"YERLİ VE MİLLİ" HAA... HADİ ORDAN!
Yazıma başlarken önce şunu belirteyim ki, benim siyasi görüşümün, felsefi anlayışımın odağında insan vardır! Ezilen halkların ve sömürülen sınıfların, sınırsız, sömürüsüz, sınıfsız, devletsiz, bayraksız, eşit olduğu bir dünya inşa edeceklerine dair umudum, öngörüm ve bu bağlamda mücadelem vardır.
"vatanım, dünya; dinim ve ırkım insanlık "şiarına bağlıyım. Enternasyonalist bir anlayışa, komünist bir dünya görüşüne sahip olmak, elbette içinde yaşadığımız ülkemizin ve halkımızın sorunlarına duyarsız kalmayı, çözüm üretmeyi engellemez.
Çünkü halklarımızın, dünya halklarının eşiti bir konuma yükselmesi için mücadele etmek devrimci bir tutum ve eylemdir. Hani, güzel bir söylem var ya : " Yerelden, ulusala; ulusaldan, evrensele" diye... Demem şu ki, dar görüşlü, ufuksuz, aşırı milliyetçilik ve ırkçılık, halklar, uluslar kadar dünya içinde büyük bir tehdit ve felaket oluşturur. Bir insanın mensubu olduğu halkın, ulusun hak ve çıkarlarını savunması gayet doğal ve olması gereken bir düşünce ve davranıştır ama kendisinin mensubu olduğu halkın, ulusun dışındakilere aşağılayıcı, küçümseyici, hararet edici boyutta yaklaşım göstermek ise, şovenizmdir, ırkçılıktır, faşistliktir. Şayet, dinsel inanca dayalı olarak yapılıyorsa dinci-yobazlıktır.
Bir insanın "Yerli" "milli" ya da "Yerli ve milli "olmasının hiç mi hiç önemi ve anlamı yoktur! Ayrıca, insanların "Yerli ve milli" olmasının ölçütü nedir? "Yerli ve milli" olmak insan olabilmenin, halkını, ülkesini sevmenin tek ölçütü müdür? Sadece egemen olan bir milletin, dinin, mezhebin mensupları mı "Yerli ve milli"dir!
Bu ülkeye hukuki yurttaşlık bağı ile bağlı olan, yüzyıllardır bu ülkede yaşayan, bilimde,sanatta felsefede,zanaatkârlıkta..ve yaşamın bütün alanlarında bu ülkeye katkı sunmuş olan azınlık milliyetlerden, dinlerden Ermeni, Rum,Yahudi yurttaşlar var.
Bu ülke etnisite, milliyet, din, mezhep açısından bir kültür harmanıdır.
Sizin anlayış ve zihniyetinizi bildiğimiz için, siz, "Yerli ve milli" ile olsa ol sa Türk kökenli ve Hanefi - Müslüman olanları vurguluyorsunuz. Peki, sizler farklı milliyet ve dinden, mezhepten olan bu ülkenin yurttaşlarından daha mı makbul insanlarsınız. Tabi ki hiçte değilsiniz!
Bu açıklamalardan sonra şimdi esas meseleye değinebiliriz.
Son birkaç yıldır iktidar mensuplarının dillerinden düşürmedikleri ve özellikle muhaliflere yönelik bir eleştiri olarak kullandıkları "Yerli ve milli" kavramı var. Tabi burada "Yerli ve milli" ile vurguladıkları, siyasi yönetim kadrosunu oluşturmuş ve 15 yıldır iktidarda bulunan kendileri oluyor(!)
İktidara aday olan bütün partilerin kadroları ve kendilerine muhalif olan kim varsa "Yerli ve milli" değil(!)Onlar, bu toprakların kültürüne, milletin değerlerine yabancı insanlar(!) "Yerli ve milli" olanlar sadece her koşulda AKP'yi destekleyen kitledir.
Bu zihniyet ve düşünce bile, iktidar mensuplarının yurttaşlar arasında oluşturmak istediği hatta oluşturduğu ayrıştırma, ötekileştirme ve kutuplaştırma politikalarının bir tezahürüdür!
Sizler, her fırsatta "Yerli ve milli" olduğunuzu söylüyor, toplum olarak ta buna inanmamızı istiyorsunuz. İnanmak isteriz ama söylediğiniz söz ile yaptıklarınız arasında derin çelişkiler ve tutarsızlıklar olmasa..."Yerli ve milli" olmaktan şunu anlamamız gerekmiyor mu? İktidarda bulunan siyasi kadro mensuplarının bütün düşünce, fikir ve projeleri,icraatları halkın mutluluğu ve ulusal çıkarların sağlanması içindir!!!
O halde hadi bakalım gerçekten böylemi.
Ülkemizin maddi anlamdaki milli değerleri olan tersanelerini, limanlarını, fabrikalarını,
İletişim sistemleri kurumlarını, en kârlı kamu ekonomik işletmelerini, bankalarını özelleştirme adı altında yandaşa ve yabancı ortaklarına peşkeş çekerek kapitalistlere, emperyalistlere hizmet edenler "Yerli ve milli" olabilir mi?
Kamu bankalarından en düşük faiz ile kredi çekerek, kamu arazileri üzerine 49 yıllığına kadar olan "yap-işlet-devret"(!) modeli ile yandaş ve onların yabancı ortaklarına köprüler, tüneller yaptırarak,günlük araç geçişinin birkaç katı garanti verip, araç geçişi az olursa belirlenen günlük araç geçişinin geri kalan kısmını hazineden yani yurttaşların vergisinden keserek onlara para aktaranlar, geçişlerde fahiş ücret belirleyenlerin "Yerli ve milli" olmaları mümkün mü?
15 yıldır bir tane bile fabrika açmadıkları gibi, var olan fabrikaları satanlar, kapatanlar, işsizliği çığ misali büyütenler,
Ülkeyi kapitalist - emperyalist devletlerin çok uluslu şirketlerine yağma - talan, sömürü alanı olarak açmak, onlara pazar oluşturmak için tarım ve hayvancılığı yok ederek milyonlarca yurttaşı yoksulluğa, açlığa, sefalete terk edenler "Yerli ve milli" olabilir mi?
Bir zamanlar dünyada, tarım ve hayvancılık potansiyeli en yüksek olan, kendi kendisine yettiği gibi, tarım ve hayvancılık ürünleri ihraç eden bir ülkeyi, dışarıdan büyük ve küçükbaş hayvan hatta saman ithal eden bir ülkeye dönüştüren siyasal kadronun "Yerli ve milli" olma şansı var mı?
İçinizde hatırlayanınız vardır! 1980 öncesi, "Yerli malı haftası" vardı ve özellikle okullarda kutlanırdı. Topluma, kendi ürettiği ürünleri, malları tüketerek, sömürgen, yağmacı, talancı kapitalist -emperyalist sistemin ekonomik bağımlısı olmamak bilinci iletilirdi.
Okullarda, çocuklara-gençlere yerli malı ürün tüketme bilinci empoze edilirdi. Peki, bugün, "Yerli malı Haftası”nı okullarda kutlamak mümkün mü? Hayır! Çünkü yerli mal kalmadığı gibi, ulusal ekonomi hâlâ hız kesmeden yağma - talan ediliyor.
Üretmeden tüketen bir toplum ise sonunda kapitalist - emperyalist devletlerin pazarı ve sömürge alanı olmaktan kurtulamaz.
Peki, 15 yıldır iktidarda bulunan ve bunun en büyük müsebbibi olan siyasi kadronun "Yerli ve milli" olması mümkün mü?
Akaryakıt ürünlerini ve özellikle benzin ve mazotu, dünya ülkeleri arasında en pahalı olarak yurttaşlarına satanlar "Yerli ve milli" olabilir mi?
Her gün ama her gün A' dan Z 'ye bütün ürünlere sürekli zam yapılması, bir sağanak yağmur misali zam ( Havuz ve yandaş medya ise, zam'a, halkın zekâsı ile alay ederek, fiyat güncellemesi diyor)
Zam ve buna bağlı olarak oluşan enflasyon ile milyonlarca yurttaşın yaşam koşullarını, insani yaşam koşullarından uzaklaştıranlar, yurttaşları ağır bir ekonomik baskı altına alanlar "Yerli ve milli" olabilir mi? Ya da olsa bile ne yazar!
Türk Lirası kullanmayıp, paralarını Türk bankalarına yatırmayıp, ABD parası olan dolar üzerinden yurt dışındaki bankalara aktaracak hatta ticari kazançtan vergi ödememek, vergi kaçırmak için of-shore hesap açacaksınız…
Çocuklarınızın paradise papers(cennet Belgeleri’nde)isimleri geçtiği iddia edilecek, Paradise belgelerinin araştırılması için meclise verilen önergeyi reddedeceksiniz ve kalkıp "Yerli ve milli" olmaktan dem vuracaksınız.
Çocuklarınızı, ABD ve Avrupa ülkelerinde okutacak, geçen hafta Milli Eğitim Bakanı'nın(!)açıkladığı gibi, yoksul - emekçi halkın çocuklarına %90'ı niteliksiz okullarda okutmayı reva görecek ve "Yerli ve milli" olduğunuzu iddia edeceksiniz.
Şu anki eğitim sistemi ve uygulanan müfredat ile sorgulamayan, eleştirel düşün(e)me yen,her türlü otoriteye boyun eğen,özgün bir düşünce üret(e)me yen, düşüncesini ve kendisini ifade edemeyen,itaatkar, biatçi, köle ruhlu nesiller yetişir ki, bunun böyle olduğu anlaşıldı ve kanıtlandı.
Din eksenli eğitim yetmemiş olacak ki, hemen hemen bütün okullar imam hatibe dönüştürüldü. Zaten, şu anda da ülkeyi imamlar yönetmiyor mu?!!!
Çocuklara, gençlere yani yarınların sahibi olacak yeni nesillere lâik, demokratik, akılcı, bilimsel, anadilde eğitim vererek, ülkemizin dünyada bilim, teknoloji, felsefe ve sanatın bütün alanlarında saygın bir konum ve müreffeh ülke yaratma düşüncesi, planı, projesi, icraatı olmayan bir siyasi kadronun "Yerli ve milli" olma olasılığı var mı?
Doğa harikası ve turizm potansiyeli yüksek yerlerdeki otelleri, toprakları Arap emirlerine, şeyhlerine satacaksın, ondan sonra da "Yerli ve milli" olmaktan bahsedeceksin!
Yandaş şirketlere ve yabancı ortaklarına bu ülkenin dağlarında, ormanlarında maden arama ve işletme ruhsatı vererek doğayı tahrip ve yağma - talan edeceksin ama "Yerli ve milli" olacaksın.
Halkın ödediği vergiler ile sürekli ithal ve lüks uçak, helikopter, otomobil siparişi verenler, bu araçlarla keyfince gezenler, ithal malzemeler ile yapılmış şatafatlı saraylarda, villalarda yaşayanlar, evlerinde yabancı menşeli ürünler, araç-gereçler kullananların "Yerli ve milli" olduklarını söylemelerinin iler tutar tarafı var mı?
Yurttaşlık bağı ile hukuki olarak mensubu olduğun bir ulusun(!)ismini dahi telaffuz etmekten imtina edecek, oy devşirmek amacıyla bazen aşırı milliyetçilik yapacaksın, bazen de "biz milliyetçiliği ayaklarımızın altına aldık" diyeceksin ve sonrada "Yerli ve milli" olduğunu söyleyeceksin.
BOP(Büyük Ortadoğu Projesi)denilen ve emperyalist devletlerin Ortadoğu'dan Afrika'ya kadar alandaki devletleri bölüp, parçalayıp, kukla bir hükümet ile yönetmeyi sağlayarak özellikle petrol kaynakları başta olmak üzere bütün ekonomik değeri olan kaynaklarına el koyarak, halkları sömürerek bir planın, projenin eş başkanı olduğunu söyleyeceksin, ABD Yahudi Komitesi'nin "Yahudi üstün hizmet madalyası" nı alarak, emperyalistlerin, Siyonistlerin çıkarlarına hizmet ettiğini kanıtlayacaksın ve sonrada çıkıp "Yerli ve milli" olduğunu söyleyeceksin.
Kısacası, "Yerli ve milli" olduklarını söyleyenlerin, ne yerli ne de milli olmadıklarını saymakla bitiremeyiz.
Son olarak şunu söyleyebiliriz ki, anti-kapitalist, anti-emperyalist olmayan, halkının ve ülkesinin çıkarlarını her koşulda savunmayan bir siyasi kadronun "Yerli ve milli" olduklarını iddia etmeleri abesle iştigaldir, yalandır, hikayedir...
Umutta kalın, dirençli olun.
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

