Halepçe Katliamını Unutmadık, Unutturmayacağız!

Gündem, 16 Mart 2017 18:05

Halepçe Katliamını  Unutmadık, Unutturmayacağız!

 

 

 

Elma kokusunu sever misiniz?

Ya da şöyle sorayım..

Hiç elma yerken aslında boğazınızda bir yanma hissettiniz mi? Hayır mı? O halde size bir olay anlatayım..

Bundan tam 29 yıl önce, 16 Mart 1988 sabahı, elma kokusuyla uyandı Halepçeliler. Sevinçle mutfağa yöneldiler önce. Kokunun mutfaktan gelmediğini görünce camlarını açtılar. Baktılar ki koku dışarıdan daha çok hissediliyor, hemen dışarı akın ettiler merak ve heyecanla. Çıktıklarında gördüler ki herkes aynı merak ve heyecanla dışarı çıkmış. Hızlı hızlı yürümeye başladılar; kokunun kaynağını aramaya başladılar. Gittikçe şiddetlendi elma kokusu. Ama bir yandan da derilerinde bir yanma hissettiler sanki. Aldırmadılar ve yürümeye devam ettiler. Bu sefer daha hızlı koşmaya başladı birçoğu. Ancak zamanla o yanma gittikçe şiddetlendi. Koşuyorlardı; ama yanıyorlardı da. Bu sefer de dönüp eve doğru koşmaya başladılar. Yanma iyice artıyordu. Zamanla derilerinin morarmaya ve büzülmeye başladığını gördüler korkuyla. Bir an önce suya ulaşmalılardı. Kendilerini can havliyle suya attıklarında ise bedenleri kavruldu bu sefer, asit dolu bir havuza girmişler gibi.. Artık ölmüşlerdi, ölümün nereden geldiğini anlayamadan. Yanarak ölmüşlerdi, üstelik ateşsiz ve dumansızdı bu yanma, çığlıklarla, bağırışlarla, çağırışlarla…

Bir avuç kül oluvermişlerdi aniden, ne olduğunu anlayamadan..

 

“Saçlarım tutuştu önce

Gözlerim yandı, kavruldu

Bir avuç kül oluverdim

Külüm havaya savruldu.”

 

Kimyasal zehir öyle bir şeydir ki; vücudunuza temas ettiği anda yakar sizi, nefes almak için çırpınırsınız; alamazsınız. Deriniz büzülüp çürür. Yavaş yavaş, acı çeke çeke ölürsünüz. Öyle ki başınıza silahla vurularak öldürülmeyi buna tercih edebilirsiniz.

Bu zehir de elma kokuluydu. Güzel kokulu zehir

Zekice planlanmış bir katliamdı. Hedeflerin de çocuklar vardı, geleceği hedeflemişlerdi.

En çok da çocuklar öldü Halepçe’de. Tıpkı diğer katliamlardaki gibi. Yıllar sonra ülkelerine “demokrasi” getirecek olan o uzak memleketteki adamlar, kendi memleketlerindeki o “diktatör”e hediye etmişlerdi bu elma kokulu zehri. Ölmeden önce, ölürken, yanarken Halepçelilerin attıkları çığlıkları duyamadılar o “özgürlükçü ve demokrat” adamlar. Çünkü o sırada başka ülkelerde başka hayatları mahvetmekle meşgullerdi. Başka soykırım planları vardı.

Onlardı zaten, Hiroşima’da küçük gözlü onlarca küçük çocukları yakan. Onlardı Vietnam’da yüzlercesini, binlercesini katleden. Onlardı Ruanda’da 100 gün içinde 800 bin kişinin katledilmesini sessizce destekleyen.

Duyamadılar o çığlıkları Halepçe Katliamı 16-17 Mart 1988

 

Halepçe’nin acısı 29 yılın ardından hâlâ yürekleri yakıyor

     

Halepçe Katliamının üzerinden 29 yıl geçmesine rağmen soykırımın derin izleri bugün hâlâ can yakmaya devam ediyor.

Elma kokusuyla başlayan ve binlerce insanın kimyasal ile öldürüldüğü Halepçe Katliamı’nın üzerinden 29 yıl geçti. Saddam Hüseyin tarafından Kürt halkına yönelik yapılan soykırımın derin izleri bugün hâlâ can yakmaya yürek dağlamaya devam ediyor. Soykırımın üzerinden geçen onlarca yılın ardından benzer acıların tekrarlandığını hatırlatan siyasi parti ve demokratik kitle örgütleri de yaptıkları açıklamayla katliamı lanetledi.

En az 5 bin kişinin zehirli gazlarla öldürüldüğü Halepçe Katliamı, İran-Irak savaşı döneminde Saddam Hüseyin tarafından 1986-1988 yılları arasında Kürtlere karşı El-Enfal Harekâtı adını verdiği soykırım operasyonunun sonucu olarak yaşandı.

1988 Mart ayında İran ordusu, peşmergelerle iş birliği yaparak Kürtlerin yaşadığı Halepçe kasabasına girdi ve Halepçe’de isyan başladı. Saddam Hüseyin de Korgeneral Ali Hasan al-Majid al-Tikriti’ye (Kimyasal Ali) zehirli gaz bombalarını kullanma emri verdi. Irak-İran sınırında bulunan Halepçe’de 16 Mart 1988’de eşine az rastlanır bir katliam yapıldı. Elma kokusu olan zehirli gaz bombalarını taşıyan 8 MiG-23 uçağı Halepçe’yi 3 gün boyunca bombaladı.

Saldırıda, Halepçe’de yaşayan Kürtler, İran askerleri ve peşmergelerle birlikte 5 binden fazla insanın öldüğü, 7 binden fazla insanın da yaralandığı açıklandı. Ancak Irak Savaşı’ndan sonra bölgeye giren yabancılar tarafından bu rakamın daha da büyük olduğu belirtildi. 75 bin civarında nüfusu olan Halepçe’nin büyük bölümü bu saldırıdan sonra boşaldı. On binlerce kişi yakınlarının cesedini dahi toprağa veremeden, İran ile Türkiye’ye geçmeye çalıştı. Çok sayıda kişi de yolda ya da yerleştirildikleri kamplarda açlık ve susuzluktan yaşamını yitirdi.

Yıllar içerisinde Halepçe’den göç eden insanların çocuklarının sakat doğduğu ve sağ kalarak gaza maruz kalanların ise çeşitli hastalıklara yakalandıkları görüldü. Kürt halkına yönelik bir soykırım olarak kabul edilen Halepçe’de elma kokusuyla gelen ölümlerin acısı bugün hâlâ aynı yakıcılığıyla hissediliyor.

HALEPÇENİN TANIĞI: CANLILAR DIŞINDA HER ŞEY YERLİ YERİNDEYDİ...

Halepçe ’ye giden ve fotoğraflarıyla soykırımı tüm dünyaya duyuran Gazeteci Ramazan Öztürk, Katliam’ın hemen sonrasında gördüğü manzarayı şu cümleler ile tarihe not düşmüştü: “Bütün sokaklar cesetlerle doluydu. Etrafta dayanılmaz bir koku hâkimdi. Körpecik bebelerden bazılarının derileri kavrulmuş, bazılarının vücudu mosmor kesilmişti. Cesetlerin çoğu kadın, çocuk ve yaşlı insanlara aitti. Bazı bebekler annelerinin kucağından fırlamış yerde sere serpe yatıyorlardı. Kimi evinin avlusunda kurulmuş sofra başında; kimi kapının eşiğinde; kimi bebeğini emzirirken; kimi oyun oynarken yakalanmıştı zehirli ölümün pençesine... Şehrin dışındaki boş tarlalarda ise, toplu halde ölmüş yüzlerce insan vardı. Uzaktan bakıldığında, sanki tarlalarda ot yerine insan bedenleri biçilmişti. Bu açık hava mezarlığında, yine kadın ve çocuklar çoğunluktaydı. Hepsi birbirlerine sokulmuş, korkunç ölüme teslim olmuşlardı. Bazıları ise, su birikintilerinin başında ölüvermişlerdi. Bunlar da, kimyasal gazların yaktığı vücutlarını suyla ıslatarak, kurtulmaya çalışanlardı. Toplu cesetlerin arka planında, otlarken yine zehirli gazın etkisiyle telef olmuş ve vücutları şişmiş hayvanların görüntüsü göze çarpıyordu. Kısacası, bomba isabeti almış birkaç binanın dışında her şey yerli yerindeydi, ama bütün canlılar ölmüştü...”

************

HALEPÇE

Annem yok artık.

Beni düşünen kalbi yok. Bitti.

Umutsuz olmak istemiyorum.

Umutsuzluğun bir çıkar yol olmadığını biliyorum.

Annem yok artık, yeryüzü çok gördü onu,

Kalabalığın arasında kuş gibi çırpınan varlığını

Çok gördü

Dalgın yüreğini çok gördü

Bizim için çarpan, kaygılarla dolu yüreğini.

Annem yok artık. Bu kesin.

Gelinecek bir yere gitmedi.

İşte geldim çocuklar demeyecek

Nasılsın yavrum demeyecek

Sobanın yanında oturup uzatmayacak yorgun ayaklarını,

Sabah kahvaltılarının masası olmayacak artık,

Yine gel demeyecek,

Çıkarken ben kapıdan, çıkıp karanlığa karışırken

Yeni bir dönemi başladı ömrümün,

Annemin olmadığı dönemi,

Onu yüreğimin üstüne nasıl bastırmak

İstediğimi bilemeyecek artık.

Gençlik dönemleri birşey anlatmıyor bana,

Aklımda hep son dönemlerinin annemi

Hayatım sürüp gidecek, annem olmadan,

Çocuklarım olduğunda onlara annemi anlatabileceğim

Sadece.

Fotoğraflarına bakacaklar,

Ufarak, biraz mahzunca bir kadın

Küçücük tozlu pabuçlarıyla merdivenleri tırmanıp

Kapımı açıp girmeyecek

Yüreği dopdolu, trafikten insanlardan şaşkın,

Kocasına sığınan biraz bütün fotoğraflarında

Hayatım rüzgar gibi akıp geçiyor,

Uğultulu bir rüzgar gibi akıp geçiyor hayatım..

 

Ataol BEHRAMOĞLU

Gündem, 16 Mart 2017 18:05

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
AĞBABA" 27 İL VAR MALATYA YİNE YOK

AĞBABA" 27 İL VAR MALATYA YİNE YOK

MALATYA'DA HASTANESİ OLMAYAN TEK İLÇE ARGUVAN

MALATYA'DA HASTANESİ OLMAYAN TEK İLÇE ARGUVAN

GÖREVDE ALINAN CHP YESİLYURT İLCE BAŞKANI HAKKI AYAZ " CEZALANDIRILAN BİZ DEĞİL ÖRGÜT İRADESİDIR "

GÖREVDE ALINAN CHP YESİLYURT İLCE BAŞKANI HAKKI AYAZ " CEZALANDIRILAN BİZ DEĞİL ÖRGÜT İRADESİDIR "

MALATYA DA ESNAFIN DİKKATİNE.! TAHLİYE VE KİRA UYARISI

MALATYA DA ESNAFIN DİKKATİNE.! TAHLİYE VE KİRA UYARISI

DÜNYA KAYISI BAŞKENTİNDE BU YIL HEDEF 67 BİN TON KURU KAYISI

DÜNYA KAYISI BAŞKENTİNDE BU YIL HEDEF 67 BİN TON KURU KAYISI

AĞBABA " BENİM ALNIM AK BAŞIM DİKTİR "

AĞBABA " BENİM ALNIM AK BAŞIM DİKTİR "

ARGUVANDA ÇOK AMAÇLI SOSYAL TESİS İNŞAATI ARALIKSIZ SÜRÜYOR

ARGUVANDA ÇOK AMAÇLI SOSYAL TESİS İNŞAATI ARALIKSIZ SÜRÜYOR

KAYSI FESTİVALİ 17 - 21 TEMMUZ DA YAPILACAK

KAYSI FESTİVALİ 17 - 21 TEMMUZ DA YAPILACAK

ÇGD " RTÜK'ÜN GÖREVİ  NATO KOMSERLİĞI DEGİLDİR "

ÇGD " RTÜK'ÜN GÖREVİ NATO KOMSERLİĞI DEGİLDİR "

MALATYA CHP DE DİSİPLİN SÜRECİ  BAŞLADI..!

MALATYA CHP DE DİSİPLİN SÜRECİ BAŞLADI..!

TSO DA ILK ADAYLIK AÇIKLAMASI MAHMUT POYRAZ DAN

TSO DA ILK ADAYLIK AÇIKLAMASI MAHMUT POYRAZ DAN

ARGUVAN BELEDİYE BAŞKANI ERSOY EREN " ACIMIZ İLK GÜNKÜ GİBİ TAZE  "

ARGUVAN BELEDİYE BAŞKANI ERSOY EREN " ACIMIZ İLK GÜNKÜ GİBİ TAZE "

ÖZGÜR ÖZEL FİNANCAL TIMES'A YAZDI:  ERDOGAN SADIK MUHALEFETİNI YARATMAK İSTIYOR

ÖZGÜR ÖZEL FİNANCAL TIMES'A YAZDI: ERDOGAN SADIK MUHALEFETİNI YARATMAK İSTIYOR

KEMAL KILIÇDAROĞLU'NA AÇIK MEKTUP

KEMAL KILIÇDAROĞLU'NA AÇIK MEKTUP

FESTİVAL AKÇADAĞI TÜRKİYE'NİN GÜNDEMİNE TAŞIDJ...ANCAK...!!

FESTİVAL AKÇADAĞI TÜRKİYE'NİN GÜNDEMİNE TAŞIDJ...ANCAK...!!

AAKÇADAGDA ILK PROJENIN TEMELI ATILDI

AAKÇADAGDA ILK PROJENIN TEMELI ATILDI

28. YEŞİLYURT KÜLTÜR  SPOR VE KİRAZ  FESTİVALİ RENKLİ VE  COŞKU DOLU ANLARA SAHNE OLDU

28. YEŞİLYURT KÜLTÜR SPOR VE KİRAZ FESTİVALİ RENKLİ VE COŞKU DOLU ANLARA SAHNE OLDU

MALATYA'DA BİR STK , BİR VİZYON BİR İZ

MALATYA'DA BİR STK , BİR VİZYON BİR İZ

MALATYANIN  " SARI ALTINI " AVRUPA YOLLARINDA

MALATYANIN " SARI ALTINI " AVRUPA YOLLARINDA

CHP MALATYA'DA KRİZ DERİNLEŞIYOR: İKİ HAFTADIR YÖNETİM LİSTESİ H

CHP MALATYA'DA KRİZ DERİNLEŞIYOR: İKİ HAFTADIR YÖNETİM LİSTESİ H

Arguvanda birlik beraberlik aşureikrami

Arguvanda birlik beraberlik aşureikrami

AĞBABA " SUÇUMUZ CHP 1. PARTİ YAPMAK "

AĞBABA " SUÇUMUZ CHP 1. PARTİ YAPMAK "

BAŞKAN SADIKOĞLU: İŞ DÜNYASININ SORUNLARINI VALİ YAVUZA İLETTİ.A

BAŞKAN SADIKOĞLU: İŞ DÜNYASININ SORUNLARINI VALİ YAVUZA İLETTİ.A

NATO ZİRVESİ VE BASIN

NATO ZİRVESİ VE BASIN

MALATYA DA CHP NİN KAPISI GECE YARISI ZORLANDI

MALATYA DA CHP NİN KAPISI GECE YARISI ZORLANDI

MUHARREM ORUCU  ORUÇ AÇMA LOKMASINDA CANLAR BİR ARAYA GELDİ

MUHARREM ORUCU ORUÇ AÇMA LOKMASINDA CANLAR BİR ARAYA GELDİ

AĞBABA " KANITLASIN KAFAMA SIKARIM "

AĞBABA " KANITLASIN KAFAMA SIKARIM "

BAŞKAN TAŞKINDAN PROF.DR SEZAİ YILMAZA ZİYARET

BAŞKAN TAŞKINDAN PROF.DR SEZAİ YILMAZA ZİYARET

28. YEŞİLYURT KÜLTÜR  SPOR VE KİRAZ FESTİVALI 28 HAZİRANDA GERÇEKLESECEK

28. YEŞİLYURT KÜLTÜR SPOR VE KİRAZ FESTİVALI 28 HAZİRANDA GERÇEKLESECEK

BAŞKAN TAŞKIN'DAN MUHARREM AYI MESAJI

BAŞKAN TAŞKIN'DAN MUHARREM AYI MESAJI

CHP 13 İLÇE  BAŞKANINDAN ÖZGÜR ÖZEL, VELİ AĞBABA VE BARIŞ YILDIZA TAM DESTEK

CHP 13 İLÇE BAŞKANINDAN ÖZGÜR ÖZEL, VELİ AĞBABA VE BARIŞ YILDIZA TAM DESTEK

ARGUVAN BELEDİYESİ ARAC FİLOSUNU GÜÇLENDİRDİ

ARGUVAN BELEDİYESİ ARAC FİLOSUNU GÜÇLENDİRDİ

TSO BAŞKAN YARDIMCISI BASRİİLHAN

TSO BAŞKAN YARDIMCISI BASRİİLHAN

ÇAMLICA KOLLEJİ 332 LİSANSLA  SPORCU YETİŞTİ

ÇAMLICA KOLLEJİ 332 LİSANSLA SPORCU YETİŞTİ

BAŞKAN GEÇİT " MUHARREM AYI HÜZNÜN İBADETİN ŞÜKRÜN  E PAYLAŞ.ANIN AYIDIR "

BAŞKAN GEÇİT " MUHARREM AYI HÜZNÜN İBADETİN ŞÜKRÜN E PAYLAŞ.ANIN AYIDIR "

BARIŞ YILDIZ "  BU BİR GÖREV DEĞİŞİMİ DEĞİL KURULTAYIN İNTİKAMINI ALMA GİRİŞİMİDİR "

BARIŞ YILDIZ " BU BİR GÖREV DEĞİŞİMİ DEĞİL KURULTAYIN İNTİKAMINI ALMA GİRİŞİMİDİR "

BARIŞ  YILDIZ " BU KARAR HUKUKİ DEĞİLSIYASİ BİR TASARRUFTUR

BARIŞ YILDIZ " BU KARAR HUKUKİ DEĞİLSIYASİ BİR TASARRUFTUR

DEMOKRASİ NÖBETİNE DAVET

DEMOKRASİ NÖBETİNE DAVET

CHP LI İL BAŞKANLARI " ÖNCE KURULTAY SONRA İKTİDAR "

CHP LI İL BAŞKANLARI " ÖNCE KURULTAY SONRA İKTİDAR "