İHD " İnsan hakları ve demokrasi için barışı inşa etmeliyiz Barış hakkı, bir insan hakkıdır."
Gündem, 03 Eylul 2020 16:18
1 Eylül Dünya barış günü Malatya da barışa inanan barışı savunan siyasi partiler demokratik kitle örgüt temsilcileri ve duyarlı vatandaşların katılımı ile coşku içerisinde kutlandı.
İHD Malatya ŞUBE BAŞKANI Gönülöztürk oğlunun değerlendirmesi ile devam eden etkinlikte Öztürkoğlu “ Türkiye’de, Dünya Barış Günü olarak kutlanan 1 Eylül vesilesiyle barışın egemen olduğu bir dünyada yaşamak istediğimizi bir kez daha belirtmek istiyoruz.
Barış hakkı, bir insan hakkıdır.
Birleşmiş Milletler, 1945 yılında kabul ve ilan edilen BM Şartı ile kurulmuştur. Şartın Giriş bölümü ile 1 ve 2. maddelerinde Birleşmiş Milletler’ in barış ile insan hak ve özgürlüklerine saygıyı güçlendirme amacı vurgulanır.
BM İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin başlangıç maddesi ile 28. maddesinde barış ve barışın temellendirileceği uluslararası ve ulusal sosyal düzenlerin, bu bildiride yer alan haklara ve özgürlüklere dayanması gerekliliği vurgulanır.
BM Genel Kurulu, Halkların Barış Hakkına Dair Bildiriyi Genel Kurul’un 12 Kasım 1984 tarihli oturumunda kabul ve ilan etmiştir. Bildiride barış hakkının kutsallığı, bu hakkı korumanın ve uygulanmasını sağlamanın da devletler için bir yükümlülük olduğu vurgulanır.
Değerli basın emekçileri
BM Genel Kurulunun 19 Aralık 2016 tarihli kararı ile Barış Hakkı Bildirisi kabul ve ilan edilmiştir. BM İnsan Hakları Konseyinin 22 Haziran 2017 tarihli kararı ile de barış hakkının desteklenmesi gerektiği üye ülkelere hatırlatılmıştır.
Barış talebinin, medeni ve siyasi haklarla (yaşam hakkı, işkence yasağı, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, adil yargılanma hakkı, din ve vicdan özgürlüğü, ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü vb.) olduğu kadar; ekonomik, sosyal ve kültürel haklar (çalışma hakkı, konut hakkı, sağlık hakkı, eğitim hakkı, dil hakları) ile de ilişkisi bulunmaktadır.
Bu metinlerde İHD’nin de benimseyip paylaştığı temel yaklaşım, barışın insan hakları ve özgürlüklere dayalı oluşudur. İnsanlar arasındaki her türden eşitsizlikler, hakların ve özgürlüklerin tanınmayışı, savaşların ve çatışmaların temel sebebidir. O nedenle, İHD olarak her şart altında ve dünyanın neresinde olursa olsun, barışın haklara ve özgürlüklere dayalı olarak sağlanabileceği düşüncesindeyiz.
Türkiye etnik, dilsel, dinsel ve kültürel özellikleri bakımından çoğulcu bir dokuya sahiptir. Çoğulculuk, İHD’nin pek çok kez vurguladığı ve yansıttığı, “herkes farklı, herkes eşit” sloganında ifadesini bulur.
Çoğulculuk aynı zamanda demokrasinin de temelidir. İHD demokrasi ile insan hakları arasında koparılamaz bir bağ bulunduğu düşüncesindedir. O nedenledir ki, İHD Türkiye’nin temel sorununun insan hakları ve demokrasi sorunu olduğunun altını çizmiş ve bu temel sorununun en önemli halkasının da Kürt sorunu olduğu tespitinde bulunmuştur.
Türkiye’nin insan hakları ve demokrasi sorununu çözebilmesi için barış sürecinin inşa edilmesi gereklidir.
Türkiye, Kürt sorunu gibi temel sorunlarını diyalog ve müzakereye dayalı çatışma çözüm yöntemleri kullanarak çözememiş bir ülkedir. Bu nedenle silahlı çatışmalar ülke içi ve ülke dışında devam etmektedir.
Kürt sorununun çözümsüzlüğünün yarattığı silahlı çatışma hali, hayatın tüm alanlarını etkilemektedir.
TİHV verilerine göre ise 16 Ağustos 2015’ten 1 Ocak 2020 tarihine kadar geçen süre içerisinde toplam 11 il ve en az 51 ilçede tespit edilebilen en az 381 resmi sokağa çıkma yasağı ilanı gerçekleşmiştir.
Sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı il ve ilçeler ile kırsal bölgelerdeki silahlı çatışma halinin sonuçları oldukça ağırdır. Yüzlerce sivil can kaybının yanı sıra tahrip edilen yerleşim yerleri sonucunda yerlerinden zorla edilen yaklaşık 500 bin kişi bulunmaktadır.
Oysa barış ve çözüm süreci olarak adlandırılan 2013-2015 tarihleri arasında, çatışmasızlığın Türkiye toplumuna yaşattığı huzur dönemidir. Son beş yılda ise yaşanan silahlı çatışmalarda binlerce insan yaşamını yitirmiş ve yaralanmıştır.
Bütün bu bölgelerdeki başta sivil can kayıpları olmak üzere meydana gelen ağır insan hakları ihlallerinin soruşturulmadığı, sadece uluslararası kuruluşların raporlarında yer verildiği, BM yetkili organları tarafından yakın takibe alındığı bilinmektedir. Bunun dışında kesin can kayıpları hakkında herhangi bir sağlıklı bilgi de alınamamaktadır.
Görüldüğü gibi Kürt sorununun çözümsüz kalması durumunda, çatışma ve savaşın kapsadığı alan giderek büyümektedir. Bunun insani ve mali açıdan sürdürülebilir bir yanı yoktur.
Türkiye’de silahlı çatışma ve savaşın etkilerinin bu kadar ağır olduğu bir ortamda insan hakları savunucularının barış hakkını savunması ve barışın inşa edilmesi çalışmalarına katılması, aynı zamanda bir mücadele gerektirmektedir. Denilebilir ki, Türkiye’de barışın inşası, barış hakkı mücadelesidir.
Türkiye’de barışın inşasına giden yolda, insan haklarının temeli olan insan onuru, eşitlik, özgürlük ve adaleti asla unutmamamız gerekir.
Türkiye’nin kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve kadın erkek eşitliği bakımından mutlaka savunması gereken Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi nedeniyle yapılan tartışmalar oldukça ibret vericidir.
Kadına yönelik şiddetin önlenemediği ve giderek arttığı bir dönemde İstanbul Sözleşmesinin tartıştırılması şiddet politikalarının ne denli egemen olduğunu da göstermektedir. Denilebilir ki İstanbul Sözleşmesi’ni savunmak medeniyetin bir ölçüsüdür.
Bunun dışında elbette ki kadınların hak mücadelesinin çok ciddi kazanımlar elde ettiği ve barışa giden yolda kadın hakları mücadelesinin elzem olduğu unutulmamalıdır.
Demokrasi için ifade özgürlüğünü mutlak bir şekilde kullanmak isteyen on binlerin hapishanelerde tutulduğu ve dışarıdaki milyonların hapsedilme tehlikesi altında mücadele etmek zorunda bırakıldığı bir korku iklimi yaratılmıştır.
Bu korku ikliminde adalet arayan tutuklu avukatların süresiz ve dönüşümsüz açlık grevi yapması ve Av. Ebru Timtik’in adalet uğrunda yaşamını yitirmesi adalet mücadelesinin geldiği noktayı göstermektedir. Tam da böylesi zamanlarda yüksek sesle adaleti ve barışı savunmanın, bu korku iklimini değiştirecek bir içeriğe sahip olduğu özellikle belirtmek isteriz.
Kalıcı barış için çatışma nedenleri ortadan kaldırılmalıdır. Bunun için ilk yapılması gereken çatışmaların durması, diyalog yollarının açık tutulması, insan hakları ve demokrasi eksenli çözüm arayışlarına imkân sağlanmasıdır
Türkiye’nin yönetim sisteminin otoriterleştiği koşulların ortadan kaldırılarak demokrasi ve insan haklarına dayalı yeni bir toplum sözleşmesi yapması, barıştan ve barışı savunmaktan geçmektedir.
Bunun için de ülkemizdeki demokrasi güçlerinin kararlı birlikteliği sürdürülebilir yeni bir barış sürecinin başlaması için en önemli güvence olacaktır. İHD, Türkiye’de barış ve demokrasiden yana kesimlerin birlikte mücadelesinin sonuç alacağı inancındadır.
İHD olarak, ülkemiz başta olmak üzere tüm dünyada barışın egemen olduğu bir yaşam için insan hakları mücadelemizi sürdüreceğiz.” dedi
İnsan Hakları Derneği Malatya şubesi yönetim kurulu başkanı
Gönül ÖZTÜRKOĞLU
Gündem, 03 Eylul 2020 16:18
Yorumlar (0)
BATTALGAZİ BELEDİYE SPORDA YENİ DÖNEM BAŞLADI
MALATYA ÇAMLICA KOLEJ̌İ 6 TÜRKİYE BİRİNCİSİ ÇIKARDI
YEŞİLYURT BELEDİYESINDE ULAŞIMA TARİHİ DOKUNUŞ
SADIKOĞLU " YENİ ÇARŞIDAKİ ESNAFIN RUHSAT SORUNU ÇÖZÜLMELİ "
ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANI HÜSEYİN GÜNER HAVAALANINA İNER İNMEZ GÖZ ALTINA ALINDI
KESKİNDEN BAKAN IŞIKHANA TALEP DOSYASI:
AYDIN " HALA BİR TEBLİGAT ALMADIM "
MALATYA TSO DA ABD PAZARINDA Kİ FIRSATLAR DEĞERLENDİRİLDİ
CHP DE "18 MİLYON TL BORÇ " TARTISMASI
AĞBABA" 27 İL VAR MALATYA YİNE YOK
MALATYA'DA HASTANESİ OLMAYAN TEK İLÇE ARGUVAN
GÖREVDE ALINAN CHP YESİLYURT İLCE BAŞKANI HAKKI AYAZ " CEZALANDIRILAN BİZ DEĞİL ÖRGÜT İRADESİDIR "
MALATYA DA ESNAFIN DİKKATİNE.! TAHLİYE VE KİRA UYARISI
DÜNYA KAYISI BAŞKENTİNDE BU YIL HEDEF 67 BİN TON KURU KAYISI
AĞBABA " BENİM ALNIM AK BAŞIM DİKTİR "
ARGUVANDA ÇOK AMAÇLI SOSYAL TESİS İNŞAATI ARALIKSIZ SÜRÜYOR
KAYSI FESTİVALİ 17 - 21 TEMMUZ DA YAPILACAK
ÇGD " RTÜK'ÜN GÖREVİ NATO KOMSERLİĞI DEGİLDİR "
MALATYA CHP DE DİSİPLİN SÜRECİ BAŞLADI..!
TSO DA ILK ADAYLIK AÇIKLAMASI MAHMUT POYRAZ DAN
ARGUVAN BELEDİYE BAŞKANI ERSOY EREN " ACIMIZ İLK GÜNKÜ GİBİ TAZE "
ÖZGÜR ÖZEL FİNANCAL TIMES'A YAZDI: ERDOGAN SADIK MUHALEFETİNI YARATMAK İSTIYOR
KEMAL KILIÇDAROĞLU'NA AÇIK MEKTUP
FESTİVAL AKÇADAĞI TÜRKİYE'NİN GÜNDEMİNE TAŞIDJ...ANCAK...!!
AAKÇADAGDA ILK PROJENIN TEMELI ATILDI
28. YEŞİLYURT KÜLTÜR SPOR VE KİRAZ FESTİVALİ RENKLİ VE COŞKU DOLU ANLARA SAHNE OLDU
MALATYA'DA BİR STK , BİR VİZYON BİR İZ
MALATYANIN " SARI ALTINI " AVRUPA YOLLARINDA
CHP MALATYA'DA KRİZ DERİNLEŞIYOR: İKİ HAFTADIR YÖNETİM LİSTESİ H
Arguvanda birlik beraberlik aşureikrami
AĞBABA " SUÇUMUZ CHP 1. PARTİ YAPMAK "
BAŞKAN SADIKOĞLU: İŞ DÜNYASININ SORUNLARINI VALİ YAVUZA İLETTİ.A
NATO ZİRVESİ VE BASIN
MALATYA DA CHP NİN KAPISI GECE YARISI ZORLANDI
MUHARREM ORUCU ORUÇ AÇMA LOKMASINDA CANLAR BİR ARAYA GELDİ
AĞBABA " KANITLASIN KAFAMA SIKARIM "
BAŞKAN TAŞKINDAN PROF.DR SEZAİ YILMAZA ZİYARET
28. YEŞİLYURT KÜLTÜR SPOR VE KİRAZ FESTİVALI 28 HAZİRANDA GERÇEKLESECEK
