TAHRİF EDİLMİŞ TARİH"
Olaylara baktığımızda İki türlü tarih görürüz.
Birincisi resmi tarih dediğimiz (tahrif) edilmiş
çarpıtılmış tarih, birde gerçek tarih vardır.
Devlet yetkilileri genellikle birinci (resmi)tarihi
baz alırlar,
tahrif edilmiş tarih daha çok işlerine gelir.
Konu adına en yakın ve en can alıcı örnek Ağrı olayı.
Ağrı olaylarında resmi yetkililerinin olayları analiz ve
değerlendirmeleri ayrı, kamuoyunun olayları analiz ve
değerlendirmeleri ayrı, bir birinden çok farklı iki analiz.
Şimdi siz söyleyin biz hangi beyana (tarihe) inanacağız?
1915 Ermeni meselesi de böyle iki farklı değerlendirme.
1915 Ermeni tehcir (sürgün) hareketi, direk bir soykırım
olmasa bile sonuç itibari ile büyük acı ve ölümlere
neden olmuş büyük bir yıkım ve felakettir.
Siz binlerce masum Ermeni vatandaşı güvenlik adına
sürgün edip, evlerinden, yurtlarından çıkarıp bilinmeyen
bir coğrafyaya sürüyorsunuz, bu yolculukta vatandaşların
başına gelmedik iş kalmıyor, insanlar sadece mallarını
değil, büyük bir kısmı canlarını da kaybediyor, çok az bir
kısmı geri döne biliyor bu bir felaket değilde nedir?
Bize düşen görev Ermeni vatandaşlardan tarih adına
özür dilemek,onların acılarını ve kederlerini paylaşmak
onların uğradıkları haksızlıkları tanzim ve tedavi etmektir.
İnsanlık vicdanı bunu gerektirir Aşkı-Niyazımla.
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

