YASAKLARLA, YOBAZLARLA KUŞATILAN UMUTLAR VE YILBAŞI
Yılbaşı'na yine yasaklarla, yobazlarla kuşatılmış umutlar ile gireceğiz ki, öyle anlaşılıyor. Ama umut ve coşkunun karşısında hiçbir güç duramaz. Ablukalar, karanlıklar yarılır ve yarılan ablukalardan ışıklar yayılır.
Beyoğlu Emniyet Müdürü İsmail Kılıç, "Yılbaşı tedbirleri üst seviyede olacak. Geçtiğimiz yıl Reina saldırganının önce Taksim'de görüntü çekip daha sonra tedbirleri görünce başka yere yönlenmesi nedeniyle tedbirleri iki katına çıkaracağız. Halkın huzurlu bir yeni yıl geçirmesi için kutlama yapılmayacak. Toplanmalara izin verilmeyecek. İstiklal Caddesi ile Taksim Meydanı'na girişlerde Karaköy, Cihangir ve Talimhane ile Tarla başından girişlerde önlemler alınacak" dedi.(Basından)
Bu açıklamada dikkatimi çeken şu cümle oldu:"Halkın huzurlu bir yeni yıl geçirmesi için kutlama yapılmayacak. Toplanmalara izin verilmeyecek"...Bu karar her ne kadar Beyoğlu Emniyet Müdürü'nün kararı gibi gözükse de, belli ki emir yukarıdan geliyor.
İnsana sormazlar mı, devletin asli görevi ve kuruluş amacı, halkın can ve mal güvenliğini sağlamak değil midir?(!)
Yurttaşların evinden dahi çıkmasına, bir meydanda bir araya gelerek kalabalıklarla eğlence ve coşku içinde yılbaşı kutlaması yapmasına bir yasaklama, bir engelleme kararı alınıp uygulanıyorsa bunun adına nasıl "huzur" diyebilirsiniz?
Yılbaşı yaklaştığı zaman, gerici, dinci-yobaz çevrede bir gündem maddesi oluşturulur: "Müslümanların Noel'i kutlaması caiz değildir, haramdır " diye.
Bunlar, Noel'in Isa peygamberin doğum günü olduğunu; yılbaşının ise yeni bir yılın başlangıcı için kutlama olduğunu ya bilmezler ya da bunlar insana dair her güzelliğe karşı oldukları ve de kutlamalarda içki tüketileceğini bildikleri için, yılbaşı ile Noel'i aynı şeymiş gibi bir algı oluşturma çabasına girerler. Bunlar, dindar değil, yobaz taifesidir. Tanrı'nın, dinin hükümlerini(!)kendi ilkel, iğrenç ve çarpık inançlarını, pardon hurafelerini çevresine dayatan, insanları sadece dinsel bir şablon içinde değerlendiren hoşgörüsüz, kaba, cahil güruhtur.
Geniş kitleler tarafından Noel ile Yılbaşı karıştırılıyor ve aslında bu da gerici, dinci-yobazların işine geliyor. Noel,25 Aralık tarihinde Hıristiyan peygamberi İsa'nın doğumun kutlandığı haftadır. Bu günü isteyen kutlar, istemeyen kutlamaz. Kaldıki ülkemizde ve özellikle İstanbul'da Rum; Ermeni olan azınlık statüsünde Hıristiyan yurttaşlar var.
Gelelim Yılbaşı'na...31 Aralık'ı 1 Ocak'a bağlayan gece Yılbaşı gecesi olarak adlandırılır. Pek çok kültürde Yılbaşı gecesi özel olarak hazırlanmış yiyecek-içecek tüketilmek suretiyle eğlencelerle kutlanır.
İçki içen içer, içmeyen İçmez. Bu insanın kendi özgür iradesi ve yaşam tarzı ile ilgilidir, size ne ey gericiler, dinci-yobazlar.
Hıristiyan peygamberi İsa'nın doğumunun kutlandığı Hıristiyan bayramı 24 Aralık Noel arifesiyle başlayan kutlamalar bazı ülkelerde 26 Aralık akşamına kadar devam eder. Gayet doğaldır ki, Noel geleneği içinde yer alan arkadaş ve akrabalarla bir arada olma, özel hazırlanmış yiyecek ve içecekler ile kutlama yapmak, çam ağacı, Noel ağacı süslemek Hıristiyanlığın dinsel amaçlarından sıyrılmış bir niteliktedir.
Bu kutlama tarzının da belli oranda Yılbaşı kutlamalarına yansımış olduğu da bir realitedir!
Bu yobaz taife garibanın, yoksulun, açın derdi ile uzaktan yakından ilgilenmez. Kendi dininin emrettiği "Komşusu açken, tok yatan bizden değildir" sözünü kaale almaz.
Yine bunların çoğu, kendi dininin emrettiği "malın kırkta birini zekat olarak ver" sözüne bağlı kalmaz. Evi barkı olmayan, sokakta aç yatan bir garibana evini açmayı bırakın, bir tas çorba parası bile vermez.
Bunlar, baskı altında olan, zulüm gören, hak ve özgürlükleri gasp edilen; her türlü haksızlığa uğrayan insanların yanında yer almaz ve kendi dininin emrettiği "Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır " sözünü bilir ama sanki o söz söylenmemiş gibi davranır.
Bu yobaz taifesi cemaat, tarikat yurtlarında küçücük çocukların ırzına geçildiği olaylar karşısında üç maymunları oynar.
Bu yobaz taifesi, emeğinin hakkını almak için grev yapan, sömürüye karşı çıkan işçilerin eylemlerine destek vermedikleri gibi, "bunlar vatan haini, bunlar dinsiz komünist" diye uyduruk, absürd dinsel argümanlar üreterek hep patronların safında yer alırlar.
Bunlar hırsızlığı, yolsuzluğu, rüşveti, devletin, halkın parasını çalanları görmezlikten gelir ama Noel kutlanmaz, Yılbaşı kutlaması caiz değildir derler.
Peki, Müslümanlar İsa'nın peygamberliğini kabul etmiyor mu? Ediyor. Eeee,mademki Noel Hıristiyan peygamberi İsa'nın doğum günü kabul ediliyorsa bunu kutlamanın sakıncası nedir?!Yoksa dinden mi çıkar(!)
Yeni yılın gelişini eğlenceler ve coşku içinde umut ile karşılayarak Yılbaşı kutlamanın kime ne zararı var?!
Siz içkiye haram diyerek içmiyorsanız herkes de haram diyerek içmeyecek mi? !
İşte bu ilkel düşünceleriniz, çağdışı yaşamınız, hurafeler içinde debelendiğiniz, çürümüş hatta kokuşmuş zihniyetiniz, kendi inanç ve yaşam tarzınızı çevreye dayatmak istediğiniz için sizlere gerici, dinci-yobaz diyoruz.
Bu gerici, dinci-yobaz taifesi için Dr. Ali Şeriati bakın ne diyor:
"Eğer bir din yetimi korumuyor, kimsesize sahip çıkmıyor, ezilenlerin sesi ve soluğu olmuyorsa yalandır ve afyondur...
Bunlar olmadan kılınan namaz, tutulan oruç, gidilen hac, kesilen kurban, ihya edilen kandil geceleri ziyaret edilen türbeler vesaire ebu cehil'in hacılara su verip de yetimi ve yoksulu görmemesi gibi yalandır, afyondur..."
Şimdiden yeni yılınızı kutlar, yeni yılın ülkemize ve bütün dünya halklarına, ezilenlere, sömürülenlere, baskı-zulüm görenlere umut taşıyacak bir yıl olması, bunun içinde barış, kardeşlik, özgürlük, adalet, insanca yaşam koşulları sağlamak için mücadele ile dolu geçmesi umuduyla!
Umutta kalın, dirençli olun.
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

