NATO ZİRVESİ VE BASIN
Türkiye'nin ev sahipliğinde, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ni takip etmek isteyen çok sayıda gazeteci ve medya kuruluşunun akreditasyon talebi, herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin reddedilmiştir. Her ne kadar Ankara'da bazı yetkililer sorumluluğu NATO'ya yüklemeye çalışsa da ortada açık bir gerçek vardır: İktidarın yıllardır basına yönelik uyguladığı ayrımcı akreditasyon politikası, bu kez uluslararası bir zirveye taşınmıştır.
Bu ret kararlarının aralarında meslektaşlarımızın da bulunduğu 200'ü aşkın yurttaşın NATO Zirvesi bahanesiyle gözaltında tutulduğu sırada gelmesini bir tesadüf olarak görmüyor, basın ve ifade özgürlüğünü hiçe sayan otoriter ve güvenlikçi bir zihniyetin yansıması olarak değerlendiriyoruz.
Gazetecilerin hangi gerekçeyle dışlandığının açıklanmaması, keyfiliğin ve siyasi ayrımcılığın kurumsallaştığını göstermektedir. Kamuoyunun haber alma hakkını engelleyen bu yaklaşım, yalnızca basın özgürlüğüne değil, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine de doğrudan zarar vermektedir.
Uluslararası düzeyde gerçekleştirilen bir zirvede gazetecilerin mesleki faaliyetlerini yerine getirmelerinin engellenmesi kabul edilemez. Güvenlik veya organizasyon gerekçeleri, basın kuruluşları arasında ayrımcılık yapılmasının bahanesi olamaz. İktidarın eleştirel ve bağımsız medyaya yönelik dışlayıcı tutumu, Türkiye'nin demokratik standartları açısından kaygı verici bir tablo ortaya koymaktadır.
Basına yönelik bu ayrımcı uygulamayı kınıyor; kamuoyunu, uluslararası basın kuruluşlarını ve meslek örgütlerini bu antidemokratik tutuma karşı duyarlı olmaya çağırıyoruz.

MALATYA DA CHP NİN KAPISI GECE YARISI ZORLANDI
MUHARREM ORUCU ORUÇ AÇMA LOKMASINDA CANLAR BİR ARAYA GELDİ
AĞBABA " KANITLASIN KAFAMA SIKARIM "
BAŞKAN TAŞKINDAN PROF.DR SEZAİ YILMAZA ZİYARET
















