“ Yeni Malatya spor’u bu hale düşürenlerden hesap sorulsun “SPOR“ Yeni Malatya spor’u bu hale düşürenlerden hesap sorulsun “ÖRNEK REKLAM · 970×90
BIST14.501
DOLAR48,08
EURO56,09
ALTIN7.165
BITCOIN3.784.650
30° MALATYA
reklam
K
Konuk Yazar
02 Mart 2018 · 1,2B okunma

YA BİR YOL BULMALI, YA BİR YOL AÇMALIYIZ!

 

 

     Toplumun tüm muhalif kesimlerinin faşist bir kuşatma altında olduğunu görmemek körlüktür.

AKP/MHP iktidarına karşı olan herkes önce kriminilaze ediliyor, sonrada susturulmak isteniyor.

    Adeta, biz ne dersek o lan! Demeye getiriyorlar.

Bu tutum iktidarı ne diyor ise “doğru” demeyene hemen yaftayı yapıştırıyorlar, hem de ne yafta! Üstelik bu yaftalama her yaptıkları yanlış işlerde  ‘Bu defada filanca kişi bizi aldattı’ demelerine rağmen yapıştırılıyor.

Kendileri hep doğru, farklı düşünenler ya terörist, ya FETOCU, ya da vatan haini oluyor.

   Her zaman zeytinyağı gibi üste çıkıp, hatta iktidarları döneminde yapılan hataları nerde ise muhalefete yükleyecekler. Buna birçok örnek vermek mümkün: Örneğin banka faizleri konusu, AKP yetkilileri her konuşmalarında banka faizlerinin “yüksek” olmasında şikâyet ederler, ederler ama bu faizler bir türlü düşmez! Sanırsınız ki muhalefet partileri ülkeyi yönetiyor.

    Eğitim sistemini yaz-boz tahtasına çevirenler de “faili meçhul” durumda. Her yıl adı değişen sınav sisteminde tutun da “normal” liseleri İmam hatip liselerine çevirme, sınavda başarı göstermeyen çocukların, mecburen imam hatip liselerine yönlendirme, ya imam hatip Lisesine gideceksin ya da dışarıdan açık öğretim lisesinde okuyacaksın dayatması yapılarak, binlerce çocuğun öğrenim haklarının elinde alınması. Bu durum bile başlı başına öğrenim hakkının engellenmesidir, anayasal bir suçtur!

    AKP ve MHP dışında herkes FETO cu. Bir tek onlar fetocu değil.

Halbuki2010 Anayasa referandumunda yargıyı FETO ya teslim eden yine AKP iktidarıdır. Çeşitli kumpas davaları açıp,”yol Temizliği”ni beraber yaptılar. Hatta o dönemde kendilerini uyaran muhalif kesime ‘fethullah hoca efendiye FETO diyemezsin!’ diye çıkış yapıp, kürsüde konuşan muhalif milletvekillerine yumruklu saldırıya varan saldırılar yapanların da “faili muhalefet” oldu. Dön artık! Ne istediniz de vermedik! Sanki Selahattin Demirtaş veya Kılıçtaroğlu söylemiş gibi.

    Ortadoğu özelinde izlenen ‘yeni Osmanlıcılık’ ham hayali ise tam bir çıkmaz sokak olmuştur. Suriye savaşının başladığı 2011 yılında en fazla bir ay sonra ‘Emevi Camiinde namaz kılarız’ ön görüsüzlük değilse nedir? 1.8 milyon M2 Osmanlı toprağının 783 bin M2 hariç, geri kalan topraklar veya kaybedilen topraklar üzerinde 32 devlet kurulmuştur. Bu devletlerin hangisini yıkıp, topraklarımıza katacağız? Bu çağda böyle bir şey mümkün mü? Mümkün olmadığını herkes biliyor, biliyor bilmesine de bir de bunun iç siyaseti var tabi. Halk deyimi ile ‘Yalanda kim ölmüş ki!’En basitinde bugün Afrine yapılan “operasyon”a Rusya evet demese yapılabilir mi? Başkalarını icazet almak ile suçlarken buda başka bir icazet değil mi?

     Yine bu iktidar döneminde hızla yayılan uyuşturucu kullanımı, çocuk istismarında dehşet verici artış, kadın cinayetleri daha birçok insanlık dışı olayı anlatmaya bile gerek yoktur. Her bir olayın yüzde binlerle ifade eden artışlar göstermesi, toplumun genlerinin nasıl bozulduğunun açık göstergesidir.

    Bütün bunları bu ülkede yaşayan her demokrat insan, endişe ile izlemekte ve bilmektedir. Hatta parası olan maalesef ülkeyi terk etmektedir.

     İyi de arkadaş, bunları biliyoruz! Çıkış nedir diye soranlara şunu söyleyebilirim: Armudun sapı, üzümün çöpü demeden bütün demokrasi güçlerinin, AKP/MHP iktidarında hoşnut olmayanların asgari müştereklerde yan yana gelmesi gerekir. AKP/MHP ittifakı %40 lar civarındadır. En basitinde AKP Kürt seçmenini küçük bir “nemalanan” kesim dışında kalan büyük bir kesimi kaybetmiştir.Bu durum küçük yerleşim yerlerinde anlaşılmaz olabilir ama metropolde durum AKP açısında tam bir hüsrandır.

     CHP, AKP iktidarının güçlenmesinde önemli katkılarda bulunmuştur. Ancak bu tutum CHP tabanının büyük kısmı tarafında kabul görmemektedir. Tavan ayrı taban ayrı telde çalmaktadır. CHP şu pozisyonda HDP ile ortaklık kurma konusu söz konusu değildir. Değildir çünkü HDP nin “etkisizleştirilmesi” n de CHP nin payı küçümsenmez düzeydedir. Bu partinin Akşenerin İYİ partisi ve saadet partisi ile ittifak yapması daha yakın bir olasılıktır.

     HDP ise CHP nin tekçi ve ırkçı genlerine muhalif tüm HDP dışı sol kesimler ile ittifak yapması, temsil ettiği irili ufaklı kitle gücüne bakılmaksızın, yeni bir sinerji yaratması elzemdir. Bu sinerji ile sayın SELAHATTİN DEMİRTAŞ yeniden Cumhurbaşkanı adayı gösterilmelidir.

   Yapılacak ittifakın ilk hedefi OHAL rejimine son verme olmalıdır. OHAL altında girilecek bir seçimin hiçbir meşruiyeti olamaz. Seçim yasasında şimdiden yapılmak istenen değişiklik ile ‘abidik-gubidik’ işlerin olacağının sinyali verilmektedir. Hatta e-devlet soyağacı sorgulamasında 50 yıl,yüz yıl önce ölmüş dedelerimizin sağ olarak görünüyor olması, akıllarda seçime yönelik soru işareti bırakması normal değil mi? Bu veriler ile seçime gidiliyor ise hemen hemen her ailede çoktan ölmüş insanların “yaşıyor” görünmesi sadece teknik bir hata olarak okunabilir mi?Bütün bunları alt alta yazdığımızda karşımızda duran acil görev şudur: Daha öncede yazdığım gibi demokrasi güçlerinin HDP ile asgari müştereklerde ortaklaşması mecburidir,acildir,gereklidir.Eğer kim ki; hayır bizim ittifaka ihtiyacımız yok diyor ise,peşinen söylemek gerekir ki DEMOKRAT dahi olamaz.

     Bugün geç kalmamak için, ülkenin gidişatında hoşnut olmayan her partinin, kurumun, bireyin sorumluluk alma zamanıdır. Aksi Faşizmin zulmü altında inlemek olur.

     YA BİR YOL BULAMALIYIZ, YA BİR YOL AÇMALIYIZ!

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır.
BAŞKAN GEÇİT GELECEĞİN BİLİM ADAMLARI İLE BULUŞTUGÜNDEMBAŞKAN GEÇİT GELECEĞİN BİLİM ADAMLARI İLE BULUŞTUÖRNEK REKLAM · 970×90

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.