerin başarı durumlarını, yoksul aile çocuklarının sorunlarını, ihtiyaçlarını tespit ederek ve çözüm önerilerini de belirleyerek üst yönetim kademelerine iletin. Sizin asıl göreviniz bu.

    Haaa, okullarda illaki bir şeyler mi dağıtmak istiyorsunuz, dağıtın!

     Yoksul aile çocuklarını belirleyerek ki, buna bile gerek yok zaten bellidir. Çocuklara ayakkabı, giyim, okul araç-gereçleri, kırtasiye malzemeleri ve en önemlisi de çocukların gelişim düzeyi ve yaşına uygun olan, içeriği düşünme ve sorgulamayı geliştirmeye katkı sağlayacak kitaplar dağıtın. Hatta kitapları zengin-yoksul demeden bütün öğrencilere dağıtın. Bu aynı zamanda sosyal devlet olmanın da bir gereği hatta zorunluluğudur.

    Bakınız müdür bey, bütün bunları da velileri, öğrencileri rencide etmeden, gururlarını İncitmeden gizlilik içinde yapın ve bundan da kendinize bir övünç payı çıkarmayın. Hem bunları kendi cebinden para harcayarak değil, yurttaşların vergisi ile yapmış olacaksınız. Bunu yapın ki takdir edelim.

     O ne öyle! Siyasi bir amaç için, makam-mevki yükseltmek, ikbal sağlamak ve gösteriş için türban dağıtmak.

   Türban ile ilgili olarak, siyasi iktidar mensuplarına da sormak istiyorum:

Hani, türban serbestliğini sadece üniversiteli genç kızlar için getirmiştiniz. Bütün kamu kurumlarında türban serbest olurken, türban artık anaokuluna kadar girdi. İnsanların inanç ve ibadet özgürlüğüne saygı duyar ve destekleriz, yeterki bu özgürlük dinci-yobazlık, gericilik olarak kendini çevreye ve topluma dayatmasın.

      Laiklik zaten özünde inanç ve ibadet özgürlüğüdür. Şunu da unutmayın ve inkâr etmeyin ki, 90'lı yıllarda üniversitelerde türban serbest olsun diye eylem yapanlara en büyük desteği de solcular, devrimciler, sosyalistler, komünistler verdi.

      Boğaziçi Üniversitesi'nde meydana gelen bir olay üzerine bir muktedir ne dedi "Biz bu komünist, vatan hani öğrencileri okutmayacağız"

       Sanki üniversiteler kendi babasının vakıf üniversiteleri. Ayrıca tarihe bakıldığı zaman kimlerin emperyalistlerin yerli işbirlikleri ve vatan haini, kimlerin ezilen halkların özgürlüğü, sömürülen sınıfların kurtuluşu için mücadele etmiş ve eden yurtseverler olduğu ortaya çıkar. Komünistler bu ülkenin vicdanı olduğu gibi, yarını bugünden inşaa eden, kendini proletaryaya, halklara adayan, toplumsal çıkarları, kişisel çıkarlarının önünde tutan bir fikir ve kişilik-karakter yapısına sahip insanlardır.

   Nazım Hikmet "Vatan haini" şiiri ile tescilli vatan haini ve halk düşmanlarının ağa-babalarına gereken dersi vermişti ama bunlar aynı dedeleri gibi, olayları ters yüz etmekte ehil insanlar olduğu için aynı yalanlara hız kesmeden devam ediyorlar.

     Bu ülkede türban siyasiler tarafından çok ama çok kullanıldı ve hâlâ da kullanılmaya devam ediyor. Türbanı dinci, gerici partiler ve iktidarlar siyasi emellerine alet ederek kullandılar.

     Din tüccarlarının, şarlatanların ustalıkla kullandıkları bir giysi parçası da türban oldu. Bunlar kadınların toplumsal cinsiyet eşitliğini reddeder, hak ve özgürlüklerini kısıtlar; sosyal, ekonomik alanlarda, üretimde, yönetimde bulunmasını dini argümanlar ile ellerinden gelse kesinlikle yasaklar ama iş kadının kapanmasına gelince, kadınların hem giysi içinde hem de eve kapanmasını da kadın özgürlüğü yalanı ile desteklerler.

      Zaten bunların yani siyasal İslamcıların zihniyetine göre demokrasi, şeytan işi olup, bir travmaya benzeterek uygun bir istasyonda inmek için kullanılan bir araçtır. Bunlar amaca ulaşmak için her yolu mubah sayan makyavelist tutum, anlayış ve zihniyetine sahipler.

   Bu yazım 30 Mart 1972-Kızıldere katliamının 46.yıl dönümüne denk geldi. Bu vesile ile Mahir Çayan ve dokuz yoldaşını, ON’ları saygı ile anıyorum!

  Yazımı, devrimci çevrelerde çok sık kullanılan bir söz ile noktalıyorum:

 

"Devrimciler ölür ama devrimler durmaz sürer"

 

Umutta kalın, dirençli olun.

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.
BAŞKAN GEÇİT GELECEĞİN BİLİM ADAMLARI İLE BULUŞTUGÜNDEMBAŞKAN GEÇİT GELECEĞİN BİLİM ADAMLARI İLE BULUŞTUÖRNEK REKLAM · 970×90

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.