TIPIŞ TIPIŞ TERS TEPTİ !...
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu 2010 yılında yapılan genel kurulda başkanlığa getirildiğinde, bütün CHP’lilerde olduğu gibi taraflı tarafsız herkes tarafından büyük heyecan uyandırmıştı. Genel Kurulda başına taktığı Ecevit şapkası, yaptığı bir saati aşkın konuşmasının tamamı, “budur işte, beklenen Genel Başkan budur” dedirtti.
CHP’yi iktidara taşıyacak, yaptığı her açıklama ile gündem oluşturacak, gerek parti merkezinde ve gerekse parti tabanında partisine hakim olabilecek, yumruğu masaya vurduğunda ses getirecek bir Genel Başkan nihayet bulunmuştu, CHP tabanı derin bir nefes almış, köşelerine çekilip Genel Başkanlarının hamlelerini takip için beklemeye başlamışlardı.
Günler geçti, haftalar geçti, aylar geçti, yıllar geçti, bir türlü CHP tabanı tarafında beklenen yumruk bir türlü masaya inmiyor, umutlar körelmeye yüz tutuyordu.
Herkes o yumruğu bekledi durdu, bir türlü yumruk inmiyordu masaya.
Parti içerisinde guruplar oluştu, her kafadan bir ses çıkmaya başladı yumruk yok.
Barış süreci başladı, bu ülkede yaşayan herkes kendince sürece katkı sunmaya çalıştı, yumruk yok.
Alevilerin haklı talepleri ve çözüm bekleyen sorunları ayyuka çıktı, yumruk yine yok.
Roboski’de 35 genç ve çocuk saatlerce bombalanarak katledildi, yumruk yok.
Gezi direnişine Hükümetin pervasızca saldırması, ölen gençler, yumruk yok.
Berkin Elvan, Uğur Kurt katledildi, yumruk yok.
Soma maden ocağı katliamı, yumruk yok.
Ülke genelinde yaşanan don afeti ve milyonlarca mağdur çiftçi, yumruk yok.
İsrail Gazze’ye saldırıyor, IŞİD Alevi ve Şii’leri katlediyor, yumruk yok.
Daha nice önemli konuda, CHP’lilerin genel başkanlarında bekledikleri yumruk bir türlü inmedi masaya. Her konu kısır açıklamalarla, sidik yarışı ile geçiştirildi.
Derken Cumhurbaşkanlığı seçimleri gelip çattı.
AKP ve HDP Genel Başkanlarını çıkarttı halk sevsin sevmesin işte bizim adayımız dediler.
CHP haftalarca göstermelik görüşmelerin sonucunda yavru ortağı MHP ile birlikte çıkara çıkara Ekmeleddin İhsanoğlu diye birisinin ismini açıklayıverdiler.
Bu isim daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi kendi tabanlarında bir karşılık görmedi. Anlatmaktan zorlandılar. Hangi yönünü nasıl anlatacaklarını kendileri de bilemiyorlardı.
Alevilere anlatamıyorlardı, Kürtlere anlatamıyorlardı, Boşnaklara, Çerkezlere, Romanlara kısaca hiç kimse bu adayda kendisi ile ilgili hiçbir şey bulamadıklarında anlamaları da zor oluyordu ve bir türlü anlayamıyorlardı.
Sesler yükselmeye başladı, biz bu adaya oy vermeyiz, ya da Selahattin Demirtaş’a ciddi bir yönelme gözlerden kaçmamaya başlamıştı.
Gidişatın kötü olduğunun farkına varan CHP yönetimi çareyi tehditte bulmuş olmalı ki, Kılıçdaroğlu Grup toplantısında o meşhur yumruğunu vurdu masaya ve “ herkes bu sorumluluğu alacak ve tıpış tıpış sandığa giderek oyunu Ekmeleddin bey’e verecek” diyerek tehditkâr konuşmasını yaptı.
Yaptı yapmasına da, biraz hesapsız, ileriyi göremeyen, CHP tabanının da düşünebilen insanlar olduğunu, hele tehditlere hiç gelemeyeceklerini hesaplamadan yapılmış olmalı ki, “tıpış tıpış” ters tepti.
Aday belirlenirken sorumluluk verilmeyen CHP tabanına, sıra oy kullanmaya geldiğinde sorumluluk alacaksınız dayatmasını yapmak, işleri iyiden iyiye çıkmaza sokmuş gibi görünüyor.
Aday belirlerken, ben risk aldım, sorumluluk bana aittir diyen Kılıçdaroğlu, yaptığı hatayı ört bas edebilmek için, sorumluluğu kendi tabanı ile paylaşmanın telaşı içerisine girmiştir. Başarısız bir sonuç çıkması halinde “ ben ne yapayım, ben üzerime düşeni yaptım, siz bana sahip çıkmadınız” diyebilmenin zeminini hazırlıyor.
Ekmeleddin isminin dayatılmasının ardında, “tıpış tıpış” oy vereceksiniz tehdidi CHP tabanında kabul görmemiş ve ters tepmiştir. Bu konuşmadan sonraki oy oranının daha da düşeceğine kesin gözüyle bakılmaktadır.
Yıllardır Genel Başkanlarında olumlu bir yumruk bekleyen CHP tabanı yumruğu kendi suratına yemiştir.
CHP böylesi yanlış bir yumruğun altında nasıl kalabilir, “TIPIŞ TIPIŞ” bekleyip göreceğiz.
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

