Can Dündar: Bizi yenemezsiniz
Yaşam, 27 Ocak 2016 00:19
Cumhuriyet gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar , Adana’da durdurulan MİT TIR’larının içinde silah ve mühimmat bulunduğunu ortaya koyan belgeleri yayınladıkları nedeniyle tutuklu bulunduğu Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumu’ndan yazdığı yazısında cezaevini anlattı ve “Burası renksizleştirilmiş bir alan… Askerin hakisi, gardiyanın lacisi, çimentonun grisi…” dedi. Dündar yazısında, “Güçlüler her zaman haklı değildir; ama haklılar daima güçlüdür. En ağır bedeli de ödetseniz doğru bildiğimizi yazar, söyleriz. Bizi yenemezsiniz” ifadelerini kullandı.
Can Dündar’ın Cumhuriyet’te bugün yayımlanan “Bizi yenemezsiniz” başlıklı yazısı şöyle:
Silivri’de -birçok şeyin yanından çok eksikliği hissedilen şeylerden biri de renk…
Burası renksizleştirilmiş bir alan…
Daha doğrusu sadece donuk renkler serbest:
Askerin hakisi, gardiyanın lacisi, çimentonun grisi…
İç duvarlar kirli sarı, demir kapılar kahverengi, yer karoları bej, mutfak tezgâhı metal…
Florasan ışığı, plastik masa-sandalye soluk beyaz…
Başka renk yok…
Deniz uzak, gök tutsak, toprak yasak…
Birine papatya çizip yollayacak olsan “sarı” bulamazsın; renkli kaleme izin yok. Kirli sarıyı posterle örtmek istesen, duvara poster asmak yasak…
Daha da ilginci, buradaki yaygın renkler de bize yasak:
Mesela haki kazak ya da lacivert mont içeri giremiyor; infaz görevlileri ile askerlerin arasına karışır kaçarız diye…
Renkler de bizimle birlikte tutsak halde…
***
Ama bir yerde insan yaşar da renk olmaz mı?
Haberi alan eş dost, sağ olsun, rengârenk zarflarda, kâğıtlarda mektuplar, bloknotlar yollamaya başladı.
Ailelerimiz, arkadaşlarımız camgöbeği, turuncu, fıstık yeşili kazaklar giydirdi.
Bir okurumuz çektiği doğa fotoğraflarını gönderdi; tezgâhın grisini çimenle, çiçekle, ağaçla donattık. Koğuşta pastoral bir tarz yarattık.
İçeri girer girmez, Silivri kadrosunun fikri çeşitliliğini ve muhtemel bir genişlemede kavuşacağı zenginliği düşünerek bir “Yeşil Silivri” dergisi çıkarmayı düşünmüştüm. Geçenlerde gelen bir avukat, “Öyle bir dergi çıkıyor zaten” dedi. Kapalı devreymiş, adına bayıldım:
“Deli Dalgalar”…
“Üstelik renkli” çıkıyormuş…
“Renkli mi? Nasıl olur? Renkli kalem yasak değil mi?”
Sorunca yaratıcı sırrı öğrendim:
Renkli gazeteleri buharlı cama yapıştırıp süzülen boyayı tıraş bı- çağıyla kazıyor ve kendi çizdikleri resimleri boyuyorlarmış.
Dâhice!
Hemen denedim tabii…
Renkli ekler hiç bu kadar işime yaramamış, “boyalı basın” tabiri hiç bu kadar yerine oturmamıştı.
Magazin eklerini dayadım cama…
“Sosyetenin ünlü gelini”nin paltosundan, papatya için sarı damıttım önce… İstanbul’un jet-setinden St. Moritz’de evlenecek veliahtın kırmızı ceketinden gül boyadım.
Kendimi zenginden alıp fakirhaneme taşıyan bir “renk Robin Hood”u gibi hissettim.
Yetmedi; meyvelere dadandım.
Portakal kabuğundan turuncu, turp kabuğundan bordo, elmadan yeşil tıraşladım, diş fırçasına batırdım.
Çizgili defteri merdiven gibi boyayıp bir “Haziran tırmanışı” resmi yaptım.
Renk yasağını böyle aştım.
***
Tek renge hapsetmeye çalışıyorlar bizi, toplumu, ülkeyi, dünyayı…
Tek şef konuşsun, herkes tek bir ağızdan onu övsün, tek bir itiraz olmasın istiyorlar…
Tekçiliğe kafa tutan her farklı renkten korkuyorlar.
Herkes “beyaz” gibi, renklerinden soyunsun, teslim bayrağıyla diz çöksün istiyorlar.
Kendi “haki-laci” egemenliklerinin bir gökkuşağınca silinmesinden korkuyorlar.
Fakat bilmiyorlar ki “bu millet isterse boyalarını meyveden, fırçalarını ibrişimden, isyanını hazirandan” yapar.
Bakmayın “tek” atmayı sevmemize, “tekçi”leri sevmeyiz.
Rengârenk, “rengâhenk” bir dünyaya inanmışız; kurşunun, duvarın, dumanın grisine mahkûm olmayız.
Akademisyenlerden gördünüz işte, 1000’imize ayar verseniz, 1000’imiz daha, “ben de varım” diye çıkar ortaya… Kapıya çizilen kırmızı çarpılara inat isyan bildirileri yazar.
Beyaz bayraklı heyetin içinde vurulan kameraman, kendi kanayışını, toprağının yarasını çekip dünyaya yayar.
Nereye gitseniz, kiminle konuşsanız size bizi sorar.
“Diktatör demek yasak” dersiniz, zulmünüze direnenler inadına adınızı “diktatör” koyar.
Sizi maaşlı polisiniz korur, bizim toplama kampının kapısında gönüllü yoldaşlarımız nöbet tutar.
Güçlüler her zaman haklı değildir; ama haklılar daima güçlüdür. En ağır bedeli de ödetseniz doğru bildiğimizi yazar, söyleriz.
Bizi yenemezsiniz.
Yaşam, 27 Ocak 2016 00:19
Yorumlar (0)
ÇGD 48 YAŞINDA " GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR "
KAYSERI CEM EVİ CHP GENEL MERKEZİNE YÜRÜME KARARI ALDI ..!
SEYFULLAH ÖZDEMİRI KAYBETMİŞİZ..!
GAZETECİLİĞİ YARGILAMAKTAN VAZ GEÇİN
VELİ AĞBABA İFTAR PROGRAMLARINDA MALATYALILARLA BULUŞMAYA DEVAM EDİYOR
YAZIHAN BELEDİYE BAŞKANI ABDULLAH GÖÇER PARTİSİNDE İHRAÇ EDİLDİ
Ö:GÜR ÖZEL İSTANBUL FİNALİNI ATASEHİRDE YAPTI
BAŞKAN GEÇIT " RAMAZAN AININ MANEVİ HUZURUNA KAVUŞMANIN MUTLULUĞUNU YAŞIYORUZ
Başkan Taşkından Ramazan ayi mesajı: " BİRLİK BERABERLİK SOFRALARINDA BULUŞACAĞIZ "
ATTARLAR ODASINDA NÖBET DEGİŞİMİ HASAN BASRİ ORHAN YENİ BAŞKAN SEÇİLDİ
MALATYA KENT KONSEYİ AH DE VEFA ANMASI
CUMHURİYETİMİZİN KURUCUSU MUSTAFA KEMAL ATATURK'ÜN MALATYA YA GELİŞİNIN YIL DÖNEMİ TÖRENLE KUTLANDI
36 BIN BINA HASARLI, MALATYA TOPARLANIYOT AMA DESTEK ŞART
İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ BİR PROF. DR. DAHA KAZANDI
ARGUVAN DOĞA VE KÜLTÜR PLATFORMU İSTANBULDA KI KAHVALTIDA BIR ARAYA GELDİ
ÖZGÜR ÖZEL MALATYA DA KONUŞTU: " DEPREMZEDELERDEN PARA ALINMAZ "
VALİ YAVUZ " ÜZÜNTÜMUZ BÜYÜK AMA UMUDUMUZ DAHA BÜYUK "
BU YIKIM TESADÜF DEĞİL REKTÖR AKPOLAT'TAN DEPREMLE YÜZLEŞME ÇAĞRISI
BAŞKAN GEÇIT " KABETTİĞİMIZ HER BİR CAN , YÜREĞİMIZDE SİLİNMEZ BİR İZ BIRAKTI
AĞBABA DAN 6 ŞUBAT DEĞERLENDİRMESİ " ELAZIĞ DEPREMİNDE DERS ALSAYDIK BU KADAR KAYBIMIZ OLMAZDI.
BAŞKAN TAŞKIN'DAN 6 ŞUBAT DEPREMLERİNIN ÜÇUNCÜ 3. YILINDA ANMA MESAJI
MGTC DE BAŞKAN AYDIN GÜVEN TAZELEDI
MALATYA DA EMEKLİLEİN İSYANI " FİTREYE MUHTAÇ HALE GELDİK "
ARKADAŞIMIZA YAPILAN SALDIRIYI ŞİDDETLE KINIYORUZ
FENDOĞLU'NDAN MALATYADA Kİ REZERV ALAN KURALARI SORULARI
ABDİ İPEKÇİYİ ANARKEN
AGBABA'DAN SANAYİ BAKANINA ÇAĞRI; MALATYA SANAYİ KORİDORUNUN DIŞINDA BIRAKILAMAZ...!
KARADEMİR " SANAYİ KORİDORU İÇİN MİLLETVEKİLLERİ FENDOGLU VE GÜRSEL EROL'LA GÖRUŞTÜK "
ARGUVAN'DA DOĞAL YAŞAMA SES OLANLAR
SADIKOĞLU " ÖRÜMCEK KAFALILAR MALATYA’YI GERİ TUTUYOR "
DOĞANŞEHİR KÖYLÜLERİ KÖYLERİNİ KORUMAK ADINA YARGIYA GİDİYOR
UĞUR MUMCU; BURSADA VE TÜRKİYENIN HER YERİNDE SEVGI SELİ İLE ANILDI
AKP DEN MALATYA ÇIKARTMASI: 10 BİN YENİ ÜYE 300 BİN TEMAS
NIHAYET DİYANET'TEN BİR SES YÜKSELDİ
UĞUR MUMCULAR ÖLMEZ
BATTALGAZİDE KAR SEFERBERLİĞİ
AKP TABUTTAN KORKTU..!!
BATTALGAZİDE MARKET DENETİMLERI HIZLA DEVAM EDİYOR
AĞBABA " EMEKLİYİ YOK SAYAN BU DÜZENIN KARŞISINDA DURMAYA DEVAM EDECEĞİZ "
