Sevgili dostum (Hakkın ve Hakikatin Şehidi) TAHİR ELÇİ Anısına...!!!
ANANIN KARNINDA CENİN VURULDU...!!!
Katliam var, soykırım var, ölüm var
Şehirler yok oldu, JİYAN vuruldu
Mabede tecavüz, Hakka zulüm var
Mazlumun gönlünde İMAN vuruldu
Malazgirt’ten beri zaman kaç asır?
Beyinler pas tutmuş, yürekler nasır
Ey bin yıllık zulme isyan eden Sur
MİNARE önünde İHVAN vuruldu
Dostluğun sıfatı yüzünde zahir
Yüreğinde sevgi denen cevahir
Barışın ELÇİ’si sevgili TAHİR
Eşitlik isteyen İNSAN vuruldu
Cesurca gerçeği söyledi diye
Barış için eylem eyledi diye
Katliamcı devlet! De hele niye?..
Yürekte adalet TARTAN vuruldu
Evler talan oldu, yıkıldı yuva
Nuh’tan beri sürer gelir bu dava
ON BİN ZEBANİYLE çıktılar ava
İbrahim’e gelen KURBAN vuruldu
Mardin meydanında elinde Kitap
“Kürtçe yazdık” diye bir yalan hitap
Yaşamı katletti, memleket harap
Caminin içinde FURKAN vuruldu
Kudüs utanç duyar, Medine yasta
Ama neylersin ki zihniyet hasta
O arşı âlâda, kutsal miraçta
Hakka revan olan PERRAN vuruldu
Katliama alet Salât û selam
Nasıl anlatsam ki? Tükendi kelam
Hakikat acı da bilin vesselam
Minare yakıldı, EZAN vuruldu
Ey Dünya halkları buna inanın
Hakikat deryası Meryem Ana’nın
Çarmıhta sır olan Mesih İsa’nın
Miladını çizen İKON vuruldu
Katliam yüzlerce, zulüm bin oldu
Tekçilik, ırkçılık sanki din oldu
Evden çıkmak yasak, yaşam men oldu
Kendi sokağında GEZEN vuruldu
Sokaklar kan kokar, hava katliam
Gözlerden yaş akar, yüreklerde gam
Sonrasını nasıl diyeyim balam?
Ananın karnında CENİN vuruldu
Masalsı saltanat, kirli servet çok…!!!
Bebekler aç kaldı, Yezidinki tok
Yaramız kanıyor ama ilaç yok
Hekim esir düştü, DERMAN vuruldu
Evden eve gitmek ne büyük olay
İhtiyacı ekmek, bekli de bir çay
Bu nasıl tablodur vay kardeşim vay
Yoksulun evinde MİHMAN vuruldu
Kürdistan’da gezer cani gölgeler
Kimi “Güney Doğu”, kimi “Bölge” der
Baran, Havin, Berfin hepsi bilgeler
Çocuğun kalbinde İRFAN vuruldu
Göğü gaz kapladı, yerleri mermi
Bu zulüm katili ihya eder mi?
Söyleyin a dostlar böyle gider mi?
Çarkı felek durdu, ZAMAN vuruldu
Tarifi mümkün mü? Bu nasıl acı
Adaletten öte yoktur ilacı
Bitkiyi, böceği, taşı, ağacı
Kökünü kazıdı, HAYVAN vuruldu
Cehennem misali hava karanlık
Esaret altında mazlum insanlık
“Sokağa çıkayım” dese bir anlık
Merhamet, adalet, ÂMÂN vuruldu
Kerberos sürüsü nerden çıktı?
Çocuğa, anaya kurşunu sıktı
Mabedi, evleri, kentleri yaktı
Ateşten yükselen DUMAN vuruldu
Cizre küle döndü, Nusaybin yandı
Direniş bitmiyor, cellât usandı
Nemrut bile şaşa kalıp utandı…!!!
Mehtap katledildi, NURAN vuruldu
Ahmet Arif derdi “Tanı bunları”
Yıkılsın saltanat, gelsin sonları
Ne kadar mukaddes varsa onları
Hira’dan, Sina’dan TUR’DAN vuruldu
Gayya kuyusundan çıkıp geldiler
İnsan başı ile pozlar verdiler
Ekinvan’ı soyup yere serdiler
Ar namus kalmadı TÜRKAN vuruldu
Yaşlısı, kadını, çocuğu, genci
Ejderha olsanız, bitmez direnci
Sahtekâr, yalancı, madrabaz dinci
Devlet kurşunuyla ERKÂN vuruldu
Anayasa değil bir kanlı gömlek
Doksan yıldır devlet katliam demek
Kolunda kelepçe, boynunda ilmek
Dağkapı içinde MEYDAN vuruldu
Hendek Savaşıdır savaşın adı
Ey insanlık hadi duyun feryadı
Özgürlük mazlumun bir tek muradı
Pir û Pak yerinden SELMAN vuruldu
Zebani sürüsü nerden yollanmış?
Güya inançları bir tek Allah’mış
Canilerin adı “Esedullah”mış
Bu oyunla ŞAHI MERDAN vuruldu
Babalar Ali’dir, Analar Fatma
Kerbela görmedi böyle kuşatma
Yezit emir verdi, lafı uzatma
Burda HÜSEYİN’le HASAN vuruldu
Dehak da böyleydi ey zalim cani
Kawa yaşıyor da o katil hani?!
Bilge tarih der ki; “Diktatör fani”
Adı huzur olan DEVRAN vuruldu
Türkiye halkları kardeştir dedik
Ortak vatan için nice can verdik
Ama bedelini ağır ödedik
Halkları bir eden İZAN vuruldu
Yandaş basın mutlu, haberler yalan
Ankara’da şehvet, sarayda talan
Ne kaldı devletten geriye kalan?
Adaleti tartan MİZAN vuruldu
“Bu sorun benimdir!” Demedin mi sen?
Çark edip lafını yemedin mi sen?
Yine de biz idik barış isteyen,
Onu sağlayacak ORTAM vuruldu…!
Köyümü, kentimi, dağı, ovamı
Toprağı, yaprağı, suyu, havamı
Bu vahşi, canilik bize reva mı?
Havadan, karadan HERYAN vuruldu
Kaç kere yakıldı Amed’in özü
Şimdi kan ağlıyor Dicle’nin gözü
Hevsel Bahçeleri, Kırkların Düzü
Bilcümle mukaddes MEKÂN vuruldu
Sardı memleketi binlerce cani
Zulüm saltanatı olamaz bani
Melayê Ceziri, Ahmedê Xani
Aşkın destanını YAZAN vuruldu
Toprak, hava, ırmak, taşlar isyanda
Kuşatılmış umut, düşler isyanda
Simurgun Ankası, Kuşlar isyanda
Yetişin Feqiye TEYRAN vuruldu
Olanı biteni insanlık görse!..
Kim haklı? Kim haksız? Bir karar verse
Katli tanıyıp izini sürse
Ermişlerden ŞEXMUS SULTAN vuruldu
Batıdaki canım kendini sakın!..
Ateşin oraya gelmesi yakın
Yetmiş iki millet Hünkâr’a bakın
Kucağında nazlı CEYLAN vuruldu
İnsanlık tanısın faşist zorbayı
Çok görür yoksula bir tas çorbayı
Hakikat evini, kutsal türbeyi
Hawar limin PİRİ PİRAN vuruldu
İstersen çığlık at, öyle bağır ki
Gözleri kör olmuş, kulak sağır ki
Yaşanan sarsıntı öyle ağır ki
Ah dostum can ile CANAN vuruldu
Okuma destanı sen de yanarsın
Yüreğin buz keser, belki donarsın
Bedenine kurşun değdi sanarsın
Hele bak kendine NEREN vuruldu?!..
Aman dileme haaa!.. Uymaz yakarış
Surlara tırman da Amed’e karış
Ey BÜLBÜLİ ŞEYDA yıkıldı barış
Yürek diyorlar ya ORDAN vuruldu
Kemal BÜLBÜL (21 Aralık 2015 – Şebi Yelda)
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

