YAMAÇTAKİ EV...
Tepede, yamaçta...
bir baba evi...
bacasından ovaya savrulan duman gibi
tüter ha babam tüter içimde
bir yanık türkü olur
hece hece..
Nedense yalnızlığım esmerleşir
çöker üstüme her gece.
sek sunulan bir acı...
yakar kavurur içimi
hüzün dolar gecelerime...
Her yağmurdan sonra hava toprak kokardı
ılgıt ılgıt..
turnalar türkülerle akardı
gece gümüşten parlak Fırata...
ovaya bakan
yamaçtaki köy evimizde..
Gecelerimi yer bitirir,
genzime dolar,
ovaya çökmüş sis bulutu olur içimde
o ev
İşte aynen öyle…
Seninle geçen günleri düşlerim;
baba..
gelip karşıma oturunca
Bir huzur yayılır usulca
Yangını bitmeyen her gecemin sonsuzluğunda
aklıma yine sen gelirsin...
senle yürüyüşlerim,
baba diyen söyleyişlerim
senli gülüşlerim..
Bilir misin yağmurları?
apansız gece yağmurlarını...
yamaçtaki pencereden delice bekleyişimin hayali de
işte o yüzden...
İşte o yüzden yamaçtaki evin esintisi
Sanırlar saçlarımın taranması içindir
çiğle ıslanmış alnımı çevirip
rüzgarın yolunu gözleyişim
Bilemezler nedenini
senin kokunun iksirini...
Gittiğin rüzgarlarla dön
yaşama adanmış sevdam;
senli günlerdi…
Özlemin içimde bir kor
Kimselere emanet edemediğim
sulara gömülen uçarı sevdam...
gelsen bir daha
yaramı gösterecektim…
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

