Can Dündar: Bizi yenemezsiniz
Yaşam, 27 Ocak 2016 06:21
Cumhuriyet gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar , Adana’da durdurulan MİT TIR’larının içinde silah ve mühimmat bulunduğunu ortaya koyan belgeleri yayınladıkları nedeniyle tutuklu bulunduğu Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumu’ndan yazdığı yazısında cezaevini anlattı ve “Burası renksizleştirilmiş bir alan… Askerin hakisi, gardiyanın lacisi, çimentonun grisi…” dedi. Dündar yazısında, “Güçlüler her zaman haklı değildir; ama haklılar daima güçlüdür. En ağır bedeli de ödetseniz doğru bildiğimizi yazar, söyleriz. Bizi yenemezsiniz” ifadelerini kullandı.
Can Dündar’ın Cumhuriyet’te bugün yayımlanan “Bizi yenemezsiniz” başlıklı yazısı şöyle:
Silivri’de -birçok şeyin yanından çok eksikliği hissedilen şeylerden biri de renk…
Burası renksizleştirilmiş bir alan…
Daha doğrusu sadece donuk renkler serbest:
Askerin hakisi, gardiyanın lacisi, çimentonun grisi…
İç duvarlar kirli sarı, demir kapılar kahverengi, yer karoları bej, mutfak tezgâhı metal…
Florasan ışığı, plastik masa-sandalye soluk beyaz…
Başka renk yok…
Deniz uzak, gök tutsak, toprak yasak…
Birine papatya çizip yollayacak olsan “sarı” bulamazsın; renkli kaleme izin yok. Kirli sarıyı posterle örtmek istesen, duvara poster asmak yasak…
Daha da ilginci, buradaki yaygın renkler de bize yasak:
Mesela haki kazak ya da lacivert mont içeri giremiyor; infaz görevlileri ile askerlerin arasına karışır kaçarız diye…
Renkler de bizimle birlikte tutsak halde…
***
Ama bir yerde insan yaşar da renk olmaz mı?
Haberi alan eş dost, sağ olsun, rengârenk zarflarda, kâğıtlarda mektuplar, bloknotlar yollamaya başladı.
Ailelerimiz, arkadaşlarımız camgöbeği, turuncu, fıstık yeşili kazaklar giydirdi.
Bir okurumuz çektiği doğa fotoğraflarını gönderdi; tezgâhın grisini çimenle, çiçekle, ağaçla donattık. Koğuşta pastoral bir tarz yarattık.
İçeri girer girmez, Silivri kadrosunun fikri çeşitliliğini ve muhtemel bir genişlemede kavuşacağı zenginliği düşünerek bir “Yeşil Silivri” dergisi çıkarmayı düşünmüştüm. Geçenlerde gelen bir avukat, “Öyle bir dergi çıkıyor zaten” dedi. Kapalı devreymiş, adına bayıldım:
“Deli Dalgalar”…
“Üstelik renkli” çıkıyormuş…
“Renkli mi? Nasıl olur? Renkli kalem yasak değil mi?”
Sorunca yaratıcı sırrı öğrendim:
Renkli gazeteleri buharlı cama yapıştırıp süzülen boyayı tıraş bı- çağıyla kazıyor ve kendi çizdikleri resimleri boyuyorlarmış.
Dâhice!
Hemen denedim tabii…
Renkli ekler hiç bu kadar işime yaramamış, “boyalı basın” tabiri hiç bu kadar yerine oturmamıştı.
Magazin eklerini dayadım cama…
“Sosyetenin ünlü gelini”nin paltosundan, papatya için sarı damıttım önce… İstanbul’un jet-setinden St. Moritz’de evlenecek veliahtın kırmızı ceketinden gül boyadım.
Kendimi zenginden alıp fakirhaneme taşıyan bir “renk Robin Hood”u gibi hissettim.
Yetmedi; meyvelere dadandım.
Portakal kabuğundan turuncu, turp kabuğundan bordo, elmadan yeşil tıraşladım, diş fırçasına batırdım.
Çizgili defteri merdiven gibi boyayıp bir “Haziran tırmanışı” resmi yaptım.
Renk yasağını böyle aştım.
***
Tek renge hapsetmeye çalışıyorlar bizi, toplumu, ülkeyi, dünyayı…
Tek şef konuşsun, herkes tek bir ağızdan onu övsün, tek bir itiraz olmasın istiyorlar…
Tekçiliğe kafa tutan her farklı renkten korkuyorlar.
Herkes “beyaz” gibi, renklerinden soyunsun, teslim bayrağıyla diz çöksün istiyorlar.
Kendi “haki-laci” egemenliklerinin bir gökkuşağınca silinmesinden korkuyorlar.
Fakat bilmiyorlar ki “bu millet isterse boyalarını meyveden, fırçalarını ibrişimden, isyanını hazirandan” yapar.
Bakmayın “tek” atmayı sevmemize, “tekçi”leri sevmeyiz.
Rengârenk, “rengâhenk” bir dünyaya inanmışız; kurşunun, duvarın, dumanın grisine mahkûm olmayız.
Akademisyenlerden gördünüz işte, 1000’imize ayar verseniz, 1000’imiz daha, “ben de varım” diye çıkar ortaya… Kapıya çizilen kırmızı çarpılara inat isyan bildirileri yazar.
Beyaz bayraklı heyetin içinde vurulan kameraman, kendi kanayışını, toprağının yarasını çekip dünyaya yayar.
Nereye gitseniz, kiminle konuşsanız size bizi sorar.
“Diktatör demek yasak” dersiniz, zulmünüze direnenler inadına adınızı “diktatör” koyar.
Sizi maaşlı polisiniz korur, bizim toplama kampının kapısında gönüllü yoldaşlarımız nöbet tutar.
Güçlüler her zaman haklı değildir; ama haklılar daima güçlüdür. En ağır bedeli de ödetseniz doğru bildiğimizi yazar, söyleriz.
Bizi yenemezsiniz.
Yaşam, 27 Ocak 2016 06:21
Yorumlar (0)
GÖREVDE ALINAN CHP YESİLYURT İLCE BAŞKANI HAKKI AYAZ " CEZALANDIRILAN BİZ DEĞİL ÖRGÜT İRADESİDIR "
MALATYA DA ESNAFIN DİKKATİNE.! TAHLİYE VE KİRA UYARISI
DÜNYA KAYISI BAŞKENTİNDE BU YIL HEDEF 67 BİN TON KURU KAYISI
AĞBABA " BENİM ALNIM AK BAŞIM DİKTİR "
ARGUVANDA ÇOK AMAÇLI SOSYAL TESİS İNŞAATI ARALIKSIZ SÜRÜYOR
KAYSI FESTİVALİ 17 - 21 TEMMUZ DA YAPILACAK
ÇGD " RTÜK'ÜN GÖREVİ NATO KOMSERLİĞI DEGİLDİR "
MALATYA CHP DE DİSİPLİN SÜRECİ BAŞLADI..!
TSO DA ILK ADAYLIK AÇIKLAMASI MAHMUT POYRAZ DAN
ARGUVAN BELEDİYE BAŞKANI ERSOY EREN " ACIMIZ İLK GÜNKÜ GİBİ TAZE "
ÖZGÜR ÖZEL FİNANCAL TIMES'A YAZDI: ERDOGAN SADIK MUHALEFETİNI YARATMAK İSTIYOR
KEMAL KILIÇDAROĞLU'NA AÇIK MEKTUP
FESTİVAL AKÇADAĞI TÜRKİYE'NİN GÜNDEMİNE TAŞIDJ...ANCAK...!!
AAKÇADAGDA ILK PROJENIN TEMELI ATILDI
28. YEŞİLYURT KÜLTÜR SPOR VE KİRAZ FESTİVALİ RENKLİ VE COŞKU DOLU ANLARA SAHNE OLDU
MALATYA'DA BİR STK , BİR VİZYON BİR İZ
MALATYANIN " SARI ALTINI " AVRUPA YOLLARINDA
CHP MALATYA'DA KRİZ DERİNLEŞIYOR: İKİ HAFTADIR YÖNETİM LİSTESİ H
Arguvanda birlik beraberlik aşureikrami
AĞBABA " SUÇUMUZ CHP 1. PARTİ YAPMAK "
BAŞKAN SADIKOĞLU: İŞ DÜNYASININ SORUNLARINI VALİ YAVUZA İLETTİ.A
NATO ZİRVESİ VE BASIN
MALATYA DA CHP NİN KAPISI GECE YARISI ZORLANDI
MUHARREM ORUCU ORUÇ AÇMA LOKMASINDA CANLAR BİR ARAYA GELDİ
AĞBABA " KANITLASIN KAFAMA SIKARIM "
BAŞKAN TAŞKINDAN PROF.DR SEZAİ YILMAZA ZİYARET
28. YEŞİLYURT KÜLTÜR SPOR VE KİRAZ FESTİVALI 28 HAZİRANDA GERÇEKLESECEK
BAŞKAN TAŞKIN'DAN MUHARREM AYI MESAJI
CHP 13 İLÇE BAŞKANINDAN ÖZGÜR ÖZEL, VELİ AĞBABA VE BARIŞ YILDIZA TAM DESTEK
ARGUVAN BELEDİYESİ ARAC FİLOSUNU GÜÇLENDİRDİ
TSO BAŞKAN YARDIMCISI BASRİİLHAN
ÇAMLICA KOLLEJİ 332 LİSANSLA SPORCU YETİŞTİ
BAŞKAN GEÇİT " MUHARREM AYI HÜZNÜN İBADETİN ŞÜKRÜN E PAYLAŞ.ANIN AYIDIR "
BARIŞ YILDIZ " BU BİR GÖREV DEĞİŞİMİ DEĞİL KURULTAYIN İNTİKAMINI ALMA GİRİŞİMİDİR "
BARIŞ YILDIZ " BU KARAR HUKUKİ DEĞİLSIYASİ BİR TASARRUFTUR
DEMOKRASİ NÖBETİNE DAVET
CHP LI İL BAŞKANLARI " ÖNCE KURULTAY SONRA İKTİDAR "
MALATYALI PROF. DR. SEZAİ YILMAZLA GURUR DUYUYORUZ
