Bir Nurettin Soykan Vardı

Yaşam, 24 Mayıs 2016 06:21

Bir Nurettin Soykan Vardı

 

Ertaç ÖNAL

[email protected]

Her konudaki görüşlerinden feyiz aldığım, yaşama ve çalışma azmine hayran olduğum bir değerdi O. Çocuklarla çocuk, gençlerle genç, yetişkinlerle yetişkin şapkasını takar. Kısaca; tevazusunu kişiliğiyle özdeşleştiren, hiç de abartılı olmayan bir ifadeyle ‘’Malatya’mızın beyaz atlı prensi’’ diyebileceğim özüyle, sözüyle, duruşuyla muhatabına güven ve huzur telkin eden bir kimliğe sahipti. ‘’Malatya şehreminiydi.’’ Dost canlısıydı, yardımseverdi.

Yüreği ağlarken yüzü gülebilen ender insanlardan biriydi Soykan.

Çok sevdiği tek erkek evladını genç yaşta kaybettiğini haber aldığım gün, kendisinin sağlığıyla ilgili bin bir endişeyle yola koyulmuştum. Beni havaalanında karşılayan yakın dostum Nihat Candan ile İstanbul’daki evine ulaştığımızda bizi hafif bir tebessümle karşıladı, yanında yer gösterdi. Hal hatır sordu. ‘’Buraya kadar zahmet ettiniz, yoruldunuz’’ diye de sitem etti. Olağan inceliğini en acı gününde kaybetmemesi bir yana bu metanetli duruşuna hayret etmiştim. Ertesi gün eşine, Soykan’ın bu metanetli duruşuna hayran olduğumu söyledim. ‘’Öyle görünüyor ama siz gittikten sonra odasına çekilip bağıra bağıra ağladı.’’ dedi, Şahende hanım.

İçini kavuran acısına rağmen etrafını rahatsız etmemek, üzmemek adına  yüreği yanarken yüzü gülebilecek kaç insan vardır acep günümüzde? Böylesine Nazif ve latif bir insandı…

Tavla oynamak en büyük hobisiydi.

TAVLASI ÖKSÜZ KALDI

Günün akşam saatlerine kadar ofisinde yoğun bir tempoyla çalışır, ajandasına gerekli notlarını alır, ertesi günün programını yapardı. 84 yaşına rağmen müthiş bir çalışma azmi ve hafızası vardı.

Bir başka özelliği de insanları çok iyi tahlil edebilmesiydi. Gün boyunca ofisine onlarca insan ve telefon gelir, bir takım vaatlerde bulunarak birlikte iş yapma, yardım v.s talepleriyle karşılaşırdı. Genellikle uygun olmayan ve art niyet taşıyan bu talepleri her zamanki nezaketiyle muhatabını incitmeden, rencide etmeden cevaplandırırdı. Gelen taleplerdeki samimiyeti anında çözebilmek gibi akıl almaz bir önseziye sahipti.

Son birkaç yıldır kasıklarındaki bir damarda tespit edilen yoğun anevrizma (kan pıhtısı) nedeniyle yürümekte sıkıntı çekmekteydi. Doktorların tavsiyesi de fazla yürümekten kaçınması yönündeydi. Kalbe veya akciğere sıçrayacak bir kan pıhtısının ani ve şok bir ölüme sebep olabileceği ikazını almıştık doktorlarından. Bu nedenle son birkaç yıldır oldukça büyük olan ofisinin bir odasını yatak odası olarak kullanıyordu.

Tatil günleri de dâhil her sabah koridorun diğer ucundaki çalışma salonuna sakal tıraşını olup, takım elbisesini giyip, kravatını taktıktan sonra gelmeyi hiç ihmal etmezdi. Sürekli çalışmak ve üretmek O’nun yaşam tarzıydı.

Bunca yıllık yaşamını hep çalışmakla geçirdiğini, 1 gün bile olsun bir deniz kenarında tatil yapamadığını söylemişti bana.

Geçen yıl yaz mevsimi başlarında her iki elinin parmaklarında gittikçe artan güç kaybı başladı. Kalem tutamaz, yazı yazamaz olmuştu. Çok üzülüyordu bu duruma. Zaten oğlu Sezar Soykan’ın vefatından sonra sağlığına da pek dikkat etmez olmuş, yıllardır içmediği sigaraya yeniden başlamıştı. Ölmek korkutmuyordu O’nu. ‘’Vademiz dolduğunda gideceğiz o âleme’’diyordu. Ama yaşarken yazı yazamamak demek çalışamamak, üretememek demekti. Bir de en büyük hobisi olan tavla oynarken zarları parmakları arasına alamamak korkunç(!) bir durumdu. Ne kasığındaki kan pıhtıları ne de solunum yetersizliği o kadar önem arz etmiyordu O’nun için.

Yaptığım bir araştırma ile bu konuda uluslararası üne sahip beyin, sinir ve kas hastalıkları uzmanı Malatyalı hemşerimiz Prof. Dr. Ersin Tan’a gittik birlikte. Olağanüstü bir ilgi gösterdi Ersin hoca. ‘’Sizi bizzat tanımış olmak ne büyük bir onur benim için’’ diyor, Soykan’ın hastanedeki odasına her gelişinde elini öpüyor, kimseye bırakmadan soyunup giyinmesine bizzat yardımcı oluyordu. Prof. Dr. Ersin Tan’ın yoğun ilgi ve şefkati, 1 aylık bir tedavisi ile tamamen düzeldi. Artık kalem tutabiliyor, çalışabiliyor, en az bunlar kadar önemlisi tavla oynayabiliyordu.

OFİSİ DOST MECLİSİ İDİ

Saat 17.00 den sonra Soykan Ofisi dostlarının, arkadaşlarının buluşma noktasıydı. Günlük siyasi ve ekonomik envanterler çıkarılır, yorumlar yapılır ve bitip tükenmek bilmeyen tavla maratonu başlardı. Tavla oyununda hemen herkesin tek rakibiydi. Sadece futbol maçlarını bir de haberleri izlerken ara verilirdi tavla oyununa. Bu sebeple hemen her gece aralıksız 4-5 saat tavla oynadığı olurdu. O’na göre günlük streslerden arınma saatleriydi bu saatler ve hiç yorgunluk belirtisi göstermezdi.

Koyu bir BJK taraftarı olmasının yanı sıra en büyük tutkusuydu Malatyaspor. Bu her iki takım galip geldiğinde keyfine diyecek olmazdı. Yenildiklerinde ise her ne kadar belli etmemeye çalışsa da yüzüne belirgin bir hüzün çökerdi.

Hiç unutmam bir hafta sonu bu her iki takımın aldığı kötü sonuçlardan sonra oldukça dalgın ve üzgün bir haleti ruhiye içinde Sayın Miraç Akdoğan ile tavla oynuyor, bir eliyle tavla zarlarını atıp diğer eliyle yanındaki tabaktan leblebi yiyordu. Ben bir ara ‘’Ne olacak bu Malatyasporun hali?’’ diye kendi kendime söylendim. Dalgınlıkla elindeki iki leblebi tanesini zar diye tavlanın içine atıp, diğer elindeki zarları da leblebi diye ağzına atmasın mı?  Kendisi dâhil hepimiz dakikalarca gülmüştük.

SON 48 SAATİ

4 Mayıs 2009 pazartesi akşamı ofisine biraz gecikmeli gittim. Tarım Bakanlığı eski müsteşar yardımcılarından Ebubekir Bey ile tavla oynuyor, bisiklet federasyonu eski başkanı Ömer Şahin de seyrediyordu. Her zamanki tebessümü ile ‘hoş geldin’’ dedi. İlerleyen saatlerde renginin sarardığını ve yüz ifadesinin sıkıntılı bir hal aldığını görünce bir rahatsızlığı olup olmadığını sordum, olmadığını söyledi. Ama hasta olsa bile yanındaki insanları üzmemek adına söylemezdi. Bunu bildiğim için biraz yatıp dinlenmesini önerdim. İlk defa rastladığım aksi bir ses tonuyla ‘’Nereden çıkarıyorsun hasta olduğumu, Ebubekir tavlada dersini aldı, şimdi geç bakalım karşıma senin de dersini vereyim’’ dedi. 

Tavla oyunumuz bittiğinde vakit gece yarısını geçmişti. Hep birlikte kalktık. Yüzündeki sararmadan endişelendiğim için tekrar sordum. ‘’Merak etme iyiyim’’ dedi. Sadece Ömer bey’den kullandığı oksijen tüpünü değiştirmesini rica etti.

Ertesi gün öğlen saatlerinde telefonla ofisini arayarak sekreterinden sağlık durumunu sorduğumda Genel Müdürü Halis Bey ile doktora gittiğini öğrendim. Akşamdan beri idrara çıkamamış, İbn-i Sina hastanesinde 2-3 gün doktor gözetiminde kalması kararlaştırılmış. Bu durumu müşterek dostumuz Sn. Miraç Akdoğan ile paylaştım. Akşama kadar telefonla sağlık durumunu takip ettik, her defasında uyuduğu haberini aldığımızdan rahatsız etmemek için hastaneye gidemedik. Çünkü yanına gelen olduğunda ne kadar hasta olursa olsun doğrulup ilgilenmek isterdi. Ertesi gün akşam saatlerinde artık sabredemedik. Hastaneye gitmeyi kararlaştırdık.

Tarih 6 Mayıs 2009 Salı idi.

Akşamının ilk saatlerinde Halis Bey telefonla arayıp, ağlayarak ‘’Baba’yı kaybettik’’ dediğinde, bu ölüme ne kadar hazırlıksız olduğumuzu anladım.

Kim bilir, belki de gönlümüzde ölümsüzleştirmiştik kendisini…

Şoktan kurtulduğumda Miraç Bey ile birlikte uçarcasına koştuk hastaneye. Nafile; koca çınar devrilmişti.

Malatya’da ilk tören 25 yıl önce temeline ilk harcını koyduğu ve sonraki yöneticilerce kendi adının verildiği Orduzu Pınarbaşı’ndaki tesislerde yapıldı. Saygı duruşundan sonra, o anki duygularımı irticalen şu konuşmamda dile getirmeye çalıştım;

Önceki gün Hakkın rahmetine kavuşan, birkaç saat sonra içimiz kan ağlayarak toprağa vereceğimiz Sn. Nurettin Soykan ile ilgili anılarımızı tazelemek, O’nun ruhu şad etmek üzere, 25 yıl önce büyük ölçüde finansmanını kendi sağlayarak temeline ilk harcını koyduğu bu tesislerdeyiz. Aradan tam 25 yıl geçmesine rağmen daha dün gibi hatırımda bu tesirlin temel atma töreni.

Bir tahta masa, bir kırık sandalye ve oldukça yüklü bir borç ile teslim aldığın Malatyaspor’u o günün şartlarında hiçbir Anadolu kulübünün sahip olmadığı bu modern tesislere kavuşturan ey aziz insan, Malatya, Malatyalılar ve Malatyaspor var oldukça asla unutulmayacak, daima hayırla yâd edileceksin. Sen bu şehre, bu şehrin insanlarına ‘’Namaglûp şampiyonluk’’  gururunu yaşattın. Ben de o sezon Malatyaspor yönetim kurulu üyesi olarak senin en yakınındakilerden biriydim. Bizlere alınan göreve saygıyı, disiplini öğrettin. Bizlere engin hoşgörüyü, yaratılanları sevmeyi öğrettin. Bizlere güven duymayı ve güvenilir olmayı öğrettin. İnsanların üzülmesine gönlün razı olmazdı hiç. Ama seni sevenlerin yüreklerini yakarak aniden ayrıldın aramızdan. Eminim, şimdi ruhun bir yerlerden bizlere bakıp; ’’ Üzülmeyin evlatlarım, dostlarım. Takdir-i İlahi bu’’ diyor.

Güle güle Malatya’nın, Malatyalıların Malatyaspor’un manevi babası, bizler seni ve yaptıklarını unutmayacağız.”

Malatya Eğitim Vakfı Ankara Şube Başkanı Sayın Ekrem Dernek’in de yaptığı duygu yüklü bir konuşmanın ardından uzun bir kortej eşliğinde şehir içinden geçerken halk ve esnaflar cenaze arabasını çiçek yağmuruna tuttu. Buradan, önce Soykan’ın Çarmuzu semtindeki evine gelindi. Yine muhtelif konuşmacılar Soykan ile ilgili anıları dile getirdiler. Daha sonra Şehir mezarlığında cuma namazını müteakip kılınan cenaze namazından sonra aile kabristanında ebedi istirahatgahına tevdi ederken, takvim yaprakları 8 Mayıs 2009’u gösteriyordu.

BU KADİRŞİNASLIĞI HAK ETTİ

Vefat haberinden hemen sonra Nurettin Soykan’ın Malatya’daki ofisine gelip, defin işlemi gerçekleşinceye kadar bir aile bireyi gibi her türlü organizasyona anında müdahil ve yardımcı olan Malatya Valisi Sayın Halil İbrahim Daşöz, bir kentin bir insana minnettarlığının örneğini ortaya koydu. Malatyalıların ve Soykan ailesinin gönüllerini fethetti.

Ayrıca, cenazeye bizzat katılan milletvekillerimiz, Ankara Vali Yardımcısı Sn. Mahmut Yıldırım, Malaya il ve ilçeleri Belediye Başkanları, taziyetlerini telefonla bildiren Malatya eski valisi Sn. Saffet Arıkan Bedük, Sn. Erkan Mumcu,, cenazenin uçaktan alınıp defnedilinceye kadar tüm organizasyonları eksiksiz yürüten İl Basın Bürosu Md. Sn. İbrahim Çelik ve Sn. Ali Cengiz, cenazeye bizzat katılan, çelenk gönderen ve telgraf ile başsağlığı dileyen tüm yakın dost, arkadaş ve hemşerileri büyük bir kadirşinaslık gösterdi.

Soykan Ailesi adına minnet ve şükranlarımızı sunuyorum

Yaşam, 24 Mayıs 2016 06:21

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
GÖREVDE ALINAN CHP YESİLYURT İLCE BAŞKANI HAKKI AYAZ " CEZALANDIRILAN BİZ DEĞİL ÖRGÜT İRADESİDIR "

GÖREVDE ALINAN CHP YESİLYURT İLCE BAŞKANI HAKKI AYAZ " CEZALANDIRILAN BİZ DEĞİL ÖRGÜT İRADESİDIR "

MALATYA DA ESNAFIN DİKKATİNE.! TAHLİYE VE KİRA UYARISI

MALATYA DA ESNAFIN DİKKATİNE.! TAHLİYE VE KİRA UYARISI

DÜNYA KAYISI BAŞKENTİNDE BU YIL HEDEF 67 BİN TON KURU KAYISI

DÜNYA KAYISI BAŞKENTİNDE BU YIL HEDEF 67 BİN TON KURU KAYISI

AĞBABA " BENİM ALNIM AK BAŞIM DİKTİR "

AĞBABA " BENİM ALNIM AK BAŞIM DİKTİR "

ARGUVANDA ÇOK AMAÇLI SOSYAL TESİS İNŞAATI ARALIKSIZ SÜRÜYOR

ARGUVANDA ÇOK AMAÇLI SOSYAL TESİS İNŞAATI ARALIKSIZ SÜRÜYOR

KAYSI FESTİVALİ 17 - 21 TEMMUZ DA YAPILACAK

KAYSI FESTİVALİ 17 - 21 TEMMUZ DA YAPILACAK

ÇGD " RTÜK'ÜN GÖREVİ  NATO KOMSERLİĞI DEGİLDİR "

ÇGD " RTÜK'ÜN GÖREVİ NATO KOMSERLİĞI DEGİLDİR "

MALATYA CHP DE DİSİPLİN SÜRECİ  BAŞLADI..!

MALATYA CHP DE DİSİPLİN SÜRECİ BAŞLADI..!

TSO DA ILK ADAYLIK AÇIKLAMASI MAHMUT POYRAZ DAN

TSO DA ILK ADAYLIK AÇIKLAMASI MAHMUT POYRAZ DAN

ARGUVAN BELEDİYE BAŞKANI ERSOY EREN " ACIMIZ İLK GÜNKÜ GİBİ TAZE  "

ARGUVAN BELEDİYE BAŞKANI ERSOY EREN " ACIMIZ İLK GÜNKÜ GİBİ TAZE "

ÖZGÜR ÖZEL FİNANCAL TIMES'A YAZDI:  ERDOGAN SADIK MUHALEFETİNI YARATMAK İSTIYOR

ÖZGÜR ÖZEL FİNANCAL TIMES'A YAZDI: ERDOGAN SADIK MUHALEFETİNI YARATMAK İSTIYOR

KEMAL KILIÇDAROĞLU'NA AÇIK MEKTUP

KEMAL KILIÇDAROĞLU'NA AÇIK MEKTUP

FESTİVAL AKÇADAĞI TÜRKİYE'NİN GÜNDEMİNE TAŞIDJ...ANCAK...!!

FESTİVAL AKÇADAĞI TÜRKİYE'NİN GÜNDEMİNE TAŞIDJ...ANCAK...!!

AAKÇADAGDA ILK PROJENIN TEMELI ATILDI

AAKÇADAGDA ILK PROJENIN TEMELI ATILDI

28. YEŞİLYURT KÜLTÜR  SPOR VE KİRAZ  FESTİVALİ RENKLİ VE  COŞKU DOLU ANLARA SAHNE OLDU

28. YEŞİLYURT KÜLTÜR SPOR VE KİRAZ FESTİVALİ RENKLİ VE COŞKU DOLU ANLARA SAHNE OLDU

MALATYA'DA BİR STK , BİR VİZYON BİR İZ

MALATYA'DA BİR STK , BİR VİZYON BİR İZ

MALATYANIN  " SARI ALTINI " AVRUPA YOLLARINDA

MALATYANIN " SARI ALTINI " AVRUPA YOLLARINDA

CHP MALATYA'DA KRİZ DERİNLEŞIYOR: İKİ HAFTADIR YÖNETİM LİSTESİ H

CHP MALATYA'DA KRİZ DERİNLEŞIYOR: İKİ HAFTADIR YÖNETİM LİSTESİ H

Arguvanda birlik beraberlik aşureikrami

Arguvanda birlik beraberlik aşureikrami

AĞBABA " SUÇUMUZ CHP 1. PARTİ YAPMAK "

AĞBABA " SUÇUMUZ CHP 1. PARTİ YAPMAK "

BAŞKAN SADIKOĞLU: İŞ DÜNYASININ SORUNLARINI VALİ YAVUZA İLETTİ.A

BAŞKAN SADIKOĞLU: İŞ DÜNYASININ SORUNLARINI VALİ YAVUZA İLETTİ.A

NATO ZİRVESİ VE BASIN

NATO ZİRVESİ VE BASIN

MALATYA DA CHP NİN KAPISI GECE YARISI ZORLANDI

MALATYA DA CHP NİN KAPISI GECE YARISI ZORLANDI

MUHARREM ORUCU  ORUÇ AÇMA LOKMASINDA CANLAR BİR ARAYA GELDİ

MUHARREM ORUCU ORUÇ AÇMA LOKMASINDA CANLAR BİR ARAYA GELDİ

AĞBABA " KANITLASIN KAFAMA SIKARIM "

AĞBABA " KANITLASIN KAFAMA SIKARIM "

BAŞKAN TAŞKINDAN PROF.DR SEZAİ YILMAZA ZİYARET

BAŞKAN TAŞKINDAN PROF.DR SEZAİ YILMAZA ZİYARET

28. YEŞİLYURT KÜLTÜR  SPOR VE KİRAZ FESTİVALI 28 HAZİRANDA GERÇEKLESECEK

28. YEŞİLYURT KÜLTÜR SPOR VE KİRAZ FESTİVALI 28 HAZİRANDA GERÇEKLESECEK

BAŞKAN TAŞKIN'DAN MUHARREM AYI MESAJI

BAŞKAN TAŞKIN'DAN MUHARREM AYI MESAJI

CHP 13 İLÇE  BAŞKANINDAN ÖZGÜR ÖZEL, VELİ AĞBABA VE BARIŞ YILDIZA TAM DESTEK

CHP 13 İLÇE BAŞKANINDAN ÖZGÜR ÖZEL, VELİ AĞBABA VE BARIŞ YILDIZA TAM DESTEK

ARGUVAN BELEDİYESİ ARAC FİLOSUNU GÜÇLENDİRDİ

ARGUVAN BELEDİYESİ ARAC FİLOSUNU GÜÇLENDİRDİ

TSO BAŞKAN YARDIMCISI BASRİİLHAN

TSO BAŞKAN YARDIMCISI BASRİİLHAN

ÇAMLICA KOLLEJİ 332 LİSANSLA  SPORCU YETİŞTİ

ÇAMLICA KOLLEJİ 332 LİSANSLA SPORCU YETİŞTİ

BAŞKAN GEÇİT " MUHARREM AYI HÜZNÜN İBADETİN ŞÜKRÜN  E PAYLAŞ.ANIN AYIDIR "

BAŞKAN GEÇİT " MUHARREM AYI HÜZNÜN İBADETİN ŞÜKRÜN E PAYLAŞ.ANIN AYIDIR "

BARIŞ YILDIZ "  BU BİR GÖREV DEĞİŞİMİ DEĞİL KURULTAYIN İNTİKAMINI ALMA GİRİŞİMİDİR "

BARIŞ YILDIZ " BU BİR GÖREV DEĞİŞİMİ DEĞİL KURULTAYIN İNTİKAMINI ALMA GİRİŞİMİDİR "

BARIŞ  YILDIZ " BU KARAR HUKUKİ DEĞİLSIYASİ BİR TASARRUFTUR

BARIŞ YILDIZ " BU KARAR HUKUKİ DEĞİLSIYASİ BİR TASARRUFTUR

DEMOKRASİ NÖBETİNE DAVET

DEMOKRASİ NÖBETİNE DAVET

CHP LI İL BAŞKANLARI " ÖNCE KURULTAY SONRA İKTİDAR "

CHP LI İL BAŞKANLARI " ÖNCE KURULTAY SONRA İKTİDAR "

MALATYALI PROF. DR. SEZAİ YILMAZLA GURUR DUYUYORUZ

MALATYALI PROF. DR. SEZAİ YILMAZLA GURUR DUYUYORUZ

CHP il başkanı Barış yıldızdan MUHARREM AYI VE KERBELA MESAJI

CHP il başkanı Barış yıldızdan MUHARREM AYI VE KERBELA MESAJI