71 Devrimci Kardeşliği

Gündem, 30 Mart 2017 11:22

71 Devrimci Kardeşliği

 

 

Bozkır’dan Orman Yaratan İrade, Bize Gülümsüyor…

Tarih bütün adları saklar, iyi ya da kötü; kahraman ya da işbirlikçi. Tarih bütün eylemleri saklar, cesur ya da korkak, tarih hepimizi saklar, soğuk, taştan bir mezar gibi, geriye bıraktığımız bir sıfattır sadece namuslu ya da hain. Kişisel hayatlarımızı aşan bir cetvelle ölçer bizi, daha büyük bir duvarın önüne dizer ve o duvara düşmüş gölgelerin hiç silinmeyeceğini hatırlatır bize, karanlıkta saklandığını düşünenlerin üzerine ışık hep sonradan düşer, gölge belirir ve kaybolmaz artık hiçbir yere. Tarih bütün adları saklar, bütün utançları, bütün erdemleri listeler ve hepsini duvardaki gölgelere iliştirir; hepsinin bir anlamı, bir varoluşu vardır, hiçbiri kaybolmadan durur karşımızda, tıpkı 71 devrimciliği gibi.

71 devrimciliği hakkında çok şey konuşulmuştur, ülkede sosyalist mücadelede bir dönüm noktası olduğu bilinir, gerçek anlamda bir devrimci hareketin başlangıç yeri olduğu da ve daha da önemlisi bu dönemin öncülerinin kendilerini çevreleyen koşulların ilerisinde düşler kurduğu ve onların düşlerine benzemeyen bir dünyada ölmekten başka yollarının olmadığı da bilinir. Onların ölümü, ölmekten daha fazla bir şeye işaret eder, yanan bir bedenin işaret fişeği olması gibi bir şeye, kendi ulaştıkları yolun daha uzağındaki bir noktaya, sürdürülebilecek bir geleceğe, bir mücadele ahlakına ve pek çok şeye işaret eder. Onlar çoğuldur, Denizler, Mahirler, İnanlar, İbrahimlerdir; adları bile bir tekilliğe işaret etmez, çoğalan bir yankıyla çarpar kulağımıza, uzak bir yolun sonunda gerçekleşmesini hayal ettikleri bir hakikate işaret eder hepsi.

Dönemin hikayesi aslında bir birleşme arzusuyla başlar.

 Mahir Çayan devrimci mücadele için THKO önderi Hüseyin İnan ile görüşmek için, beraberinde Münir Ramazan Aktolga ve Yusuf Küpeli ile ODTÜ’de bir araya gelir ve birlikte aynı yolda yürümekten bahseder İnan’a.

 lakin H.İnan, M.Ç ayan’ın yanındakilere güvenmediğini beyan ederek geri çevirir ve bir uzlaşma olmamıştır belki ama daha sonra aynı yolda ölenlerin bir fotoğrafını kaydetmiştir, daha sonra bu fotoğrafta silik bir gölgeye dönüşecek Aktolga ’yı ve Küpeli’yi de kaydetmiştir tarih, gölgeli siluetler olarak.

THKO devrimci mücadeleyi “sert” bir biçimde başlattığında, eleştiriyi silaha dönüştürdüğünde aslında ayrıştığı Mahirlerle de bir kader ortaklığını başlatmış olacaktı. Bu yazıda bütün serüveni tekrarlamayacağım, çünkü beni hareketlerin teorik ayrışmalarından çok, devrimcilerin pratik dayanışmaları ilgilendirecek, onların birlikte ya da ayrı ayrı gerçekleştirdikleri eylemlerdeki “ruh” ilgilendirecek ve bütün tartışmalarına rağmen söz konusu devrimcilik olduğunda nasıl bütünlüklü bir görünüm arz ettikleri ilgilendirecek.

Örneğin kentteki eylemlerden sonra sıkı bir aramaya uğradıklarında İnan’ı bir süreliğine Ankara’da bırakarak, dağdaki yoldaşlarıyla buluşmak için iki grup halinde motorlarla yola çıkanların ( Deniz Gezmiş, Sinan Cemgil, Yusuf Arslan ) dönüşü olmadığını bugün bildiğimiz bu yoldaki tutumları ilgilendirecek, Deniz’in yakalandığını duyana kadar kendi adını bile söylemeyen Yusuf’un kardeşliği ilgilendirecek ya da Gemerek’te yakalandığında sözleri ve duruşuyla onu ele geçirenleri bile utandıran Deniz’in cesareti ilgilendirecek.

Kimilerinin öldüğü kimilerinin idam edilmek üzere hapse atıldığı bu dönemde Mahir Çayan ve arkadaşlarının devrimci yoldaşları serbest bırakılsın diye giriştikleri eylemler ilgilendirecek. Çayan’ın Cemgil, Alparslan Özdoğan ve Kadir Manga’nın şehit düştüklerini radyodan öğrendikten sonra daha fazla bilendiklerini, devrimciliğin nasıl bir şey olduğunu göstereceklerini söylemesi ilgilendirecek. Sinan Cemgilin’in Nurhak’ta biten serüvenini sürdürmek için yola çıkan İbrahim Kaypakkaya’nın onurlu duruşu ilgilendirecek beni.

Onların dayanışma ruhu ve birbirleri için kendilerini feda etme gücü sadece bir romantizmin yüceltimi için işlevsel değildir, solun bu topraklarda kitleyle bütünleşme yolundaki en önemli adımının atılmasını somutlaştırması bakımından önemlidir. 1974-80 arasındaki kitlesel katılımın sebebi, halk yığınlarının sol harekete gösterdiği sempati ve teveccüh bu namuslu devrimcilerin sayesindedir. Sadece devrimciler değil sıradan insanlar da sevmiştir bu dev “çocukları”.

 

Çünkü onlar bir yolun, ucunda ölüm de olsa nasıl yüründüğünü göstermişler, boyun eğmemiş, ihanet etmemiş, hatta buna rağmen kendilerini suçlayabilen insafsızlara karşı ölüme yürümüşlerdir. Mahir Çayan’ın kendini mit ajanı olarak suçlayanlara karşı, bile isteye ölüme yürüdüğü söylenir, ölümü istediği söylenir. İnsanın kendini aklamasının ölmekten başka bir yolu bulunacak bir gün elbet ama onları bile suçlamaktan çekinmeyen dili, tarihin yargısı sessiz bırakmıştır.

Ada şiirini düşünelim:

(…)

Satılmışlığın, kahpeliğin, riyakarlığın, adiliğin ve her çeşit aşağılık ve her çeşit yabancılaşmanın karışımı olan,

Karanlık denizin ortasında-Güneşi batmayan bir ada.

Ben ne şuralıyım ne buralı,-Adalıyım adalı,

Adam ormanlıktır. Dostluk yoldaşlık, mertlik ormanı, bütün adamı kaplar.

“Değil şiirlerde, masallarda bile böylesi bir ada yoktur. Böylesi bir ada eşyanın tabiatına aykırıdır.”

Adam kalabalıktır hain hücre: Elde mitralyözüyle,

Sierra Maestra’da, Falcon da, Vietnam da, Mozambik’te, Angola da, Sina çöllerinde… Özgürlüğün türküsünü söyleyenler.

Zulme, kahpeliğe, sömürüye karşı…

Dişiyle, tırnağıyla üç kıtada karşı koyanlar benim evlatlarımdır kahpe hücre.

Mahir bu şiiri neden yazdı diye düşünelim.

Evet, onların kitleyle kurduğu bağ bir daha kurulamadı. Doğru bir çizgide, doğru araçlarla üretilen bir siyaset, kitle oportünizmi değil kitle desteği üretmişti, birbirleri için ölebilen devrimcilerin duruşunda, direnme gücünde ve kendilerinden emin bir biçimde ilerledikleri yolda, özdeşleşebilecek bir şeyler bulmuştu insan toplulukları. Doğru bir biçimde karşılığını bulmuştu. Sonraki dönemde ise onların örnek olduğu çizgiden sürekli sapmanın modellerini sundu topluma sol; ideolojik ayrışmalar birbirini suçlamanın, birbirini öldürmenin malzemesi haline getirildi artan bir ivmeyle.

Fraksiyon çatışmalarının, kişisel hesapların devrimci mücadelede her türlü dayanışma duygusunu yok ettiği, aynı yolu yürüyenlerin birbirine bile güvenmediği bir pratik ikna etmekten çok uzaktı ve hedef bir iktidardan çok, küçük grupların birbirleri üzerindeki iktidar çekişmesine dönüştükçe ortam giderek sislenecek, devrimci mücadele kendi amacından uzaklaşacaktı.

71 kardeşliğinin örnek kişileri, bugün bile devrimci hareketin kahramanları olmayı sürdürmekte, onları bütün devrimci gruplar alıntılamakta, övgüler dizmekte ama canları pahasına savundukları kardeşlikten hiçbir şey öğrenmemekte. Buna toplumun cevabının ne olduğunu hepimiz biliyoruz, bizi hala toplumsal ölçekte yücelten insanların onlar olduğunu da.

Deniz’lerden bize ne kaldı? İki ucunu birbirine ,doğru bir biçimde iliştiremediğimiz bir tarih, orada başlamış olanda ,herkesi etkileyen ama bir türlü bizim hikayemize dahil edemediğimiz bir dayanışma. Onlardan bize aslında sosyalizm için mücadele yöntemlerinden çok bir üslup kaldı. Çok şey öğrendik geçen zaman içinde, bilgimiz arttı, birikimimiz de ama orada bıraktığımız ve çeşitli nedenler yüzünden sürdüremediğimiz o “birbiri için ölmeyi bilmek” jestini, birbirimizi öldürme jestine nasıl çevirdik diye düşünürüm hep; bir zamanlar birilerinin başardığını, yani bir yolu birbirimizle dayanışarak yürümeyi neden başaramadık diye. Onların hikayesinde hala öğrenilecek şeyler var benim için, umutsuzluğa kapıldığımda açıp yeniden baktığım bir kitap gibi onların namuslu yüzleri.

 

Tarık Ali

Gündem, 30 Mart 2017 11:22

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
YILDIZ" BU KARAR TÜRKİYE DEMOKRASİSİNE YAPILMIŞ BİR DAR EDİR "

YILDIZ" BU KARAR TÜRKİYE DEMOKRASİSİNE YAPILMIŞ BİR DAR EDİR "

MALATYA MUTFAĞI DÜNYA SAHNESİNDE

MALATYA MUTFAĞI DÜNYA SAHNESİNDE

BİZ BU YOLA ÇIKARKEN " İŞİMİZ AKÇADAĞ SEVDAMIZ AKÇADAĞ "

BİZ BU YOLA ÇIKARKEN " İŞİMİZ AKÇADAĞ SEVDAMIZ AKÇADAĞ "

TSO dan MSOB'a ziyaret  BİRLİKTE HAREKET EDECEĞİZ

TSO dan MSOB'a ziyaret BİRLİKTE HAREKET EDECEĞİZ

EREN'DEN YILDIZ'A  GÖREV TESLIMİ

EREN'DEN YILDIZ'A GÖREV TESLIMİ

VALİLIĞİN EMEKTARI EMEKLİ OLDU

VALİLIĞİN EMEKTARI EMEKLİ OLDU

AĞBABA " HİÇ BİR ZORLUK 19 MAYIS ÖNCESINDEN DAHA BUYÜK DEĞILDİR. BU ÜLKENİN EVLATLARININ UMUTSUZ OLMAYA HAKKI YOK "

AĞBABA " HİÇ BİR ZORLUK 19 MAYIS ÖNCESINDEN DAHA BUYÜK DEĞILDİR. BU ÜLKENİN EVLATLARININ UMUTSUZ OLMAYA HAKKI YOK "

Ağbaba’dan Tbmm’de Sert Ekonomi Eleştirisi: “Millet Aç, Kiracılar Perişan”

Ağbaba’dan Tbmm’de Sert Ekonomi Eleştirisi: “Millet Aç, Kiracılar Perişan”

CHP İl başkanları ortak açiklama: " HALKIN DEDİĞİ OLACAK TÜRKİYE KAZANACAK "

CHP İl başkanları ortak açiklama: " HALKIN DEDİĞİ OLACAK TÜRKİYE KAZANACAK "

DEMOKRASİYE HUKUKA VE HALKIN İRADESINE SAHİP ÇIKMAK İÇİN BURDAYIZ "  VELİ AĞBABAYA ÇAMUR BULASMAZ "

DEMOKRASİYE HUKUKA VE HALKIN İRADESINE SAHİP ÇIKMAK İÇİN BURDAYIZ " VELİ AĞBABAYA ÇAMUR BULASMAZ "

BAŞKAN GEÇİT " VERDİĞİMIZ SÖZLERI BİR BİR YERİNE GETİROYORUZ "

BAŞKAN GEÇİT " VERDİĞİMIZ SÖZLERI BİR BİR YERİNE GETİROYORUZ "

MHP İL BAŞKANI GÖKHAN GÖK'TEN HEKİMHAN VE KULUNCAK ILÇELERİNE ZİYARET

MHP İL BAŞKANI GÖKHAN GÖK'TEN HEKİMHAN VE KULUNCAK ILÇELERİNE ZİYARET

BAŞKAN TAŞKIN TAŞTEPE REZERV ALANINDA İNCELEMELER DE BULUNDU

BAŞKAN TAŞKIN TAŞTEPE REZERV ALANINDA İNCELEMELER DE BULUNDU

MALATYA VEKİLLERİNİN PERFORMANS KARNESİ

MALATYA VEKİLLERİNİN PERFORMANS KARNESİ

MALATYA'NIN TANINMIŞ İŞ İNSANI İBRAHİM GÜNGÖR VEFAT ETTİ

MALATYA'NIN TANINMIŞ İŞ İNSANI İBRAHİM GÜNGÖR VEFAT ETTİ

MALATYA ORMAN İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜNDEN DOĞAYA NEFES OLACAK ÇALIŞMA

MALATYA ORMAN İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜNDEN DOĞAYA NEFES OLACAK ÇALIŞMA

MALATYA DA ADELET İÇİN GAZİANTEP YOLCULUGU TARİH OLUYOR

MALATYA DA ADELET İÇİN GAZİANTEP YOLCULUGU TARİH OLUYOR

ARGUVAN'DA 23 NİSAN COŞKUSU ATMALILAR DERNEĞINDEN ÖĞRENCİLERE ANLAMLI DESTEK

ARGUVAN'DA 23 NİSAN COŞKUSU ATMALILAR DERNEĞINDEN ÖĞRENCİLERE ANLAMLI DESTEK

CHP 23 NİSANDA ATATÜRK ANITINA ÇELENK SUNDU

CHP 23 NİSANDA ATATÜRK ANITINA ÇELENK SUNDU

MHP MALATYA İL BASKANI GÖKHAN GÖK " ÇOCUKLARIMIZ YARINLARIMIZIN AYDINLIK YÜZÜDÜR "

MHP MALATYA İL BASKANI GÖKHAN GÖK " ÇOCUKLARIMIZ YARINLARIMIZIN AYDINLIK YÜZÜDÜR "

KESKİNDEN 23 NİSAN MESAJI " ÇOCUKLARI ZEHİRLİYORLAR "

KESKİNDEN 23 NİSAN MESAJI " ÇOCUKLARI ZEHİRLİYORLAR "

AĞBABA MALATYANIN KURULUŞ YILDÖNÜMÜNÜ KUTLADI

AĞBABA MALATYANIN KURULUŞ YILDÖNÜMÜNÜ KUTLADI

BALYAN KÖYLÜLERİ  SESİNİ  YÜKSELTTİ

BALYAN KÖYLÜLERİ SESİNİ YÜKSELTTİ

HAMİT FENDOĞLUNU ANMA

HAMİT FENDOĞLUNU ANMA

KESKİN  " EĞİTİMDE SON VERİLMELI "

KESKİN " EĞİTİMDE SON VERİLMELI "

MALATYA KATLİAMI "17 NİSAN 20 NİSAN 1978 "

MALATYA KATLİAMI "17 NİSAN 20 NİSAN 1978 "

CHP İL BAŞKANI BARIŞ YILDIZ'DAN TÜRK POLİS TEŞKİLATININ 181. KURULUS YIL DÖNEMÜ MESAJI

CHP İL BAŞKANI BARIŞ YILDIZ'DAN TÜRK POLİS TEŞKİLATININ 181. KURULUS YIL DÖNEMÜ MESAJI

MALATYA İHRACATINDA ALARM : YÜZDE 22 LİK SERT DÜŞÜS

MALATYA İHRACATINDA ALARM : YÜZDE 22 LİK SERT DÜŞÜS

BAŞKAN TAŞKIN ESNAF ODSLARI İLE BULUŞTU " ÇARŞI KISA SÜREDE HAYAT BULACAK "

BAŞKAN TAŞKIN ESNAF ODSLARI İLE BULUŞTU " ÇARŞI KISA SÜREDE HAYAT BULACAK "

MAGİNDER MALATYANIN GELECEĞİNI ŞEKİLLEDİRECEK ADIMLARI ATIYOR

MAGİNDER MALATYANIN GELECEĞİNI ŞEKİLLEDİRECEK ADIMLARI ATIYOR

BAŞKAN YILDIRIM " HEKİMHAN ÇOK GÜZEL OLACAK "

BAŞKAN YILDIRIM " HEKİMHAN ÇOK GÜZEL OLACAK "

4×4 LÜK ŞEHİR OLABILDIKMI

4×4 LÜK ŞEHİR OLABILDIKMI

ERSOY EREN İKİ YILLIK ÇALIŞMALARINI ANLATTI..

ERSOY EREN İKİ YILLIK ÇALIŞMALARINI ANLATTI..

AYDIN " KADINLAR SİYASETİN ÖZNESİDİR  "

AYDIN " KADINLAR SİYASETİN ÖZNESİDİR "

CHP Lİ AYAZ : İKTİDAR MALATYA'NIN STRATEJİK NOKTASINDAN VURDU

CHP Lİ AYAZ : İKTİDAR MALATYA'NIN STRATEJİK NOKTASINDAN VURDU

BATTAL GAZİDE TARİHİ VE KÜLTÜREL MİRAS ÇALIŞTAYI YAPILDI

BATTAL GAZİDE TARİHİ VE KÜLTÜREL MİRAS ÇALIŞTAYI YAPILDI

BAŞKAN TAŞKIN ESNAF ODALARI İLE BİR ARAYA GELDİ

BAŞKAN TAŞKIN ESNAF ODALARI İLE BİR ARAYA GELDİ

BİZİM MÜCADELEMİZ KAVGA DEĞİL YAŞAM MÜCADELESİDİR..

BİZİM MÜCADELEMİZ KAVGA DEĞİL YAŞAM MÜCADELESİDİR..

MALATYA 2030 ORTAK AKIL ÇALIŞTAYI BAŞLADI

MALATYA 2030 ORTAK AKIL ÇALIŞTAYI BAŞLADI