“ Yeni Malatya spor’u bu hale düşürenlerden hesap sorulsun “SPOR“ Yeni Malatya spor’u bu hale düşürenlerden hesap sorulsun “ÖRNEK REKLAM · 970×90
BIST14.501
DOLAR48,08
EURO56,09
ALTIN7.165
BITCOIN3.784.650
30° MALATYA
reklam
K
Konuk Yazar
23 Mart 2018 · 1,1B okunma

TEKELCİ VE YANDAŞ MEDYA

 

 

"Türkiye medyasının en büyük grubu olan Doğan Medya Grubu’nun satışı için anlaşmaya varıldığı öğrenildi.

    Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan, Mayıs 2011’de Milliyet ve Vatan’ı sattığı Erdoğan Demirören’ le Doğan Medya Grubu’nun satışı konusunda anlaştı.Bünyesinde Hürriyet, Fanatik ve Posta gazeteleri ile Kanal D ve CNN TÜRK kanallarını da bulunduran Doğan Medya Grubu’nu satın alan Demirören Grubu’nun, bu satın almada arkasında başka bir sermaye grubunun da bulunduğu düşünülüyor. Demirören Grubu bu satın almayla birlikte Türkiye’de medya sektörünün en büyüğü haline geldi"(Basından)

   Medyanın tekelleşmesi, bütün görsel, işitsel ve yazılı basın organlarının bir ya da birkaç kişinin elinde toplanmasıdır. Tekelleşme ile belli düşünce, fikir ve görüşün; bir inancın, yaşam tarzının topluma empoze edilmesi, dayatılması ile amaçlanan tek tip insan oluşturmaktır.

     İşte bunun adı faşizmdir. Ülkemizde medya çoktan tekelleştiği ve yandaşlaştığı halde, "Ana Akım Medya" olarak tabir edilen "Merkez Medya" yalanı ve hikâyesi de son satışlar ile çöktü. Güya özgür olduğu, tarafsız, objektif yayın yaptığı söylenen merkez medya aslında tamamen siyasi iktidarın güdümünde yayın yapan yandaş medyaydı. 

   Demokrasilerde halkın haber alma özgürlüğü yanında, doğru haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkı vardır. Bu hak ancak medyanın yani Basın-yayın kuruluşlarının özgür, bağımsız olması ve objektif yayın yapması ile mümkündür!

     Bütün Televizyon kanallarının, Radyo istasyonlarının, gazetelerin yandaş hale geldiği, özgür ve muhalif medyanın bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar azaldığı bir ülkede, halkın doğru haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkının sağlanması mümkün değildir! Bu koşullarda demokrasiden söz etmek ise abesle iştigaldir. Çünkü demokrasinin temel niteliklerinden biri de fikir ve ifade açıklama, yayma özgürlüğüdür. Fikir ve düşünceleri kamuoyuna, geniş kitlelere iletmenin yolu ise medyadır. 

   Medyanın tekelleşmesi ve yandaşlaşması yetmezmiş gibi, önceki gün de "Türkiye'de internet üzerinden yapılan yayınların Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından denetlenmesini öngören yasal düzenleme TBMM'de kabul edildi.

"Görecelide olsa insanların bir nebze özgürce kendini ifade edebildiği, muhalif paylaşımlar yaptığı(!)Sosyal Medya'da da hükümet ve sarayın isteği doğrultusunda tek ses, tek görüş egemen kılınmak isteniyor. Sosyal medya için her ne kadar göreceli olarak özgür demiş olsak ta, yaptıkları paylaşımlar nedeniyle binlerce muhalif insan hakkında soruşturmalar açıldı hatta gözaltı olayları gerçekleşti. Sosyal medyada hükümet karşıtı paylaşım yapmak artık bedel ödemeyi göze almayı gerektirir oldu. 

   Bu hükümet kapitalist ekonomik sistemin ve onun piyasası olan serbest ekonomik piyasayı savunduğu gibi uygular ama işlerine geldiği zaman rekabeti yani rakipleri yok sayarak tekelci uygulamayı destekler. Böylece rekabeti de geçersiz kılarlar. 

 

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun:

 

"Madde 1- Bu Kanunun amacı, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamaktır.

   Bu kanundan da anlaşıldığı  gibi medya sektöründe oluşan tekelleşme, haksız rekabet oluşturmakta ve muhalif sesleri susturmanın bir fırsatına dönüşmektedir. Ayrıca tekelleşme ile çok sayıda basın mensubunun işten çıkarılacağı da aşikâr.

    AKP iktidara gelir gelmez yaptığı işlerden biri de medya diye adlandırılan bütün yazılı; görsel ve işitsel basını yani gazeteleri, televizyon kanallarını, radyo istasyonlarını kendi propagandalarını yapmanın, kendi seçmen kitlesini konsolide etmenin hatta muhalif kesimlerden oy devşirmenin aracına dönüştürerek havuz ve haram - yalan medyası oluşturdu. Emir ve talimatlarla basın, kendilerinin güdümünde bir borazancılar topluluğuna döndü.  Medya, dizayn edilerek AKP'nin yayın organlarına dönüştürüldü! Dönüştürülemeyecek olan bir yığın gazete, radyo ve televizyon ise kapatıldı, TMSF' ye devredildi ya da kayyum atandı. Muhalif medyayı hizaya sokmak için ekonomik, mali baskılar uygulandı. Buna dayanamayan medya organları kapandığı gibi, geri kalanları da kendileri kapattılar. Kendilerinin kalemşorları olmayan, siyasi hükümeti eleştiren, halktan ve emekten yana olan onurlu gazetecileri, televizyon ve radyo programcılarını ise kurumlarına baskı yaparak işten atıp, işsizliğe, açlığa mahkûm ettiler. 

    Sizler siyasi hükümet olarak,çıkar ilişkisinde bulunduğunuz, ihale ve rant sağladığınız yandaş iş adamlarından topladığınız milyon dolarlarla havuz medyası, haram-yalan medyası kurarak, her gün onlarca yandaş gazetede aynı başlıklarla, büyük puntolarla kendi methiyenizi yaptırın, algı yönetimi sağlayın muhalifleri yerden yere vurun, her gün onlarca televizyon kanallarında sabahtan, akşama hatta gece yarılarına kadar bangır bangır bağırın, gazetecileriniz, televizyoncularınız bir muktedire kim daha çok biat eder yarışına girsinler, muhaliflere hakaret ve sövgüyü elden bırakmasınlar ama siz, kendi kısıtlı mali olanakları ile ayakta durmaya çalışan, işçinin, emekçinin, ezilenin, kürdün, alevinin, demokratın yani ötekileştirilmiş bütün toplum kesimlerinin sesini bir nebze de olsa duyurmaya çalışan, özgür ve bağımsız, objektif habercilik yapan muhalif televizyon kanallarının yayınını durdurarak ya da kapatarak susturun!!! Ohhh ne ala....

    Bu durum, OHAL fırsatçılığı olup, faşizmi ve dinci gericiliği tahkim etmektir! Ama hiç bir zaman faşizm ve dinci gericilik bu topraklarda kalıcı ol(a)maya cak tır. 

Bu böyle biline...

    Hani, halk arasında yaygın bir söz var ya : "Perşembe'nin gelişi, Çarşamba'dan bellidir”diye... Anlaşılmıştır ki,2019 seçimlerine AKP, tamamen susturulmuş muhalif medya ve tek sesli yandaş medya ile gitmek istiyor. Çünkü korkuyorlar! Seçim ve ittifak yasasını çıkarmaları da buna yönelikti. 

 

 

 Umutta kalın, dirençli olun. 

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.
BAŞKAN GEÇİT GELECEĞİN BİLİM ADAMLARI İLE BULUŞTUGÜNDEMBAŞKAN GEÇİT GELECEĞİN BİLİM ADAMLARI İLE BULUŞTUÖRNEK REKLAM · 970×90

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.