GAZETECİLİKTEN ETİK DEĞERLERİ ÇIKARDIĞINIZDA GERİYE KOSKOCA BİR HİÇ KALIR!

Gündem, 04 Ağustos 2020 07:16

GAZETECİLİKTEN ETİK DEĞERLERİ ÇIKARDIĞINIZDA GERİYE KOSKOCA BİR HİÇ KALIR!

 

               

         Gazetecilik, diğer birçok mesleğe göre daha fazla etik değerler üzerinde var olmaktadır. Etik değerler; yürütülen faaliyetin yönü ve özünün amaçla tanımlanmasıdır ki gazetecilikten temel etik değerler çıkarıldığın da elde koskoca bir sıfır kalır.

        Yönünü güce göre belirleyen, acımasız reyting hırsının kurbanı; ne insani ne de mesleki hiçbir sorumluluk tanımayan bir faaliyetin, yıkıcılıktan başkaca bir şey sunması da olası değildir.

          21. Yüzyıl’da basın ve medyanın üzerine düşen sorumluluk, önceki yüzyıla göre kat be kat artmıştır. Yetki ve özgürlükler arasındaki dengenin her geçen gün belirsizleştiği çağımızda, bu dengenin korunmasına ve yeniden kurulmasına en büyük katkıyı verecek olan mesleklerin başında tartışmasız gazetecilik gelmektedir.

         Gazetecilik mesleği; halkın doğruları öğrenme hakkı ile düşünce ve ifade özgürlüğüne dayalı toplumcu bir faaliyet olduğu göz önüne alındığında, özellikle günümüzde artarak gelen otoriter, denetimden uzak, güç zehirlenmesi yaşayan yönetimlere karşı panzehir niteliğindedir.

         Çünkü hesap vermek istemeyen, hukuk dışına çıkan, toplumun geleceğini karartan kararlar alan yönetimlere karşı gazetecilik halk adına gözcülük ve denetim görevini yerine getirmektedir.

         Mesleğimiz gazetecilik için bu çerçevede kılavuzumuz olan temel ilkelerden ikisini burada hatırlatarak, Temmuz ayı Medya Raporumuzun süresi içinde yaşanan iki örnekle Türkiye’de basın kuruluşlarının nasıl bir çıkmaz sokağa girdiğine işaret edeceğiz.

         Mesleğimizin öncelikli ilkelerinden biri şöyle: “Şiddet, zorbalık ve savaş kışkırtıcılığına araç olamaz. Barışı, ulusların ve halkların kardeşliğini, eşitliğini savunur; insanlar, topluluklar ve uluslar arasında nefreti, düşmanlığı körükleyici yayından kaçınır.

       Ulusal bağımsızlık ve demokrasiyi vazgeçilmez ilke olarak kabul eder. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nde ve Helsinki Nihai Senedi’nde belirtilen ilkelere bağlı kalır.”; bir diğeri “Gazetecilikte, kanıtsız iddia ve suçlamaya, iftiraya, yalana, manipülasyona yer yoktur; kanıt ve belgeler tahrif edilemez; doğruluğu kesinleşmeyen haber, doğruymuş gibi sunularak okuyucu-izleyici yanıltılmaz. Her şeye karşın yanlışlığı ortaya çıkan haber ve yorum düzeltilir, yanıt ve düzeltme hakkı kullandırılır.”

         Ne yazık bu iki ilke geçen ay da birçok kere çiğnendi. Ancak bunlar arasında iki örnek vardı ki ‘çiğnemek’ kelimesi bile yetersiz kaldı. Son dönemde konuklarıyla dikkat çeken Haber Global televizyonundaki “Jülide Ateş ile 40” programına, 23 Temmuz günü Haluk Kırcı isimli bir kişi çıkarıldı.

       Bu kişi Türkiye kamuoyunun, özellikle de sol kamuoyunun yakından tanıdığı bir isimdi. Haluk Kırcı, tuzağa düşürdükleri Türkiye İşçi Partili 7 genci 8 Ekim 1978 günü Ankara’nın Bahçelievler semtinde katleden, tarihe ‘Bahçelievler Katliamı’ olarak geçen, hüküm de giymiş eli kanlı biridir.

          Programda Kırcı, öldürdüğü yedi gençle ilgili, “Katliam değildi. Biz oraya intikam için gittik” ifadelerini kullanarak, kendini haklı göstermeye çalışmıştır. Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak; halkın doğru bilgilendirilmesi adına bazen katillere de mikrofon tutulacağı, böylelikle gerçeklerin ortaya çıkarılmasına katkı sunulabileceği görüşü yanında durmaktayız.

          Ancak sınırımız budur. Hiçbir basın kuruluşunun, bir katliamı meşru gösterme, bir katili kendini aklama zemine dönüşmesine ne anlayış gösteririz ne de görmezden geliriz. Buna anlayış göstermek de görmezlikten gelmek de katliama ortak olmak anlamına gelecektir.

           Haber Global televizyonu, bu yayından kaynaklı daha fazla zaman geçirmeksizin başta genç yaşta katledilenlerin anısından, yakınlarından ve Türkiye kamuoyundan özür dilemelidir. Burada savcılara da bir görev düştüğü kesindir.

         İşlediği cinayeti televizyon kanallarına çıkarak meşru göstermeye çalışan Haluk Kırcı hakkında ‘suçu ve suçluyu övme’ iddiasıyla dava açılması gereklidir, eğer Türkiye demokratik bir hukuk devleti ise.

         Geçen ay mesleğimiz gazeteciliğin, ‘etik dışı’ demenin bile kifayetsiz kaldığı, ahlaksızca niyetlerle kullanıldığı bir olayda Sabah gazetesinde yaşandı. İktidarın propaganda aracı haline dönüşmüş bu gazete, yalan ve uydurmaya dayalı ve toplumu din üzerinden kutuplaştırmayı hedefleyen bir yayın yaptı.

          Geçen ayın Türkiye açısından en çok konuş(tur)ulan konularının başında Ayasofya’nın tamamında 86 yıl sonra namaz kılınabilmesiydi. Bu konu iktidar medyası tarafından olabildiğince köpürtüldü ve başta ekonomi, pandemi, dış politikadaki sorunlar, gazetecilerin tutuklanması olmak üzere birçok konunun önüne geçirildi.

            Bu yayınlar arasında Sabah gazetesinin 21 Temmuz günü yaptığı yayın, Türkiye basın tarihi açısından utanç verici düzeydeydi. Sabah gazetesi, Ayasofya’ya namaza gitme daveti tartışması üzerinden Muharrem İnce’nin “düşündüğü ama yapmadığı” bir açıklama olduğu iddiasıyla bir haber yayınladı. CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancoğlu, “Ayasofya’da davet gelirse gideceğini söyleyen İnce gibi namaza gider misiniz?” sorusu üzerine “Muharrem Bey herkesin yerine gider.” yanıtını vermişti. Sabah gazetesinin, Kaftancıoğlu’nu Ayasofya ve İslamiyet üzerinden hedef gösterme arayışına bulduğu sonuç, Muharrem İnce’nin yapmadığı bir açıklamayı İnce’nin ağzından yazmak oldu.  

         “Sen domuz eti ye ben namaza giderim” başlıklı haberde, “CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun, ‘Muharrem Bey herkesin yerine gider’ şeklindeki sözlerine İnce çok öfkelendi. İddiaya göre; İnce sosyal medya hesabından ‘Sen domuz eti yemeye devam et.

          Biz Ayasofya'da namaza gideriz’ şeklinde paylaşımda bulunmayı düşündü. Ancak son anda partinin üst düzey yöneticileri tarafından engellendi” denildi. Muharrem İnce habere, “İktidar medyası niyetimi okumuş, aklımdan geçenleri benim yerime düşünmüş, dibin dibi rezil bir habere imza atmış. Bunun sonu telepati, kahvenin dibi, telve veya papatya falıdır.” sözleriyle tepki gösterdi. Utanç verici bu yayın için ne Sabah gazetesi bir tekzip yayınladı ne de halkı kin ve düşmanlığa ittiği iddiasıyla savcılar hareke geçti.

         Bu dönemde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Alt un’un, Basın Çalışanlarının Haklarının İyileştirilmesi Çalış tayı’ nda yaptığı konuşma iktidarın basın özgürlüğüne nasıl baktığının özeti niteliğinde oldu. Altun, Türkiye’deki gazetecileri ikiye böldü, bir kısmını “yerli ve milli”, bir kısmını “ajan, provokatör, terörist” ilan etmekten çekinmedi.

         Altun’un “Manipülatif ve provokatif bilgi üreterek ülkesine karşı operasyon merkezlerine dönüşen bir kesim olduğunu üzülerek görüyoruz. Ne yazık ki bu kesimin yeri geldiğinde terör örgütlerinin propaganda aygıtı olarak devreye girdiklerini, ellerindeki medya gücünü bir silah olarak devlete ve millete doğrulttuklarını da müşahede ediyoruz…

         Bırakın artık bu coğrafyada, bu topraklarda 5. kol faaliyetleri sürdürmeyi ve gerçek anlamda 4. kuvvet olun. Demokrasi düşmanlığı yapmayın, demokrasimize hizmet edin” sözleri özgürlüklerin kısıtlanmasında sınır tanınmadığının belgesi olarak raporumuzda yer aldı.

          Otoriter yönetim anlayışlarının başvurdukları ilk yöntem olan yasaklar geçen ay da eksik olmadı. Raporumuzdan takip edilebilecek geçen ayki yasak ve sansür uygulamalarından sosyal medyaya ilişkini olanı, öne çıkanlardandı.

      Temmuz ayının sonlarına doğru AKP ve MHP’den oluşan iktidar bloğu, aralarında Facebook, Twitter, Youtube gibi sosyal ağ sağlayıcılarına yönelik bir düzenlemeyi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçirdi.

           Düzenlemeyle; söz konusu sosyal medya ağları üzerinden görüşlerini paylaşan, tepkilerini ortaya koyan, habercilik yapan ve gerçeklerin sözcüsü olan kişi ve kurumlar üzerinde baskı oluşturulması hedeflenmektedir.

            Ayrıca geçmişe yönelik çeşitli içeriklerin (yolsuzluk haberleri, kirli siyasi ittifakları ortaya koyan açıklamalar vs.) internetten kaldırılmasını sağlayacak bu düzenlemenin düşünce ve ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğünü doğrudan sınırlayacağı kesindir.

           Temmuz ayı içinde bir gazeteci silahlı saldırıya uğradı, iki gazeteci darp edildi, iki gazeteci ölümle tehdit edildi, baro eylemlerinde gazetecilere zor kullanıldı, iki gazeteci gözaltına alındı, beş gazeteciye soruşturma açıldı, iki gazeteciye toplam 22 yıl 3 ay hapis cezası veridi.

          Türkiye’de son dönemde adeta kesintisiz yaşanan, bir yandan değerlerin kirletilmesi diğer yandan baskının artırılmasının devam edeceği gözükmektedir.

           İktidar bloğunun ve bu blok etrafından örülmüş çıkar gruplarının, düşüncelerin özgürce açıklanması ve bu yolla gerçeklerin ortaya çıkmasını engellemek için ellerinden geleni yapacağı ortadadır. Buna karşın bizler, faşizmin sıradanlaştırılmak istendiğini herkese göstermeye, ‘kral çıplak’ demeye devam edeceğiz.

 

Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Yönetim Kurulu

Gündem, 04 Ağustos 2020 07:16

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
AYDIN " HALA BİR TEBLİGAT ALMADIM "

AYDIN " HALA BİR TEBLİGAT ALMADIM "

MALATYA TSO DA ABD PAZARINDA Kİ FIRSATLAR DEĞERLENDİRİLDİ

MALATYA TSO DA ABD PAZARINDA Kİ FIRSATLAR DEĞERLENDİRİLDİ

CHP DE  "18 MİLYON TL BORÇ " TARTISMASI

CHP DE "18 MİLYON TL BORÇ " TARTISMASI

AĞBABA" 27 İL VAR MALATYA YİNE YOK

AĞBABA" 27 İL VAR MALATYA YİNE YOK

MALATYA'DA HASTANESİ OLMAYAN TEK İLÇE ARGUVAN

MALATYA'DA HASTANESİ OLMAYAN TEK İLÇE ARGUVAN

GÖREVDE ALINAN CHP YESİLYURT İLCE BAŞKANI HAKKI AYAZ " CEZALANDIRILAN BİZ DEĞİL ÖRGÜT İRADESİDIR "

GÖREVDE ALINAN CHP YESİLYURT İLCE BAŞKANI HAKKI AYAZ " CEZALANDIRILAN BİZ DEĞİL ÖRGÜT İRADESİDIR "

MALATYA DA ESNAFIN DİKKATİNE.! TAHLİYE VE KİRA UYARISI

MALATYA DA ESNAFIN DİKKATİNE.! TAHLİYE VE KİRA UYARISI

DÜNYA KAYISI BAŞKENTİNDE BU YIL HEDEF 67 BİN TON KURU KAYISI

DÜNYA KAYISI BAŞKENTİNDE BU YIL HEDEF 67 BİN TON KURU KAYISI

AĞBABA " BENİM ALNIM AK BAŞIM DİKTİR "

AĞBABA " BENİM ALNIM AK BAŞIM DİKTİR "

ARGUVANDA ÇOK AMAÇLI SOSYAL TESİS İNŞAATI ARALIKSIZ SÜRÜYOR

ARGUVANDA ÇOK AMAÇLI SOSYAL TESİS İNŞAATI ARALIKSIZ SÜRÜYOR

KAYSI FESTİVALİ 17 - 21 TEMMUZ DA YAPILACAK

KAYSI FESTİVALİ 17 - 21 TEMMUZ DA YAPILACAK

ÇGD " RTÜK'ÜN GÖREVİ  NATO KOMSERLİĞI DEGİLDİR "

ÇGD " RTÜK'ÜN GÖREVİ NATO KOMSERLİĞI DEGİLDİR "

MALATYA CHP DE DİSİPLİN SÜRECİ  BAŞLADI..!

MALATYA CHP DE DİSİPLİN SÜRECİ BAŞLADI..!

TSO DA ILK ADAYLIK AÇIKLAMASI MAHMUT POYRAZ DAN

TSO DA ILK ADAYLIK AÇIKLAMASI MAHMUT POYRAZ DAN

ARGUVAN BELEDİYE BAŞKANI ERSOY EREN " ACIMIZ İLK GÜNKÜ GİBİ TAZE  "

ARGUVAN BELEDİYE BAŞKANI ERSOY EREN " ACIMIZ İLK GÜNKÜ GİBİ TAZE "

ÖZGÜR ÖZEL FİNANCAL TIMES'A YAZDI:  ERDOGAN SADIK MUHALEFETİNI YARATMAK İSTIYOR

ÖZGÜR ÖZEL FİNANCAL TIMES'A YAZDI: ERDOGAN SADIK MUHALEFETİNI YARATMAK İSTIYOR

KEMAL KILIÇDAROĞLU'NA AÇIK MEKTUP

KEMAL KILIÇDAROĞLU'NA AÇIK MEKTUP

FESTİVAL AKÇADAĞI TÜRKİYE'NİN GÜNDEMİNE TAŞIDJ...ANCAK...!!

FESTİVAL AKÇADAĞI TÜRKİYE'NİN GÜNDEMİNE TAŞIDJ...ANCAK...!!

AAKÇADAGDA ILK PROJENIN TEMELI ATILDI

AAKÇADAGDA ILK PROJENIN TEMELI ATILDI

28. YEŞİLYURT KÜLTÜR  SPOR VE KİRAZ  FESTİVALİ RENKLİ VE  COŞKU DOLU ANLARA SAHNE OLDU

28. YEŞİLYURT KÜLTÜR SPOR VE KİRAZ FESTİVALİ RENKLİ VE COŞKU DOLU ANLARA SAHNE OLDU

MALATYA'DA BİR STK , BİR VİZYON BİR İZ

MALATYA'DA BİR STK , BİR VİZYON BİR İZ

MALATYANIN  " SARI ALTINI " AVRUPA YOLLARINDA

MALATYANIN " SARI ALTINI " AVRUPA YOLLARINDA

CHP MALATYA'DA KRİZ DERİNLEŞIYOR: İKİ HAFTADIR YÖNETİM LİSTESİ H

CHP MALATYA'DA KRİZ DERİNLEŞIYOR: İKİ HAFTADIR YÖNETİM LİSTESİ H

Arguvanda birlik beraberlik aşureikrami

Arguvanda birlik beraberlik aşureikrami

AĞBABA " SUÇUMUZ CHP 1. PARTİ YAPMAK "

AĞBABA " SUÇUMUZ CHP 1. PARTİ YAPMAK "

BAŞKAN SADIKOĞLU: İŞ DÜNYASININ SORUNLARINI VALİ YAVUZA İLETTİ.A

BAŞKAN SADIKOĞLU: İŞ DÜNYASININ SORUNLARINI VALİ YAVUZA İLETTİ.A

NATO ZİRVESİ VE BASIN

NATO ZİRVESİ VE BASIN

MALATYA DA CHP NİN KAPISI GECE YARISI ZORLANDI

MALATYA DA CHP NİN KAPISI GECE YARISI ZORLANDI

MUHARREM ORUCU  ORUÇ AÇMA LOKMASINDA CANLAR BİR ARAYA GELDİ

MUHARREM ORUCU ORUÇ AÇMA LOKMASINDA CANLAR BİR ARAYA GELDİ

AĞBABA " KANITLASIN KAFAMA SIKARIM "

AĞBABA " KANITLASIN KAFAMA SIKARIM "

BAŞKAN TAŞKINDAN PROF.DR SEZAİ YILMAZA ZİYARET

BAŞKAN TAŞKINDAN PROF.DR SEZAİ YILMAZA ZİYARET

28. YEŞİLYURT KÜLTÜR  SPOR VE KİRAZ FESTİVALI 28 HAZİRANDA GERÇEKLESECEK

28. YEŞİLYURT KÜLTÜR SPOR VE KİRAZ FESTİVALI 28 HAZİRANDA GERÇEKLESECEK

BAŞKAN TAŞKIN'DAN MUHARREM AYI MESAJI

BAŞKAN TAŞKIN'DAN MUHARREM AYI MESAJI

CHP 13 İLÇE  BAŞKANINDAN ÖZGÜR ÖZEL, VELİ AĞBABA VE BARIŞ YILDIZA TAM DESTEK

CHP 13 İLÇE BAŞKANINDAN ÖZGÜR ÖZEL, VELİ AĞBABA VE BARIŞ YILDIZA TAM DESTEK

ARGUVAN BELEDİYESİ ARAC FİLOSUNU GÜÇLENDİRDİ

ARGUVAN BELEDİYESİ ARAC FİLOSUNU GÜÇLENDİRDİ

TSO BAŞKAN YARDIMCISI BASRİİLHAN

TSO BAŞKAN YARDIMCISI BASRİİLHAN

ÇAMLICA KOLLEJİ 332 LİSANSLA  SPORCU YETİŞTİ

ÇAMLICA KOLLEJİ 332 LİSANSLA SPORCU YETİŞTİ

BAŞKAN GEÇİT " MUHARREM AYI HÜZNÜN İBADETİN ŞÜKRÜN  E PAYLAŞ.ANIN AYIDIR "

BAŞKAN GEÇİT " MUHARREM AYI HÜZNÜN İBADETİN ŞÜKRÜN E PAYLAŞ.ANIN AYIDIR "

BARIŞ YILDIZ "  BU BİR GÖREV DEĞİŞİMİ DEĞİL KURULTAYIN İNTİKAMINI ALMA GİRİŞİMİDİR "

BARIŞ YILDIZ " BU BİR GÖREV DEĞİŞİMİ DEĞİL KURULTAYIN İNTİKAMINI ALMA GİRİŞİMİDİR "