ZULÜM DEĞİL DE NEDİR?
"Zulüm, güçlü bir kimsenin yasaya ve vicdana aykırı olarak yaptığı kötü, acımasız, kıyıcı davranıştır..."
Adalete uymayan hareket, haksızlık, hak edene hakkını vermemek, eziyet, cefa ve işkencedir zulüm.
Devlet ve toplum yönetiminde siyasi erk olan hükümetler de bütün bir halka ya da muhalif olarak gördükleri kesimlere karşı zulüm yapabilirler. Bazen bir etnik gruba, bazen bir inanç grubuna, bazende bir milliyete, ideolojik gruba karşı sistematik olarak zulüm uygulayabilirler.
Yöneten-yönetilen, ezen-ezilen, sömüren - sömürülen ilişkilerinin egemen olduğu bütün sınıflı toplumlarda zulüm, devlet aygıtı aracılığıyla uygulanır.
Anadolu'da zalimler için kullanılan bir söz vardır: "Zulmün artsın ki, tez zeval bulasın" diye....Yani, zalimliğin, kötülüğün, uyguladığın baskı, keyfiliğin artsın ki, sonun çabuk gelsin, belanı çabuk bulasın anlamında kullanılmaktadır.
İsterseniz, zulüm niteliğindeki bazı örnekler verelim. Bu sadece aklımıza gelen ve burada yazdıklarımızın belki binlerce katı olan somut örnekler olabileceğini de unutmayalım.
Ehliyet ve liyakate göre değil de, benim adamım düşüncesiyle bilgi-birikimi, deneyimi, işe yatkınlığı olmayanları "işe göre adam değil de, adamına göre iş" anlayışı ile devlete doldurmak, işin ehli olanlara karşı, zulüm değil de nedir?
Zorunlu din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde, Sünni-Hanefi inanç ve ibadet sistemini Alevi çocuklarına, gençlerine dayatarak asimilasyonu amaçlamak Alevi yurttaşlara karşı, zulüm değil de nedir?
Diyanet İşleri Başkanlığı'na 8'e yakın bakanlıktan daha fazla bütçe ayrılırken, sadece Sünni -Hanefi inancına bağlı çalışan bir anayasal kurum hatta Alevileri asimile etme merkezi gibi görev üstlenen, seksen bini aşkın camii, yüz binlerce din görevlisi varken, Alevilerin ibadethanesi olan Cem evlerinin yasal statüsünü tanımamak, Alevileri ve inançlarını yok saymak, Alevilere yapılan, zulüm değil de nedir?
Halkın iradi bir tercihi ile seçilmiş olan bir partinin milletvekillerini hapse atmak, o partinin mensuplarına yapılmış olan, zulüm değil de nedir?
Her eğitim düzeyinden milyonlarca genci, kamuda ya da özel sektörde istihdam etmek için halkçı -kamucu ekonomik politikalar yerine, vahşi kapitalist sistemin neo liberal politikaları ile işsizliğe mahkûm ederek geleceklerini karartmak, hem gençlere hem de onların ailelerine yapılan, zulüm değil de nedir?
Demokratik, çağdaş, lâik, bilimsel bir eğitim yerine, din eksenli, antidemokratik bir eğitim sistemi ile çocukları ve gençleri okumayan, araştırmayan, sorgulamayan, bireysel ve toplumsal haklarını elde etmek için mücadele vermeyen birer robota, ileride ise, kula, köleye dönüştürmek, hem onlara, ailelerine hatta gençler toplumun geleceği olduğundan, bütün bir topluma yapılan, zulüm değil de nedir?
OHAL kapsamında çıkarılan KHK'lerle, FETÖ cü oldukları iddiasıyla, adli ve idari soruşturma dahi açılmadan kamudan ihraç edilen, gerçekte ise, FETÖ ile kan ve doku uyuşmazlığı bulunan muhalifleri işsizliğe, açlığa terk etmek, zulüm değil de nedir?
İşlerine geri dönmek için açlık grevi gibi demokratik direniş hakkı ile bedenlerini açlığa yatıran Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın, terörist oldukları gerekçesiyle(!)tutuklanmaları, açlık grevinin çok kritik günlerinde bulunmalarına rağmen hâlâ cezaevinde tutulmaları, hem kendilerine hem ailelerine ve de bütün insanlık adına, zulüm değil de nedir?
Pensilvanya'yı yol edenler, Fethullah Gülen'in elini-ayağını öpenler, yemekli toplantılarına katılanlar, boy boy çarşaf çarşaf fotoğrafları yayınlananlar, ona her türden ve dilden methiyeler dizenler, yalakalık yapanlar, onun nüfuzunu kullanarak kat, yat hatta boğazda köşk sahibi olanlar, sözcülüğünü yapanlar, bitsin artık bu hasret diyenler, hoca efendi diye hitap edenler... elini kolunu sallaya sallaya gezerken hatta herkesi FETÖ cü olmakla itham ederken, gammazlarken, FETÖ ile uzaktan yakından ilgisi olmayan hatta fetöye karşı mücadele edenler, kitap yazanların hapse atılmış olması, zulüm değil de nedir?
Anayasal ve demokratik bir hak olan toplantı ve gösteri yürüyüşü yapanlara karşı güvenlik güçlerinin coplarla, biber gazıyla, basınçlı su ile hatta plastik mermiler ile saldırması, darp etmesi, gösteriye katılanlar ve aileleri hatta demokrasi(!)adına, zulüm değil de nedir?
Düşünen ve düşüncelerini ifade eden akademisyenleri, gazetecileri, sanatçıları, yazar-çizerleri, aydınları işten atmak, hapse mahkûm etmek, zulüm değil de nedir?
Asgari ücretliyi, emekliyi açlık sınırının altında yaşatmak, zulüm değil de nedir?
Türkiye'de yoksulluk gittikçe derinleşirken, en temel gıda maddeleri başta olmak üzere bütün ürünlere sürekli yüksek düzeyde zam yapmak, zulüm değil de nedir?
Maden arama, rant sağlama uğruna doğayı tahrip etmek, yağma - talan etmek ise, doğaya yapılan, zulüm değil de nedir?
Kaz dağlarının, Dersim dağlarının, ağacıyla, yabanıl hayvanlarıyla, börtü - böceğiyle yanması, yakılması bütün bir doğaya, evrene yapılan, zulüm değil de nedir?
Bütün medya organlarını denetim altına alarak yandaş kılmak, tek yönlü olarak siyasi hükümetin propagandasını yapmak, muhalif gazetecileri hapse atmak, özgür basını susturmak ve ülkeyi açık cezaevine çevirmek, zulüm değil de nedir?
Her gün ama her gün, zehir zemberek bir dil ile kendilerinden olmayan herkese, her kesime hakaretler etmek, birtakım asılsız ithamlarda bulunmak, toplumu germekten, bölmekten, ayrıştırmaktan ve kutuplaştırmaktan başka bir dil kullanmamak, bazen terörist, bazen vatan haini demek, muhalifler açısından, zulüm değil de nedir?
"Yaratılmışı severiz, yaratandan ötürü" sözünün arkasına sığınarak, kendilerinden başka kimseyi sevmedikleri halde, ayrıca kendilerinden olmayanları ötekileştirmek, bütün yurttaşlara eşit mesafede bulunması, birlik ve beraberliği temsil makamında bulunanların ayrımcı davranış göstermesi geniş kesim açısından, zulüm değil de nedir?
On dört yaşında vurulup, on beş yaşında ve yaşının kilosunda ölen Berkin Elvan'ın annesini büyük bir kitle önünde yuhalatmış olmak, Berkin'in anne -babası ve bütün vicdan sahibi insanlar açısından, zulüm değil de nedir?
Çocukların cinsel istismara uğraması, pedofilliğin gittikçe yaygınlaşması, cemaat yurtlarında çocuklara taciz ve tecavüz olaylarının artması, yurtlarda diri diri yanması, çocuk işçiliği ve çocuk gelinlerin(!)her geçen yıl artması, zulüm değil de nedir?
Kadın bedeni üzerinden namus anlayışı(!)oluşturmak, kadınların, giyim-kuşamına müdahale etmek, şort yada mini etek giydiği gibi absürd bir gerekçe ile kadınlara saldırmak, kadınların taciz ve tecavüze maruz kalması, bir kadın üzerinden, bütün kadınları aşağılayıcı tarzda "kadın mıdır, kız mıdır" diyerek yobaz zihniyeti topluma empoze etmeye çalışmak, bütün kadınlara ve insani, ahlâkî değerlerini kaybetmemiş olan bütün kadın ve erkeklere, toplumun bütününe yapılmış olan, zulüm değil de nedir?
Başkanlık sistemini, daha doğrusu tek adam rejimine geçişi öngören 16 Nisan 2017 referandum sonucunu, YSK' nın kendi yasası olan mühürsüz zarfların, mühürsüz pusulaların geçersiz olması gerektiği halde geçerli sayarak sonucun "evet" çıkarılması, toplumun yarısından çoğunun iradesini hiçe saymak, zulüm değil de nedir?
Kent yönetimini rant anlayışı üzerine kuran, altyapı sorununu çözmeyen belediyelerin olduğu yerleşim alanlarına, yağmur yağmasıyla trafikte mahsur kalan, sokakları, caddeleri adeta bir nehir’e dönen kentli yurttaşlara, zulüm değil de nedir?
Parası olanın bedelli askerlik yaptığı, adamı olanın çürük raporu alarak askerlik yapmadığı, askerde ölen yoksul emekçi halk evlatlarına şehit denilerek, ölümün kutsanması, yedi yüz seksen bin kilometre kare vatan toprağının, bir metre karesi bile kendisinin olmayan yoksullara, garibanlara, zulüm değil de nedir?
Devletin en kârlı ekonomik üretim tesislerini, işletmelerini, fabrikalarını, limanlarını hatta iletişim sistemleri kurumlarını, özelleştirme adı altında yandaşa peşkeş çekmek yada yabancı şirketlere, çok uluslu şirketlere satmak, ülkenin geleceği ve ekonomik anlamda, yurttaşlar açısından, zulüm değil de nedir?
Ulaşım hizmetleri devletin asli görevi olduğu halde,yandaş müteahhitlere ve onların yabancı ortaklarına kamu bankalarından kredi vermek suretiyle yol, köprü, tünel yaptırmak, günlük olarak belli bir sayının altında araç geçmişte onu hazineden yani yurttaşların vergisinden keserek onlara para aktarmak, yurttaşlara ise, yol, köprü yada tünelden geçiş ücreti olarak fahiş bir ücret tarifesi çıkarmak, en az yirmi beş yıl işletme hakkı tanıyarak maliyetinin onlarca katı meblağ oluşması, bütün yurttaşlara, zulüm değil de nedir?
Hani, denilir ya : "Kimsenin yaptığı, kimseye kalmaz".Her baskının, zulümün bir sonu vardır. Nasıl ki, gecenin en zifiri karanlığı, güneşin doğmasına yakın oluşursa, baskı ve zulümün artması da, zalimlerin sonunun yakın olduğunun göstergesidir!
onun için Anadolu'da: "Zulmün artsın ki, tez zeval bulasın" sözü zalimler, diktatörler için kullanılır ve dünyadaki örnekler de bu sözü her zaman için haklı çıkarmıştır!!!
"Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır" iddiasında bulunanlar, haksızlığa ve zalime karşı çıkmanın inançlarının gereği olduğunu belirtenler ve buna rağmen hep haksızın, zalimin, güçlünün yanında olanlar, iblis oğlu iblis; iblis kızı iblistir.
Vicdanlı insanlar, her zaman ve koşul içinde mazlumun, mağdurun yanında olur, zalime karşı durur ve de böyle olması da gerekir. Vicdanlı insan aslında solcudur, bunu kendisi ifade etmese hatta solcu olmadığını söylese bile. Çünkü sol, emekten, halktan ve ezilenden, sömürülenden, kısacası mazlumdan, zulme uğramış olandan yanadır. İşin gerçeği şu ki, Zalim ve mazlum arasında tarafsızlık onursuzlukla eşdeğerdir!
Sabahattin Ali'nin dediği gibi :
"Bir insanın, bir vicdanı varsa eğer, solcu olmaktan başka bir seçeneği yoktur".
Umutta kalın, dirençli olun.
Yorumlar 0
Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.



.jpg)

