SİZDE HİÇ AKIL YOK MU?
Adına ‘akıl tutulması’ mı demek lazım, ‘akılları mı bu kadar’ siz karar verin. Pazarlarda çürük sebze toplayan vatandaşın halini görmeyip, başörtüsü ile kavga etmek? İnim inim inleyen milletin halinden uzak olup, fonda Boğaz içinde Erdoğan’ın gitmesi için deprem, sel veya yangın beklemek.
Sizde hiç utanma yok mu?
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kötü yönetimi, halkın reyiyle memleketi 18 senedir yönetiyor. Halkın reyiyle.
Böyle yönetilmek istedi bu millet, yönetiliyor. Şimdi durum ne? Halk artık böyle yönetilmek istemiyor. Yönetenlerin, eğer siz ‘yolundan çekilirseniz’yine halkın reyiyle gideceği gün gibi ortada.
Kendilerini bir partinin ‘eski tüfeği’ mi ‘ağır topu’ mu yahut ‘akil adamı’ mı bilemediğim birilerinin yerine koyan bu tipler, iktidar gündemi değiştirmek için çırpınırken, malzeme sunmakta yarışıyor.
AK Parti’nin yönetim organları, vekilleri, tüm il başkanları, belediye reisleri toplansa, sunduğunuz bu hizmeti aramakla bulamaz.
‘27 Nisan e-Muhtırası’nı yazan eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt gibisiniz. Yediğiniz, içtiğiniz mi dokunuyor anlamadım?
Büyükanıt, bir gece ansızın o bildiriyi kaleme alıp yayınladığında AK Parti’nin reyleri 10 puan arttı. Bunu becerebilen kampanya üstadı yok dünyada.
Meseleye adaletten bakmadıkça kaybedersiniz. İster başörtülü ister bikinili. Size ne?
Kendini kanaat önderi sayan bir tip daha çıkıyor. Derdi tıklanmak, gündeme gelmek bu aklı evvelin. Öyle gitmezmiş, böyle gitmezmiş, büyük bir deprem, sel felaketi, yangın gerekirmiş. Boğaz kıyısında kendisine kaset dolduruyor. Görevin ne arkadaş? Elbette seninle arkadaş olmam, meslektaş olmayı da zül sayarım. Neyin peşindesin?
Ya eski Genelkurmay Başkanı İlker Paşa’ya ne demeli?
Paşa, 27 Mayıs Darbesi’nin Menderes’in seçim ilan etmemesinden kaynaklandığını buyurmuş. Sayın Paşa, askeri sahaya, dış politikaya dair o kadar kıymetli görüşleriniz var iken, darbe meselesi artık bu toplumun en hassas olduğu alan haline çok şükür gelmişken, hayırdır?
Seçim elbette demokrasinin temel ilkesi. Ama lafın nereye gittiği görülmüyor mu? Orduyu ele geçiren FETÖ’nün mağdurusunuz, doğru. Davanızda yanınızdayız. Peki bu örgüt orduyu ele geçirirken, siz izinde miydiniz? Mağdur olmanız bu meselenin hesabını vermekten alıkoyar mı? Erken seçim isterken, Menderes örneği vermek de ne demek?
Bu kadroyu AK Parti propaganda biriminin başına getir, parti iktidardan inmez.
CHP’de, en yetkili kurulda görev yapan başörtülü bir kadın var. O’na hakaret edildi, “vitrin mankeni” denildi en yüksek ağızdan. Madem başörtüsü konusunda bu kadar hassassınız, bu sözün insan onuruna bir hakaret olduğu hakikatini nasıl göremiyorsunuz? Yoksa siz de mi böyle düşünüyorsunuz? Neden zihniniz duruyor, diliniz dönmüyor bu konuda?
Fikri Bey’in ya da boğazın zavallısının buna itirazı var mı? Varsa neden duyamıyoruz?
Siz gündeme gelmek, kendinizce gündem belirlemek için neler yapmazsınız? Bindiğiniz ihtiras tramvayının son durağındasınız.
Tutunacak bir dal arıyorlar. Elinizde tuz koşuyorsunuz.
Siz gerçekten bu milletin derdiyle ilgiliyseniz Allah aşkına bir susun. Siz gerçekten, adaletten, haktan, özgürlükten, eğitimden, barıştan yana olsanız artık bu değirmene su taşımazsınız.
Sizin derdiniz başka, başka ama artık partileriniz de medyanızda eskisi gibi değil.
Yaptığınız o numaralarla iktidardan pekiyi alırsınız, milletten değil. Ya aklıselim ile konuşunuz yahut lütfen susunuz.
Aşı gelmedi, insanlar pazar yerlerinde çürük çarıkla karın doyurmaya çalışıyor, işçiye, memura, emekliye zam diye yapılan kepçeyle geri alındı. Üniversiteye kelepçe vuruldu. Konu bulamıyorsanız, söyleyeyim.
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

