UMUDUN VAR OLMASI
Ülkemin;
el değmemiş karlar gibi bembeyaz geleceğini,
umudunu,
aşkı
zümrütten ormanlarını,
çocukların mutluluk çığlıklarını,
gençlerin gözlerindeki ışığı...
yazmak isterdim...
fakat;
CIA laboratuvarlarında üretilen ılıman islamı,
ve işbirlikçi din tellallarının,
faşistlerin,
Şizofrenik davranışlarını düşünmekten fırsat kalmadı.
Çocukları sınıflarından aldırıp hapse attıran,
işçiyle, memurla, çiftçiyle, kısacası ..üretenlerle kavgalı...
sanata,
bilime,
felsefeye düşman,
Nazım’ın deyimiyle;
onlar ümidin düşmanıdır, sevgilim,
akar suyun
meyve çağında ağacın,
serip gelişen hayatın düşmanı.
…….
fakir köylü hatçe kadına,
ırgat süleymana düşman,
sana düşman, bana düşman,
düşünen insana düşman,
vatan ki bu insanların evidir,
sevgilim, onlar vatana düşman…
Ortaçağ artığı, çürümüş bir ideolojiyle karşı karşıyayız...
ve fikir üretmeliyiz..
Ömrünün büyük kısmı savaş cephelerinde geçirmesine karşın
Atatürk’ün hem de altını çizerek okuduğu kitap sayısı 3997 dir..
Hayatta savaşmak için,
geleceği kurmak için beyin jimnastiği yapmak şart.
Çin de bambu ağacı yetiştirmek için;
bambu tohumunu toprağa diktikten sonra
tam 5 yıl sulayıp gübrelerler.
5 yıl toprağın üstünde en ufak bir yaşam belirtisi yoktur,
5. yılın sonunda bambu tohumu filizlenir ve 6 haftada 27 metre boya ulaşır,
bambu 5 yıl boyunca toprağın altında yüzlerce metre kök geliştirmiştir.
Yani eğer davanda haklıysan,
bu güçle, kendin gibi düşünen insanların yetişmesi için
çaba göstermelisin...
ve bireyle değil, olayın felsefesiyle uğraşılmalı
yoksa hep olduğu gibi süvari değişse de
at aynı at olarak kalır
70 yıllık sağ iktidarların en son ulaştığı
hırsızlık,
ahlaksızlık,
yalan,
düzenbazlık,
fuhuş ÇETESİDİR...
Anadolu da halk vicdanı okyanus gibidir,
bu kirlilikten de kurtulması gerekir…
Kurtulacaktır da…
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

