Halepçe Katliamını Unutmadık, Unutturmayacağız!

Gündem, 16 Mart 2017 08:23

Halepçe Katliamını  Unutmadık, Unutturmayacağız!

 

 

 

Elma kokusunu sever misiniz?

Ya da şöyle sorayım..

Hiç elma yerken aslında boğazınızda bir yanma hissettiniz mi? Hayır mı? O halde size bir olay anlatayım..

Bundan tam 29 yıl önce, 16 Mart 1988 sabahı, elma kokusuyla uyandı Halepçeliler. Sevinçle mutfağa yöneldiler önce. Kokunun mutfaktan gelmediğini görünce camlarını açtılar. Baktılar ki koku dışarıdan daha çok hissediliyor, hemen dışarı akın ettiler merak ve heyecanla. Çıktıklarında gördüler ki herkes aynı merak ve heyecanla dışarı çıkmış. Hızlı hızlı yürümeye başladılar; kokunun kaynağını aramaya başladılar. Gittikçe şiddetlendi elma kokusu. Ama bir yandan da derilerinde bir yanma hissettiler sanki. Aldırmadılar ve yürümeye devam ettiler. Bu sefer daha hızlı koşmaya başladı birçoğu. Ancak zamanla o yanma gittikçe şiddetlendi. Koşuyorlardı; ama yanıyorlardı da. Bu sefer de dönüp eve doğru koşmaya başladılar. Yanma iyice artıyordu. Zamanla derilerinin morarmaya ve büzülmeye başladığını gördüler korkuyla. Bir an önce suya ulaşmalılardı. Kendilerini can havliyle suya attıklarında ise bedenleri kavruldu bu sefer, asit dolu bir havuza girmişler gibi.. Artık ölmüşlerdi, ölümün nereden geldiğini anlayamadan. Yanarak ölmüşlerdi, üstelik ateşsiz ve dumansızdı bu yanma, çığlıklarla, bağırışlarla, çağırışlarla…

Bir avuç kül oluvermişlerdi aniden, ne olduğunu anlayamadan..

 

“Saçlarım tutuştu önce

Gözlerim yandı, kavruldu

Bir avuç kül oluverdim

Külüm havaya savruldu.”

 

Kimyasal zehir öyle bir şeydir ki; vücudunuza temas ettiği anda yakar sizi, nefes almak için çırpınırsınız; alamazsınız. Deriniz büzülüp çürür. Yavaş yavaş, acı çeke çeke ölürsünüz. Öyle ki başınıza silahla vurularak öldürülmeyi buna tercih edebilirsiniz.

Bu zehir de elma kokuluydu. Güzel kokulu zehir

Zekice planlanmış bir katliamdı. Hedeflerin de çocuklar vardı, geleceği hedeflemişlerdi.

En çok da çocuklar öldü Halepçe’de. Tıpkı diğer katliamlardaki gibi. Yıllar sonra ülkelerine “demokrasi” getirecek olan o uzak memleketteki adamlar, kendi memleketlerindeki o “diktatör”e hediye etmişlerdi bu elma kokulu zehri. Ölmeden önce, ölürken, yanarken Halepçelilerin attıkları çığlıkları duyamadılar o “özgürlükçü ve demokrat” adamlar. Çünkü o sırada başka ülkelerde başka hayatları mahvetmekle meşgullerdi. Başka soykırım planları vardı.

Onlardı zaten, Hiroşima’da küçük gözlü onlarca küçük çocukları yakan. Onlardı Vietnam’da yüzlercesini, binlercesini katleden. Onlardı Ruanda’da 100 gün içinde 800 bin kişinin katledilmesini sessizce destekleyen.

Duyamadılar o çığlıkları Halepçe Katliamı 16-17 Mart 1988

 

Halepçe’nin acısı 29 yılın ardından hâlâ yürekleri yakıyor

     

Halepçe Katliamının üzerinden 29 yıl geçmesine rağmen soykırımın derin izleri bugün hâlâ can yakmaya devam ediyor.

Elma kokusuyla başlayan ve binlerce insanın kimyasal ile öldürüldüğü Halepçe Katliamı’nın üzerinden 29 yıl geçti. Saddam Hüseyin tarafından Kürt halkına yönelik yapılan soykırımın derin izleri bugün hâlâ can yakmaya yürek dağlamaya devam ediyor. Soykırımın üzerinden geçen onlarca yılın ardından benzer acıların tekrarlandığını hatırlatan siyasi parti ve demokratik kitle örgütleri de yaptıkları açıklamayla katliamı lanetledi.

En az 5 bin kişinin zehirli gazlarla öldürüldüğü Halepçe Katliamı, İran-Irak savaşı döneminde Saddam Hüseyin tarafından 1986-1988 yılları arasında Kürtlere karşı El-Enfal Harekâtı adını verdiği soykırım operasyonunun sonucu olarak yaşandı.

1988 Mart ayında İran ordusu, peşmergelerle iş birliği yaparak Kürtlerin yaşadığı Halepçe kasabasına girdi ve Halepçe’de isyan başladı. Saddam Hüseyin de Korgeneral Ali Hasan al-Majid al-Tikriti’ye (Kimyasal Ali) zehirli gaz bombalarını kullanma emri verdi. Irak-İran sınırında bulunan Halepçe’de 16 Mart 1988’de eşine az rastlanır bir katliam yapıldı. Elma kokusu olan zehirli gaz bombalarını taşıyan 8 MiG-23 uçağı Halepçe’yi 3 gün boyunca bombaladı.

Saldırıda, Halepçe’de yaşayan Kürtler, İran askerleri ve peşmergelerle birlikte 5 binden fazla insanın öldüğü, 7 binden fazla insanın da yaralandığı açıklandı. Ancak Irak Savaşı’ndan sonra bölgeye giren yabancılar tarafından bu rakamın daha da büyük olduğu belirtildi. 75 bin civarında nüfusu olan Halepçe’nin büyük bölümü bu saldırıdan sonra boşaldı. On binlerce kişi yakınlarının cesedini dahi toprağa veremeden, İran ile Türkiye’ye geçmeye çalıştı. Çok sayıda kişi de yolda ya da yerleştirildikleri kamplarda açlık ve susuzluktan yaşamını yitirdi.

Yıllar içerisinde Halepçe’den göç eden insanların çocuklarının sakat doğduğu ve sağ kalarak gaza maruz kalanların ise çeşitli hastalıklara yakalandıkları görüldü. Kürt halkına yönelik bir soykırım olarak kabul edilen Halepçe’de elma kokusuyla gelen ölümlerin acısı bugün hâlâ aynı yakıcılığıyla hissediliyor.

HALEPÇENİN TANIĞI: CANLILAR DIŞINDA HER ŞEY YERLİ YERİNDEYDİ...

Halepçe ’ye giden ve fotoğraflarıyla soykırımı tüm dünyaya duyuran Gazeteci Ramazan Öztürk, Katliam’ın hemen sonrasında gördüğü manzarayı şu cümleler ile tarihe not düşmüştü: “Bütün sokaklar cesetlerle doluydu. Etrafta dayanılmaz bir koku hâkimdi. Körpecik bebelerden bazılarının derileri kavrulmuş, bazılarının vücudu mosmor kesilmişti. Cesetlerin çoğu kadın, çocuk ve yaşlı insanlara aitti. Bazı bebekler annelerinin kucağından fırlamış yerde sere serpe yatıyorlardı. Kimi evinin avlusunda kurulmuş sofra başında; kimi kapının eşiğinde; kimi bebeğini emzirirken; kimi oyun oynarken yakalanmıştı zehirli ölümün pençesine... Şehrin dışındaki boş tarlalarda ise, toplu halde ölmüş yüzlerce insan vardı. Uzaktan bakıldığında, sanki tarlalarda ot yerine insan bedenleri biçilmişti. Bu açık hava mezarlığında, yine kadın ve çocuklar çoğunluktaydı. Hepsi birbirlerine sokulmuş, korkunç ölüme teslim olmuşlardı. Bazıları ise, su birikintilerinin başında ölüvermişlerdi. Bunlar da, kimyasal gazların yaktığı vücutlarını suyla ıslatarak, kurtulmaya çalışanlardı. Toplu cesetlerin arka planında, otlarken yine zehirli gazın etkisiyle telef olmuş ve vücutları şişmiş hayvanların görüntüsü göze çarpıyordu. Kısacası, bomba isabeti almış birkaç binanın dışında her şey yerli yerindeydi, ama bütün canlılar ölmüştü...”

************

HALEPÇE

Annem yok artık.

Beni düşünen kalbi yok. Bitti.

Umutsuz olmak istemiyorum.

Umutsuzluğun bir çıkar yol olmadığını biliyorum.

Annem yok artık, yeryüzü çok gördü onu,

Kalabalığın arasında kuş gibi çırpınan varlığını

Çok gördü

Dalgın yüreğini çok gördü

Bizim için çarpan, kaygılarla dolu yüreğini.

Annem yok artık. Bu kesin.

Gelinecek bir yere gitmedi.

İşte geldim çocuklar demeyecek

Nasılsın yavrum demeyecek

Sobanın yanında oturup uzatmayacak yorgun ayaklarını,

Sabah kahvaltılarının masası olmayacak artık,

Yine gel demeyecek,

Çıkarken ben kapıdan, çıkıp karanlığa karışırken

Yeni bir dönemi başladı ömrümün,

Annemin olmadığı dönemi,

Onu yüreğimin üstüne nasıl bastırmak

İstediğimi bilemeyecek artık.

Gençlik dönemleri birşey anlatmıyor bana,

Aklımda hep son dönemlerinin annemi

Hayatım sürüp gidecek, annem olmadan,

Çocuklarım olduğunda onlara annemi anlatabileceğim

Sadece.

Fotoğraflarına bakacaklar,

Ufarak, biraz mahzunca bir kadın

Küçücük tozlu pabuçlarıyla merdivenleri tırmanıp

Kapımı açıp girmeyecek

Yüreği dopdolu, trafikten insanlardan şaşkın,

Kocasına sığınan biraz bütün fotoğraflarında

Hayatım rüzgar gibi akıp geçiyor,

Uğultulu bir rüzgar gibi akıp geçiyor hayatım..

 

Ataol BEHRAMOĞLU

Gündem, 16 Mart 2017 08:23

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
YILDIZ" BU KARAR TÜRKİYE DEMOKRASİSİNE YAPILMIŞ BİR DAR EDİR "

YILDIZ" BU KARAR TÜRKİYE DEMOKRASİSİNE YAPILMIŞ BİR DAR EDİR "

MALATYA MUTFAĞI DÜNYA SAHNESİNDE

MALATYA MUTFAĞI DÜNYA SAHNESİNDE

BİZ BU YOLA ÇIKARKEN " İŞİMİZ AKÇADAĞ SEVDAMIZ AKÇADAĞ "

BİZ BU YOLA ÇIKARKEN " İŞİMİZ AKÇADAĞ SEVDAMIZ AKÇADAĞ "

TSO dan MSOB'a ziyaret  BİRLİKTE HAREKET EDECEĞİZ

TSO dan MSOB'a ziyaret BİRLİKTE HAREKET EDECEĞİZ

EREN'DEN YILDIZ'A  GÖREV TESLIMİ

EREN'DEN YILDIZ'A GÖREV TESLIMİ

VALİLIĞİN EMEKTARI EMEKLİ OLDU

VALİLIĞİN EMEKTARI EMEKLİ OLDU

AĞBABA " HİÇ BİR ZORLUK 19 MAYIS ÖNCESINDEN DAHA BUYÜK DEĞILDİR. BU ÜLKENİN EVLATLARININ UMUTSUZ OLMAYA HAKKI YOK "

AĞBABA " HİÇ BİR ZORLUK 19 MAYIS ÖNCESINDEN DAHA BUYÜK DEĞILDİR. BU ÜLKENİN EVLATLARININ UMUTSUZ OLMAYA HAKKI YOK "

Ağbaba’dan Tbmm’de Sert Ekonomi Eleştirisi: “Millet Aç, Kiracılar Perişan”

Ağbaba’dan Tbmm’de Sert Ekonomi Eleştirisi: “Millet Aç, Kiracılar Perişan”

CHP İl başkanları ortak açiklama: " HALKIN DEDİĞİ OLACAK TÜRKİYE KAZANACAK "

CHP İl başkanları ortak açiklama: " HALKIN DEDİĞİ OLACAK TÜRKİYE KAZANACAK "

DEMOKRASİYE HUKUKA VE HALKIN İRADESINE SAHİP ÇIKMAK İÇİN BURDAYIZ "  VELİ AĞBABAYA ÇAMUR BULASMAZ "

DEMOKRASİYE HUKUKA VE HALKIN İRADESINE SAHİP ÇIKMAK İÇİN BURDAYIZ " VELİ AĞBABAYA ÇAMUR BULASMAZ "

BAŞKAN GEÇİT " VERDİĞİMIZ SÖZLERI BİR BİR YERİNE GETİROYORUZ "

BAŞKAN GEÇİT " VERDİĞİMIZ SÖZLERI BİR BİR YERİNE GETİROYORUZ "

MHP İL BAŞKANI GÖKHAN GÖK'TEN HEKİMHAN VE KULUNCAK ILÇELERİNE ZİYARET

MHP İL BAŞKANI GÖKHAN GÖK'TEN HEKİMHAN VE KULUNCAK ILÇELERİNE ZİYARET

BAŞKAN TAŞKIN TAŞTEPE REZERV ALANINDA İNCELEMELER DE BULUNDU

BAŞKAN TAŞKIN TAŞTEPE REZERV ALANINDA İNCELEMELER DE BULUNDU

MALATYA VEKİLLERİNİN PERFORMANS KARNESİ

MALATYA VEKİLLERİNİN PERFORMANS KARNESİ

MALATYA'NIN TANINMIŞ İŞ İNSANI İBRAHİM GÜNGÖR VEFAT ETTİ

MALATYA'NIN TANINMIŞ İŞ İNSANI İBRAHİM GÜNGÖR VEFAT ETTİ

MALATYA ORMAN İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜNDEN DOĞAYA NEFES OLACAK ÇALIŞMA

MALATYA ORMAN İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜNDEN DOĞAYA NEFES OLACAK ÇALIŞMA

MALATYA DA ADELET İÇİN GAZİANTEP YOLCULUGU TARİH OLUYOR

MALATYA DA ADELET İÇİN GAZİANTEP YOLCULUGU TARİH OLUYOR

ARGUVAN'DA 23 NİSAN COŞKUSU ATMALILAR DERNEĞINDEN ÖĞRENCİLERE ANLAMLI DESTEK

ARGUVAN'DA 23 NİSAN COŞKUSU ATMALILAR DERNEĞINDEN ÖĞRENCİLERE ANLAMLI DESTEK

CHP 23 NİSANDA ATATÜRK ANITINA ÇELENK SUNDU

CHP 23 NİSANDA ATATÜRK ANITINA ÇELENK SUNDU

MHP MALATYA İL BASKANI GÖKHAN GÖK " ÇOCUKLARIMIZ YARINLARIMIZIN AYDINLIK YÜZÜDÜR "

MHP MALATYA İL BASKANI GÖKHAN GÖK " ÇOCUKLARIMIZ YARINLARIMIZIN AYDINLIK YÜZÜDÜR "

KESKİNDEN 23 NİSAN MESAJI " ÇOCUKLARI ZEHİRLİYORLAR "

KESKİNDEN 23 NİSAN MESAJI " ÇOCUKLARI ZEHİRLİYORLAR "

AĞBABA MALATYANIN KURULUŞ YILDÖNÜMÜNÜ KUTLADI

AĞBABA MALATYANIN KURULUŞ YILDÖNÜMÜNÜ KUTLADI

BALYAN KÖYLÜLERİ  SESİNİ  YÜKSELTTİ

BALYAN KÖYLÜLERİ SESİNİ YÜKSELTTİ

HAMİT FENDOĞLUNU ANMA

HAMİT FENDOĞLUNU ANMA

KESKİN  " EĞİTİMDE SON VERİLMELI "

KESKİN " EĞİTİMDE SON VERİLMELI "

MALATYA KATLİAMI "17 NİSAN 20 NİSAN 1978 "

MALATYA KATLİAMI "17 NİSAN 20 NİSAN 1978 "

CHP İL BAŞKANI BARIŞ YILDIZ'DAN TÜRK POLİS TEŞKİLATININ 181. KURULUS YIL DÖNEMÜ MESAJI

CHP İL BAŞKANI BARIŞ YILDIZ'DAN TÜRK POLİS TEŞKİLATININ 181. KURULUS YIL DÖNEMÜ MESAJI

MALATYA İHRACATINDA ALARM : YÜZDE 22 LİK SERT DÜŞÜS

MALATYA İHRACATINDA ALARM : YÜZDE 22 LİK SERT DÜŞÜS

BAŞKAN TAŞKIN ESNAF ODSLARI İLE BULUŞTU " ÇARŞI KISA SÜREDE HAYAT BULACAK "

BAŞKAN TAŞKIN ESNAF ODSLARI İLE BULUŞTU " ÇARŞI KISA SÜREDE HAYAT BULACAK "

MAGİNDER MALATYANIN GELECEĞİNI ŞEKİLLEDİRECEK ADIMLARI ATIYOR

MAGİNDER MALATYANIN GELECEĞİNI ŞEKİLLEDİRECEK ADIMLARI ATIYOR

BAŞKAN YILDIRIM " HEKİMHAN ÇOK GÜZEL OLACAK "

BAŞKAN YILDIRIM " HEKİMHAN ÇOK GÜZEL OLACAK "

4×4 LÜK ŞEHİR OLABILDIKMI

4×4 LÜK ŞEHİR OLABILDIKMI

ERSOY EREN İKİ YILLIK ÇALIŞMALARINI ANLATTI..

ERSOY EREN İKİ YILLIK ÇALIŞMALARINI ANLATTI..

AYDIN " KADINLAR SİYASETİN ÖZNESİDİR  "

AYDIN " KADINLAR SİYASETİN ÖZNESİDİR "

CHP Lİ AYAZ : İKTİDAR MALATYA'NIN STRATEJİK NOKTASINDAN VURDU

CHP Lİ AYAZ : İKTİDAR MALATYA'NIN STRATEJİK NOKTASINDAN VURDU

BATTAL GAZİDE TARİHİ VE KÜLTÜREL MİRAS ÇALIŞTAYI YAPILDI

BATTAL GAZİDE TARİHİ VE KÜLTÜREL MİRAS ÇALIŞTAYI YAPILDI

BAŞKAN TAŞKIN ESNAF ODALARI İLE BİR ARAYA GELDİ

BAŞKAN TAŞKIN ESNAF ODALARI İLE BİR ARAYA GELDİ

BİZİM MÜCADELEMİZ KAVGA DEĞİL YAŞAM MÜCADELESİDİR..

BİZİM MÜCADELEMİZ KAVGA DEĞİL YAŞAM MÜCADELESİDİR..

MALATYA 2030 ORTAK AKIL ÇALIŞTAYI BAŞLADI

MALATYA 2030 ORTAK AKIL ÇALIŞTAYI BAŞLADI